İçeriğe git


Resim
- - - - -

Tarihte Bugün

tarihtebugun ogun resmi site galatatasaray.org

  • Please log in to reply
5 replies to this topic

#1 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 03 Kasım 2016 - 12:37 ÖS

Galatatasaray.org'da 'O GÜN' başlığı altında tarihte o gün yaşanan önemli gelişmeler paylaşılıyor.Bazen çok güzel paylaşımlar oluyor.Resmi siteye giren herkes bu yazıları okuyabilir. Bahsi geçen yazıları,okuyamayanlar ve tekrar okumak isteyenler için ve forumumuz adına arşiv niteliği kazanması için burada paylaşalım istiyorum.

 

Bugün yani 3 Kasım günü ile ilgili resmi sitede yer alan iki ayrı dosyayı sırayla burada paylaşıma sunmak istiyorum.

 

 
O GÜN | Cimbom'dan İngilizce dersi!
 
b5cab4ccff294c8aa9f26c0cce7c5df8.jpeg
 
1988 yılında Türkiye Ligi şampiyonu olan Galatasaray, ligdeki özlemine 1992 yılında Karl-Heinz Feldkamp'ı getirerek son vermiş ve 1993-94 sezonu öncesi ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde oynama fırsatı yakalamıştı.
 
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde oynaması için karşılaşması gereken iki rakip vardı. İlk engel İrlanda ekibi Cork City idi. Deplasmanda 1-0 kazanan Galatasaray, İstanbul'da 2-1 yenerek baraj turuna kaldı. Bu kez rakip İngiliz devi Manchester United'dı. İngiliz ekibinin yıllık fikstürü ve planı çoktan belliydi. O günlerde yeni yıl takvimleri bile bastırılmıştı. Galatasaray'ı eledikleri takdirde hem gruplara katılım payı, hem TV gelirleri hem reklam gelirlerinden yaklaşık 35 milyon sterlin para kazanacaklardı. Ancak paçayı erken sıvadılar…
 
20 Ekim’de Old Trafford’da oynanan karşılaşmada Galatasaray geriye düştüğü maçta 3-2 öne geçse de mücadele 3-3 biterken tur için umutlar artmış bir şekilde İstanbul’a dönüldü.
 
3 Kasım’daki maç için İstanbul’a gelen Manchester United henüz havaalanında işin zor olduğunu anlamıştı. Yıllar sonra Gary Neville röportajında “Hayatımda gördüğüm en düşmanca atmosferdi” diyecekti. O dönem belki de Manchester United’ın tek üstünlüğü olan ‘kendine güven’, Ali Sami Yen koridorlarında tükenmişti.
 
Öğlen olmadan tribünler dolmuştu. Isınmaya çıkan United ‘Ali Sami Yen Cehennemi’ ile birinci elden tanışmış oldu. 0-0 biten maç o kadar sinir bozucu olmuştu ki İngilizler için Eric Cantona karşılaşma bitiminde kırmızı kart görmüştü. Maç sonu Türkiye’den ayrıldığınıza mutlu musunuz sorusuna Sir Alex Ferguson “Evet… Bir daha gelmeyi düşünmüyorum” diye cevap verse de Galatasaray’ın ve Türk futbolunun önünün bu maçla açıldığının farkında değildi.
 
Sadece Manchester'ın değil, UEFA'nın da bütün yılık planları, reklam gelir hesapları altüst oldu. Şampiyonlar Ligi'nde apar topar statü değiştirildi. Ertesi yıl, Avrupa'nın önde gelen ülkelerinin takımları doğrudan Şampiyonlar Ligi'ne alındı, sorun çözüldü. İlerleyen yıllarda da UEFA sıralamasında üst düzeyde olan takımların birden çok takımı Şampiyonlar Ligi'ne alınmaya başlandı.


#2 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 03 Kasım 2016 - 12:40 ÖS

O GÜN | En uzak 11 metre
 
bd5892dc4d3c497daf6c4c8832a1f464.jpeg
 
3 Kasım 1999’da Ali Sami Yen Stadı’nda Milan ile karşılaşan Galatasaray eşi görülmeyecek bir yolculuğa çıktı. O yolculuğun son durağı Kopenhag olacaktı…
 
1999-2000 Şampiyonlar Ligi sezonuna Rapid Wien'le yaptığı eleme maçıyla başlayan Galatasaray, Avusturya'dan 3-0'lık galibiyetle dönerken Ali Sami Yen'de Okan'ın tek golü Şampiyonlar Ligi kapısını ardına kadar açtı. Rakipler pek de kolay sayılmazdı. Sarı-kırmızılılar Hertha Berlin, Milan ve Chelsea ile eşleşti... Açılış maçı İstanbul'da Hertha Berlin'leydi. Galatasaray, 2-2'lik şanssız bir beraberlikle ayrıldı sahadan. Milano'daki 2-1'lik yenilgi Cimbom'u geriye düşürmüş, 1-0'lık Chelsea mağlubiyeti ise grubun sonuna itmişti. İstanbul'daki 5-0'lık Chelsea maçı ise hüzne neden olmuştu…
 
Sarı kırmızılılar, Hertha Berlin'i deplasmanda 4-1 yenerek hiç değilse UEFA Kupası'nda yoluna devam etmek için umutlandı. Son maç, Ali Sami Yen'de yine İtalyan devi Milan'laydı... İşler yine kötü başladı. 19. dakikada Weah'la öne geçtiler. Capone'nin golü beraberliği getirse de İkinci yarının başlarında Giunti'nin vuruşu "Her şey bitti artık" dedirtti.
 
Ama sahadakiler yılmadı. Hakan Şükür, 86. dakikada kafa golüyle beraberliği sağladı. Son dakikada sahnede yine Hakan vardı. Ngotty'ye yaptırdığı faulle topu penaltı noktasına diktirdi. Teknik direktör Fatih Terim penaltı atışı için beklenmedik bir ismi, Afyon'da top koşturduğu dönemden beri tanıdığı Ümit Davala'yı işaret etti. Ümit, Türkiye'nin ümidi oldu. Abbiati ve topu farklı köşelere gönderdi. Galatasaray tarihinde ilk kez Milan'ı yenerken son dakika zaferiyle sarı kırmızılılara UEFA Kupası yolu açıldı...
 
Zaferin kahramanı Ümit Davala, soğukkanlılığıyla 6 ay sonra Kopenhag'da bir penaltı daha atacaktı. O gün için Ümit duygularını, "Penaltıyı atarken kanım çekildi. Hayatımın en uzak 11 metresiydi. Milyonlar kaleye bakamıyor; sen atışı kullanıyorsun. O anki duygularım anlatılmaz. Sonraki mutluluk ise bana yeter" dedi.
 
Sonrası mı? Milan maçının ardından Florya’da yapılan “UEFA Kupası’nı kim alır?” anketine tüm futbolcular tek bir cevap vermişti: GALATASARAY!


#3 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Kasım 2016 - 01:10 ÖS

O GÜN | Onlar tarihi, tarih onları yazdı!
 
c533edec57284017ac804d7ff993970b.jpeg
 
1984 sonrası Alman teknik adam Jupp Derwall'le yeniden çıkışa geçmişti Galatasaray... Ancak Avrupa'da olmak için önce Türkiye'de bir kupa kazanmak geriyordu. Galatasaray 1985'te Türkiye Kupası'nı alarak mutlu sona ulaşırken Türkiye'yi Kupa Galipleri Kupası'nda temsil etti.
 
KAYBEDERKEN KAZANMAK...
İlk rakip Polonya'nın Widzew Lodz takımıydı. İlk maçı İstanbul'da Erhan'ın penaltı golüyle 1-0 kazanan sarı-kırmızılılar deplasmanda 2-1 yenilmesine rağmen ikinci tura yükselen taraftı. İkinci turda Karl-Heinz Feldkamp'ın Bayer Uerdingen'i, Derwall'li Galatasaray'ı eleyerek takımımızın havlu atmasına neden oldu. Ertesi yıl UEFA Kupası'nda U. Craiova'yı İstanbul'da 2-1 yenmesine rağmen deplasmanda 2-0 yenildiği için elenen Galatasaray, 13 sezon sonra katıldığı Şampiyon Kulüpler Kupası'nda PSV’ye 3-0 ve 2-0'lık skorlarla elenmiş ancak Avrupa Şampiyonu Hollanda takımını yenen tek ekip olarak kayıtlara geçmişti.
 
Ve 1988-89... Rapid Wien deplasmanında B.Savaş yani Savaş Demiral'ın attığı gol talihi döndürmüştü. Galatasaray, Viyana'dan 2-1'lik yenilgiyle ayrılmıştı. İstanbul'da Tanju ve Cüneyt'in golleriyle kazanan Galatasaray, İsviçre şampiyonu Neuchatel Xamax takımıyla eşleşmişti.
 
YİNE GÜNLERDEN ÇARŞAMBA...
İlk maçın ilk yarısı golsüz geçerken ikinci yarı 3 gol gördü Galatasaray kalesinde. Aslında tur o gün atlanmıştı. Zira dönemin teknik direktörü Mustafa Denizli ve tüm futbolcular İstanbul'da galip gelineceğine inanmıştı. Ve 9 Kasım... Bugün olduğu gibi yine bir Çarşamba günü 13:30'da Ali Sami Yen mahşeri bir kalabalık yaşamış, 15:30'da banttan yayınlanacak maç için tüm İstanbul Mecidiyeköy'e seferber olmuştu.
 
Tribünlerin beklediği ilk gol 19. dakikada Uğur'dan gelmişti. İkinci yarının başında Tanju skoru ikilemiş, Uğur Tütüneker'in kafa golü artık şartları eşitlemişti. 82'de Tanju krallığını göstermiş, 88. dakikada yine Tanju Çolak maçın skorunu belirlemişti. Evet, Galatasaray artık çeyrek finaldeydi.
 
"TURU ATLAYACAĞIMIZI BİLİYORUM...";
İlk maçta hakemin yanlı tutumu, İsviçre polisinin kaleci Zoran Simoviç'in arkasında beklettiği polis köpekleri takımın motivasyonunu bozmuştu. Yaşananlar Mustafa Denizli'nin de sinirlerini germiş ve başarılı teknik adam UEFA tarafından bir maç ceza almaya kadar gidecek taşkınlık yapmıştı. Maç 3-0 bitince Denizli, soyunma odasında morali bozuk olan Prekazi'nin yanına gelerek, "Üzülme Cevad, bunları İstanbul'da eleriz" deyince Prekazi o ünlü cevabını patlatmıştı: "Turu atlayacağımızı biliyorum. Ben İstanbul'da 5 atacağımız takımdan nasıl 3 gol yediğimize üzülüyorum..."
 
MASADA DA KAZANDIK...;
Galatasaray 5-0 kazanmıştı kazanmasına ama maçın ikinci yarısında yan hakem Bourgedis ve Xamax'lı Kunz bozuk paralarla yaralanınca UEFA olaya el atmıştı. Xamax'ın şikayeti değerlendirdi ve skoru iptal etti. Maçın da tarafsız sahada tekrarını istedi. Dava yeniden görüldü; skor tescil ettirdi. Bir başka karar daha vardı. Galatasaray'ın çeyrek finaldeki bir maçı Avrupa'da olacak, yarı finale çıkarsa Türkiye'de İstanbul dışında bir şehirde oynayacaktı... Öyle de oldu Galatasaray Monaco maçını Köln'de, Steaua Bükreş maçını ise İzmir'de oynadı.
 
GALATASARAY: 5 - XAMAX: 0
TARİH: 9 Kasım 1988
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Quiniou, Bourgedis, Desesvart (Fransa)
GALATASARAY: Zoran Simovic, Erhan Önal, Cüneyt Tanman, Semih Yuvakuran, İsmail Demiriz (Bülent Korkmaz), Savaş Koç (Arif Kocabıyık), Cevad Prekazi, Uğur Tütüneker, Metin Yıldız, Tanju Çolak, Mirsad Kovacevic
TEKNİK DİREKTÖR: Mustafa Denizli
NEUCHATEL XAMAX: Corminbeuf, Ravello, Widmer, Lüdi, Feasel, Perret (Kunz), Hermann, Decastel, Smajic, Lüthi, Nielsen (Chassot)
TEKNİK DİREKTÖR: Gilbert Gress  
GOLLER: Uğur 19-76, Tanju 54-82-88


#4 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 12 Kasım 2016 - 08:32 ÖÖ

O GÜN | İmparator’un Jübilesi
 
2d3203e309ad4f808efa14e6e46c61eb.jpeg
 
Zamanı geriye sarsanız? Galatasaray'ın 19. şampiyonluğu... Galatasaray'ın 18. şampiyonluğu... A Milli Takım'la Avrupa üçüncülüğü... İtalya'da Milano'da ve öncesinde İtalya Kupası'nda finale çıkardığı Fiorentina'da teknik adamlık. UEFA Kupası... Galatasaray'ın 14. şampiyonluğu. Galatasaray'ın 13. şampiyonluğu, Galatasaray'ın 12. şampiyonluğu, Galatasaray'ın 11. şampiyonluğu... Akdeniz'de şampiyon yaptığı çocuklarla ilk kez Avrupa Şampiyonası Finalleri...
 
Böyle zaferler yaşatacak bir adam 4 Ağustos 1985 günü futbolculuğa veda etti. O gün Kadıköy'de onun için inen helikopter; onun için çalan şarkılar, onun için yapılan gösteri maçları, onun için gişeden alınan biletler yapacaklarının teminatıydı. 
 
11 yıllık parçalı günlerinde belki şampiyonluk sevinci yaşayamadı. Vaktiyle dünyada Beckenbauer neyse; Türkiye'de Terim oydu. Takımın saha içindeki hocasıydı. Hırsı, mücadelesi, çalışkanlığıyla Galatasaray taraftarı onu hep farklı bir yere koydu. 
 
Bazılarına göre tesadüf, bazılarına göre motivasyon... Gömleğinin teri onun mücadelesinin, azminin ve emeğinin simgesiydi. Ona göre imkansız diye bir şey yoktu; mucizeleri sadece biraz zaman aldı. O bitti demeden hiçbir şey bitmedi. Korkak zaferler yerine yürekli mağlubiyetleri yeğledi. Çünkü kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenileceğini bilendi. Ve O Galatasaray'ın adının olduğu yerde hep umut görendi.
 
Onu en iyi anlatan isimlerden biri, tek sezon hocalığını yapan Jupp Derwall'di: "Takımın kaptanı Fatih kişilikli bir insan, tepeden tırnağa bir spor adamıydı. Her zaman başkalarına yardıma hazırdı. Onu zor etki altına alabilir, ancak doğru bir dava adına her zaman yanınıza çekebilirdiniz. Herkes için iyi bir örnek, cana yakın bir dost ve can yoldaşıydı... Sporun kurallarına uymayanların ise ondan çekecekleri vardı. Yüksek görev bilinci, aklı ve hayalperestliğe düşmeyişi, başka bir şeye müsaade etmiyordu zaten..."
 
Şimdi; kendisine verilen unvan ile futbolculuğa veda ettiği günde; onu bir kez daha yaptıkları için selamlıyoruz: Teşekkürler İmparator!


#5 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 17 Kasım 2016 - 12:28 ÖS

17 Kasım 2001’de Galatasaray, Diyarbakırspor’u 5-1’le geçerken kaptan Bülent Korkmaz, orta sahadan unutulmaz bir gol atmıştı.

 

CxdFLhYUsAA40Qv.jpg



#6 yakup bayrak

yakup bayrak

    Senior Member

  • Members
  • 2.121 mesaj

Yayınlanma tarihi 02 Aralık 2016 - 01:43 ÖS

O GÜN | 2 Aralık 1998-2003
 
9657ff9d46fb49c3b9c61dbc57fd4991.jpeg
 
Şampiyonlar Ligi’nde en çok maça çıkan Türk takımı Galatasaray olunca bazen aynı takımla farklı senelerde aynı gün karşılaşmak da kaçınılmaz. Bu takımlardan biri de Juventus… İtalyan ekibiyle 2 Aralık’ta önce 1998’de sonra ise 2003’te karşılaşan sarı-kırmızılılar bu iki maçta da rakibine 3 puan şansı tanımadı!
 
Juve, Galatasaray'a Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez 1998-99 sezonunda rakip olmuştu.  Deplasmanda oynanan ilk karşılaşma 2-2 sona ermişti. İkinci maçın günü aslında 2 Aralık değildi. Kasım ayında Ali Sami Yen’de oynanacaktı. Ancak o günlerde İtalya’yla, topraklarında bulunan terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ı teslim etmemeleri nedeniyle ciddi bir kriz yaşamaya başlamıştık. Tepkiden çekinen Juventus, Türkiye’ye gelmeyi reddetti. UEFA tarafsız saha isteğini kabul etmedi ve maç bir hafta sonra oynandı. 77’de Amoruso’nun golüyle İtalyan ekibi öne geçse de Galatasaray henüz son sözü söylememişti. 90+2’de Hagi’nin serbest vuruşunda savunma topu uzaklaştıramayınca Suat Kaya kariyerindeki pek çok kafa golünde bir diğeriyle maçın skorunu 1-1 olarak tayin etti.
 
KAÇINILMAZ SON
1998'de çeşitli oyunlarla Türkiye'ye gelişini erteleyen Juventus, 2003-04'te yine Aslan'a rakipti. İstanbul’daki iki sinagoga yapılan bombalı saldırı sonrası UEFA, Galatasaray-Juventus maçını Dortmund’a aldı. Galatasaray, Dortmund’daki Westfalen Stadı’nın adını o gecelik “Ali Sami Yen” olarak değiştirdi. Ülke, stat, zaman ne kadar farklı olursa olsun Ali Sami Yen’de oynayan Galatasaray’ın nasıl bir takım olduğunu İtalyanlar anlamıştı. Rakibinin 2-0 yenen Galatasaray Juventus’a o sene gruplardaki tek yenilgisini tattırmıştı.





0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye