İçeriğe git


Resim
* * * * - 1 oy

18 Mart 1915 - Çanakkale Geçilmez !!!


This topic has been archived. This means that you cannot reply to this topic.
42 replies to this topic

#21 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 17.090 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 04:19 ÖS

kjDp4m.png



#22 YODA

YODA

    Senior Member

  • Members
  • 3.492 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 07:08 ÖS

ne mutlu ki "ana ben gidiyom düşmana karşı" diyenlerin, asla geriye dönmeyi düşünmeyenlerin, ölmeden mezara koyulanların torunları olmuşuz..


"Galatasaray, bir halatý hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takýmýdýr.”

#23 Galathian

Galathian

    Members

  • Members
  • 3.961 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 09:58 ÖS

Gururla alıntıladığım ve asla değiştirmeyeceğim, imzamdaki şehitlerimiz! Ve Fenerbahçeli şehitlerimiz.! Ve Beşiktaşlı şehitlerimiz! Ve başka spor ve ilim irfan ocaklarından şehitlerimiz! Ve Türk şehitlerimiz! Ve her etnik kökenden şehitlerimiz! Ve müslüman şehitlerimiz! Ve gayrımüslim şehitlerimiz! Ve onların yokluğunu bizler için, bağrına taş basarak kabul eden kadınlarımız! Bize kanınız ve canınızla hediye ettiğiniz bu vatan üzerinde yaşayan Türk Milleti olarak size sonsuza kadar minnettar ve borçlu kalacağız. Ruhlarınız şad olsun...


"Galatasaray'ın bu kahraman evlatları, 500 yıllık bu vatan topraklarını kurtarmak için şehid düştüler."

 

Ahmet Muhtar Bey, İdris Bey, Fuad Bey, Arif İsmail Bey, Ahmet Refik Bey, Cahid Bey, Cemil bey, Halid Fuat Bey, Muzaffer Bey, Vecdi Bey, Hasnun Galib Bey, Mehmet Ali Bey, Aziz Ulvi Bey, Agop Elmasyan Bey, İbrahim Orhan Bey, Said Fuad Bey, Neş'et Bey, Mehmet Refik Bey, Cevad Bey, Halet Bey, Memduh Bey, Hasib Bey, Celal İbrahim Bey, Ahmed Hamdi Bey, Mehmed Ali Bey, Sadi Bey, Fatin Bey.

 

"Ruhları şad olsun."


#24 ahmetgs17

ahmetgs17

    Junior Member

  • Members
  • PipPip
  • 28 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 10:18 ÖS

Bugün çektim;

Evin önünden boğazdaki İngiliz Gemisi ;

20150318_140323.jpg


Acele ve amatörce boğazın panoramik görüntüsü

20150318_140434.jpg

#25 ahmetgs17

ahmetgs17

    Junior Member

  • Members
  • PipPip
  • 28 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 10:18 ÖS

Çanakkale'den 18 Mart 2015 Manzaraları ;

20150318_134640.jpg?w=750
20150318_134647.jpg?w=750
20150318_134657.jpg?w=750
20150318_134700.jpg?w=750
20150318_134706.jpg?w=750
20150318_134712.jpg?w=750

#26 ahmetgs17

ahmetgs17

    Junior Member

  • Members
  • PipPip
  • 28 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 10:18 ÖS

20150318_134718.jpg?w=750
20150318_140119.jpg?w=750
20150318_140122.jpg?w=750
20150318_140127.jpg?w=750
20150318_140132.jpg?w=750
20150318_140140.jpg?w=750
20150318_140145.jpg?w=750
20150318_140154.jpg?w=750

#27 ahmetgs17

ahmetgs17

    Junior Member

  • Members
  • PipPip
  • 28 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 10:18 ÖS

Bunu da az önce çektim evin önünden sahilden. Kordonda havai fişek gösterisi...

https://www.facebook...203590115381940

#28 Namelessonegs

Namelessonegs

    Aslan

  • SIT
  • 35.866 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2015 - 11:05 ÖS

Bence Türkiye tarihinin en önemli olayı fakat biz en normal olaylardan biri gibi degerlendiriyoruz..En az zafer bayramı kadar degerli ve kutlanıp,hatırlanması gereken bir gün..Bu zafer olmasa,hicbir zaferi kutlayamazdık..Allah sehitlerimizi nur icinde yatırsın..
Kral Yokken Soytarilar Cosar, Kral Yokken Efelenir Cakallar, Verilen Her Aranin Bir sonu Vardir, Kral Mekana Gelince KOPEKLER AYAGA KALKAR!!!!!

#29 YODA

YODA

    Senior Member

  • Members
  • 3.492 mesaj

Yayınlanma tarihi 17 Mart 2017 - 05:44 ÖS

Cesaret... İnanç... Zafer...


"Galatasaray, bir halatý hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takýmýdýr.”

#30 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.867 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2017 - 01:43 ÖS

Pek çok şey yazılabilir Çanakkale Zaferi hakkında ama savaşın akışını bilen herkes "neden 18 mart?" diye soruyor; hatta Atatürk'e çakmak isteyen densizler de 18 Mart'ı sorgulamak yerine bu tarihe iyice sarılıp "zaferle Kemal'in alakası yoktur" diye böğürüyorlar. 

 

Ben 2002 yılında 285.KD olarak Keşan'da 102.Top.AK da askerlik yaptım. Acemi eğitiminin daha 10. gününde dizimi sakatladığım için kalan 18 günü kütüphanede geçirdim. zaten sonrasında da 6,5-7 ay boyunca asıl görev oalrak eğitim programlarının yazılmasında dağıtılmasında çalıştığım için askerliğim alay kütüphanesinde geçti. tabi bir sosyal öğrencisi olarak elime geçen herşeyi son satırına kadar okuma hastalığıyla mezun olduğumdan, o dönemde Türk subayları tarafından yazılan veya çevrilen pek çok kitap ve kitaplaştırılmış tez çalışması okudum WWI ve WWII hakkında. Alay Gelibolu 2.Kol.K.lığına bağlı olduğundan bunların büyük kısmı da Çanakkale ile ilgiliydi. Okuduklarımdan yaptığım çıkarımlardan aklımda kaldığı kadarıyla birşeyler yazmaya çalışayım..

 

Savaşta her ne kadar itilaf ve ittifak devletlerinden bahsediliyorsa da esasen İngiltere ve Almanya savaşmaktadır. Fransa'dan Rusya'ya, Osmanlı'dan dönek İtalya'ya kadar diğer ülkeler tali ülkelerdir ve taktik-stratejik kararlarda etkin olanlar patronlardır. 

 

İngiltere, 19.yy boyunca amerika'yı kaybettiği bağımsızlık savaşında aldığı dersleri pratiğe aktararak geçirmiştir. Amerika 1777'de kurulmuştur ama bugün bildiğiniz koca ülke değildir kurulan.. Kuzeyde Montreal'den başlayan, güneyde de Savannah nehrinde biten atlantik kıyısında bir bölgedir savaş alanı (totalde 2 TR alanı kadar) ve aslında belirleyici çatışmalar newyork - newjersey - maryland bölgesinde olmuştur. Bu bölgenin ortak özelliği de hepsi çanakkle boğazı büyüklüğünde nehir ağızlarıyla dolu olmasıdır. 

 

İngilizler, kıtadaki 60 bin kadar askerlerine bir o kadar daha destek birliği göndererek savaşı tutabileceklerini düşünmüşler ve bir noktaya kadar başarılı da olmuşlar. G.Washington en az 2; diğer komutanlar da 3'er 4'er defa savaş meydanlarında yenilmişler İngilizlere.. Sahada hem sayısal hem taktik hem de teknolojik üstünlük İngilizlerdeymiş.

 

Tam artık bağımsızlık hareketi bir savaştan çok bastırılmak üzere olan bir isyan boyutuna gelmişken imdada fransız ve ispanyol donanmaları yetişmiş. Kara savaşında donanma ne alaka diyeceksiniz ama işte o dediğim nehirler ve körfezler sayesinde özellikle fransız donanması savaş alanlarını gözle görecek kadar içeri girebilmiş; toplarıyla UK ordularının formasyonlarına saldırmış, bazı ingiliz kalelerini bombalamış ve çekilecek alan bırakmamış.. Özellikle Newyork bölgesinde ve virginia chesepeake körfezinde gemiden dışarı adım bile atmadan çok etkili olmuşlar, aynı şekilde ispanyollar da savannah river ve charleston civarında (zaten savaş bitince savaştıkları bölgenin güneyi (bütün florida ve meksika körfezi) onlara bırakılmış. Sonuçta ingilizler sırtlarını dayayacak bir güvenli bölge bulamayınca, bir nehirden veya körfezden karşıya geçerken bile ciddi sayıda asker kaybedince; denizden ikmal de alamayınca kuzeyi ve batıyı kapatan amerikan orduları karşısında dağılmışlar ve USA'in bağımsızlığı tanınmış.. Savaş boyunca ingiliz kayıplarının 3/4'ü denizde veya denizden gelen saldırılarda gerçekleşmiş.

 

İşte bu olaydan sonra ingilizler yaklaşımlarını değiştirip, öncelikle denizlerin tartışmasız hakimi olmaya - ki bu aynı dönemde genişleyen sömürge ağı ile yumurta-tavuk ilişkisi içindedir- ve güçlü oldukları yerde (yani suda) kalmaya, çok lazım değilse nihai hedefe gidene kadar karaya çıkmamaya karar vermişler. Çanakkale savaşındaki niyet de savunmanın elini kolunu bağlayıncaya kadar bombalayıp boğaz tabyalarını etkisizleştirince doğrudan istanbul'a saldıracak noktalara asker çıkartmak, bu askerlere de tıpkı fransızların amerikalılara yaptığı gibi denizden destek vermekmiş. yanlarnda getirdikleri sömürge ve anzak askerleri ise istanbul işgal ordularıymış.

 

İşte 18 mart bu yüzden önemli.. 1915 şubat ve mart ayındaki ağır bombardımanlar sonrasında, artık savunmanın seyreltildiğini düşünüp bitirici darbeyi vurmaya, tabi bu defa uzaktan saha bombardımanı şeklinde değil, net hedef atışlaryla müstahkem mevkileri yok edebilmek için boğaza girmeye karar veriyorlar ve hepinizin bildiği gibi muharip gemilerinin %80'i savaş dışı kalınca bu plandan vazgeçiyorlar. Canlı savunma varken birlik taşıyan gemileri geçirmeye kalkmak intihar olur çünkü.. 

 

Vazgeçiyorlar ama birşey de yapmaları lazım. Batı cephesinde çok iyi durumda değiller, çöl savaşında gelebilecekleri yere kadar geldiler, Rusya da yenilmek üzere ve bu olursa Almanya doğu cephesinden Osmanlı da kuzey cephesinden kurtulup biri batıya biri güneye konsantre olursa avrupa ana karasıyla süveyş kanalını aynı anda kaybedebilirler. Bu da zaten savaşı kaybetmek demek... O yüzden A planını revize edip sadece 40 günlük bir hazırlıkla 25 Nisan 1915'de karaya çıkmak zorunda kalıyorlar.

 

Seyrettiğiniz belgesellerde binbir hamaset içerisinde belki fark etmişsinizdir; UK bayrağı altında çıkanlar ve fransızlarla birlikte; arkadan gönderilen yedek piyadeler ve çölden gelenlerle neredeyse yarım milyon işgalci asker çıkmıştır Gelibolu'ya ve yarısı zaiyat olarak kayda geçmiştir, çünkü öyle aman aman savaşacak bir güç yoktur ellerinde.. 1915 koşulları için bile oldukça tırt sayılabilecek silahlarla gelmişlerdir. piyade tüfekleri, hafif makineliler, küçük havanlar ve en babası 3-5 kg mermi atan sahra topları.. o yıllarda batı cephesinde yürüyen gemi denen tanklar vardı, ağır topçu tümenleri vardı - ki bir yerde batı cephesinde atılan 100mm ve üzeri çaptaki top mermilerinin toplam sayısının 2 milyon gülle olduğunu (cephede savaşan toplam alman askeri sayısından fazla) okumuştum.  Bunun sebebi o askerlerin Gelibolu'da cephe savaşı yapmaya değil, İstanbul'a şehir işgal etmeye  getirilmesidir. Ekipman da ona göredir. Gelibolu için hazırlanmaya zamanları olsaydı, ne bileyim 100-200 ağır topçu bataryası veya 40-50 tank getirebilmiş olsalardı bugün bambaşka bir tarih okuyor olabilirdik. 

 

İşte 18 Mart 1915, aslında 9 Ocak 1916'yı mümkün kıldığı için bu kadar önemlidir. Yoksa o güne kadar tek bir tüfek mermisi atılmamıştır (sanırım Geyikli tarafına yapılan küçük bir şaşırtmaca harekatı hariç).

 

Tabi şu da var; irticacı yavşaklarca hep söylendiği gibi Cumhuriyet yönetimince Atatürk gerektiğinden fazla yüceltiliyor ve onun olmadığı işler görmezden geliniyor olsaydı; 18 Mart kutlanmaz, yok sayılır, onun yerine 9 Ocak 1916'yı kutlardık. çünkü Miralay Mustafa Kemal Bey'in zaferi o'dur...


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#31 HHMüdüroglu

HHMüdüroglu

    Senior Member

  • Members
  • 1.855 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2017 - 02:13 ÖS

Blog yap okuyalım abi


Where there is a will, there is a way.

#32 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 27.264 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2017 - 02:25 ÖS

Çanakkaleliyim ben, anlamı çok başka orasının beni  için, anne-baba evi, Çanakkale geçilmez...


İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#33 ÖNDER RB

ÖNDER RB

    Members

  • Members
  • 25.273 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2017 - 03:10 ÖS

Bu arada bir dip not da ben vereyim, Çanakkale aslında geçilmiş, bir kaç denizaltı aralıklı olarak tabyaları ve mayınları geçerek Marmaraya girmeyi başarmıştır, hatta bunlar yüzünden denizden Çanakkaleye takviye bir süre yapılamamış, karayolu kullanılmış, cephede önemli zorluklar yaşanmıştır.

 

18 Mart bir tarihin yeniden yazılmasının başlangıcıdır, çanakkale 57 bin şehit, 11 bin kayıp, 100 bin sakat verilen bir destandır, hepsinin ruhları şad olsun....



#34 heroesoflife

heroesoflife

    Senior Member

  • SIT
  • 2.669 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2017 - 06:18 ÖS

Canakkale gecildi vr gecilmeye devam edecek. Cinali'yi duymadiniz heralde kapi gibi kopru var. Canakkale gecilmezmis hadi ordan (!)

#35 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 30.908 mesaj

Yayınlanma tarihi 20 Mart 2017 - 01:13 ÖÖ

Pek çok şey yazılabilir Çanakkale Zaferi hakkında ama savaşın akışını bilen herkes "neden 18 mart?" diye soruyor; hatta Atatürk'e çakmak isteyen densizler de 18 Mart'ı sorgulamak yerine bu tarihe iyice sarılıp "zaferle Kemal'in alakası yoktur" diye böğürüyorlar.

Ben 2002 yılında 285.KD olarak Keşan'da 102.Top.AK da askerlik yaptım. Acemi eğitiminin daha 10. gününde dizimi sakatladığım için kalan 18 günü kütüphanede geçirdim. zaten sonrasında da 6,5-7 ay boyunca asıl görev oalrak eğitim programlarının yazılmasında dağıtılmasında çalıştığım için askerliğim alay kütüphanesinde geçti. tabi bir sosyal öğrencisi olarak elime geçen herşeyi son satırına kadar okuma hastalığıyla mezun olduğumdan, o dönemde Türk subayları tarafından yazılan veya çevrilen pek çok kitap ve kitaplaştırılmış tez çalışması okudum WWI ve WWII hakkında. Alay Gelibolu 2.Kol.K.lığına bağlı olduğundan bunların büyük kısmı da Çanakkale ile ilgiliydi. Okuduklarımdan yaptığım çıkarımlardan aklımda kaldığı kadarıyla birşeyler yazmaya çalışayım..

Savaşta her ne kadar itilaf ve ittifak devletlerinden bahsediliyorsa da esasen İngiltere ve Almanya savaşmaktadır. Fransa'dan Rusya'ya, Osmanlı'dan dönek İtalya'ya kadar diğer ülkeler tali ülkelerdir ve taktik-stratejik kararlarda etkin olanlar patronlardır.

İngiltere, 19.yy boyunca amerika'yı kaybettiği bağımsızlık savaşında aldığı dersleri pratiğe aktararak geçirmiştir. Amerika 1777'de kurulmuştur ama bugün bildiğiniz koca ülke değildir kurulan.. Kuzeyde Montreal'den başlayan, güneyde de Savannah nehrinde biten atlantik kıyısında bir bölgedir savaş alanı (totalde 2 TR alanı kadar) ve aslında belirleyici çatışmalar newyork - newjersey - maryland bölgesinde olmuştur. Bu bölgenin ortak özelliği de hepsi çanakkle boğazı büyüklüğünde nehir ağızlarıyla dolu olmasıdır.

İngilizler, kıtadaki 60 bin kadar askerlerine bir o kadar daha destek birliği göndererek savaşı tutabileceklerini düşünmüşler ve bir noktaya kadar başarılı da olmuşlar. G.Washington en az 2; diğer komutanlar da 3'er 4'er defa savaş meydanlarında yenilmişler İngilizlere.. Sahada hem sayısal hem taktik hem de teknolojik üstünlük İngilizlerdeymiş.

Tam artık bağımsızlık hareketi bir savaştan çok bastırılmak üzere olan bir isyan boyutuna gelmişken imdada fransız ve ispanyol donanmaları yetişmiş. Kara savaşında donanma ne alaka diyeceksiniz ama işte o dediğim nehirler ve körfezler sayesinde özellikle fransız donanması savaş alanlarını gözle görecek kadar içeri girebilmiş; toplarıyla UK ordularının formasyonlarına saldırmış, bazı ingiliz kalelerini bombalamış ve çekilecek alan bırakmamış.. Özellikle Newyork bölgesinde ve virginia chesepeake körfezinde gemiden dışarı adım bile atmadan çok etkili olmuşlar, aynı şekilde ispanyollar da savannah river ve charleston civarında (zaten savaş bitince savaştıkları bölgenin güneyi (bütün florida ve meksika körfezi) onlara bırakılmış. Sonuçta ingilizler sırtlarını dayayacak bir güvenli bölge bulamayınca, bir nehirden veya körfezden karşıya geçerken bile ciddi sayıda asker kaybedince; denizden ikmal de alamayınca kuzeyi ve batıyı kapatan amerikan orduları karşısında dağılmışlar ve USA'in bağımsızlığı tanınmış.. Savaş boyunca ingiliz kayıplarının 3/4'ü denizde veya denizden gelen saldırılarda gerçekleşmiş.

İşte bu olaydan sonra ingilizler yaklaşımlarını değiştirip, öncelikle denizlerin tartışmasız hakimi olmaya - ki bu aynı dönemde genişleyen sömürge ağı ile yumurta-tavuk ilişkisi içindedir- ve güçlü oldukları yerde (yani suda) kalmaya, çok lazım değilse nihai hedefe gidene kadar karaya çıkmamaya karar vermişler. Çanakkale savaşındaki niyet de savunmanın elini kolunu bağlayıncaya kadar bombalayıp boğaz tabyalarını etkisizleştirince doğrudan istanbul'a saldıracak noktalara asker çıkartmak, bu askerlere de tıpkı fransızların amerikalılara yaptığı gibi denizden destek vermekmiş. yanlarnda getirdikleri sömürge ve anzak askerleri ise istanbul işgal ordularıymış.

İşte 18 mart bu yüzden önemli.. 1915 şubat ve mart ayındaki ağır bombardımanlar sonrasında, artık savunmanın seyreltildiğini düşünüp bitirici darbeyi vurmaya, tabi bu defa uzaktan saha bombardımanı şeklinde değil, net hedef atışlaryla müstahkem mevkileri yok edebilmek için boğaza girmeye karar veriyorlar ve hepinizin bildiği gibi muharip gemilerinin %80'i savaş dışı kalınca bu plandan vazgeçiyorlar. Canlı savunma varken birlik taşıyan gemileri geçirmeye kalkmak intihar olur çünkü..

Vazgeçiyorlar ama birşey de yapmaları lazım. Batı cephesinde çok iyi durumda değiller, çöl savaşında gelebilecekleri yere kadar geldiler, Rusya da yenilmek üzere ve bu olursa Almanya doğu cephesinden Osmanlı da kuzey cephesinden kurtulup biri batıya biri güneye konsantre olursa avrupa ana karasıyla süveyş kanalını aynı anda kaybedebilirler. Bu da zaten savaşı kaybetmek demek... O yüzden A planını revize edip sadece 40 günlük bir hazırlıkla 25 Nisan 1915'de karaya çıkmak zorunda kalıyorlar.

Seyrettiğiniz belgesellerde binbir hamaset içerisinde belki fark etmişsinizdir; UK bayrağı altında çıkanlar ve fransızlarla birlikte; arkadan gönderilen yedek piyadeler ve çölden gelenlerle neredeyse yarım milyon işgalci asker çıkmıştır Gelibolu'ya ve yarısı zaiyat olarak kayda geçmiştir, çünkü öyle aman aman savaşacak bir güç yoktur ellerinde.. 1915 koşulları için bile oldukça tırt sayılabilecek silahlarla gelmişlerdir. piyade tüfekleri, hafif makineliler, küçük havanlar ve en babası 3-5 kg mermi atan sahra topları.. o yıllarda batı cephesinde yürüyen gemi denen tanklar vardı, ağır topçu tümenleri vardı - ki bir yerde batı cephesinde atılan 100mm ve üzeri çaptaki top mermilerinin toplam sayısının 2 milyon gülle olduğunu (cephede savaşan toplam alman askeri sayısından fazla) okumuştum. Bunun sebebi o askerlerin Gelibolu'da cephe savaşı yapmaya değil, İstanbul'a şehir işgal etmeye getirilmesidir. Ekipman da ona göredir. Gelibolu için hazırlanmaya zamanları olsaydı, ne bileyim 100-200 ağır topçu bataryası veya 40-50 tank getirebilmiş olsalardı bugün bambaşka bir tarih okuyor olabilirdik.

İşte 18 Mart 1915, aslında 9 Ocak 1916'yı mümkün kıldığı için bu kadar önemlidir. Yoksa o güne kadar tek bir tüfek mermisi atılmamıştır (sanırım Geyikli tarafına yapılan küçük bir şaşırtmaca harekatı hariç).

Tabi şu da var; irticacı yavşaklarca hep söylendiği gibi Cumhuriyet yönetimince Atatürk gerektiğinden fazla yüceltiliyor ve onun olmadığı işler görmezden geliniyor olsaydı; 18 Mart kutlanmaz, yok sayılır, onun yerine 9 Ocak 1916'yı kutlardık. çünkü Miralay Mustafa Kemal Bey'in zaferi o'dur...

Hocam bir duzeltme yapayim. Tanklar I. Dunya savasinin hicbir cephesinde kader tayin edici rol oynamamistir. Daha cok piayde destegi olarak cok sinirli etkisi olmustur. Ha keza bircogu mekanik problem yuzunden beklenen karkinin 10 da birini yapamamistir. Aksi olsaydi bati cephesindeki seneler suren siper savaslari da olmazdi.

Yani demem o ki 100 tank ta getirseler sonuc degismezdi. Ayrica bolgenin cografi yapisi da o donemki tanklar icin uygun degil muhtemelen kiyida saplanip kalirdi. Cikartma yapilan yerlerin cogu yalcin kayalik. Ha keza agir toplai da o donem denizden getirip kiyidan iceriye sokmak cok guc. Oyle bir durum olsa ilk akimda getirmedikleri agir silahlaei sonrasinda cepheye yigarlardi. Bence teknik olarak cok feasible olmadigi icin gemilerden bombardimanla sinirli kalmislar.
10 HAGI

#36 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.867 mesaj

Yayınlanma tarihi 20 Mart 2017 - 03:26 ÖS

Hocam bir duzeltme yapayim. Tanklar I. Dunya savasinin hicbir cephesinde kader tayin edici rol oynamamistir. Daha cok piayde destegi olarak cok sinirli etkisi olmustur. Ha keza bircogu mekanik problem yuzunden beklenen karkinin 10 da birini yapamamistir. Aksi olsaydi bati cephesindeki seneler suren siper savaslari da olmazdi.

Yani demem o ki 100 tank ta getirseler sonuc degismezdi. Ayrica bolgenin cografi yapisi da o donemki tanklar icin uygun degil muhtemelen kiyida saplanip kalirdi. Cikartma yapilan yerlerin cogu yalcin kayalik. Ha keza agir toplai da o donem denizden getirip kiyidan iceriye sokmak cok guc. Oyle bir durum olsa ilk akimda getirmedikleri agir silahlaei sonrasinda cepheye yigarlardi. Bence teknik olarak cok feasible olmadigi icin gemilerden bombardimanla sinirli kalmislar.

 

Valla o sadece benim değil, daha fetöcülerin ışık hızıyla 42 yaşında general olmadığı dönemde Türk ordusunun kurmay subaylarının da fikri.. Tankların WWII etkisi yapması zaten beklenmiyor; geçilecek bölgede piyadeyi yavaşlatacak dikenli teldir AMP'dir bunları temizlesin, siperlerin üzerinden atlayabilsin, hareket halindeyken bir tür mobil-siper etkisi görsün ve yanında kıyısında asker taşısın; bir de piyadenin atla eşekle çekmeye çalıştığı orta siklet toplardan ikisini ve birkaç da makineli tüfeği giderken gövdesinde götürsün, yeter.. Tank olsaydı karşısında anti-tank tedbirlerinin hemen hiçbiri olmadan savaşacaktı çünkü.. Kader tayin edicilik göreceli bir kavram, bir sherman veya tiger değil tabi hiçbiri; ama tüfekle ateş edemediğin, elindeki iki tekerleğin dingiline oturtulan topla da nişan alamadığın hareketli bir savaş makinesi işte... ilk çağdaki savaş arabaları gibi etki ederdi bence safları dağıtma konusunda.. 

 

ki konu sadece tank değil,  senle benzer nedenlerle tanktan daha etkili olacağını düşündüğüm self-propelled yani kundağı motorlu topları da yoktu... Tank'ın topu biraz laf olsun modunda, daha çok 20-25 mm mermi atıyor ama 150 - 200 - 250 mm isabetli atış yapan toplar işi kökünden değiştirirdi.. 

 

Zaten bu ikisine yeterli sayıda sahip olmuş olsalardı kara harekatını farklı şekilde planlarlardı. Mesela ellerinde o kadar fazla kara gücü de varken saroz körfezinin güneyine çıkıp coğrafi problemi olmayan 4-5 kanaldan birini kullanarak yarımadayı dikine keserek kuşatabilir, ellerinde kalan savaşabilir gemilerle denizden de ateş altına alıp bastırabilirlerdi.. 

 

Neden yapmadılar? basit aslında.. aşırı özgüvenle geldiler, sadece A planı ile geldiler, B planı dediğimiz kara harekatı bile bir uyarlama harekatıydı; mecbur kalınması - düşünülmesi - uygulamaya konması 40 gün sürmedi (18 mart- 25 nisandı galiba ilk çıkartma). Doğal olarak heavy-artillery denen bu savaşçı birlik türünün ne askerini ne silahını sipariş edecek vakitleri yoktu. Sonuçta öyle veya böyle elde edilmiş geçici ama tam bir (ege-akdeniz) deniz hakimiyeti vardı ve sonsuza kadar öyle kalacağı düşünülmüyordu; kara birliklerini denizde kayıp vermeden girit ve kıbrıstan taşıyıp sahile atarsak, yarımadayı bir şekilde alırız diye düşünüldü... 

 

Sonuçta 19 Mayıs'ta Samsun'a çıkan adam; kimsenin tanımadığı bir ordu müfettişi olsa, "Çanakkale Kahramanı Mustafa Kemal Bey" olmasaydı; Anadoluda o kadar da sözü dinlenmeyebilirdi... Böyle bir neden-sonuç ilişkisi var ve bunda da Churchill'in siyasi hayatını bu yüzden neredeyse bitiren ukalalığının payı büyük... 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#37 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 30.908 mesaj

Yayınlanma tarihi 20 Mart 2017 - 10:51 ÖS

Aslinda agir toplari yok degil var. Anzac kaynaklarinda agir silahlarin kiyidan iceriye aktarilamadigindan bahseder. Hem cografya buna izin vermemis hem de osmanli bataryalari surekli baski altinda tutmus.bu sebeple daha cok dag topcusu denen hafif artillery birlikler tercih edilmis. Ates gucu olarak agirlikli naval artillery uzerine straeji kurgulamislar. Bugunku anlamda havadan kesif imkani olmayinca Onun da etkisi sinirli kaliyor

Ha osmanli bataryasi da agirlikli olarak 75 lik alman krupss lar. Caginin 40 ile 100 yil gerisindeki toplar. Keza osmanli da savas gucunun onemli kismini balkan savasinda tuketmis durumda..Hatta istanbuldaki savas muzesinde sergilenen tarihi toplarin bile canakkaleye nakledilip kullanildigi soylenir. Yone de Anzac kaynaklarinda osmanlinin kara toplarindaki istunlugunun epey can yaktigindan bahsederler. Alman yapimi agir toplarla dusman ikmal gemilerine, daglik kesime yerlestirilmis daha hafif toplarla da kiyidaki anzaclara epey kayip verdirmisiz.
Tanki topu gectim ilk cikan anzac birliklerinde el bombasi bile yok ki o donem yakin siper savaslarinin en onemli silahi sayiliyor. Osmanli bol miktarda alman yapimi el bombasi kullanirken Anzac lar konserve kutularindan yaptiklari eyp leri kullaniyorlar bir sure..

Dedigin gibi got kalkikligi savasi kaybetmelerindeki en buyuk etken. Denizden kolaylikla gecebileceklerini dusundukleri icin agirlikli plan bunu uzerine kurgulanmis.. Bunun yanisira cografyaya hakim olmamalari(ellerindeki haritalar bile tam dogru degil), osmanlinin gucunu kucumsemeleri, hatali noktalara cikartma yapmalari, osmanlinin uzun sure dusmani kiyida tutup iceri sokmamasi seklindeki basarili stratejisi, dusman kumanda kademesindeki yetersizlikler, koordinasyon eksikligi vb vb sayilabilir..

Evet askeri acidan bakarsak savasin galibi Osmanli gibi gozukse de allied forces savastaki kayiplarini cok daha kisa surede telafi edebilmistir. Osmanli ise bu savasta kaynaklarinin cogunu tuketmis ve savas sonuna kadar bir daha belini dogrultamamis. Canakkale bedeli cok agir olan bir zaferdir. Oylesine agir ki savas sonrasinda hatta kurtulus savasi sonrasinda cumhuriyet turkiyesinde bile o bedelin izleri var. topunu tufegini gectim osmanli zaten az sayida olan nitelikli insan gucunun onemli kismini da orada tuketmis. Herhalde memlekette buyuk buyuk akarabalarindan canakkale savasinda sehit olmayan pek az insan vardir..

Bu arada bizim resmi tarih kaynaklarinda canakkale ile ilgili tonla yalan yanlis bilgi mevcut. Ozellikle liselerdeki ders kitaplari falan silme yalan.. misal Liman Von Sanders Pasa nin aptal bir asker oldugu, M.Kemalin surekli onun hatalarini duzelttigi falan zikredilir ki fevkalade yanlis bir bilgidir. adamin cikartma in ana noktasini hatali sekilde Saros olarak tahminlemesi ( ki aslinda mantikli yer orasi) uzerinden surekli sokup cikarilir. Aslinda adamin asil hususiyeti savas oncesinde canakkaledeki savunmayi organize etmesidir. Savas sirasinda da oyle yazilip cizildigi gibi sacmasapan isler yapmamis. Hatta Ataturkun sivrilmesinde onemli rolu var. ha keza Ataturk te sanders pasa hakkinda kotu konusmuyor. Sanders daha sonra yazdigi anilarinda da M.Kemal ile ilgili guzel seyler soyluyor. Ingilizler, anzaclar falan savasin tarafi olmalarina ragmen savasla ilgili kaynaklari cok daha tarafsiz. Bizim kaynaklara baksan M.Kemal savasi tek basina kazandi. Liman von sanders patatesti, dusmani bulut aldi goturdu gibi tonla sacmalik var.
10 HAGI

#38 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.867 mesaj

Yayınlanma tarihi 21 Mart 2017 - 12:14 ÖS

Ingilizler, anzaclar falan savasin tarafi olmalarina ragmen savasla ilgili kaynaklari cok daha tarafsiz. Bizim kaynaklara baksan M.Kemal savasi tek basina kazandi. Liman von sanders patatesti, dusmani bulut aldi goturdu gibi tonla sacmalik var.

 

Tarihçilerinin bilim adamı sorumluluğu bir tarafa; güncel savaşları haberleştirirken bile o kadar tarafsızlar ki..

 

Falkland savaşı sırasında BBC başta olmak üzere tüm ingiliz medyasında adanın adı Falkland-LasMalvinas diye hem İngiliz hem Arjantin tarafının verdiği adıyla kullanıldı mesela... BBC buna yapılan eleştirilere, "savaş ingilterenin savaşı ama haberci oalrak bizim savaşımız değil, tarafsız davranmak zorundayız" dedi.. Düşünsenize TRT'de böyle birşey olduğunu.. Biz daha Batı Trakya'da Bulgaristan'da Makedonya'daki yerlerin adını bile hâla ve sadece Türkçe karşılıklarıyla kullanıyoruz.. 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#39 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 27.264 mesaj

Yayınlanma tarihi 18 Mart 2018 - 10:59 ÖÖ

Gecilmedi gecilmeyecek.
İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#40 Yasin Karabulut

Yasin Karabulut

    Pesimist

  • Administrators
  • 17.090 mesaj

Yayınlanma tarihi 20 Mart 2018 - 12:53 ÖS

Dikkat ettiyseniz, Afrin mevzusuna Çanakkale kurban edilmiş gibi bir durum oluştu. Ben mi yelden nem kapıyorum yoksa?