İçeriğe git


Resim
- - - - -

III. Dünya Savaşı - Senaryolar, İhtimaller, Belirtiler, Taraflar vs.


  • Please log in to reply
39 replies to this topic

#21 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 31 Mart 2018 - 04:29 ÖÖ

Mevzubahis zaten toprak hakimiyeti değil ki. Burada hakimiyet kurulmaya çalışılan alan tümüyle enerji kaynaklarıdır. Enerji yoksa; kapitalden, üretimden, E4,0'dan, gelişmeden bahsetmek zaten mümkün değil. Bu devirde enerji = para.

 

Üretmek için, ulaşmak için, iletişim kurabilmek için, yaşamak için enerji üretmek zorundasın. Tüm ihtiyaç alanlarında enerji en büyük üretim faktörü konumunda. Enerji yoksa hiçsin ve bu meredi üretebilmek için gerekli kaynaklar belli. Yıllarca fosil yakıtlar başı çekti ve bugün bir çok alternatif var. Gelişmiş ülkeler fosil yakıtlar haricindeki kaynaklarla ihtiyaçlarını karşılama şansına sahip olsalar da, mevcut fosil yakıt havzalarının başkalarının elinde olmasını istemiyorlar. Yıllarca pompalanan, petrol ha bitti ha bitecek sloganının yalan dolan olduğu bugün yaşanan enerji kavgasından anlaşılıyor zaten. Mevcut, keşfedilmiş petrol havzalarının paylaşımı ve kontrolü kavgasını yaşıyoruz. 

 

Batı bu enerji yataklarını kontrol etmek için Osmanlı'yı parçaladı. Güdümlü devletler yarattı. Bu cetvelle sınırı çizilmiş ülkelerin üzerindeki hakim güçler zamanla değişti. Fransız hegemonyası doğduğu gibi ortadan kalktı (Kuzey Afrika'ya sıkıştılar), İngilizler'de bir süre buralara hükmedip, etkinliklerini II. Dünya Savaşı'nda ABD'ye kaybederek buralardan kademeli olarak çekildiler. Bugün ABD, Obama dönemiyle birlikte bir çekilme sürecine girmiş durumda. Ekonomik anlamda Dünyanın dört bir tarafında sürekli operatif halde beklemek artık hem ekonomik hem de siyasi sorumluluk açısından kaldırılamayacak kadar ağır bir yük haline geldi. Ancak çekilirken arkalarında, kendileri tarafından tasarlanmış, hazırlanmış, kontrollerine tam olarak aldıkları bir saha bırakmak istiyorlar.

 

Bu bölgelerde kendi kontrollerinde darbeler yaptırarak (Mısır örneğinde olduğu gibi), kendi istediği liderleri aktif görevlere taşıyarak (Suudi prensinin, diğer prensleri pasifize etmesi gibi), ülkeleri yeniden şekillendirerek (Irak'ta bağımsızlık referandumu), yeni ülkeler kurarak (PYD üzerinden denemekte oldukları yapılanma) sahayı gerekirse ileride tekrar dönmeye hazır bir şekilde ve diğer potansiyel devletleri bölgeden uzak tutacak organizasyonda bırakmaya çalışıyorlar.

 

Karşında enerji kaynaklarına kolay ulaşabilen doğu ülkeleri olduğu sürece E4.0 gibi üretim faktörlerini optimize ederek, maliyetleri ve üretim kalitesini maksimize eden devrimsel sistemler kursan dahi, bu devrimi yapmayan veya yapamayan ülkeler ucuz insan gücü ile idari mekanizma geliştiremeden bu açığı kapatabilmek imkanına sahipler. Doğu ülkeleri, refah içerisindeki batı karşısında yıllardır köle gibi çalışarak ancak üzerine koyarak bir güç olarak ortaya çıktılar bir kere. Coğrafi anlamda I. Dünya Savaşı dışında kalmanın sağladığı güç ile II. Dünya Savaşı'na nokta koyarak tüm Dünya'da genelinde hakimiyet ilan eden ABD gibi, bugün her iki Dünya Savaşı'ndan izole kalmış Çin'in yükselişi artık gizlenemez bir hal aldı.

 

Batı sermayesinin kurduğu bu düzen elbet dengelenecek. Umarım bu savaşsız bir şekilde, diplomasi ile, insanca olur. (Pek ümidim olmasa da)


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#22 Ferhat Karaca

Ferhat Karaca

    Senior Member

  • Members
  • 22.236 mesaj

Yayınlanma tarihi 31 Mart 2018 - 10:51 ÖÖ

Durum şöyle misal TR de bütün kömür yataklarının toplam geliri über kadar gelir elde etmiyor.Doğalgaz ve petrol tek kavga nedeni değil artık.Ali expressin bekarlar günü indirimi 140 bil$ ciro yapıyor. Trump amcanın tepesi atıyor buna..enerjiden yana zaten elimiz zayıf. Şu an avrupanın junior ve senior yazılım geliştirme gücünün %70 polonya tarafından karşılanıyor.Polonya hala fakir ama polonyalılar avrupada fakir değil artık..Adam munichde yıllık 100K€ ile işde çalışıyor.Yanisi enerji konusunda haklısınız lakin bizim tarzımızda ülkelerin çıkış noktaları kalfikasyon üretmek ve pazar payını know how ile almalı..Diyeceksinizki olm lan biz teknoloji fukarasıyız neyin know how ı ? Durum öyle değil bizim inşaat, elektrik mühendisliği ,elektronik mühendisliği hukuk tıp alanında cidddi kalifiye bir iş gücümüz var-dı. üstüne gidip çoğaltılmalı ve avrupanın yaşlı amcaları weiser biralarını içerken kalifiye iş gücünün adayları biz olabilirdik.. hala da olabilir.

Forum da bile bu kalifiye iş gücünün adayları temsilcileri var  :) benim de yakında gitme olasılığım oluştu bu arada bakalım..

 

Amerikanın üretimsel telif gücü bitmek üzere.Patentimle  ürettirir kaymağı yerim atığımıda o ülkeye gömerim devri geçiyor.Çin game changer bir rol aldı ve geri alınamaz bir ilerleme içinde..g.kore bu anlamda nefis bir model. Çİnin üretimine ortak lakin know how konusunda kalite çıtası elinde..ABD ise uzun vadede dev dijital yatırımlar ile yarışın içinde olacak.Trump ın üretimi amerikaya çekme hayalleri bana göre gerçekçi değil ve sadece pazarlık amaçlı.Amerikada anca harley modifyesi yapan dövmeli sakallı abiler dışında on yıllardır teknik iş gücü azalması yaşanıyor.

 

Bizim yüksek verimlilikli Tarım ve kalifiye iş gücü şansımız vardı ikisi de kaçmak üzere.Ekonomik olarak dünya kendine yeni bir balans arayışında ve bu dönemler fırsat dönemidir.Tabi kendini hazırlamışsan..


Tomas Ujfalusi ‏ Nothing to say....we were great all...!!!


#23 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 06 Nisan 2018 - 08:45 ÖÖ

ABD'den bir yetkili geçenlerde Türkiye'ye geldi. Patriot hava savunma sistemlerinin satışı ile ilgili bir niyet mektubu verdi ve gitti. Niyet mektubunda iddia edildiğine göre Patriotların fiyatında revizyon yapılmış, ayrıca ortak üretim ve teknoloji yatırımları vs. de düşünülüyormuş. Araya bir de tehdit sıkıştırılmış. Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası denen nane üzerinden Rusya savunma kurumları ile ticaret yapılmasından vazgeçilmesi için baskı yapıyorlarmış.

 

Yıllardır hava savunma sistemi almaya çalışıyoruz. Fahiş fiyatlar çekiyorlar. O parayı ödesen bile teknolojiyi transfer etmiyorlar. Buna da evet desen bu sefer Temsilciler Meclisi çıkıyor, satamazsınız diyor. Türkiye'yi S-400 yolunda adım atmaya zorlayan ve Rus kucağına ittiren kendileri, şimdi de aldırmamak için ellerinden geleni yapan yine kendileri.

 

Daha önceki mesajlarımda belirttiğim gibi ne bizi kendi yanlarında görmek istiyorlar, ne de Türkiye'yi doğu bloğunda görmek istiyorlar. Türkiye'nin sürüncemede, arada bir yerlerde kalması, tarafsız konumda tutulması önem taşıyor ABD'nin savaş senaryolarında. 


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#24 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Nisan 2018 - 08:00 ÖÖ

Doğu Guta'da, rejim güçlerinin kimyasal silah kullanarak saldırdığı iddiası üzerine ABD ve AB başta olmak üzere büyük infial oluştu. Trump, Esad'a hayvan dedi. İran ve Rusya bu olaydan sorumludur dedi. Büyük bedel ödenecek dedi. Bunun üzerine Rus'lar kırmızı alarma geçmiş durumdalar. (Türkiye'de kimyasal silah kullanılması ile ilgili olarak kınama yayınladı.)

 

Daha önce de bir kimyasal silah saldırısı olmuştu. ABD o zaman vurmuştu. Rusya tepki göstermiş ancak askeri bir cevap vermemişti. 

 

Bakalım bu sefer nasıl bir hareketlilik meydana gelecek. Ya Trump geri vites yapacak ya da Putin bir kez daha sessiz kalacak. Artık orta yolun bulunması pek mümkün gibi gözükmüyor. 

 

Ha bu arada olan insanlara oluyor.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#25 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.075 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Nisan 2018 - 10:02 ÖÖ

Bu muhabbet özelinde deniyor ki; ABD yeni nesil s400'lerin kapasitesini görmek için Rusya'yı ısrarla tahrik ediyor / edecek... buna karşılık Rusya da:

 

a- böyle bir şovu Suriye gibi düşük öncelikli bir yerde yapmamak için

b- Suriye'deki s400'lerde BHR sistemi olmadığı için

c- s400'ler aslında yenisei radarlarıyla bile sıçıp batıracak olup tam da eski kasa makyajlı sistemi 5,5 milyar dolara bize iteleyecekleri dönemde zaafları ortaya çıkmasın diye

 

tüm tahriklere karşın kontağı açmıyor... 

 

Tabi her 3 ihtimal de Suriye'de BCN yasağını kimin deldiğini, hatta delinip delinmediğini bile açıklamıyor; hatta kimse bunla ilgilenmiyor bile... Bu da beni bu işin yalan - dezenformasyon setup falan olduğuna inandırıyor... 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#26 ismailenver

ismailenver

    Member

  • Members
  • PipPip
  • 19 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Nisan 2018 - 11:36 ÖÖ

Renktaşlar aslında konu her ne kadar galatasaray dışı olduğundan uzak durmak isteyeceğim bir konu olsa da özel hayatımda ilgiliyim. Esasında biz içinde bulunduğumuz duruma 3.dünya savaşı öncesi değil de soğuk savaş ile dondurulan sınır problemlerinin doğal olarak gündeme gelmesi hatta bıçağın kemiğe dayanması diyelim...

 

Suriye ve Irak'taki etkinliğimizin Cemal Paşa ile Halil Paşa'nın çekildiği hatla sınırlı olması tesadüf mü? Su akar yolunu bulur misali...



#27 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Nisan 2018 - 12:34 ÖS

Bu muhabbet özelinde deniyor ki; ABD yeni nesil s400'lerin kapasitesini görmek için Rusya'yı ısrarla tahrik ediyor / edecek... buna karşılık Rusya da:

 

a- böyle bir şovu Suriye gibi düşük öncelikli bir yerde yapmamak için

b- Suriye'deki s400'lerde BHR sistemi olmadığı için

c- s400'ler aslında yenisei radarlarıyla bile sıçıp batıracak olup tam da eski kasa makyajlı sistemi 5,5 milyar dolara bize iteleyecekleri dönemde zaafları ortaya çıkmasın diye

 

tüm tahriklere karşın kontağı açmıyor... 

 

Tabi her 3 ihtimal de Suriye'de BCN yasağını kimin deldiğini, hatta delinip delinmediğini bile açıklamıyor; hatta kimse bunla ilgilenmiyor bile... Bu da beni bu işin yalan - dezenformasyon setup falan olduğuna inandırıyor... 

 

Benzer düşünüyorum. Şov yapılıyor. Hatta ABD ve Rusya'nın bazı noktalarda danışıklı bir dövüş içerisinde oldukları da aşikar. Ancak bu tip şovlar, öyle bir an gelir ki önü alınamaz bir realiteye dönüşür. Bir füze gider, X üssündeki Y ülkesinin askerlerini öldürür. Bir bakmışsın misilleme gelmiş, bir bakmışsın saflar sıklaşmış, bir bakmışsın savaş başlamış.

 

ABD, Rusya, Fransa, Türkiye, İran, Suriye, IŞİD (artık geriye bunlardan ne kaldıysa), PYD/YPG, ÖSO, vs. Herkesin elinde silah ve mühimmat var. Hepsi daracık bir coğrafyada anormal miktarda asker, gemi, uçak, füze saldırı sistemi, füze savunma sistemi ile aktif şekilde bekliyor. Bu kadar çok silahın olduğu bir yerde füzeyi geçtim, boktan bir mermi bile açık doğalgaz ocağının üzerinde kibriti çakmak gibi bir etki yaratır. Hani bu savaş vekalet savaşı diyoruz ya. Artık bayrak flama dikilir hale geldi. Bir sürü milletten askerin üzerinde üniforması ile bir arazide dolaşmasının sonu karanlıktır.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#28 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Nisan 2018 - 11:05 ÖÖ

Japonlar II. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez deniz piyadesi birliğini tekrar oluşturdu ve ABD ile tatbikat yaptılar. Bir de parlamentolarında Japon ordusunun yurtdışında savaşa katılması ile ilgili kararı oylaması ve kabul etmesi meselesi var. 


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#29 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 11 Nisan 2018 - 10:35 ÖÖ

Daha 10 gün önce Trump bir açıklama yaptı. Orta Doğu'da 17 yılda, 7 triyon $ para harcadık ancak hiç bir sonuç elde edemedik. Eğer Suudi'ler burada kalmamızı istiyorlarsa parasını ödemeliler dedi.

 

Trump ABD derin devletinin oluşturduğu politikaların tamamen dışından bakan bir adam. Göbekten bağlı olduğu bir lobi yok. Zira ABD başkanlık seçimlerinde, adaylar bağışlar yoluyla kampanya organize ediyorlar. Ancak bu adam kimseden para almadı. Zaten trilyoner olduğundan mütevellit, bastı parayı, yaptı kampanyayı ve ABD derin devletinin adayı olan, tüm lobilerin desteklediği Clinton'a karşı seçimi kazandı. Sonrasında ortaya çıkan tabloda Trump'ın ne kadar istenmeyen adam olduğunun bir göstergesi.

 

Sanki bugüne kadar seçilen tüm başkanlar sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi kimseye yapılmayan bir karalama kampanyası başlatıldı. Rusya ile birlikte seçimlere hile karıştırıldığı söylendi, Trump'ın kadınlarla ilgili söylediği sözler gündem oldu, geçmiş ilişkileri her gün masaya yatırılıyor, atamaya çalıştığı tüm kabinesine taş koyuldu, FBI başkanı ile kapıştı, görevden aldı, skandallar ortaya çıktı, hükümet bütçesinin önüne engeller çıkartıldı ve federal hükümet kepenk indirmek zorunda kaldı ve sürekli olarak bir sorun çıkartıyorlar önüne. Trump düzgün bir adam değil. Sadece demokratların değil, cumhuriyetçilerin de seçilmesine şaşırdığı bir enteresan ABD şovmeni aslında. Ülkeyi de tamamen parasal girdi ve çıktılar üzerinden bilanço hesabına göre idare etmeye çalışıyor. Ancak idare ettiğini sanıyor. Kontrol daha önceki ABD başkanlarında olduğu gibi Trump'ın elinde de değil.

 

Trump çıkıyor "PYD'ye desteği keseceğiz." diyor. Daha haber medyaya düştükten 10 dakika sonra Pentagon çıkıp açıklama yapıp yalanlıyor.

Trump çıkıyor "Suriye'den kısa sürede çıkacağız." diyor. Daha haber medyaya düştükten 10 dakika sonra Pentagon çıkıp böyle bir plan yok diyor. Üzerine kendi hükümet sözcüsü çıkıp "Bizim bundan haberimiz yok." diyor.

 

ABD derin devleti açısından bu bölgede olmak bir zaruret. Frodo555'in söylediği gibi belli kesimlerin ihtiyaçlarına göre (artık adına petrol veya silah şirketleri diyelim, lobiler diyelim veya FED diyelim) bir savaş gerekiyorsa veya bir güç gösterisi lazımsa burada o tiyatro oynanıyor. Hem de ABD Başkanı'na rağmen. Çünkü adam etkisiz eleman. 

 

Dün çıkacağım dediği yere bugün Tomahawk dolu gemi göndermek durumunda kaldı. Latin Amerika gezisini iptal etti. Öte yandan uzun süredir sesi soluğu çıkmayan pasifize olmuş Fransa diş gösteriyor. İngiltere ajan krizinden aldığı hız ve bahanelerle bu konuya da müdahil olmaya çabalıyor.

 

Esad piskopatın teki. Daha önce kimyasal silah kullandığını da biliyoruz. İnkar da edemediler. Zaten bu yüzden 1 sene önce ABD, Şayrat'ı füze ile vurduğu zaman Rus tarafından bir karşı taarruz gelmemişti. Ancak bölgeden kendisine tehdit olan bir global güç çıkacağım dediği bir dönemde, Doğu Guta denilen bölgede 1 tanesi hariç tüm muhalif cihatçı gruplar ayrılmışken bu adam enayi mi ki gidip kimyasal silah saldırısı yapsın. Belki insanına acımaz ancak stratejik açıdan lehinde gelişmeler yaşanırken, şartları aleyhine çevirmesi kadar saçmasapan bir şey de olamaz.

 

1-2 güne neyin ne olduğunu anlayacağız sanıyorum. III. Dünya Savaşı olası senaryoları içerisinde geçirmekte olduğumuz bugünler ileride ya savaşın çıkışı olarak anlatılacak ya da arka planda yaşanan olaylar olarak wikipedia sayfalarında background başlığında hikayeleştirilecek.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#30 Mert Baydur

Mert Baydur

    www.blendcreative.com.tr

  • SIT
  • 7.611 mesaj

Yayınlanma tarihi 11 Nisan 2018 - 01:35 ÖS

https://www.ntv.com....v6EqtpOdGFp55qQ



#31 LuisFigo

LuisFigo

    Senior Member

  • SIT
  • 18.389 mesaj

Yayınlanma tarihi 14 Nisan 2018 - 03:02 ÖS

ABD suriyeyi vurdu. Düne kadar pkk destekçisi dedikleri abd’ye “Allah füzene zeval vermesin erkeğim” der oldu çomar oğlu çomarlar. Ne pislik bir kitleymiş bu müslüman görünümlü kafirler topluluğu.
24bpk.png

Sevdamız kişilere değil, renkleredir..

#32 Simao

Simao

    Senior Member

  • Members
  • 5.972 mesaj

Yayınlanma tarihi 15 Nisan 2018 - 12:25 ÖÖ

Dünya siyasetinde siyah ya da beyaz yoktur. Herkes kendi isine gelen politikayi uyguluyor. Bu, Türkiye icin de gecerli. Bir yandan ABD´yle PYD yüzünden cebellesiyoruz. Diger yandan Rusya´yla aramiz bu aralar iyi. Buna ragmen ABD´yi mevcut durumda destekler hale geliyoruz ve iyi anlastigimiz Rusya ve Iran´a muhalefet yapmis oluyoruz. ABD, Incirlik´i kullanirsa, isin boyutu tamamen degisir.

 

Anlamamiz gereken bir kac gercek var. Ne ABD, ne AB, ne NATO, ne Rusya, ne Iran bizim dostumuz. Ama bu demek degil ki, bu ülkelerle belli konularda is birligi yapmayalim. Mevcut konuda ABD´yi destekleyebiliriz ama ayni zamanda Rusya´dan da S400 alabiliriz.

Diger yandan ABD´yle NATO müttefikiyiz ama müttefikimiz güney sinirimiza bir terörist ordusunu silahlandirip bizi tehdit edebiliyor.

 

Siyaset ve diplomasi tamamen bir cikar ve denge meselesi. Bu balansi iyi tutturan zaten basarili devlet oluyor. Bu konuda Türkiye cok dikkatli olmak zorunda cünkü Türkiye de bir NATO-Rusya cekismesi icin müsait bir konumda. 

 

Suriye´ye yapilan saldiri dogrudur ama sebebi batinin yaptigi cogu operasyonlarda oldugu gibi gecikmis ve yanlistir. Kimyasal saldiri bir bahane. Esad diktatörü zaten ülkesinin cogu vatandasini ya öldürmüs ya da göc etmeye zorlamis. Bir müdahalede bulunmak icin kimyasal saldirilari beklemeye ne gerek vardi? 

 

Yani bu müdahalenin baska cikarlari da olmasi gerekir, ki bu S400´lerin kabiliyetini test etmek icin olabilir. S400´lerin ABD´nin en modern füzelerinin 70%ini düsürme kapasitesine sahip oldugunu ögrenmis oldular. Bazilarina basit gelebilir ama soguk savas dönemini bilen bilir. ABD ve Rusya halen global bir cekisme icerisinde ve birbirleri icin tehdit olusturuyorlar. Bu yüzden dünyanin her neresinde olursa olsun stratejik önemi olan bir kac üs daha elde etmeye calisiyorlar bir gün lazim olabilir diye.

 

Rusya sanirim Esad´a destek vererek hata yaptiginin farkinda ama ABD´ye karsi zayif kalmamak icin geri adim atamaz bir duruma geldi. Öyle olmasa Rusya´nin su anki tepkisi cok farkli olmasi gerekirdi. Rusya´yi anlamak icin de olaya Rusya´nin penceresinden bakmak gerekiyor. Nasil biz PYD´yi bir terör örgütü olarak görüyorsak, onlar da Esad´la mücadele eden muhalifleri terörist olarak tanimlayabilir. Dogrudur demiyorum ama politikada öncelikle karsindakinin pozisyonunu anlamaya calismak gerekiyor.

 

ABD Suriye´den cekilmeye dünden razi ama meydani Rusya´ya birakmamak icin cikarmiyorlar. Absürd bir kisir döngüne girilmis durumda.

 

Tüm bunlar ABD ve Rusya´nin disinda gelisen bir komplo da olabilir. ABD, Suriye´den cikmak istedigini acikladiktan sonra bakiyorsun onlari Suriye´ye müdahale etmek zorunda birakan bir kimyasal saldiri oluyor. Bunun ön hazirligi olarak da Skripal´e Ingiltere´nin göbeginde sinir gazi süikasti yapiliyor. Putin´in bu olaylarda hic bir cikari yok. S400´lerin kabiliyeti ifsa edilmis durumda, Suriye´deki Rus askerlerini de tehlikeye atmis oluyorsun. Zaten ekonomik yaptirimlarla bogusuyorsun Kirim´dan beri. Bir tane bile cikar göremiyorum ben.

 

Bu Suriye meselesinden en büyük cikari olan silah endüstrisi. Diger yandan ülke olarak Israil. Tüm dünyanin dikkati Suriye´ye yönelmis durumda 6-7 senedir. Bu sürede Israil Filistin´in topraklarini metre metre kendi sinirlari icine aliyor ve de bir bakmissin ABD´nin büyükelciligi Kudüs´e acilmis bile. Daha bir kac ay önce BM´de Israil suclanmaya baslanmisti. Ama simdi Israil´i konusan var mi? Keskin nisancilarla protestoculari bir bir vuruyorlar ama bati medyasinda alt yazi bile gecmiyor.

 

Rusya´nin Skripal´e yapilan süikasti de, Esad´in yaptigi denilen kimyasal saldiriyi gerceklestirek kabiliyet ve güc var Israil´de. Özellikle istihbarat teskilatlari dünyanin en önde geleni durumda.

 

Türkiye acisindan bakilirsa, simdi Kuzey Irak´ta PKK´yi halletmenin ve Suriye´nin kuzeyinde yavastan Münbic´e dogru acilmanin tam zamani cünkü su an PKK/PYD kimsenin umurunda degil.

 

Orta vadede Suriye ABD, Rusya, Türkiye ve Iran´in kontrolündeki bölgelere bölünecek. Fransizlara ve Ingiltere´ye tesekkür etmek lazim. Bunlarin zamaninda etnik kökenleri gözetmeksizin kendi cikarlari dogrultusunda haritada cetvelle belirledikleri devlet sinirlari orta dogunun istikrarsizliginin en büyük sebebi.


  • duman, LuisFigo and galip resat bunu beğendi
# 10 - Felipe Melo

#33 LuisFigo

LuisFigo

    Senior Member

  • SIT
  • 18.389 mesaj

Yayınlanma tarihi 15 Nisan 2018 - 01:13 ÖÖ

Yani bu müdahalenin baska cikarlari da olmasi gerekir, ki bu S400´lerin kabiliyetini test etmek icin olabilir. S400´lerin ABD´nin en modern füzelerinin 70%ini düsürme kapasitesine sahip oldugunu ögrenmis oldular. Bazilarina basit gelebilir ama soguk savas dönemini bilen bilir. ABD ve Rusya halen global bir cekisme icerisinde ve birbirleri icin tehdit olusturuyorlar. Bu yüzden dünyanin her neresinde olursa olsun stratejik önemi olan bir kac üs daha elde etmeye calisiyorlar bir gün lazim olabilir diye.



Tüm bunlar ABD ve Rusya´nin disinda gelisen bir komplo da olabilir. ABD, Suriye´den cikmak istedigini acikladiktan sonra bakiyorsun onlari Suriye´ye müdahale etmek zorunda birakan bir kimyasal saldiri oluyor. Bunun ön hazirligi olarak da Skripal´e Ingiltere´nin göbeginde sinir gazi süikasti yapiliyor. Putin´in bu olaylarda hic bir cikari yok. S400´lerin kabiliyeti ifsa edilmis durumda, Suriye´deki Rus askerlerini de tehlikeye atmis oluyorsun. Zaten ekonomik yaptirimlarla bogusuyorsun Kirim´dan beri. Bir tane bile cikar göremiyorum.


Yalnız s400’leri kullanmamışlar, s400’ler rus askeri üslerin bulunduğu alanı koruyorlarmış. Sovyetler zamanına ait hava savunma sistemlerini kullanmış suriye. Yani eski modeller bunu yapıyorsa, s400’ler vurulmasan füze bırakmazdı heralde.
24bpk.png

Sevdamız kişilere değil, renkleredir..

#34 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.075 mesaj

Yayınlanma tarihi 15 Nisan 2018 - 11:54 ÖS

s400 kullanmamışlar değil, kullanılan yine s400 ama eski kasası...

 

S500 geliştirme süreci gecikince rusların aslında s500 için geliştirdiği stratosfer sekmeli bir takım zigzog kullanarak korkunç geniş bir alanda hedef taraması yapan ve tek merkezden aynı hedefe bir sürü sinyal reflekte eden OTHR sistemi (ufuk ötesi radarı, adı da yazai mi sazai mi ney) Suriye'nin elindeki sistemlerde yok... Bizim alacaklarımızda o sistem olacak mı bilmiyorum ama hazır s400'lerden mi alalım s500'ü mü bekleyelim ikilemine girdiğimize göre büyük ihtimal olacaktır...

 

Uçaklar ve Tomahawk gibi jet tribünlü füzeler yatay uçuşta radara kaç km mesafeden kaç m2 yüzey gösterdikleri (yansıttıkları) şeklinde stealth veya değil olarak sınıflandırılıyorlar ya; hani radar koca uçağı bir kaç kuş gibi görüyor veya hiç görmüyor, gördüğünde ise o uçak için çok geç oluyor falan.. Ruslar da buna kontra olarak muhtemel hedefi çok uzak mesafeden izlemeye alabilen, izlemeye başladığında o dediğim çoklu sinyal yoğunlaştırabilen ve yine izlemeye başladığında hedefin bundan haberinin olmadığı bu sistemi geliştirmişler (uçak geliştirmekten daha etkili, kolay ve ucuz tabi)... Böyle bir sistemi satın alabiliyor olmak yeterli, teknolojisini isteme çingeneliğinden bir an evvel vazgeçip bu aletleri edinmemiz lazım. Kabul etsek de etmesek de tıpkı ege ordusu gibi nato operasyonel sistemi dışında ve hatta açıkça muhtemel nato düşmanlığı üzerine bina edilmiş savunma birliklerimiz ve sistemlerimiz de muhakkak olmalı... Üstelik kendi tatbikatlarımız da acayip gerçekçi olur her iki tarafın silahlarıyla...

 

Gönül isterdi ki İran - Ermenistan -  Irak - Suriye sınırlarındaki halatalrı çözüp ülkeyi kuzey pasifik okyanusu ortasında her yere uzak bir noktaya götürelim ama petrol ve gaza bu kadar yakın olunca her daim hazır olmak da şart..  


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#35 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Mayıs 2018 - 07:44 ÖÖ

Bugün Trump 14.00'de İran ile Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşması ile ilgili kararını açıklayacağını ilan etti. Dün Fransa ve Almanya hali hazırda imza edilmiş durumda olan anlaşmaya bağlı olduklarını deklare ettiler. Trump çok basiretsiz bir adam. İç politikada her yönden köşeye sıkıştırılmış vaziyette. Anormal bir şovmen ruhuyla yeryüzünün en büyük ekonomisinin başında. İçeride yaşadığı her türlü sıkıntıyı dış politikaya dönük yaptığı şovlarla örtbas etmeye çalışıyor. Porno yıldızına susması için para ödemek, seçimlerde Ruslarla ortak hareket etmek vs. gibi acayiplikleri İran'la savaşın eşiğine gelerek aşmaya çalışmak delilikten başka bir şey değil. İsrail zaten dünden razı.

 

Duma'da kimyasal kullanıldığı üzerine bir kaşık suda kopartılan fırtınayı gördük. Savaşın eşiğine kadar getirip, füzeleri denedi çekildi gittiler. Şimdilik konu kapandı denildi. Ancak asıl mesele hiç bir zaman Suriye olmadı. Ne yer altı kaynağı olarak Suriye'nin bir albenisi var ne de insan gücü açısından. Coğrafik olarak da bir özelliği yok. Varlığını Rusya ve İran'a dayamış kukla bir hükümet var orada. Asıl mesele İsrail'in güvenliği için parayla pulla dizginleneyemeceği bilinen İran'ın tasmasını sıkmakta. İsrail genişlemeci politikalarını daha rahat devam ettirebilmek için İran'ın devre dışı bırakılması gerektiğini çok iyi biliyor. Rusya İran'a olası bir müdahalede Suriyede olduğu kadar sessiz kalmayacaktır. Çin'in de olaya müdahil olması halinde tekrar savaşın eşiğine geliriz.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#36 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Mayıs 2018 - 08:01 ÖÖ

Trump İran'la yapılan nükleer anlaşmasından ABD'nin çekildiğini açıkladı. Oradan buradan tepkiler geldi.

 

AB anlaşmaya bağlı olduğunu söyledi.

Rusya endişe duyduğunu söyledi.

İsrail alkışladı.

Suudi Arabistan hemen ön aldı. Petrol arzında bir sorun olması halinde arzı artırabileceklerini ilan ettiler.

İran ise doğal olarak sert tepki gösterdi ve bu durumda nükleer programını tekrar başlatabileceklerini söylediler. (Bazı İranlı milletvekilleri ABD bayrağı yaktı, temsili bir nükleer sözleşmesini yırttı.)

Trump bir açıklama daha yaparak İran'ın nükleer programa tekrar başlamasının çok büyük sonuçları olacağını söyledi.

ABD, Boeing ve Airbus firmalarının İran ile yaptıkları 40milyar$ 

 

Dün gece 01.00 civarında ise Suriye topraklarında İsrail ve İran arasında füzeler uçuştu. 

 

Bir İngiliz gazeteci twit atmış. "Bu artık bir vekalet savaşı değil. Doğrudan İran ve İsrail arasında." demiş. İsrail, İran'lıların olduğu bölgeleri vurmadan önce Rusya ve Suriye'ye bilgi verildiğini ilan etti. 

 

Bir ufak alev çakıldı böylece. İran geri vites yapmayacaktır. İsrail'in canına minnet zaten. Bu gerginliğin çıkmasını istiyorlardı. Bakalım bu alevden bir yangın çıkacak mı?


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#37 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 14.849 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Mayıs 2018 - 08:53 ÖÖ

Alper, var ya şu topağı açtığından beri durulmadı ortalık kardeşim :D 



#38 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Mayıs 2018 - 09:12 ÖÖ

Alper, var ya şu topağı açtığından beri durulmadı ortalık kardeşim :D

 

Yasin, winter is coming :D


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#39 del piero10

del piero10

    Senior Member

  • Members
  • 3.928 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Mayıs 2018 - 10:25 ÖÖ

abi savaş çıkarsa müsebbibi görmesinler seni :)

 

yıllar sonra ders kitaplarında avusturya-macaristan prensi gibi galatasaray.to'da yazan bir adamın ısrarlı mesajları sonrası kıvılcımı atılan savaş diye yazılar çıkabilir  :)


  • duman bunu beğendi
galatasaray ulan..

#40 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 6.968 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Mayıs 2018 - 10:59 ÖÖ

Wikipedia'da afilli bir fotoğrafımı koyar altına hayatımı da yazarlar. Savaşı nasıl çıkarttı? diye özel de bir bölüm olur :D


  • del piero10 bunu beğendi

IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?





0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye