İçeriğe git


Resim
- - - - -

Otomobil LPG Sistemleri


  • Please log in to reply
21 replies to this topic

#1 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 09:40 ÖÖ

Arkadaşlar yığınla forum okudum sürekli olarak kullanıcıya göre değişen verilerden öteye gidemedim.

2013 Honda Civic Otomatik Vites aracım var.

Haftaya ilk muayeneye girecek, bu arada LPG sistemi entegre etmek istiyorum. 

 

Prins Technomax - Teleflex  markası arasındayım.

 

Prins Technomax için 1650, Teleflex için 2150 fiyat aldım. 

 

Hangisi iyidir sorusundan önce, bu sistemlerin araç uyumluluğunu uzman görüşle aktarabilecek kimse var mı?

Pipo sistem diye bişeyden bahsediyorlar, manifolt delinmiyor gibi bir uygulamaymış.

Delinse ne oluyor delinmese ne oluyor? Neyi değiştiriyor?

 

 

Bu konuda fikri olanları dinlemek istiyorum... 

Saygılar



#2 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 30.867 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 12:57 ÖS

Hocam 2013 model Honda aracın 2019 yılına kadar garanti kapsamında. Honda'nın onay verdiği sistemi, honda servis harici bir yerde taktırırsan aracın garanti dışı kalır. Honda kendi araçlarına lpg uygulaması yapıyor daha doğrusu onayladığı firmalara taşeron yaptırıyor. Bu şekilde garanti bozulmuyor diye biliyorum. Bence bir servisle görüş önce.


  • Yasin Karabulut bunu beğendi
10 HAGI

#3 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.699 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 01:06 ÖS

Hemen her araçta, motorların afilli plastik kapaklarını kaldırdığında şunu görürsün; egsantrik milinin sağında bir manifolt, solunda bir manifolt vardır, genellikle soldaki (şöför tarafındaki) emme manifoltudur. Yeni nesil benzinli araçların çoğu GDI (gasoline direct injection) sistemiyle çalışıyorlar. Yani araç kaç silindirse o kadar sayıda tıpkı buji gibi doğrudan silindir içine giren bir enjektör emme sırası o silindire geldiğinde hazneye yakıt püskürtüyor. emme manifoltundan da aslında sadece temiz hava geçiyor. en eski tip karbüratörlü motorlarda (1998 öncesi) manifolttan oranı karbüratörde ayarlanmış hava-yakıt karışımı geçerdi, ilk nesil (90-2006) enjektörlü motorlarda ise enjektörler manifolttan geçen havanın üzerine yakıt püskürtürler, karışım da hangi silindirlerin emme sübapı açıksa o tarafa giderdi.. kronolojisi bu...

 

Gelelim manifolt delme - delmeme sistemlerine. LPG adı üzerinde bir gaz yakıttır ve buharlaşma eğilimi benzine göre çok daha yüksektir (gereksiz bilgi, niye yazdım bilmiyorum :) ) .

 

Manifolt delmeli LPG sistemleri, aracın benzin besleme sisteminin hatta aracın ECU'sundan (electronic contol unit veya engine control unit) itibaren işletme sisteminin hiçbir enstrümanına ihtiyaç duymaz. Tamamen bir switch yoluyla birini kapatıp diğerini açtığın iki sistem olur araç üzerinde.. Emme manifoltunun silindirlere mümkün oldukça yakın kısımlarından birer delik açılarak oralara LPG vaporisatörü (deodorantlardaki sıkma aparatı gibi birşey) takılır. yakıt silindirin içine değil, silindire girmek üzere olan havaya püskürtülerek karıştırılır. yakıtın miktarı da gaz pedalı potansiyometresinden (yaklaşık 15 yıldır gaz teli yoktur arabalarımızda) alınan pedal basıncına göre ayarlanır. Dikkat ettiysen bu sistem aslında aracı ilk nesil benzin enjektörlü motorlara benzer bir sisteme çevirir, tek farkı enjektörün silindire daha yakında olmasıdır.

 

Manifolt delmeyen sistemler ise, aracın mevcut besleme sisteminin enjektör kısmını hatta belki yakıt pompasını bile kullanır. manifoltu deleceğine enjektörlere giden boruya veya yakıt pompasından hemen önceki tek boruya yandan girer, bu defa burada alışı benzin - LPG olarak ayıran bir switch olur. yakıt doğrudan aracın kendi enjektörü ile silindir içine pompalanır. Honda fabrika çıkışı LPG'li araçlarında gaz basıncına dayanıklı bir ana sistem koymuş, ECU'ya da her ikisi için yazılım atmıştı. Tek bir sistemi kullanarak hem benzin hem LPG kullanılabiliyordu (hâla var mı bilmiyorum).

 

İki sistemi karşılaştırırsak, biri LPG'yi direct-injection teknolojisiyle silindir içine doğrudan verdiği için hem performans hem tüketim açısından daha efficient değerler tutturacaktır. Ancak aracın donanımına fazla müdahale etmesi ve yapmak için tasarlanmadığı bir işi yaptırması nedeniyle bir arıza çıkarsa bütün sistem kullanım dışı kalacaktır. Örneğin LPG daha yüksek ısı üretir, dolayısıyla soğutma sistemini zorlar, bu durum daha fazla çalışan fan nedeniyle şarj sistemini gereğinden fazla çalıştırır, sistem bir yerden patlarsa her iki depon da full şekilde çakılır kalırsın.

 

Diğeri ise belki %5-10 gibi karma verimlilik eksiği yaratır ama aracın asıl sistemine hemen hiç bulaşmadan ikincil bir sistemi komple döşediğinden, bir tür yedek işlevi görecektir. Atıyorum yakıt pompası arızalandığında benzin akışı kesilirse gaza geçer devam edersin, veya gaz buharlaştırma ünitesinde veya püskürtme elemanında donarsa - ki donar - benzine geçer devam edersin. Bir sistemin arızası çoğunlukla diğer sistemi hiç ilgilendirmez..

 

Tercih meselesi yani.. ama şunu söylemek lazım, honda civic motoru LPG uygulamasına çok elverişli bir motor.. olmasa zateb fabrika aynı motora kendisi uygulama yapmazdı.. 


  • Yasin Karabulut bunu beğendi

Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#4 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 01:19 ÖS

Özgür Abi;  ben garanti işini çoktan bozdum. Verdiği garantiyi devam ettirmem için rutin kontrolleri serviste yapmam gerekiyor.

Buranın en iyi motor ustasıyla basit bakımı 350 TL ye yaptırdığım aracın garantisini devam ettirmek için her seferinde 2katı para istiyorlar.

Garantiyi de ayrıca satın alıyorum resmen. Gerek görmedim filtre, yağ değişimi için bu durumu. 

BRC ile anlaşması var, ama BRC kullanılan her bindiğim araçta rölanti düşüklüğüyle birlikte titremeyi hissettim.

Bir de dayatmayla yaptırmaya kalkışmaları hepten itici oluyor. 

 

Sanırım Prins sistemini kullanıcam. Kocaeli'ye gidicem nasipse bunun için de, Sakarya'da yaptırmayacağım. 

 

Sedat Abi yazdın yine manifestoyu eline sağlık. Çok sağol abi harbiden çok iyi oldu bilgilendirme. 

Ben ilk anlattığını yaptırıcam bunu yakıt tasarrufundan sebep değil de, Teleflex için Ankaraya gidecektim, herhangi bir sorunla karşılaşırsam Sakarya'da arayıpta usta bulupta tespit tamirini sağlıklı şekilde yapmak zor olacağından dolayı. Prinste karar kıldım. 

 

Prins te kendi içinde bir çok versiyona dönmüş, lakin araç 125 hp  olunca technomax gayet yeterli bir kit dediler. 



#5 ÖNDER RB

ÖNDER RB

    Members

  • Members
  • 25.273 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 03:15 ÖS

Hemen her araçta, motorların afilli plastik kapaklarını kaldırdığında şunu görürsün; egsantrik milinin sağında bir manifolt, solunda bir manifolt vardır, genellikle soldaki (şöför tarafındaki) emme manifoltudur. Yeni nesil benzinli araçların çoğu GDI (gasoline direct injection) sistemiyle çalışıyorlar. Yani araç kaç silindirse o kadar sayıda tıpkı buji gibi doğrudan silindir içine giren bir enjektör emme sırası o silindire geldiğinde hazneye yakıt püskürtüyor. emme manifoltundan da aslında sadece temiz hava geçiyor. en eski tip karbüratörlü motorlarda (1998 öncesi) manifolttan oranı karbüratörde ayarlanmış hava-yakıt karışımı geçerdi, ilk nesil (90-2006) enjektörlü motorlarda ise enjektörler manifolttan geçen havanın üzerine yakıt püskürtürler, karışım da hangi silindirlerin emme sübapı açıksa o tarafa giderdi.. kronolojisi bu...

 

Gelelim manifolt delme - delmeme sistemlerine. LPG adı üzerinde bir gaz yakıttır ve buharlaşma eğilimi benzine göre çok daha yüksektir (gereksiz bilgi, niye yazdım bilmiyorum :) ) .

 

Manifolt delmeli LPG sistemleri, aracın benzin besleme sisteminin hatta aracın ECU'sundan (electronic contol unit veya engine control unit) itibaren işletme sisteminin hiçbir enstrümanına ihtiyaç duymaz. Tamamen bir switch yoluyla birini kapatıp diğerini açtığın iki sistem olur araç üzerinde.. Emme manifoltunun silindirlere mümkün oldukça yakın kısımlarından birer delik açılarak oralara LPG vaporisatörü (deodorantlardaki sıkma aparatı gibi birşey) takılır. yakıt silindirin içine değil, silindire girmek üzere olan havaya püskürtülerek karıştırılır. yakıtın miktarı da gaz pedalı potansiyometresinden (yaklaşık 15 yıldır gaz teli yoktur arabalarımızda) alınan pedal basıncına göre ayarlanır. Dikkat ettiysen bu sistem aslında aracı ilk nesil benzin enjektörlü motorlara benzer bir sisteme çevirir, tek farkı enjektörün silindire daha yakında olmasıdır.

 

Manifolt delmeyen sistemler ise, aracın mevcut besleme sisteminin enjektör kısmını hatta belki yakıt pompasını bile kullanır. manifoltu deleceğine enjektörlere giden boruya veya yakıt pompasından hemen önceki tek boruya yandan girer, bu defa burada alışı benzin - LPG olarak ayıran bir switch olur. yakıt doğrudan aracın kendi enjektörü ile silindir içine pompalanır. Honda fabrika çıkışı LPG'li araçlarında gaz basıncına dayanıklı bir ana sistem koymuş, ECU'ya da her ikisi için yazılım atmıştı. Tek bir sistemi kullanarak hem benzin hem LPG kullanılabiliyordu (hâla var mı bilmiyorum).

 

İki sistemi karşılaştırırsak, biri LPG'yi direct-injection teknolojisiyle silindir içine doğrudan verdiği için hem performans hem tüketim açısından daha efficient değerler tutturacaktır. Ancak aracın donanımına fazla müdahale etmesi ve yapmak için tasarlanmadığı bir işi yaptırması nedeniyle bir arıza çıkarsa bütün sistem kullanım dışı kalacaktır. Örneğin LPG daha yüksek ısı üretir, dolayısıyla soğutma sistemini zorlar, bu durum daha fazla çalışan fan nedeniyle şarj sistemini gereğinden fazla çalıştırır, sistem bir yerden patlarsa her iki depon da full şekilde çakılır kalırsın.

 

Diğeri ise belki %5-10 gibi karma verimlilik eksiği yaratır ama aracın asıl sistemine hemen hiç bulaşmadan ikincil bir sistemi komple döşediğinden, bir tür yedek işlevi görecektir. Atıyorum yakıt pompası arızalandığında benzin akışı kesilirse gaza geçer devam edersin, veya gaz buharlaştırma ünitesinde veya püskürtme elemanında donarsa - ki donar - benzine geçer devam edersin. Bir sistemin arızası çoğunlukla diğer sistemi hiç ilgilendirmez..

 

Tercih meselesi yani.. ama şunu söylemek lazım, honda civic motoru LPG uygulamasına çok elverişli bir motor.. olmasa zateb fabrika aynı motora kendisi uygulama yapmazdı.. 

 

yuh,bu ne abi, yakıt sistemleri ile ilgili dava mı aldın yakın zamanda :)



#6 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.699 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 03:50 ÖS

yuh,bu ne abi, yakıt sistemleri ile ilgili dava mı aldın yakın zamanda :)

 

Yok abi, otomobil mekaniği bende 15 yaşından beri devam eden bir hobi.. LPG ise ekonomisi değil gücü için ayrıca uğraştığım bir alandı...

 

Rahmetli Mehmet Sabancı'nın Posche 911 3.6Turbo aracı vardı mesela... Maslak'ta bir garajda dururdu, sürekli oynardık aletle.. herkesten belki sahibinden bile çok ben binmişimdir.. O alet bile bir süre LPG ile kullanıldı (sebep ekonomi değil tabi :) )

 

O zaman miller şahin'e broadway'e karbüratör işi LPG takarken, sanayide lpg'li M3 lpg'li corvette falan yapılırdı-ki hepsine az biraz katkım olmuştur.. O zamanlar dediğim de 96-99 yılları civarı...

 

Var olmayan teknolojiyle tamamen götten uydurma çok noktalı LPG püskürtmeler, hortumları söküp özel yapım titanyum borular falan takıp akla hayale gelmeyecek şeyler uygulamıştık Talat abinin garajda... +1000 bhp veren bir mavi M3 vardı... Ankara'da 1500 beygirlik LPG'li bi skyline vardı mesela.. Mehmet beyin 3.6 da aklımda 880 beygir gibi kalmış...

 

Soğutması ciddi sıkıntılı birşeydi LPG, ama o araçlarda herşey seramik titanyum benzeri olduğundan müsaitti oynamaya... arabaların ön tarafında bulduğumuz her boşluğa motosiklet çıkması radyatörler gömüyorduk, sıvı soğutmak ayrı, yağ soğutmak ayrı, hele turbo motorsa bir de hava soğutmak ayrı dertti.. Motora LPG bağlayıp aynı anda air-intake'e nitrojen bastığımız bile olmuştu.. Kendi arabamda fiat'ın 2.0 motoruna büyük boy turbo + lpg kiti bağlayıp 250+ beygir almıştım.. 250 km hıza o kadar hızlı çıkıyordu ki hatırlarsan italyan tipo'lardaki dijital gösterge vardır, yetişemiyordu hızlanmaya.. Sonra çatladı tabi, tam suadiye kavşağındaki ışıklarda alev aldı araba gündüz vakti :) Güzel günlerdi be, mahmutbey gişelerden sonra yollarda kimseler yoktu.. silivri kınalı gişeleri arasında 4km kadar bir yer vardır, o düzlükte TR'de toplasan 50 kişinin görmediği hızları gördüm. porsche ile 390 görmüştük mesela ben yanda otururken... 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#7 ÖNDER RB

ÖNDER RB

    Members

  • Members
  • 25.273 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 07:34 ÖS

değişik hobiymiş ama hobinin de mokunu çıkartmışsın :)

 

bizim yazlık silivrideydi, tem yeni yapıldığında bahsettiğin silivri kınalı yolu yaz geceleri bizim de yarış pistimizdi, 6-7 araba gidiş ayrı dönüş ayrı yarışırdık, kaybeden 2 li (ya da tek) gecenin hesabını öderdi  :)



#8 frodo41

frodo41

    Senior Member

  • Members
  • 4.683 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 10:29 ÖS

Abi 390 ne ben 140 görünce tedirgin oluyorum. Economi modunda sakin sakin en iyisi :) En yüksek gördüğüm hız 190 Dubai'de 6 şerit otoyolda.
We fucking played great the whole season. Johan Elmander 13.May.2012

#9 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 30.867 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 11:20 ÖS

Honda civic ile cesme yolunda meraktan 200 yapmisligim var. onun disinda otobanda cruise controlu 132 ye sabitliyprum genelde. 390 i thy ile uctugum zaman onumdeki ucus bilgi ekraninda goruyorum. Ama yazin cesme otobaninda 300 u gecen tiplere denk geldim. Bir gun bi tanesi ortaligin amina koyacak, zincirleme kaza yaptiracak. sol serit babalarinin mali sanki :)
10 HAGI

#10 frodo41

frodo41

    Senior Member

  • Members
  • 4.683 mesaj

Yayınlanma tarihi 08 Kasım 2016 - 11:27 ÖS

Arabanın rüzgardan sallanması ürkütüyor beni yüksek hızda. Benim sabit hızım Izmit Istanbul 110 km.
We fucking played great the whole season. Johan Elmander 13.May.2012

#11 ÖNDER RB

ÖNDER RB

    Members

  • Members
  • 25.273 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Kasım 2016 - 08:47 ÖÖ

altınızdaki araba yapacağınız hızın sınırını söylüyor zaten, size düşen onun dilinden anlamak. velet olana kadar ben de hızın mokunu çıkartanlardanım, honda crx ile sedatın dediği yolda 240 ı geçtim, daha ötesi bende de yok ama herif doğduğu andan itibaren o arabada olmasa da psikolojik olarak ayağım pedalı zorlamıyor. şu okulu bitirip kendini kurtarsın psikoloji eskiye döner herhalde :)



#12 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.699 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Kasım 2016 - 11:28 ÖÖ

Hız, tıpkı kimyasal uyuşturucular gibi; hep daha ötesini merak ettiğin bir hastalık... Biraz bulaşmışsan zaten kullandığın her arabayı limitine kadar götürmüşsündür... Ben biraz meraktan biraz da abim ve arkadaşları sayesinde İstanbul'da maslak sanayide genelde isim yapmış yarış teknikerlerinin dükkanlarında veya işin hastası olup kendine özel garaj yapmış tiplerin yanında şimdi bana bile abuk gelen sür'atlere ya kendim kullanarak ya da yancı olarak çıktım... o zamanlar ölmemiş olmam büyük şans - ki enteresandır çevremde de kimse ölmedi... Gerçi çok ciddi kazalar da geçirdim ama motor kazaları dışında sadece bir defa kanım aktı; o da aslında çok hızlı değilken virajda tutamadığım arabanın içinde emniyet kemersiz taklalar atarken kafamı arabanın içinde oraya buraya vurduğum için... Bir şekilde o hızları görünce nasıl bir tatmin yaşadıysam, kendi arabalarımla hiç limit hızlara çıkmadım. Zaten şu anda kullandığımız tüm yol arabaları eğer beyniyle oynanmamışsa 250kmh'e geldiğin anda otomatik olarak kesiyor, daha fazla hızlanmıyor... benim arabam 4500rpm civarında 245 gidiyor, daha yolu var aslında 6 binlere kadar ama gitmiyor şerefsiz.. Bunu bile sadece bir kere gördüm; "tamam, buymuş limiti" dedim bir daha da çıkmadım.. o hızla devamlılık göstererek kullanmak çok saçma zaten, 19lt yakıyor o hızla :)

 

Ama biraz imkanım ve zamanım olsa; kendime öyle yapacak yolu bulamayacağım top-speed'lere çıkan değil de; dağ yolunda kullanmaya bir araba hazırlarım... Serkan abimiz var mesela, şimdi TOSFED başkanı, Serkan Yazıcı... Yarış camiasında çok tanınan "sağır orhan usta", bir yıldır Serkan abi için bir araba üzerinde çalışıyor...

 

10 bin liraya falan Konya'dan buldular yapacakları arabayı: 

15056447_10154729529031941_5692087650871

14937334_10154729524456941_8983311920088

 

Şu yukarıda gördüğünüz araba, "öldürün lan beni!" diye bağıran, köyde hacı amcanın birinin mandıraya gidip gelmeye kullandığı; 1800cc motorlu 100 beygirlik eski tip LPG falan takılmış bir Audi Coupé.. Orhan usta bunu aldı, başta 100 bin lira olarak öngürülen bütçeyi an itibarı ile 80 bin Dolar olarak harcadı (hala da bitmedi bu arada)... Sesini ve hızlanmasını youtube'da ararsanız görebileceğiniz Audi S1 Quattro group-B replikası olarak topluyor... 100 bin Dolar civarında tutacak herhalde bittiğinde... Bu arabanın 0-100 km hızlanması 2.2 sn... Son hızının 200kmh bile olmaması lazım, konusu o değil çünkü... Plakasının espirisi, üzerindeki motor 777HP... Şu an böyle görünüyor: 

 

14993292_10154729529381941_7785090338130

10622829_10154729543371941_3747979720650

14963233_10154729524561941_2345706275528


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#13 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Kasım 2016 - 08:30 ÖS

Evet tecrübe vektörel bileşkenin sivrilen ucuna eşit oluyor herdaim.

Tecrübesi olmayanlara aktaralım.

Prins TechnomaX LPG kitini taktırdım. 

Rölantide değişen bişey yok, sevindim.

Yakıt tasarrufu çok güzel.

İşlemi yaptırdığım yer "sızdırmazlık raporu"nu kendisi alsa aliyyül ala olurdu.olmadı. 

simit tank stepneden yüksek olduğu için havuz kapağı için yeni bir formül geliştirmem gerekecek. yeni bi bagaj havuzu yaptırmayı düşünüyorum.

1-2 geçişindeki silkeleme arttı gibi hissediyorum. Paranoyaklık olma ihtimali de var.

 

Esaslı ve en önemli sorun:

Araç LPG ile kullanılsa bile Benzin göstergesinde düşüş oluyor. Araştırınca bu konunun kronik bir durum olduğunu gördüm. (FB7 Kasalar için) 

 

Sedat abi, uzmanlık konumuna göre bize bir çare güzel abim :)

Okuduğum bazı yerlerde 5-10 liralık benzin alınca seviye normale geliyor yazılmış. 

Haricen emülatörden bahsediliyor, kontak kapatıp açıldığında seviye normal gösteriyormuş. Bunu İzmir Prins Efe otogazdaki Yusuf ustadan öğrendim.

Ayrıca bazı emülatörlerin de, kontak çevirdikten sonra yavaş yavaş normal seviyeye yükseldiği yazılmış.

 

Bana bu konuda yardım lazım, Yusuf Usta dan emülatör satın alıp burada taktırmayı düşünüyorum ama bunun acelesi yok.

Uzmanlık bilgilendirmene göre yol çizicem abi.



#14 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.699 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2016 - 09:45 ÖÖ

Yasin, senin civic yakıt da dahil tüm göstergeleri digital olan tür dimi? 1.6 benzinli sedan... Aklıma sadece ECU'nün "ulan madem o kadar yol gittik, şu kadar da benzin harcamış olmamız lazım" diye göstergeyi aşağı indirmiş olması geliyor.. malum, ecu'yu bypass da etse alet kendini çalışıyor sanıyor... şamandıradan eksilme ölçümü gelmeyince onu takılı kaldı sanıp kendi bildiği olması gereken tüketim kadar indiriyordur... bu anlamda az biraz benzin alınca depo kapağının açılması ve şamadıradan da yeni data gelmesiyle düzeltiyor olabilir..

 

 

Ama bence yakın zamanlı veri hafızasını düğmeyle sıfırlarsan kendi verilerini çöpe atıp sensörlerden gelen verilere göre gösterecektir. bu senin arabada var mı bilmiyorum, memory-1 ekranı son tüketim ortalaması değerindeyken ekran geçiş tuşunu 3-4 sn basılı tutuyorsun; hepsi sıfırlanıyor..    


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#15 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2016 - 11:31 ÖÖ

Abi birçok kişi bu sorunu yaşamış. 

çözümlerden birisi söylediğin gibi LPG alacağın vakit 5-10 liralık benzin takviyesiyle normal seviyeyi gösterir. Ama ilerleyen yolda yine düşecek ve döngüye girecek.

Bazısı depoyu full tutun diyor. Şimdi bir benzin seviyesi kontrol rölesi diye bir alet aldım. Benzin pompasının sürekli çalışmasını engelliyor yarım saatte bir devreye girmesini sağlıyor kontak kapatıp açtığında seviye normalleşiyormuş. 

Bir de şöyle bir çözüm var: 

 

Bunun için şamandranı değiştirmemiz lazım BRC şamandra takıcaz dedi, ne alakası var bilemedim. Ücret olarak 350TL diyor.

 

Benim aldığım alet şu: 

benzin-seviye-rolesi.jpg

 

Taktırmak için acele etmiyorum bakalım depo boş gibi görünce ne yapacak merak ediyorum. Bahsettiğin resetleme işini nasıl yapıcam bizim araçta bilmiyorum ona da bir gözatıcam. 



#16 ÖNDER RB

ÖNDER RB

    Members

  • Members
  • 25.273 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2016 - 10:59 ÖS

350 lira verip işi kökten çözmek en uygunu gibi görünüyor, iyi iş yapmış herifler...



#17 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 14 Kasım 2016 - 08:45 ÖÖ

Evet abi, galiba öyle olacak, çünkü manuel çözüm olan 10-20 Tl lik benzin atıp göstergenin düzelmesi işi tutmadı.

Az önce benzin aldım 20 TL lik sırf denemek için, kalan km. seviyesi bile oynamadı.

Bakalım Prins ten haber bekliyorum. Hiç olmadı söker atarım. 



#18 Ferhat Karaca

Ferhat Karaca

    Senior Member

  • Members
  • 23.145 mesaj

Yayınlanma tarihi 15 Kasım 2016 - 02:51 ÖS

bende kendimi tutamayıp aracımın limitini zorladım. 250 m/dk gibi hızlara ulaştığım oluyor.Pis bağımlılık ..

Pisiklet benimkisi.. :)

Şaka bir yana Sedat emeklilik planını yapmış şimdiden.


Tomas Ujfalusi ‏ Nothing to say....we were great all...!!!


#19 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 16.289 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Nisan 2018 - 11:20 ÖÖ

Benzine "fiyat güncellemesi" yapıldı yine 16 kuruş olarak.

2012 Hondaya zorla LPG taktırtacaklar, yeter vallahi bıktık.

Sizler yakıt sarfiyatı hususunda neler yapıyorsunuz millet, farklı bir konudan nefes alalım yahu. 



#20 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 8.365 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Nisan 2018 - 11:48 ÖÖ

Trafikli saatlerde mümkün olduğunca trafiğe çıkmıyorsun, gaza basmıyor 90km'yi geçmiyorsun, ani duruş kalkış yapmıyorsun, dizel araç varsa rampa aşağı giderken boşa atmadan viteste salıyorsun aşağıya. Bundan sonrası artık tamamen altındaki arabanın yakıt sarfiyatına bağlı. :)


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?





0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye