İçeriğe git


Resim
* * * * * 2 oy

Mali Konular


  • Please log in to reply
927 replies to this topic

#921 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.337 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2018 - 12:25 ÖÖ

FFP kapsamında yapılan incelemelerde dönem; şirketin bilanço dönemlerinden farklı; o yüzden bizim 31.08.2018 mali tablolarımız CFCB açısından anlaşma kapsamındaki ilk çeyreğimiz... Bu ilk çeyrekte 117.926.412-TL zarar etmişiz... O günün kuruyla bu 15,5 milyon € yapıyor. Bunun içinde kombine gelirleri var ama ana kreditörümüz Denizbank bir kısmına çöktüğü için (öyle bir anlaşmamız var) gelir yanında gider de yazıyoruz, yıllara sari finansman maliyeti ve borç düşüyor ama gelir de gelmemiş oluyor şeklinde... Yine 23 ağustosta gelir yazdığımız 6M€ Gomis bonservisi ve N'diaye'nin Onyekuru'nun kiralama bedeli de bu dönemde muhasebeleştirilmiş. Buna karşılık bu çeyrekte ne yok? Gary'nin ücret artışından kaynaklanan yükümlülük yok; CL gelirlerinin hiçbiri yok; oyuncu ödemelerinin taksiti bu döneme gelmemiş olanları yok; TFF'nin kestiği cezalar yok ama alınan avansların düşüklüğüne bakılırsa içinde bulunduğumuz sezonun yayın gelirleri hiç yok....  Ha bir de Fatih Terim'in yeni sözleşmesindeki revizyon yok... 

 

Böyle bakınca fena gitmiyor... Dönem içindeki finansman giderimiz anasının .mı denebilecek 153 milyon TL olarak gerçekleşmiş olmasına rağmen hem de... Zaten o olmasa 17 milyon civarında kâr yazmışız o ölü dönemde... Şimdi 2. ve 3. çeyrekte gelirler coşacak; bir defa dükkanı çevirmeye yarayan maç günü gelirlerimiz yoğun şekilde gelmeye başladı... CL gelirlerinin grup aşaması kısmı 2. ve 3.Q da realize olacak - ki şu anki kurla bile +250M-TL gibi bir para kendileri... Bunun dışında kısa vadeli yükümlülükler (kısa vadeli borçlar + uzun vadeli borçların kısa vadeye düşen kısımları) 523 milyondan 344 milyona düşmüş ilk çeyrekte; yani bütçelenecek finansman gideri de öyle 150 milyonlar falan olmayacak; faizler artmasına rağmen en azından bu sene bitene kadar buradan gol yemeyeceğiz...  18/19 sezonunun yayın haklarının da temliksiz kısmından gelirler olacak - ki temliklerin içinde de illa 344'lük kısa vade yükümlülüğe denk gelenler vardır; hatta çoğu oraya temliklidir, sonuçta kısa vadeli gelir kısa vadeli krediye temlik edilir mantığı gereği... 

 

Ben 2.çeyrek rakamlarımızın hedefteki -20M€ barajının epey altında; 2020 mayıs hedefi olan -10M€ civarında olacağını düşünüyorum... Bu neye yarar, yeniden değerlendirmeye ilişkin CFCB toplantılarına gittiğimizde; "sizin anlaşmayı sıkılaştırmanıza gerek yok, biz zaten o limitlere yaklaşmayı düşünmüyoruz; bir kriz daha gelmezse zaten anlaşmayı da vadesinden önce 2021'de falan kapatacağız" diyebiliriz ve soruşturma kurulu da rakamları görüp eski anlaşmada ısrar edebilir veya cezayı ya da cezanın kesin kısmını bizi batırmayacak şekilde 1-2M€ arttırıp yargıçlar kuruluna da "yeniden değerlendirdik işte; kulüp iyi yolda siz de daha fazla örselemeyin" diyebilir...

 

He tabi gidip devre arasında kimseyi satmadan 10M€ dönemsel maliyet yazacak 2 transfere para saçarsak; o zaman onlar da "madem paranız var o zaman 9 milyonun hepsini ödeyin" falan diyebilirler; böyle de bir açmazdayız.. 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#922 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.631 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2018 - 07:21 ÖÖ

Eskiden bizim taraftar pek elini taşın altına koymazdı. Bu konuda FB taraftarı bizden net daha iyidir. Adamlar kendi mağazalarında ürün bırakmıyorlar çoğu zaman. (Aziz Yıldırım'ın son dönemi protestolar haricinde) Bu noktada taraftar olarak bizler de elimizi taşın altına koyduk. Greyweekend, yellowfriday gibi etkinliklerde inanılmaz miktarda ürün satıldı. Kulüp stoklarını ciddi anlamda eritti. 

 

Bu sezon öncesinde bir ara kampanya başlatılsın çağrıları yapılmıştı bazı twitter hesaplarından. Yüksek gelir grubundaki, zengin addedilebilecek Galatasaraylı iş adamları ve varlıklı insanlara kulübe bağış, sponsorluk noktasında yardıma çağıralım denilmişti. Ancak kurumsal düzeyde bu çağrı dile getirilmediği sürece internet ortamındaki hoş temenniden öteye geçmez böyle girişimler.

 

Galatasaray'a gönül vermiş ciddi anlamda zengin insanlar var. Kriz mriz dinlemeyecek servete sahip bu insanları örgütleyecek bir kampanya geliştirilmesi lazım. Bizim kale arkası kombine paramıza kendisine kravat alan Galatasaraylı insanlar var. Bu kulübün bu borç batağından çok hızlı çıkışının yolu ya özkaynak girdisi sağlamaktır ya da faizsiz veya çok düşük fazili uzun vadeli kredi bulmaktır. (1 sene öncesine kadar elimizde gayrimenkul vardı. Artık bu ihtimal de kalmadı)

 

1milyon$ x 200 kişi veya 2milyon$ x 100 kişi veya matematiği istenildiği gibi yapılabilecek bir kombinasyonda bağış veya geri ödemesi çok uzun vadede ve faizsiz yapılacak bir yardım kampanyası düzenlenebilir. 

 

Bu para girdisi sonrasında

-Gelir için kulüp yönetimi direkt olarak banka borçları ödenecek şeklinde bir taahhüt vermelidir.

-Tüzükte tadilat yapılmalıdır. Kulübü bütçe dışına taşarak borçlandıran yönetim, borcu üstlenecek gibi bir madde konulmalıdır. Bunun neticesinde doğal olarak geçmişte sıkça yaşadığımız bütçe dışına çıkmanın, mali genel kurulda ellerin havaya kalkıp inmesi ile kabul edilmesinin de önüne geçilmiş olacaktır. İçeride parası olan insanlar bunu kabul etmeyecektir. Daha sorgulanabilir bir mali kongre yürütürüz.

 

200milyon$ para 10 yıl vadeli geriye faizsiz ödendiği zaman yıllık bugünün kurundan 110milyonTL geri ödeme çıkar. Galatasaray bu parayı zaten doğal gelirleri ile yaratıyor. Frodo555'in söylediği finansman giderinden daha düşük bir rakam bu. Ayrıca her ödemede ana paradan eksilmiş olur. Biz şu an anca faizi ödeyerek devam ediyoruz yola. Borç bitmiyor. Aksine artarak devam ediyor veya bir kısmı ötelenmiş oluyor. 

 

Böylece tüm borç kapanıyor. Üzerine Riva ve Florya'dan bir miktar daha girdi sağlanacak. Ekonomik kriz sonlandığı zaman Mecidiyeköydeki abidik gubidik inşaatı da satarsın. Bu paralar da ek olarak döngüye destek verir. Sonrasında ayağımızı yorganımıza göre uzatırsak sorun kalmıyor.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#923 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.337 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Kasım 2018 - 10:42 ÖÖ

Bugün emirates dolaylarından Londralı unv öğrencisi Roman'ın Arap versiyonu bir hacıağa çıksa ve dese ki: Benim çocukluğum boğazda geçti, rahmetli seyh babamla Kuruçeşme'den adaya yüzerdik ve yarışımız Galatasaray bayrağının altında biterdi (bu noktada gözyaşları falan fıstık)... Şimdi yıllar sonra bir yalı aldık da adayı yeniden görmek nasip oldu, içim acıdı.. Duydum ki çocukluk aşkımın 1.1 milyar lira banka borcu varmış; 200M$ yani kaba hesapla... Kendi kendime dedim ki ulan bu bizim satışa çıkardığımız eski teknenin fiyatı... kardeşlerimden de onay aldım; GS'nin borcunu ben kapatıyorum, ileride paranız olur da öderseniz ekime kadar, ödemezseniz skime kadar, hehal-i hoş olsun... 

 

Ne olacağını söyleyeyim; arma aşkı forma aşkı, futbol değil spor kulübüyüz, yenilmez armada, sultanlar aslanlar aygırlar vs vs derken yılda 25M$ olan amatör giderler 50 milyona fırlar; en geç 2030 yılında yine kucağımızda 250M$ banka borcuyla kendimize bir arap bakarız kurtarır mı acaba diye...

 

Yanisi, borcun sebebi, borcun sebebini gösteren parmağın kendisi ise parmağın gösterdiği yönde sonsuzluğa uzanan bir doğrunun herhangi bir noktasında... Benim FC mantığıma göre bu sebep şubeler... Bunu GK'da söylediğin zaman hemen atlıyor bir kısım kafatasçı "o şubeler 2 tane hatalı transfer kadar kaynak yemiyor" diye.. Bu doğru ama aynı derecede de yanlış.. O hatalı transferleri BvB dahil ATM dahil, ne bileyim ağızlarda sakız olan Porto dahil bütün finans dehası kulüpler de yaptı - yapıyor - yapacaklar.. Buna rağmen kâr ediyorlarsa demek ki hatalı transfer de formsuz oyuncu formsuz hoca ya da hatalı hakem kararı kadar bu oyunun bir parçası... Ama basketbola veya küreğe doğrudan / dolaylı aktarılan X miktar gelir oyunun bir parçası değil... Zaten bu transfer harcamaları (oyuncu transferinden bahsetmiyorum, bütçe tekniği açısından bu tip kaynak kaydırmalarının adı transfer harcamaları kalemidir) UEFA nezdinde kabul edilebilir giderlerden de değiller. Kâr ediyorsan ve bütçede bu tip trasnfer yapıyorsan devlet gider kabul ediyor ama UEFA kabul etmemekle birlikte ilgilenmiyor kârı ne yaptığınla; Kâr yoksa ama hâlâ -üstelik kredi maliyetini de futbola yükleyerek el parasıyla- yapıyorsan o zaman da hesap soruyor...

 

Çözüm basit; hemen yarın Galatasaray Amatör ve yarı Amatör Sportif Yatırımlar A.Ş.'yi kuracaksın; kendi bütçesini yaratıp kendi kazıp çıkarabildiği kadar kumda oynayacak bu arkadaşlar... Ha, dedeler nineler bu şubelerin yaşaması konusunda çok ısrarlılarsa; o zaman 2 liraya buzlu havlu 5 liraya mojito sevdasından vazgeçecekler; sosyal tesisler ederine emsaline göre fiyatlama yaparak işletilecek ve geliri ile de çocuklar laser - optimist - tenis - kürek - binicilik vs. yapacaklar.. 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#924 electrogs34

electrogs34

    Senior Member

  • Members
  • 4.228 mesaj

Yayınlanma tarihi 14 Kasım 2018 - 08:12 ÖS

http://www.duslervadisiriva.com/

 

Riva projesi. Tanıtım filmi baya güzel olmuş. Laz müteahhit işine benzemiyor. Projenin sonunu beklersek şu günlerde değersiz konuma düşmüş projeden beklenmeyen gelirler alabiliriz.

 

1500 villa. 1069 tl min. 5000 tl max fiyat belirlenmiş.  yatırım bedeli 2 milyar 800 olacakmış. 



#925 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.631 mesaj

Yayınlanma tarihi 15 Kasım 2018 - 07:09 ÖÖ

http://www.duslervadisiriva.com/

 

Riva projesi. Tanıtım filmi baya güzel olmuş. Laz müteahhit işine benzemiyor. Projenin sonunu beklersek şu günlerde değersiz konuma düşmüş projeden beklenmeyen gelirler alabiliriz.

 

1500 villa. 1069 tl min. 5000 tl max fiyat belirlenmiş.  yatırım bedeli 2 milyar 800 olacakmış. 

 

Fiyat listesine baktım da sanki şehir merkezinde yapılan projelerle kıyaslayınca bir hayli uygun fiyatlar koymuş gibi adamlar. En pahalı olan Villa F tipi 5+1 tripleks, 312m2 ve 924m2 özel bahçe alanı veriyor adamlar. Bunun için istedikleri para 4.742.000 TL. 

 

Çok para elbette yanlış anlaşılmasın ama İstanbul merkezinde 100-120m2 apartman dairesine 800-900 para istenen bir ortamda 300 küsur m2 net alan + 1 dönüm bahçeye bu para baya baya ucuz gibi duruyor.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#926 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.337 mesaj

Yayınlanma tarihi 25 Aralık 2018 - 11:03 ÖÖ

Bir transfer dönemi daha başlarken; en tehlikeli ezeli rakibi CFCB olan her taraftar gibi asıl hortlatılması gereken topağı arka sayfadan bulup çıkartmayı kendime borç bilirim...

 

İki ana hedef var önümüzde; topu ıskalamayan bir forvet almak ve bunu her ne kadar temyiz kurulunca renegotiate (türkçesi: siee!) denmişse de henüz değiştirilmemiş, biz sadık kalıyor gibi görünürsek ilk yılının da biteyazdığı düşünülünce değiştirileceğini sanmadığım settlement agreement'e uyacak şekilde yapmak...

 

Martın başında belli olur bu sene neyi kovalayacağımız... Şampiyonlukla ikincilik arasında CL gelirleri dahil 50M€ net fark var. Ama bu demek değil ki 50'yi garantilemek için 15 harcayalım; tutarsa rahatlarız... Böyle birşey yok; o gelirlerin ststl primleri dışındaki kısmı sonraki sezonun gelirleri ve sen 20M€ harcayıp şampiyon olunca "aferin 30 milyon kâr ettin" demezler, çakarlar men cezasını geçerler... bizim 19,99M€'yu geçmemesi gereken bir cari sportif dönem zararımız var, onu da unutmayalım... Şöyle bakmak mantıklı olur, geçen yılın yayın gelirlerinde şampiyonluk nedeniyle ekstaradan 27,5M-TL primimiz var, buna şampiyon olmak için gereke fazladan puanı (reelde +1 yetti aslında da hadi 5 diyelim ona) eklersek 33,5M-TL gibi bir ekstra geliri var şampiyonluğun cari sezona realize olabilen...

 

Olay sadece sattığın kadar al değil... Kümülatif olarak sezon sonunda sezon sonuna şeklinde devreler halinde hesaplanıyor o muhabbet ve geçen yılın devri -36M€ idi... Finansman maliyeti ne kadar TL ise zarar da kendiliğinden o kadar azalmıştır € bazında... Ben oyuncu sözleşmelerinin de € olması nedeniyle kur etkisini yoğun şekilde görmezden gelip; sadece 1M€ finansman maliyeti azaltacağım; fazlası hayalcilik olur rakamları bilmeden... Bu da şu demek oluyor, geçen yılın gelirleri ve giderleri sabit kalsaydı kümülatif etkiyle bu yılın zararı 35M€ olacaktı.. 

 

Bu yıl neler farklı oldu ona bakalım; CFCB'nin anladığı anlamda sadece 1M€ gibi bir bonservis artımız var, kaldı 34... E, sözleşmeye göre -20 zarar yazma hakkımız var; hadi ona 19 diyelim kaldı -15M€.. Geçen yılın olmayan UEFA gelirleri (1 milyon mu ne) bu yıl 34,5M€ olduğuna göre +19,5M€ mu oldu...? Maaş skalasında ne değişti dersek geçen yıl hoca maliyeti 1,0M€ iken bu yıl 20M-TL (3,25M€)... Kaldı 17... Maç günü gelirlerimiz TL bazında arttı ama bence € bazında eksiye düşmüştür çünkü geçen sene de bok gibi kombine satılmıştı € kuru 4 lirayken.. %25 zamla kur farkını çıkartamazsın, o noktada dünya zarar etti kulüp...  Buradan da totalde 3-4M€ gol yediğimizi varsayıyorum; kaldı 13...  Geçen sene gelir kırdırma metoduyla finansal borçları azalttık gibi görünerek esasen borcun nevini değiştirmiştk sadece (henüz cebe giren para olmadığından).. Bu sezon o geçen sildiğimiz yaklaşık 155M€ borcun reeskont oranı ne ise o kadar finansman maliyeti realize oalcak bütçede ve eurobor+4,75 gibi hatırladığım rakamı (6,25 yapar) 10-11M€ gibi yazacağız finansman giderine... 

 

Ne kaldı?  2... sadece 2 Milyon €

 

Şimdi ya kıçımızı kırıp kira + yarım sezon maliyeti 2 milyonu geçmeyecek bir forvet bulacağız; ya bonservisi elinde ve yıllık 4M€ helal olsuncu bir arkadaşı bu yıla 2 milyon yazacak şekilde alacağız... Ya da mutlaka ama mutlaka birini satıp o 2'yi 5-6 M€ yapacağız - ki yoklar piyasasında kumar oynayabilelim... 

 

Diğer bir alternatif ise yukarıdaki 3 alternatifin üçünü de şampiyonluk ekstra geliriyle birlikte (+5M€) düşünüp; bütçeyi sırasıyla 7 - 7 veya 13M€ olarak hesap edip, normalde vitrine bakıp mundar diyeceğin ciğerlere salça olarak, garanti 1 veya satıp alacaksak 2 transferle "ya herro ya merro" demek... Bu bıçağın bir yüzü seneye TT arenada dünya gözüyle CL gruplarında Messi seyretmek ise; diğer yüzü de iyi ihtimalde 2. bitirdiğin sezonda 3.TS'nin CL playoff turunu 6. Kasımpaşa'nın El grup kurasını TV'de izlemek hatta bunu 2 yıl boyunca yapmak zorunda kalmak...

 

Akılla kalbin ayrıldığı yerde bir karar vermek zorunda kalınca; ben, lig tablosuna bakıp "şampiyon FB veya BJK olacak olsaydı o riske girerdim ama konjonktürel olarak tepede olsa da stratejik olarak rakibimiz olmayan akbilspor bizden başka tek gerçekçi aday olarak orada dururken; kulübün önümüzdeki 3-5 yıllık planlarını altüst edecek bir riske sokmam" diyorum... 

 

Neticeten; al Balotelliyi 1,5 yıllık 6M€ ile ve bak dalgana; olursak ekime, olmazsak sikime kadar...


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#927 electrogs34

electrogs34

    Senior Member

  • Members
  • 4.228 mesaj

Yayınlanma tarihi 26 Aralık 2018 - 08:46 ÖS

Bir transfer dönemi daha başlarken; en tehlikeli ezeli rakibi CFCB olan her taraftar gibi asıl hortlatılması gereken topağı arka sayfadan bulup çıkartmayı kendime borç bilirim...

 

 

 

 

Bu tarz çalışmalar her türlü geyik muhabettinden katbe kat değerlidir gözümde. Ancak en basitinden maaşlardaki artış azalış doğru değil sanki!

 

DY6qv3.jpg

 

Rakamların ne olduğunu 

 

Bulabildiğim kaynaklara mail attım ve "TARİHİ EFSANE SUNUMUN " YENİDEN YOUTUBE DA yayınlandığını gördüm. Ben de tüm galatasaray.to üyelerine şiddetle izlemelerini tavsiye ederim. Bunu izleyince bizim hesap dışında tuttuğumuz çok fazla faktör olduğunu göreceksiniz. Umarım her çeyrek aynı raporla sistemi ile divanda aynı şekilde anlatılır bizde açıkca adım adım nereye gittiğimizi görürüz.

 

https://youtu.be/e_QXdHjzQYk?t=3083

 

Olur da telif melif gelir yeniden kalkmadan izleyin.

 

ayrıca geçmiş yıllarda galatasarayda neler konuşulmuş kelimesi kelimesine burada..

 

https://galatasarayd...si-tutanaklari/



#928 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.631 mesaj

Yayınlanma tarihi 27 Aralık 2018 - 09:26 ÖÖ

Bu tarz çalışmalar her türlü geyik muhabettinden katbe kat değerlidir gözümde. Ancak en basitinden maaşlardaki artış azalış doğru değil sanki!

 

DY6qv3.jpg

 

Rakamların ne olduğunu 

 

Bulabildiğim kaynaklara mail attım ve "TARİHİ EFSANE SUNUMUN " YENİDEN YOUTUBE DA yayınlandığını gördüm. Ben de tüm galatasaray.to üyelerine şiddetle izlemelerini tavsiye ederim. Bunu izleyince bizim hesap dışında tuttuğumuz çok fazla faktör olduğunu göreceksiniz. Umarım her çeyrek aynı raporla sistemi ile divanda aynı şekilde anlatılır bizde açıkca adım adım nereye gittiğimizi görürüz.

 

https://youtu.be/e_QXdHjzQYk?t=3083

 

Olur da telif melif gelir yeniden kalkmadan izleyin.

 

ayrıca geçmiş yıllarda galatasarayda neler konuşulmuş kelimesi kelimesine burada..

 

https://galatasarayd...si-tutanaklari/

 

Öncelikle telif sorunu olacağını düşünmüyorum. Yayına koyan kulüp resmi Youtube kanalı. 

 

Hepsini izleyecek zaman ayıramadım. Sadece Kaan Kançal'ın konuşmasıyla yetindim. Umutlanmadım desem yalan olur. Baya detaylı, karşılaştırmalı veriler ve uçağın burnunun aşağıya mı yoksa yukarıya mı yöneldiğini pekala güzel şekilde anlaşıldığı bir sunum olmuş.

 

Dikkat çekici ana başlıklar var.

 

Bayi teminatlandırması konusunda şok oldum. Yani kulüp olarak biz greyweekend, yellowfriday diye etkinlikler yapıyoruz. Taraftar hücum edip stokları eritiyor, parasını saçıyor. Ancak kulüp parasını bayilerinden tahsil edemiyor. Bayi iflas etmiş, konkordato ilan etmiş vs. ve sen adama mal teslim etmişsin. Adam belki ürünü de satmış durumda ancak paranı tahsil edemediğin gibi davaya konu bile edemiyorsun. Çok yazık. Bugün Türkiye'de teminat almadan bayilik hakkı veren bir kurum daha yoktur sanıyorum. Bayi dediğiniz adamlar küçük esnaftır. Zamanla para kazanırsa başka mağazalarda açarak işlerini büyütürler. Bayi mal istediği zaman cart diye mal gönderilir. En nihayetinde adam sizin ürününüzü satıyor. Siz de buradan gelir elde ediyorsunuz. Arkadaş nasıl teminat almazsınız. Adam sizden milyonlarca lira değerinde malı çekip kaçarsa ne yapacaksınız? Şimdi kulüp üretim maliyetlerine katlandığı ürünlerin, tahsilatını yapamadığı için mağaza devralmak ve mağaza stoklarından malzemesini geri almak yolu ile tahsilat yapmaya çalışıyor. Geçmiş yılların satılmamış ürününü satmak ne kadar kolay olacak? Geçmiş yıllarda bu malzemenin üretimi için harcanan sermayenin yaratacağı finansman yükünü tolere etmek kaç yıl alacak? 

 

Ben açıkçası kulübün mağaza devralmasına işletmecilik açısından hoş bakmam. Bayilik sistemi bir nevi satış sürecinin outsource edilmesidir. Mağazacılık maliyetli ve ciddi zor bir iş. Tek merkezden devralınacak onlarca belki yüzlerce mağazayı yönetmek de son derece zor. Kira, personel, stok kontrol vb. bu zor sürece bizim girmemiz anlamsız olur. Umuyorum bu devralma sürecini salt mağazanın stoklarını geriye çekmek amacıyla yapar ve bu mağazaları en kısa süre içerisinde profesyonel anlamda mağazacılık yapmak isteyen esnaf veya şirketlere devrederler. Bu yapılamıyorsa da umuyorum kapatırlar bu mağazaları. Radikal bir karar olur. Ancak parasını tahsil edemediğiniz bir mağazayı açık tutmak ve ürün üretmek kadar saçma bir iş olamaz. Bu yükün altına girmemeliyiz. Eğer bir satış kanalı olarak mağazacılığı kaliteli şekilde (yani gelirlerin tahsilatının adam gibi yapılabildiği bir yapı) yapamıyorsak da büyük iller dışındaki mağazaları kapatmak gerekir. Kulüp onlarca mağaza ile uğraşacağına (resmi siteye göre 98 mağaza var.) büyük şehirlerdeki mağazalarını sayısını azaltarak açık tutar ve online satış sürecinin adam işletilmesine harcar. Bu online satış süreci bile başlı başına bir maliyetse bu bile outsource edilebilir. Amazon, Hepsiburada vs. bir sürü profesyonel satış kanalı var. Gerekiyorsa kulüp bunlar üzerinden sadece stok sağlamak yoluyla ve bir miktar komisyonla da işlerini yürütebilir. Niye mağaza açılıyor? Geniş bir alanda ürünü tüketiciye ulaştırmak için. Biz moda markası değiliz. 30 milyon taraftarı hedefleyen bir mağazalar grubuyuz. İlla her yerde mağaza olmak zorunda değil. Mesela bu mağazalardan İstanbul'da olan bir tanesini örnek vereyim. Neomarin AVM'de bir mağaza var. Ben bu AVM'ye 1 kez gittim hayatımda. Onda da oradaki bir tekno markette cep telefonu vardı. Stokta 1 adet vardı. Onu satın almak için uğradım. Bu AVM yol üzerindedir ancak sadece haftasonları, hava bozukken yoğunluk yaşayan bir AVM'dir. Hafta içi bir çok diğer AVM gibi sinek avlar. Burada olmanın manası bile yok. Burayı biz de işletsek, profesyonel bir mağaza esnafı da işletse müşteri çekmesi zor. Ancak satış yapamasanız da kirasını, elektriğini, suyunu, ısınma maliyetini ve o mağazanın personel giderini ödüyorsunuz. Mağazaların baştan sona verimliliğe göre tekrar incelenmesi, bayi üzerinde kalan malların nakit veya gayri nakdi şekilde geriye tahsilatı ve baştan reorganize edilmesi gerekiyor.

 

Bir diğer önemli başlık amatör branşların 10 yıllık 200milyon$ zarar etmiş olmasıdır. Bu konuda görüşlerimi sıkılmadan okuyanlar biliyorlar zaten. Detaylı tekrar etmek istemiyorum. Kar etmeyen birim ya döner sermaye seviyesine çekilmelidir (yani gelir=gider olacak şekilde) ya da komple kapatılmalıdır. Radikal bir karardır. Ancak yapılmak zorundadır. Kaan Kançal'ın sunumuna göre ilk yöntem ciddi şekilde takip ediliyor. Hatta bütçeyi aşmalarını engellemek adına da her ayın sonunda belli günde branş branş ve kalem kalem yapılan harcamalar takip ediliyor. Bu güzel bir gelişme. Ancak önemli olan bunu sürdürülebilir kılmaktır. Bu yönetimin takipçisi olacağından eminim. Eğer yönetim değişirse umuyorum onlar da aynı kafa ile yola devam ederler. Bu 200milyon$ zararın içerisinde finansman yükü yok bu arada. Kabaca 10 yılda %35 finansman yüküne katlanmışsak bize aslında açtığı yara 270.000.000$ oluyor. Konsolide borcumuz bu kadar değil. Yazıktır.

 

Bir diğer önemli konu da Riva+Florya meselesi. Kağıt üzerinde Dursun Özbek tarafından burada yapılan icraat son derece başarılı gözüküyor. 2 projeden 1milyarTL bir garanti gelirimiz söz konusu. Bu gelir ortalam 5 yılda tahakkuk edecek bir gelir kalemi. Biz ilk taksidini de kırdırarak faiz yüküne katlandık. Ayrıca anladığım kadarıyla Emlak Konut bu rakamın üzerini de finanse etmekte. Bu nedenle biz Emlak Konut'a veya yetkilendirilmiş bir finans kuruluşuna kırdırmanın haricinde de faiz ödemekteyiz. Yanlış anlamış olabilirim bu kısmı. Hatam varsa birisi düzeltsin lütfen. 

 

Öte yandan Kaan Kançal'ın yaptığı hesaba göre ki bu doğrudur. Biz yıllık -200milyonTL ortalama zarar yazıyoruz konsolide olarak. Riva+Florya'dan gelecek para vadeli olduğu için kredi ana parasına katkı sağlamıyor. Çünkü oradan gelen para faiz ödemesine transfer olmuş olacak. Bu da 5 yıl vadede biz bu 2 arazimiz üzerinden elde edeceğimiz gelirler ile anca finansman giderimizi finanse etmiş oluyoruz. Elbette bu para minimum tutar. Gelirin artması olası. Beklentimiz de bu yönde. Ancak kesinliği yok. Buradaki beklenti ile ilgilide sunumda bir detay verilmemiş.

 

Ben Riva+Florya konusunda hata yapıldığını düşünüyorum. Riva'yı arazi olarak satarak borcu harcı silebilirdik. Şu an belirsiz bir gelir olarak 5 yıl ortalama vade ile ana paraya yaramaz şekilde mülk satmış olduk. Bu bence hatadır. (Bu başlıkta önceki mesajlarımda da bundan bahsetmiştim.)

 

Bir konu daha var ki çokca eleştirilmişti Dursun Özbek. Kaan Kançal'ın açıklamalarından anladığımı kadarıyla Florya arazisi konusunda devlet bizi biraz zorlayıcı hareket etmiş. 82 dönüm bir arazi var. 40dönümünün irtifak hakkı doluyor. Bu arazi devletin arazisi. İrtifak hakkını hazine yenilememiş. Anladığım kadarıyla tesisin bir kısmı zaten bu 40 dönümün üzerinde bulunuyor. Biz Florya'yı bu pakete dahil etmeseydik de bizi buradan çıkartabileceklerdi sonucuna ulaşıyorum. Ya da tesisi küçülterek faaliyetlere devam edebilecektik. Tapulu arazimi 22dönümmüş burada. 20 dönüm kadar da Spor Genel Müdürlüğü'ne tapulu olan ancak bizim irtifak hakkımızın olduğu bir arazi daha var. Bugün olmasa bile ileride bu irtifak hakkı dolduktan sonra ortada kalacaktık. Bu konuda Dursun Özbek yönetimi (ben de dahil) çok eleştirildi. Atatürk Havalimanı yıkıldıktan sonra oluşacak rantla daha büyük değer kazanabilirdik, erken satış yapılıyor denilmişti. Sanırım bu satışı yapmak zorunda zaten kalmışız. En az zararla çıkmayı tercih etmişler. O günün şartlarında doğru bir kararmış gibi gözüküyor.

 

Uçağın burnu benim izlediğim sunumdan anladığım kadarıyla yukarıya doğru gidiyor. Kur büyük sorun. Eğer kur en azından bundan sonrası için stabil kalır veya düşüşe geçerse işler çok daha hızlı toparlanacak. Küçülme kaçınılmaz gözüküyor. Doğrusu da bu. Sportif A.Ş.'yi gerçek anlamda bağımsız kılarsak ve istikrarlı başarı periyodu inşa edersek önümüz açık gözüküyor. Önemli olan yapılan kurguda ısrar edebilmek. Yönetimler bazlı değil, kulüp bazlı bakabilmek. Her yönetim plana sadık kalmalı. Popülist davranmamalı.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?





0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye