İçeriğe git


Resim
- - - - -

Dolores O'Riordan (Efsaneler Asla Ölmez )


  • Please log in to reply
23 replies to this topic

#1 duncanferguson

duncanferguson

    İzmir

  • Members
  • 2.413 mesaj

Yayınlanma tarihi 12 Nisan 2007 - 08:12 ÖS

Dolores'in yayýn tarihi sürekli ertelenen albümünün ismi "Are You Listening?" olarak belirlendi. Albüm Amerika'da 8 Mayýs 2007 tarihinde Sanctuary Records tarafýndan yayýnlanacak. Dolores albümünü desteklemek amacýyla 2007 yýlýnýn yaz aylarýnda dünya turuna çýkacak. Albümdeki parçalar þu þekilde.. 1. Ordinary Days (4.04) 2. When We Were Young (3.23) 3. In the Garden (4.27) 4. Human Spirit (4.00) 5. Loser (2.56) 6. Stay with Me (4.01) 7. Apple of My Eye (4.42) 8. Black Widow (4.56) 9. October (4.38) 10. Accept Things (4.11) 11. Angel Fire (5.02) 12. Ectasy (5.13) Belfast' ýn terörist kýzý gerçekten gerek sansasyonel politik ve aykýrý yaþamý gerekse o hüzünlü sesiyle hayatýmda önemli yeri olan bir müzisyen kimbilir belki forumda da çýkar Dolores haliyle Cranberries severler.

#2 Kapi

Kapi

    Senior Member

  • Members
  • 1.429 mesaj

Yayınlanma tarihi 13 Nisan 2007 - 07:58 ÖÖ

Cranberries hosuma giden bir grup'tu. Nasil bir tarz album oldu merak ediyorum...

#3 reallion

reallion

    Senior Member

  • Members
  • 1.819 mesaj

Yayınlanma tarihi 14 Nisan 2007 - 12:24 ÖÖ

kadýn solistleri ve bayýk müziði sevmememe raðmen cranberries'ýn herhangi bir parçasýný duyduðumda bile kendimi uzak diyarlarda hissetmiþimdir. bir çeþit transa giriyorum. üzülsem mi coþsam mý anlamýyorum. bende yarattýðý bu bilinmezlik nedeniyle hastayým kendilerine. ps: maksadým bayýk müzik yapýyolar dmek deðildi. nasýl anlatacaðýmý bilmiyorum.

#4 Guest__*

Guest__*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 14 Nisan 2007 - 02:55 ÖÖ

Dolores solo albüm mü çýkarýyor?

#5 duncanferguson

duncanferguson

    İzmir

  • Members
  • 2.413 mesaj

Yayınlanma tarihi 14 Nisan 2007 - 01:37 ÖS

Amerika' da çýkacak yakýnda bizedegelir heralde :) Þu aralar Dream'da Ordinary Day i izleyebilirsiniz, Bir an için kimse yazmýcak sandým ama saðolsunlar :D

#6 Guest_Crohn_*

Guest_Crohn_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 24 Nisan 2007 - 11:23 ÖS

Cranberries ve Dolores benim için de çok önemli isimlerden biri. Albümü henüz Türkiye'de çýkmamýþ anladýðým kadarýyla ama internete düþmüþ her zamanki gibi.Ordinary Day'i beðendim.Dolores'in sesi zaten muhteþem,parçanýn aralarýndaki gitar tonlarý çok hoþ.Parça insana enerji veriyor,tavsiye ederim..


Eklenmiş Resim

Eklenmiş Resim

#7 Guest_Leotheking_*

Guest_Leotheking_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 25 Nisan 2007 - 12:24 ÖÖ

Kendisinin ve muziginin onunde saygýyla egilirim... Buyuksun Dolores abla (Dolores O'Riordan Burton) :) :gitar: Dinlemeye doyamadýgým sarkýlardýr...

#8 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 24.898 mesaj

Yayınlanma tarihi 17 Haziran 2007 - 03:02 ÖS

Ordinary Day muhteþem þarký, Dolores de bir güzelleþmiþ olgunlaþmýþ, kýzý ilham kaynaðý olmaya devam eder umarým, bir gün Ýrlandayý görmek nasip olur bir de umarým... :)

#9 duncanferguson

duncanferguson

    İzmir

  • Members
  • 2.413 mesaj

Yayınlanma tarihi 17 Haziran 2007 - 09:03 ÖS

ya çok duygulandým taa ne zaman açtýým bir baþlý yine gündeme oturmuþ :lol: Doli bir tanedir dünya turnesi kapsamýnda bizede bir uðramasýný bekliyoruz bu yaz hatta bu yüzden henüz yazýn rock fest programýný yapmadým desem yeridir, Bide millet Norah aplam bir aðustosta istanbul a geliyormuþ yav kafam karýþtý bunca festival konser :karisik:

#10 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 24.898 mesaj

Yayınlanma tarihi 17 Haziran 2007 - 09:38 ÖS

Evanescence da gelecek aklýnda olsun...

#11 Guest_Leotheking_*

Guest_Leotheking_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 20 Haziran 2007 - 12:35 ÖÖ

Ordinary Day muhteþem þarký, Dolores de bir güzelleþmiþ olgunlaþmýþ, kýzý ilham kaynaðý olmaya devam eder umarým, bir gün Ýrlandayý görmek nasip olur bir de umarým... :)


9. parca - "October" da çok güzel þarký....

10. - "Accept Things" de fena degil...

Genel olarak album birkac dinlemeden sonra daha da zevk veriyor tabii Dolores severler icin.. :)

#12 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 24.898 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 08:32 ÖÖ

Öldü. :(

 

İlk yabancı karışık kasedimi Akmar'da yaptırmıştım, dön dön Cranberries dinlerdim, Çanakkale'den büyük şehre gelmiş insan için olaydı walkman-yabancı kaset falan.

 

Çok üzüldüm.


İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#13 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.630 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 10:02 ÖÖ

Bazı gruplarda birey birey sempati duyulan isimler vardır. Bazılarında ise birisi öyle bir öne çıkar ki grupla bir bütün haline gelir. Dolores öyle bir insandı. Dolores, The Cranbberies demekti, The Cranberries'de Dolores demekti. 

 

Nice şarkıları var. Zombie herhalde en meşhuru. Ancak benim için en büyük parçaları Bosnia olmuştur. Bosna'da yaşanan haksızlığa, insan hakları suçuna Avrupa'nın insan hakları ihracatçıları, ona buna insan hakları satmaya çalışarak gıklarını bile çıkartmazken bu kadın sahnede Bosna diye çırpınıyordu.

 

RIP Dolores

 

 

"Bosnia"

 
I would like to state my vision, 
Life was so unfair. 
We live in our secure surroundings, 
And people die out there. 
 
Bosnia was so unkind. 
Sarajevo changed my mind. 
And we all call out in despair. 
All the love we need isn't there. 
And we all sing songs in our room. 
Sarajevo erects another doom. 
 
Sarajevo, Sarajevo, Sarajevo, Sarajevo. 
Bosnia was so unkind. 
Sarajevo, Sarajevo, Saraje- 
Bosnia was so unkind. 
 
Sure things would change if we really wanted them to. 
No fear for children anymore. 
There are babies in their beds, 
Terror in their heads, 
Love for the love of life. 
 
When do the saints go marching in? [X4]
Walk on tip toe...

  • Yasin Karabulut bunu beğendi

IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#14 duncanferguson

duncanferguson

    İzmir

  • Members
  • 2.413 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 10:37 ÖÖ

vay be tam başlığını geleyimde açayım dedim. İşin ekmek yiyenler tarafında hiç olmadım ama bir şekilde Björk gibi, Alanis gibi, Janis gibi, Pj gibi,Şebo gibi hayatımıza dokunan kadınlardan biri belkide en birincisiydi. Gerçekten üzdü. Hani denir ya bu dünya iyi insanlar için tam bir cehennemdir harbiden öyle ya.


"Bu takımın beni en mutlu ettiği dönem Kalli'nin ilk geldiği dönemdir."


#15 frodo555

frodo555

    Artista!

  • SIT
  • 10.337 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 12:28 ÖS

Yanlış hatırlamıyorsam birkaç ay önce eşim söylemişti; bir hastalığı varmış ve yine yanlış hatırlamıyorsam psikolojik bir rahatsızlıktı... Stüdyoda kayıt yaparken ölmüş deniyor, acaba aldığı ilaçlarla mı ilgili diye düşünüyorum...

 

Bu arada bilmeyenler için; Can'ın bahsettiği Akmar Kadıköy'de bir pasaj (dı hala var mı, kentsel dönüştü falan mı bilmiyorum)...arka arkaya iki binanın içinden geçip mühürdar ile iskele sokak birbirine bağlanırdı..  Pasaj bir merkez olmakla birlikte; pasajdan çok perşembe günleri olması lazım iskele tarafındaki sokağında bir tür semt pazarı önemliydi aslında.. Öyle bir pazar ki, domates biber yerine, rock ağırlıklı kaset plak tshirt CD kitap falan satılan bir mahalle pazarı düşünün; tüm sokak boyunca... Bursa'daki Santana plakçısı Engin'in önerisiyle 1990 yılından itibaren falan her hafta olmasa da 2 haftada 1 günübirlik gidip ne bulursak yağmalardık o pazardan müzik adına.. Orada late-40's bir abinin tezgahı favorimdi, bugün bile hâla dinlediğim pek çok grubu o önermişti; hatta YES hakkında kitap yazmaya çalışıyordu o dönem... Adını unuttuğum o abi sayesinde delifişek kesif death-metalci olarak girdiğimiz teenager yaşlarımızdan 20'lerimize Spyro Gyra  / Camel / Stanley Clarke falan dinleyen kılkuyruk tiplere evrilerek çıkmıştık :) 


Galatasaray'dan gitmek isteyen gönderilir; hep öyle olmuştur. İstemeyen de gitmemiştir (Metin Oktay).


I'm forever blowing bubbles / pretty bubbles in the air / They fly so high, they reach the sky / And like my dreams they fade and die /

Fortune's always hiding / I've looked everywhere / I'm forever blowing bubbles / Pretty bubbles in the aeee!!


#16 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 24.898 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 12:37 ÖS

Bipolar oldugu acıklanmıstı zaten, bir hostesle kavga etmişti uçakta, ağır ilaçlar üstüne alkol aldıysa bünye kaldırmamış olabilir.


İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#17 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.630 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 01:36 ÖS

Yanlış hatırlamıyorsam birkaç ay önce eşim söylemişti; bir hastalığı varmış ve yine yanlış hatırlamıyorsam psikolojik bir rahatsızlıktı... Stüdyoda kayıt yaparken ölmüş deniyor, acaba aldığı ilaçlarla mı ilgili diye düşünüyorum...

 

Bu arada bilmeyenler için; Can'ın bahsettiği Akmar Kadıköy'de bir pasaj (dı hala var mı, kentsel dönüştü falan mı bilmiyorum)...arka arkaya iki binanın içinden geçip mühürdar ile iskele sokak birbirine bağlanırdı..  Pasaj bir merkez olmakla birlikte; pasajdan çok perşembe günleri olması lazım iskele tarafındaki sokağında bir tür semt pazarı önemliydi aslında.. Öyle bir pazar ki, domates biber yerine, rock ağırlıklı kaset plak tshirt CD kitap falan satılan bir mahalle pazarı düşünün; tüm sokak boyunca... Bursa'daki Santana plakçısı Engin'in önerisiyle 1990 yılından itibaren falan her hafta olmasa da 2 haftada 1 günübirlik gidip ne bulursak yağmalardık o pazardan müzik adına.. Orada late-40's bir abinin tezgahı favorimdi, bugün bile hâla dinlediğim pek çok grubu o önermişti; hatta YES hakkında kitap yazmaya çalışıyordu o dönem... Adını unuttuğum o abi sayesinde delifişek kesif death-metalci olarak girdiğimiz teenager yaşlarımızdan 20'lerimize Spyro Gyra  / Camel / Stanley Clarke falan dinleyen kılkuyruk tiplere evrilerek çıkmıştık :)

 

Akmar duruyor. Ancak sadece betonarme olarak düşünmek gerek artık pasajı.

 

Önünde plak satan, kaset dolduran, siyah tişörtler sergileyen dükkanlar hep kapandı. Artık Akmar'ın ne alt ne de üst girişinde siyah giyinen metalci gençler toplanmıyorlar. Haliyle toplanmak yasak burada diyen polislerde yok.

 

Napster ve MP3 fırtınası ile çöküşe geçmişti pasaj. Spotify, Fizy gibi platformlarla birlikte gömüldü. RIP Akmar demek lazım. İçeride ağırlıklı olarak sahaflar vardı en son girdiğimde 3 yıl oldu sanıyorum. Eskiden alt katta Marmara Cafe vardı. Paşabahçe'nin Marmara serisi cam fincanları ile servis yapılırdı. Hep merak etmişimdir mekanın adı bu yüzden mi Marmara diye? Sahibini tanırdık ancak bir kez olsun sormadım. İçimde uktedir. :) Kesif bir sigara dumanı ve kokusu altında oturur çay içerdi insanlar. Kahve dediğin zaman Nescafe anlaşılan dönemler.

 

Pasajın bir de boktan bir tuvaleti vardı. Paralıydı. Ancak bir kez olsun temiz görmedim. Adam bok çukurundan kira mahiyetinde para kazanırdı. Hizmet kısmı sıfırdı. 

 

Kentsel dönüşüme oraların uğraması daha zaman alır. Eninde sonunda yıkacaklar elbette. Ancak bitişik nizam binalar olduğu ve dükkanların işlek olması nedeniyle maliyetler çok yüksek çıkıyor zannımca.


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#18 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 24.898 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 01:44 ÖS

Kulağı deldirdikten sonra dövme yaptırmak için bir yere girmiştim ama aynı hızla çıkmıştım, oralarda yapılan dövmeden her şey kapılabilirdi. :)

 

Envai çeşit kitap da bulunurdu sahaflarda, test kitaplarından dünya edebiyatına.

 

Hey gidi hey.


İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#19 almeyda

almeyda

    Senior Member

  • Members
  • 1.605 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 02:28 ÖS

Akmar duruyor. Ancak sadece betonarme olarak düşünmek gerek artık pasajı.

 

Önünde plak satan, kaset dolduran, siyah tişörtler sergileyen dükkanlar hep kapandı. Artık Akmar'ın ne alt ne de üst girişinde siyah giyinen metalci gençler toplanmıyorlar. Haliyle toplanmak yasak burada diyen polislerde yok.

 

Napster ve MP3 fırtınası ile çöküşe geçmişti pasaj. Spotify, Fizy gibi platformlarla birlikte gömüldü. RIP Akmar demek lazım. İçeride ağırlıklı olarak sahaflar vardı en son girdiğimde 3 yıl oldu sanıyorum. Eskiden alt katta Marmara Cafe vardı. Paşabahçe'nin Marmara serisi cam fincanları ile servis yapılırdı. Hep merak etmişimdir mekanın adı bu yüzden mi Marmara diye? Sahibini tanırdık ancak bir kez olsun sormadım. İçimde uktedir. :) Kesif bir sigara dumanı ve kokusu altında oturur çay içerdi insanlar. Kahve dediğin zaman Nescafe anlaşılan dönemler.

 

Pasajın bir de boktan bir tuvaleti vardı. Paralıydı. Ancak bir kez olsun temiz görmedim. Adam bok çukurundan kira mahiyetinde para kazanırdı. Hizmet kısmı sıfırdı. 

 

Kentsel dönüşüme oraların uğraması daha zaman alır. Eninde sonunda yıkacaklar elbette. Ancak bitişik nizam binalar olduğu ve dükkanların işlek olması nedeniyle maliyetler çok yüksek çıkıyor zannımca.

 

Selam Alper . Akmar , Akmar olmadan önce o binada Marmara lisesi vardı . Cafe'nin adı oradan gelmiş olabilir . 

Ben 88 yılında o mahalleden göç ettiğimde Akmar pasajında koltukçu , perdeci ,camcı esnafı vardı . 

Kadıköy çocukları olarak Akmar'ı bize enteresan kılan şey ise girişinde sağ tarafında açılan Gençlik Kitapevi idi . Diğer tarafında da oldukça ürkütücü bir birahane vardı .

Oldukça geniş , iki katlı , hepimizi yerine mıhlayan bir vitrini vardı Gençlik Kitapevi'nin 

Özal zamanında ithal malları sınırlaması kalkınca bu vitrine devasa Lego robotlar , kumaş satranç takımları , kokulu kalemler , konuşan saksılar , mini mekanik setlerini yerleştirmişlerdi ki her gün okula giderken tavaf ederdik . 


  • duman bunu beğendi

Ne söylesen sen haklısın, aylar var ki görüşmedik. Bir köşede oturup da, bir kadehi bölüşmedik .


#20 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 7.630 mesaj

Yayınlanma tarihi 16 Ocak 2018 - 02:48 ÖS

Selam Alper . Akmar , Akmar olmadan önce o binada Marmara lisesi vardı . Cafe'nin adı oradan gelmiş olabilir . 

Ben 88 yılında o mahalleden göç ettiğimde Akmar pasajında koltukçu , perdeci ,camcı esnafı vardı . 

Kadıköy çocukları olarak Akmar'ı bize enteresan kılan şey ise girişinde sağ tarafında açılan Gençlik Kitapevi idi . Diğer tarafında da oldukça ürkütücü bir birahane vardı .

Oldukça geniş , iki katlı , hepimizi yerine mıhlayan bir vitrini vardı Gençlik Kitapevi'nin 

Özal zamanında ithal malları sınırlaması kalkınca bu vitrine devasa Lego robotlar , kumaş satranç takımları , kokulu kalemler , konuşan saksılar , mini mekanik setlerini yerleştirmişlerdi ki her gün okula giderken tavaf ederdik . 

 

Anıl Abi, bir de Villa Cafe diye bir mekan olması lazım orada. Bu Villa Cafe'ye benim tevellüdüm yetmiyor. Daha yeni uğrak yerimiz olmaya başlamıştı Akmar falan. Satanist cinayeti muhabbetinde katil elemanla, kız saldırıyı Akmar Pasajındaki Villa Cafe'de planlamıştık gibi bir şey demişti. Onun üzerine gözler Akmar Pasajına çevrilmişti. Reha Muhtar başta olmak üzere Akmar haberleri peydahlandı. Baya bir satanist avladılar o dönem. Pislik yuvası diye bir manşet hatırlıyorum hatta. Milletin kaset kopyalattığı mekanlarda siyah tişörtleri inceliyordu polisler. Kasa diye Olivetti yazar kasalar falan. Bu Marmara Cafe Villa Cafe aynı mekan mıydı?

 

Gençlik Kitabevi hala duruyor. Satranç takımı da duruyordu en son :) Siyah boru gibi bir bez çanta içerisinde, yeşil-beyaz kareli hamurdan yapılma, plastik taşlı :) 


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?





0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye