İçeriğe git


Resim
- - - - -

Fenerbahçe 2 Galatasaray 1


This topic has been archived. This means that you cannot reply to this topic.
415 replies to this topic

#401 Lioney

Lioney

    Senior Member

  • Members
  • 7.071 mesaj

Yayınlanma tarihi 04 Aralık 2006 - 08:20 ÖS

Sinirlerim hemüz tam anlamý ile yatýþmadýðý için mümkün olduðu kadar özet geçeceðim. Öncelikle sahada mücadele eden tüm oyuncularýmýza teþekkür ederim. Bizler tribünde mücadeleden ve oyundan hayli memnun kaldýk. Maç sonrasý yaptýðýmýz telefon görüþmelerinden sonra(malum önce Fener taraftarý býrakýlýp, biz bekletildiðimizden bir saat hatta daha fazla bir zamaný anca böyle geçiriyoruz) Hakan Ünsal ýn, ''Bizim zamanýmýz da bile Galatasaray ýn Kadýköy de bu kadar iyi oynadýðý maç olmamýþtýr'' ve Rýdvan itinin ''Galatasaray çok iyi oynadýðý'' gibi kelamlarý da dikkate alarak bu görüþümüzde haklýlýk payýnýn yüksek olduðunu düþünüyorum. Burayý okumadým çünkü bizim geçtiðimiz süreçten, sizlerde ayný þekilde geçtiðiniz için, ayný þekilde sinirlenip, tepki verdiðiniz için olan biteni tekrar hatýrlayýp sinir olmak istemiyorum. Ve tabii onca cisim ve itliðe raðmen tüm oyuncularýmýzýn gerek amça öncesi yumruk þovlarýnda (atýlan hiçbri þeyden akçmadýklarý gibi, bir de baþak geçtiler) ve maç boyu yedek kulübemizin gösterdiði adam gibi duruþ için ayrýca teþekkür ederim. Hepimiz gurur duyduk açýkçasý. Maçýn özeti hakemdir bana göre. Selçuk Dereli-Annen Nereli isimli hilkat garibesi maçýn sonucu tayin etmiþtir. Maçtan önce Özgür ün yazdýklarýnýn ne kadar doðru çýktýðýný görmüþ olduk böylece. Bunu niye söylüyorum biliyormusunuz, zira sizler televizyondan göremediniz ama bizler orada gayet net gördük ki, hakem triosu maç öncesi ýsýnmaya çýktýðýnda, kafalarýna atýlmadýk cisim,akrabalarýný edilmedik küfür kalmadý. Hatta saha kenarýnda ýsýnma koþusu bile yapamayan bu herfiler, saha ortasýna kaçmak zorunda kaldý ýsýnmak için(ki maç öncesi kaleci antrenörü ile sahaya ýsýnmak için herkesden önce çýkan Mondragon, atýlan onca cisime raðmen, ne ýsýnmayý býraktý, ne kaleyden ayrýlýp baþka bir yere gitti ýsýnmak için, bu kaonuda ondan ''adamlýk ve delikanlýlýk'' dersi alabilirler Selçuk Dereli-Annen Nereli ve tayfasý). Hal böyle iken bir de bütün maç, Fener e yalakalýðý yapan bu þahsiyetsiz zibidilerin, onursuz ve gurursuz olduklarýný da etüt etmiþ olduk. Buradan yaptýðýmýz en önemli çýkarým ise, garip bir þekilde hakemler hakkýnda en az konuþan camia olmamýza raðmen, hakemlere en az küfür eden tribün olmamýza raðmen sebebini çözemediðimiz þekilde bize garip bir husumet besleyen bu camianýn insanlarýna artýk daha farklý davranmamýz gerekliliðidir. Þöyle ki; Demek ki bu camianýn insanlarý, maç öncesi ve içinde kafalarýna yüzlerce cisim atýlmasýndan hoþlanýyor, demek ki bu camianýn insanalarý, kendilerine ve akrabalarýna hakaret edilmesinden ve küfür edilmesinde hoþanýyor. Demek ki bu camianýn insanlarý maç öncesi, yöneticiler tarafýndan aþaðýlanmaktan(bakýnýz Nihat Paþa) ve uyarýlmaktan hoþanýyor. O zaman bundan sonra Sami Yen de de böyle bir yaklaþým sunmak lazým kendilerine. Bundan sonra Sami Yen de, maça ýsýnmak için çýkmalarýnda itibaren baþlayýp, kafalarýna atýlmadýk cisim býrakmamak lazým, edilmedik hakaret býrakmamak lazým ta ki maç bitine kadar. Pek tabii ki, yöneticilerimizinde maçtan önce hatta haftalar önce, bunlarý bir tokatlayýp, uyarmasý lazým. Sanýyorum o zaman bu hakem camiasýnýn bizim ile olan husumeti bitecek. Bu çýkarýmý, en kýsa zaman da sahneye koyacaðýmýzý düþünüyorum, taraftar grubu olarak. Ýkinci önemli husus garip bir þekilde maça çok rahat girmemize raðmen(demek ki istenirse oluyormuþ, görmüþ olduk böylece), maçýn devre arasýnda yapýlan bize göre bilinçli hareketlerdir. Malum bizim tribünün her tarafý kapalý, giriþ çýkýþ olmadýðý gibi, gerilen aðlar ile ne içerden atýlan bir cisimin dýþarý gitmesi mümkün, ne dýþardan atýlan bir cismin içeri girmesi. Hal böyle iken kendi halimizde tezahuratýmýz yapýp maçý izler iken, bir anda devre arasý yaklaþýrken, çevik kuvvet bizim tribüne girmeye baþladý. Önce sebebini çözemedik, zira Çevik Kuvvet in teorik olarak, sahaya atýlmadýk cisim býrakmayan, edilemedik küfür býrakmayan Fener tibünlerinde önlem almasý gerekirdi. Oysa onlar her tarafý kapalý olan ve þartlarýný biraz önce belirttiðim bizim tribüne girmeyi uygun görmüþler. Velhasýl bu arkadaþlar girdikten sonra söyle bir yayýldýlar önce, sonra devre arasý gelince, garip garip sataþmalar baþladý, önce tuvalaet vs. ihtiyacýný karþýlamak için içeri yönelenleri durdurup baþka taraftan gitmelerini falan söylediler(niyeyse, zaten kýç kadar tribün, ikide çýkýþý var ihityaç noktalarýna gitmek için) daha sonra garip garip laflar duyulmaya baþlandý(öyle gözümün içine bakma bilemeneni bilememne yaparýp vs.) e haliyle çýngar koptu. Ne oldu biliyormusunuz, bu arkadaþlarý(ne diye geldiklerini çözemediðimiz! ve ne yapmaya çalýþtýklarýný anlayamadýðýmýz!) bir güzel tepeleyip postaladýk tribünden(Önder bir maça gelmedin, neler kaçýrdýn neler). Ayrýntýya girmem doðru olmaz daha doðrusu akýllýca olmaz, ama anlayan anlamýþtýr. Bunu þunun için söylüyoruz. Ey Fener taraftarý ve yönetimi, ey adaletten bir haber adalet saðlayýcý ve koruyucu Polis camiasý. Deðil kafamýza bok püsür atsanýz, deðil yüz bin kere biber gazý sýksanýz, üstümüze benzin döküp yaksanýz da, kurþun sýksanýz da, o tribün bir daha ki maç gene dolacak, bir daha ki maç gene orada olacaðýz. Ve her maç tepkimiz daha çok olacak. Bu sefer iki arkadaþýnýzý taþýdýz, bir daha ki sefer bu 10 olacak. Maç sonu bir nevi rövanþ yapmaya da gayret gösterdi çevik kuvvet. Maç sonrasý kalsik olarak polis kordonu altýnda Kadýköy ü tavaf ederek, iskeleye yaptýðýmýz yürüyüþ sýrasýnda arka tarafta önce itiþ kakýþlar ve sonra koþturma çabalarý ile olay çýkarmaya çalýþtýlar ki tam biz de tepkiyi göstermek üzereydik ki kanýmca çok ciddi sonuçlar doðurabilecek hadiseler olabilirdi, aklý baþýnda amirleri ve üstleri üstelik hayli ciddi biçimde onlarý uyararak, olasý olaylarýn önüne geçti. Teknik görüþ olarak söyleyecek çok birþey olduðunu sanmýyorum, zira burada bir dolu arkadaþým hemen her konuya deðinmiþtir, tekrara gerek yok. Lakin kritik bir kaç mevzuyu vurgu olsun diye söylemek isterim. Birinci önemli husus, maç içinde Gerets in en önemli hamlesi, kýrmýzý kart göreceðim diye bas bas baðýrmaya baþlayan Hasan ýn ikinci yarý oyundan almasý. Hasan bu maçlarda taraftar zihniyeti ile, taraftar gibi oluyor zaten bunu hepimiz biliyoruz. Normalde bu çok iyi bir þey tabii ama, dýþ güçlerin, haksýzlýklarýn, belden aþaðý vuranlarýn olmadýðý bir vaziyette çok iyi. Zira devreye böyle hadiseler girdi mi, bu sefer bu bizim için kötü oluyor. Uyanýz it hakemler ona yapýlan ap açýk faulleri vermiyor. Ayný durumlarda ona farklý, rakibine farklý davranýyor, seyircinin küfür ve itlikleride devreye girince, zaten malup durumda olduðumuz için bizden farklý bir ruh halinde olmayan bu adam haliyle saatli bomba oluyor. Dergide falan da yazmýþtý, daha önce muhakkak okuduðunuzu düþünüyorum, Fener maçlarýndan önce Hasan ý kustuðu, kendini kaybettiði, aþýrý motivasyondan kafayý yediðini falan. Neyse sözün özü, doðru bir hamle oldu. Lakin bunun olabileceðini daha önceden düþünüp, Hasan ý Kadýköy deplasmanlarýnda ikinci devreye saklamayý artýk akýl etmeliyiz. Aslýnda yine iyi mücadele ediyordu, bu saatli bomba durumu olmasa idi tahmin ediyorum ikinci devre Arda yý Ýliç in yerine sürüp, kanatlarda Hasan, Sabri yapacaktý Gerets. Bunun dýþýnda Hasan Kadýköy deplasmanlarýnda, ilk devre yedekte olsa, yine kulübüden saha içinde yapacaðý ateþlemeyi, koymasý gereken hýrsý koyar, yani yine saha içine bazý þeyleri çok kolay aksettirir diye düþünüyorum. Yani onun yokluðunda, kaybedeceðimiz þeyleri, kenardan vermekten geri kalmaz ve bizim için problem olmaz. Bunun dýþýnda Ýliç e çok yüklenilmesini doðru bulmuyorum. Her oyuncunun kötü günleri olur. Ýliç içinde bu sene bu 3-4 maçý geçmez. E o kadar da olsun. Ona gelinceye kadar bir ton hakem ve terör itliði var nihayetinde. Karan ýn kaçýrdýðý gol çok önemli tabii ama, o golü bulsakta böyle bir hakemle o sahadan galip çýkabilirmiydik doðrusu pek emin deðilim. Karan a bu yüzden kýzsam da fazla üstünde durmuyorum. Ben Ýnamoto yu çok beðendim. Daha önce tatminkar maçlarý olmuþtu ama bu sefer cidden çok beðendim. Umarým sadece derbi olduðu için böyle bir performan göstermemiþtir. Daha sonra Sabri elbet. Genelin aksine Ayhan ve Necati yi de baþarýlý buldum. Zaten takým olarak iyi oynayýp, iyi mücadele ettiðimizi daha önce de söylemiþtim kendi adýma. Ergün den bahsetmeyeceðim, zira Ergün ile iliþkimi kendi adýma, daha önce basýna yaptýðý zevzek açýklamalardan sonra bitirmiþtim. Haliyle benim için iyi veya kötü olmasýnýn bir kýymeti harbiyesi yok. Kendisinin benim gönlümde tekrar yer alacaðý yer, futbolu býraktýðý zamandýr. Daha çok þey var tabii ama ikinci maçta Fenerli doslarý pek iyi þeyler beklemiyor. Bunu geçen sene de söylemiþ ve lafta býrakmayýp, kupa maçýnda sözümüzü yerine getirmiþtik. Þimdiden söyliyelim, ikinci maçta Allah yardýmcýlarý olsun. Sizin de içiniz rahat olsun. Song konusunda ise içim hiç rahat deðil, þimdilik bu kadar yazmýþ olayým. Beni en çok sinirlendiren þey ise, eve geldiðimde duyduðum Adnan Polat ýn ilk açýklamalarý idi. Yazýklar olsun Polat. Zerre adam deðilmiþin.

#402 Guest_nefertiti_*

Guest_nefertiti_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 04 Aralık 2006 - 09:11 ÖS

Karacaf boþver arkadasým yanýs seylerden bahsedýyorsun sen yenmekten bahsedýyorsun ben seyýrcý olarak yaptýgýmýz seylerden bahsedýyorum...Saha kapanmaya kadar gýdecek seylerden.. Herkes 5 tane torpýl alsýn gelsýn o mac numarýlýya gýdýlmelý bý sekýlde

#403 Namelessonegs

Namelessonegs

    Aslan

  • SIT
  • 35.866 mesaj

Yayınlanma tarihi 04 Aralık 2006 - 10:39 ÖS

Sinirlerim hemüz tam anlamý ile yatýþmadýðý için mümkün olduðu kadar özet geçeceðim.

Öncelikle sahada mücadele eden tüm oyuncularýmýza teþekkür ederim. Bizler tribünde mücadeleden ve oyundan hayli memnun kaldýk. Maç sonrasý yaptýðýmýz telefon görüþmelerinden sonra(malum önce Fener taraftarý býrakýlýp, biz bekletildiðimizden bir saat hatta daha fazla bir zamaný anca böyle geçiriyoruz) Hakan Ünsal ýn, ''Bizim zamanýmýz da bile Galatasaray ýn Kadýköy de bu kadar iyi oynadýðý maç olmamýþtýr'' ve Rýdvan itinin ''Galatasaray çok iyi oynadýðý'' gibi kelamlarý da dikkate alarak bu görüþümüzde haklýlýk payýnýn yüksek olduðunu düþünüyorum. Burayý okumadým çünkü bizim geçtiðimiz süreçten, sizlerde ayný þekilde geçtiðiniz için, ayný þekilde sinirlenip, tepki verdiðiniz için olan biteni tekrar hatýrlayýp sinir olmak istemiyorum. Ve tabii onca cisim ve itliðe raðmen tüm oyuncularýmýzýn gerek amça öncesi yumruk þovlarýnda (atýlan hiçbri þeyden akçmadýklarý gibi, bir de baþak geçtiler) ve maç boyu yedek kulübemizin gösterdiði adam gibi duruþ için ayrýca teþekkür ederim. Hepimiz gurur duyduk açýkçasý.

Maçýn özeti hakemdir bana göre. Selçuk Dereli-Annen Nereli isimli hilkat garibesi maçýn sonucu tayin etmiþtir. Maçtan önce Özgür ün yazdýklarýnýn ne kadar doðru çýktýðýný görmüþ olduk böylece. Bunu niye söylüyorum biliyormusunuz, zira sizler televizyondan göremediniz ama bizler orada gayet net gördük ki, hakem triosu maç öncesi ýsýnmaya çýktýðýnda, kafalarýna atýlmadýk cisim,akrabalarýný edilmedik küfür kalmadý. Hatta saha kenarýnda ýsýnma koþusu bile yapamayan bu herfiler, saha ortasýna kaçmak zorunda kaldý ýsýnmak için(ki maç öncesi kaleci antrenörü ile sahaya ýsýnmak için herkesden önce çýkan Mondragon, atýlan onca cisime raðmen, ne ýsýnmayý býraktý, ne kaleyden ayrýlýp baþka bir yere gitti ýsýnmak için, bu kaonuda ondan ''adamlýk ve delikanlýlýk'' dersi alabilirler Selçuk Dereli-Annen Nereli ve tayfasý). Hal böyle iken bir de bütün maç, Fener e yalakalýðý yapan bu þahsiyetsiz zibidilerin, onursuz ve gurursuz olduklarýný da etüt etmiþ olduk. Buradan yaptýðýmýz en önemli çýkarým ise, garip bir þekilde hakemler hakkýnda en az konuþan camia olmamýza raðmen, hakemlere en az küfür eden tribün olmamýza raðmen sebebini çözemediðimiz þekilde bize garip bir husumet besleyen bu camianýn insanlarýna artýk daha farklý davranmamýz gerekliliðidir. Þöyle ki;

Demek ki bu camianýn insanlarý, maç öncesi ve içinde kafalarýna yüzlerce cisim atýlmasýndan hoþlanýyor, demek ki bu camianýn insanalarý, kendilerine ve akrabalarýna hakaret edilmesinden ve küfür edilmesinde hoþanýyor. Demek ki bu camianýn insanlarý maç öncesi, yöneticiler tarafýndan aþaðýlanmaktan(bakýnýz Nihat Paþa) ve uyarýlmaktan hoþanýyor. O zaman bundan sonra Sami Yen de de böyle bir yaklaþým sunmak lazým kendilerine. Bundan sonra Sami Yen de, maça ýsýnmak için çýkmalarýnda itibaren baþlayýp, kafalarýna atýlmadýk cisim býrakmamak lazým, edilmedik hakaret býrakmamak lazým ta ki maç bitine kadar. Pek tabii ki, yöneticilerimizinde maçtan önce hatta haftalar önce, bunlarý bir tokatlayýp, uyarmasý lazým. Sanýyorum o zaman bu hakem camiasýnýn bizim ile olan husumeti bitecek. Bu çýkarýmý, en kýsa zaman da sahneye koyacaðýmýzý düþünüyorum, taraftar grubu olarak.

Ýkinci önemli husus garip bir þekilde maça çok rahat girmemize raðmen(demek ki istenirse oluyormuþ, görmüþ olduk böylece), maçýn devre arasýnda yapýlan bize göre bilinçli hareketlerdir. Malum bizim tribünün her tarafý kapalý, giriþ çýkýþ olmadýðý gibi, gerilen aðlar ile ne içerden atýlan bir cisimin dýþarý gitmesi mümkün, ne dýþardan atýlan bir cismin içeri girmesi. Hal böyle iken kendi halimizde tezahuratýmýz yapýp maçý izler iken, bir anda devre arasý yaklaþýrken, çevik kuvvet bizim tribüne girmeye baþladý. Önce sebebini çözemedik, zira Çevik Kuvvet in teorik olarak, sahaya atýlmadýk cisim býrakmayan, edilemedik küfür býrakmayan Fener tibünlerinde önlem almasý gerekirdi. Oysa onlar her tarafý kapalý olan ve þartlarýný biraz önce belirttiðim bizim tribüne girmeyi uygun görmüþler. Velhasýl bu arkadaþlar girdikten sonra söyle bir yayýldýlar önce, sonra devre arasý gelince, garip garip sataþmalar baþladý, önce tuvalaet vs. ihtiyacýný karþýlamak için içeri yönelenleri durdurup baþka taraftan gitmelerini falan söylediler(niyeyse, zaten kýç kadar tribün, ikide çýkýþý var ihityaç noktalarýna gitmek için) daha sonra garip garip laflar duyulmaya baþlandý(öyle gözümün içine bakma bilemeneni bilememne yaparýp vs.) e haliyle çýngar koptu. Ne oldu biliyormusunuz, bu arkadaþlarý(ne diye geldiklerini çözemediðimiz! ve ne yapmaya çalýþtýklarýný anlayamadýðýmýz!) bir güzel tepeleyip postaladýk tribünden(Önder bir maça gelmedin, neler kaçýrdýn neler). Ayrýntýya girmem doðru olmaz daha doðrusu akýllýca olmaz, ama anlayan anlamýþtýr. Bunu þunun için söylüyoruz. Ey Fener taraftarý ve yönetimi, ey adaletten bir haber adalet saðlayýcý ve koruyucu Polis camiasý. Deðil kafamýza xxx püsür atsanýz, deðil yüz bin kere biber gazý sýksanýz, üstümüze benzin döküp yaksanýz da, kurþun sýksanýz da, o tribün bir daha ki maç gene dolacak, bir daha ki maç gene orada olacaðýz. Ve her maç tepkimiz daha çok olacak. Bu sefer iki arkadaþýnýzý taþýdýz, bir daha ki sefer bu 10 olacak. Maç sonu bir nevi rövanþ yapmaya da gayret gösterdi çevik kuvvet. Maç sonrasý kalsik olarak polis kordonu altýnda Kadýköy ü tavaf ederek, iskeleye yaptýðýmýz yürüyüþ sýrasýnda arka tarafta önce itiþ kakýþlar ve sonra koþturma çabalarý ile olay çýkarmaya çalýþtýlar ki tam biz de tepkiyi göstermek üzereydik ki kanýmca çok ciddi sonuçlar doðurabilecek hadiseler olabilirdi, aklý baþýnda amirleri ve üstleri üstelik hayli ciddi biçimde onlarý uyararak, olasý olaylarýn önüne geçti.

Teknik görüþ olarak söyleyecek çok birþey olduðunu sanmýyorum, zira burada bir dolu arkadaþým hemen her konuya deðinmiþtir, tekrara gerek yok. Lakin kritik bir kaç mevzuyu vurgu olsun diye söylemek isterim. Birinci önemli husus, maç içinde Gerets in en önemli hamlesi, kýrmýzý kart göreceðim diye bas bas baðýrmaya baþlayan Hasan ýn ikinci yarý oyundan almasý. Hasan bu maçlarda taraftar zihniyeti ile, taraftar gibi oluyor zaten bunu hepimiz biliyoruz. Normalde bu çok iyi bir þey tabii ama, dýþ güçlerin, haksýzlýklarýn, belden aþaðý vuranlarýn olmadýðý bir vaziyette çok iyi. Zira devreye böyle hadiseler girdi mi, bu sefer bu bizim için kötü oluyor. Uyanýz it hakemler ona yapýlan ap açýk faulleri vermiyor. Ayný durumlarda ona farklý, rakibine farklý davranýyor, seyircinin küfür ve itlikleride devreye girince, zaten malup durumda olduðumuz için bizden farklý bir ruh halinde olmayan bu adam haliyle saatli bomba oluyor. Dergide falan da yazmýþtý, daha önce muhakkak okuduðunuzu düþünüyorum, Fener maçlarýndan önce Hasan ý kustuðu, kendini kaybettiði, aþýrý motivasyondan kafayý yediðini falan. Neyse sözün özü, doðru bir hamle oldu. Lakin bunun olabileceðini daha önceden düþünüp, Hasan ý Kadýköy deplasmanlarýnda ikinci devreye saklamayý artýk akýl etmeliyiz. Aslýnda yine iyi mücadele ediyordu, bu saatli bomba durumu olmasa idi tahmin ediyorum ikinci devre Arda yý Ýliç in yerine sürüp, kanatlarda Hasan, Sabri yapacaktý Gerets. Bunun dýþýnda Hasan Kadýköy deplasmanlarýnda, ilk devre yedekte olsa, yine kulübüden saha içinde yapacaðý ateþlemeyi, koymasý gereken hýrsý koyar, yani yine saha içine bazý þeyleri çok kolay aksettirir diye düþünüyorum. Yani onun yokluðunda, kaybedeceðimiz þeyleri, kenardan vermekten geri kalmaz ve bizim için problem olmaz.

Bunun dýþýnda Ýliç e çok yüklenilmesini doðru bulmuyorum. Her oyuncunun kötü günleri olur. Ýliç içinde bu sene bu 3-4 maçý geçmez. E o kadar da olsun. Ona gelinceye kadar bir ton hakem ve terör itliði var nihayetinde.

Karan ýn kaçýrdýðý gol çok önemli tabii ama, o golü bulsakta böyle bir hakemle o sahadan galip çýkabilirmiydik doðrusu pek emin deðilim. Karan a bu yüzden kýzsam da fazla üstünde durmuyorum.

Ben Ýnamoto yu çok beðendim. Daha önce tatminkar maçlarý olmuþtu ama bu sefer cidden çok beðendim. Umarým sadece derbi olduðu için böyle bir performan göstermemiþtir. Daha sonra Sabri elbet. Genelin aksine Ayhan ve Necati yi de baþarýlý buldum. Zaten takým olarak iyi oynayýp, iyi mücadele ettiðimizi daha önce de söylemiþtim kendi adýma. Ergün den bahsetmeyeceðim, zira Ergün ile iliþkimi kendi adýma, daha önce basýna yaptýðý zevzek açýklamalardan sonra bitirmiþtim. Haliyle benim için iyi veya kötü olmasýnýn bir kýymeti harbiyesi yok. Kendisinin benim gönlümde tekrar yer alacaðý yer, futbolu býraktýðý zamandýr.

Daha çok þey var tabii ama ikinci maçta Fenerli doslarý pek iyi þeyler beklemiyor. Bunu geçen sene de söylemiþ ve lafta býrakmayýp, kupa maçýnda sözümüzü yerine getirmiþtik. Þimdiden söyliyelim, ikinci maçta Allah yardýmcýlarý olsun. Sizin de içiniz rahat olsun.

Song konusunda ise içim hiç rahat deðil, þimdilik bu kadar yazmýþ olayým.

Beni en çok sinirlendiren þey ise, eve geldiðimde duyduðum Adnan Polat ýn ilk açýklamalarý idi. Yazýklar olsun Polat. Zerre adam deðilmiþin.




Serkan agabey valla icimi rahatlattýn..Tüm askerligim boyunca bu maca motive olucam..Fenerli arkadaslarla iyi ki macý izlemedim,kesin dalmýstým ve konusmuyodum bir kacýyla..Nefretim kat ve kat arttý..50 kusur yasýnda babam bile,o macýn cehennem olmasý lazým,bu onun bunun cocuklarýnýn annelerini belleti yapmak lazým diye kýp kýrmýzý kesildi adam..Cimboma rahat yok bu serefsizleri o stada gommeden..

#404 Mert Baydur

Mert Baydur

    www.48reklamcilik.com

  • SIT
  • 10.236 mesaj

Yayınlanma tarihi 05 Aralık 2006 - 09:41 ÖÖ

FIFA kokartlý hakemimizin maç sonrasý yanýna giden Alex, "Tebrik ederim. Çok iyi maç yönettin. Formayý evimin en güzel yerinde saklayacaðým" dedi. Hakem soyunma odasýna gidip Dereli’nin formasýný aldý. F.BAHÇE’nin önceki günkü Galatasaray derbisinde ilk golünü atan Brezilyalý yýldýzý Alex De Souza’nýn, maçtan sonra hakem Selçuk Dereli’nin formasýný hatýra olarak aldýðý belirlendi. Karþýlaþma sýrasýnda Dereli’ye sýk sýk itiraz eden Alex, müsabaka bitiminde çok ilginç bir davranýþa imza attý. Bitiþ düdüðü ile birlikte Dereli’nin yanýna giden Alex, "Tebrik ederim. Çok iyi maç yönettin. Formaný almak istiyorum" dedi. Dereli de, Brezilyalý futbolcuya olumlu yanýt verdi. Daha sonra takým arkadaþlarý ile birlikte Fenerbahçe soyunma odasýna giden Alex, duþunu bile almadan, bu kez hakem soyunma odasýnýn yolunu tuttu. Hakemlerle sohbet etti Selçuk Dereli de, üzerinden çýkarttýðý FIFA kokartlý formayý, Alex’e verdi. Brezilyalý futbolcu bunun üzerine, "Maçýn anlamý çok büyüktü. Kaliteli bir 90 dakika oldu. Siz de görevinizi en iyi þekilde yaptýnýz. Bu forma için de teþekkür ediyorum. Çok objektif bir yönetim gösterdiniz. Formayý evimin en güzel yerinde saklayacaðým" dedi. Alex ayrýca yardýmcý hakem Adil Sinem, Mustafa Emre Eyisoy ve dördüncü hakem Yunus Yýldýrým ile de bir süre sohbet etti ve kendilerini kutladý. Alex De Souza’nýn, futbolculuk yaþamýnda bir hakemin formasýný hatýra olarak ilk kez aldýðý öðrenildi. Kaynaj: Hürriyet

#405 Guest_CaNKaGS_*

Guest_CaNKaGS_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 05 Aralık 2006 - 09:45 ÖÖ

Alex geçen sene 4-0 lýk maçtada gol attý ayrýca aykut varken kalede kupa maçýnda da atmýþtý. Nasýl bir gazetedir bu. Bunlarý bile takip edemiyorsa ben onlarýn gazeteci olduðundan þüphe ederim.. Ayrýca alexin hakemin formasýný alma isteði bana göre ocak ayýnda ya da sezon sonunda kesin olarak fenerden ayrýlacaðýný zannediyorum. Hatýra olsun diye almýþtýr bana göre ve fenerden ayrýlacaktýr..

#406 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.185 mesaj

Yayınlanma tarihi 05 Aralık 2006 - 11:46 ÖÖ

Niye gitsin baþka yerde bu parayý alamaz

#407 Mert Baydur

Mert Baydur

    www.48reklamcilik.com

  • SIT
  • 10.236 mesaj

Yayınlanma tarihi 05 Aralık 2006 - 01:26 ÖS

Niye gitsin baþka yerde bu parayý alamaz


Türkiye'nin en etkili yýldýzý olan Alex de Souza'yla Valencia ve Beþiktaþ'ýn ilgilendiði iddialarý gündeme bomba gibi düþtü. Hatta Fenerbahçe ile sözleþmesi sezon sonu bitecek olan Brezilyalý futbolcunun Ýspanyol ekibi ile görüþtüðü iddia edildi. Kezman'ýn yýlda 3.5 milyon euroya anlaþtýðýný öðrendikten sonra menajerlerine bu paranýn altýna imza atmayacaðýný söyleyen Alex'in çýkýþýna F.Bahçe yönetiminden henüz cevap gelmedi. "F.Bahçe'deki geleceðim Ocak ayýnda belli olur" sözleriyle yönetime mesaj gönderen Alex'in, kendisine yýllýk 3.5 milyon Euro teklif eden Valencia'nýn teklifine sýcak baktýðý öðrenildi.

DEMÝRÖREN'ÝN SEÇÝM KOZU DA ALEX!..
F.Bahçe ile sözleþmesini istediði rakama uzatamamasý halinde Kadýköy defterini kapatacaðýný menajerlerine ileten Alex'in tek talibi Valencia deðil. Ocak ayýnda sýkýntýlý bir kongre dönemi yaþayacak olan Beþiktaþ Baþkaný Yýldýrým Demirören'in seçim kozunun da Alex olacaðý öne sürülen bir baþka iddia. Beþiktaþ'ýn yýldýz futbolcuya Sezon sonu seni Beþiktaþlý yapmak istiyoruz. Yýllýk 3.5 milyon hatta 4 milyon Euro'ya kadar çýkabiliriz. Sözleþme uzatma bizi bekle" mesajýný Nobre aracýlýðý ile gönderdiði ve operasyonu ikinci baþkan Murat Aksu'nun yönettiði iddia ediliyor. Þimdi hem Valencia hem de Beþiktaþ, Alex'in Ocak ayýnda kulübü ile masaya oturmasýný ve sözleþme uzatmamasýný bekliyor.

Kaynak: Sabah

#408 Guest_CaNKaGS_*

Guest_CaNKaGS_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 05 Aralık 2006 - 09:51 ÖS

Benim fikrim sadece ama dediðim gibi bence gidecek. Alex koleksiyon yapýyormuþ neden bu sene aldý bana bu düþünceyi getirdi aklýma...

#409 Patriot

Patriot

    Senior Member

  • SIT
  • 13.122 mesaj

Yayınlanma tarihi 06 Aralık 2006 - 05:33 ÖS

Battle of the Bosphorus stokes passions in heat of the night
Rick Broadbent in Istanbul

The atmosphere of the Istanbul derby between Fenerbahçe and Galatasaray is sampled at close quarters in the first of a series examining the most explosive matches in football




It may not have been hell, but a Stygian gloom and air of menace drifted across the Bosphorus to the Kadikoy district of Istanbul. A match-fixing scandal involving the richest club in Turkey and claims of $250,000 (about £126,000) dumped on an international striker’s bed added intrigue, while a time-line of blood and blades and slander provided the backdrop. “Be careful,” the hotel receptionist said.
Many Galatasaray and Fenerbahçe fans believe that Turkish football has been tainted by a jaundiced British lens. “In England, they exaggerate the violence,” Semih, a university student and Galatasaray fan, said before recalling the derby four seasons ago when “Fenerbahçe fans threw eggs, stones, exploding objects and knives”.



That paled into ordinariness compared with the 2001 match, when, after a tempestuous Fenerbahçe victory, Galatasaray issued a statement suggesting that their rivals had “a Machiavellian club administration” and fans who promoted a “philosophy of terror”. Fenerbahçe responded in kind, saying that the press release sowed “the seeds of hatred and malice”. That night, four people were stabbed, the last outside a bar called Friends.

On Sunday, another Fenerbahçe supporter was stabbed on the European side of Istanbul, a continent away from the club’s Sükrü Saracoglu Stadium. He had unwisely gone into a Galatasaray stronghold and shot a pistol into the sky. He was in hospital by kick-off.

This fixture is wide-eyed in its madness, a raw occasion of red flares and white heat. Hours before kick-off, the kebab stalls outside Fenerbahçe’s stadium were doing brisk business and 2,400 Galatasaray fans were shepherded to safety through a bloated police cordon. Only a solitary, blind Galatasaray fan, wearing their colours, walked into a throng of navy and yellow.

This season there has been added antipathy. Fenerbahçe are the Chelsea of Turkish football, a bankrolled club with a plush stadium and a Brazilian legend, Zico, as coach. Based in the Asian side of Istanbul, they are no longer the working-class team and it is no surprise that the accusations of the Turkish whistle-blower, Cihan Oskay, have caused such a backlash.

On television last week, Oskay claimed that he was given money by the Fenerbahçe chairman, Aziz Yildirim, to fix games in the 2001 season, and that he visited one Trabzonspor player, Oktay Derelioglu, and spread the notes on his hotel bed. Yildirim called a press conference at Fenerbahçe’s training ground on Thursday and not only firmly denied the allegations but also accused the Turkish football federation (TFF) of being behind a conspiracy. He talked of TFF officials frequenting nightclubs with referees, called on the Government to investigate and demanded state protection for Oskay. “I fear that Oskay could be harmed,” he said. “And then I will get all the blame.”

Seasoned Turkish football watchers such as Semih shrug at all this. “Everyone knows Fenerbahçe are the dirtiest team in Turkey,” he said.

The idea of Galatasaray as underdogs will grate with Leeds United and Arsenal fans after their troubled meetings in the Uefa Cup in 2000, but the club were founded by students and are proud of what they call their Balkans War martyrs. They are literally the poor relations. “Last season, the players were not paid for six months, but they still won the title,” Tunc Elibol, a presenter on the Turkish football channel, Lig TV, said. “Now the coach [Eric Gerets] may get pushed in the winter break.”

Halil Ozer, a writer for the Milliyet newspaper, pointed out the unfairness of that scenario. “Last year they had Franck Ribéry [the France midfield player], but when the money didn’t come, he ran,” he said. “Gerets was promised players but it hasn’t happened.” Galatasaray remain second in the table. The bad news is, Fenerbahçe are first.

Any rivalry is defined by how much it matters and a series of snapshots proved the neediness of these fans: the cups of water raining down on Faryd Mondragón, the Galatasaray goalkeeper, as he warmed up; the barracking he got as he received treatment after being struck on the head by a firecracker; Gerets bleeding from a head wound, also having been hit by a missile; an armoured vehicle with water cannon standing opposite the directors’ entrance; a policeman dragging a fan from the crowd, punching him repeatedly and then grimacing from hurt knuckles; 20 players shoving each other before half-time; a Fenerbahçe player being booked for wrestling with a team-mate during it; more than 2,000 security personnel on duty around the city; a man being helped into the back of an ambulance.

Add the ticker-tape and sparklers, the giant flags and malevolent tackles, and this game fizzed with intent. The football was low-grade, the entertainment Bafta-winning. The ugly game in all its gory glory.

One man well versed in the bitterness of this Istanbul derby is Graeme Souness, who spent a year as manager of Galatasaray. He said: “It was after I’d had heart surgery and, not long after I got there, one of the Fenerbahçe directors said in the papers, ‘What are they doing employing a cripple?’ ” The slight was still festering when Dean Saunders scored a late winner in extra time of the 1996 Turkish Cup final second leg at Fenerbahçe’s ground. “It wasn’t premeditated but I was handed a huge Galatasaray flag and as I was running along I happened to see that director in the stands,” Souness said. “I thought, ‘I’ll show you who’s a cripple.’ ”

Custer-like, he planted the flag defiantly on the centre spot and a legend was born. “He is hated by half of Istanbul and loved by half,” Mehmet Badem, a Fenerbahçe fan, said. Souness said he relished his year in Turkey. “It is all about football,” he said, “not like Glasgow, where it goes way beyond that.”

The latest “mother of all derbies” was won by Fenerbahçe, Mateja Kezman’s post-Chelsea rehabilitation continuing with the decisive goal in a 2-1 bodice-ripper. Fenerbahçe went seven points clear.

But alas poor Eric. Gerets turned up to the press conference with a bandage on his head. Last year’s “miracle” was forgotten. He admitted his future was unclear. He had 48 hours to mend his team’s wounds before tonight’s Champions League match against Liverpool. Nobody asked him about his head. “This is normal,” a journalist explained. The hotel receptionist knew what she was talking about.

Rivals rating

Atmosphere: 8

The noise never abated and the passion was explosive, on and off the pitch

History: 8

Galatasaray were founded by Lycée students while Fenerbahçe were the working man’s team. Trouble started when a match in 1934 was abandoned

Ugliness: 9

One stabbing beforehand, hundreds of riot police and an avalanche of missiles

Status: 6

The top teams in Turkey but, Galatasaray’s 2000 Uefa Cup win aside, neither has had much impact farther afield

Fans’ view: 8.5

The highest-ranked match on footballderbies.com

Total: 39.5 (out of 50)

Match facts (Dec 3, 2006): Fenerbahçe 2 Galatasaray 1

#410 Guest_gian_*

Guest_gian_*
  • Guests

Yayınlanma tarihi 06 Aralık 2006 - 11:02 ÖS

Eleman ne güzel analiz etmis Feneri : Ona bu feedbackleri verenler sagolsun.. Cihan Oskay'indan hersyine yazmýs.. Turkiye'nin Chelsea'si demis..Helal olsun vallahi :)

#411 Sheva

Sheva

    Members

  • Members
  • 24.328 mesaj

Yayınlanma tarihi 07 Aralık 2006 - 08:26 ÖS

bakýn size örnek bir eþek, hatta eþoðleþþek resmi ve hareketleri;

http://www.milliyet....on/sonspo06.asp

Bunu ve Gerets'in kafasýna taþ atan tribündeki yandaþlarýnýn alayýný 33. hafta Sami Yen'e bekliyoruz..

#412 Simao

Simao

    Senior Member

  • Members
  • 6.533 mesaj

Yayınlanma tarihi 07 Aralık 2006 - 08:37 ÖS

Hay Allahim, ne bicim bir ülke.. Polisten holigan da olurmus. Gecen yil bir güvenlik görevlisi Hasan Sas´a tokat atmamis miydi FB derbisinde? Bakalim seneye ne olacak.

#413 Namelessonegs

Namelessonegs

    Aslan

  • SIT
  • 35.866 mesaj

Yayınlanma tarihi 01 Temmuz 2011 - 12:30 ÖÖ

Cevap : Fenerbahçe 2 Galatasaray 1

Yok abi 2010 yýlýnda berabere kalacaðýz benim hala umudum var


Kanka helal olsun be sana :)

#414 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.185 mesaj

Yayınlanma tarihi 01 Temmuz 2011 - 08:20 ÖÖ

Cevap : Fenerbahçe 2 Galatasaray 1

Kanka helal olsun be sana :)


Nerden buldun kardeþim yahu sabah sabah, yalnýz eski entrylere baktým da of of kendimi sorguladým. :)

#415 Namelessonegs

Namelessonegs

    Aslan

  • SIT
  • 35.866 mesaj

Yayınlanma tarihi 01 Temmuz 2011 - 08:30 ÖÖ

Cevap : Fenerbahçe 2 Galatasaray 1 Misafir bakýyormus kanka,bakayým bir dedim :)..Bir baktým senin kehanet orada yatýyor :)

#416 YODA

YODA

    Senior Member

  • Members
  • 3.494 mesaj

Yayınlanma tarihi 01 Temmuz 2011 - 02:27 ÖS

Cevap : Fenerbahçe 2 Galatasaray 1 bir de 2012 kehanetini alalým:)