İçeriğe git


Resim
* * * - - 1 oy

TV Dizileri Tartışma Alanı (TV - Sinema - Dizi)


  • Please log in to reply
313 replies to this topic

#301 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 31.141 mesaj

Yayınlanma tarihi 28 Ocak 2020 - 08:44 ÖS

Asli astari olmayan Efsanevi seyler de koymuslar ama kimsenin pek bilmedigi bizansin halice inen gemilere sabota yaptirma girisimi falan var.. ayrica parali asker dedigin adamlar bildigin haydut ve hakikaten binlerce yeniceriyi kesmisler savas sirasinda.. osmanli ordusu 1 e 10 avantajli durumda ustelik cogu duzenli ordu. Bizansin elinde sehir halkindan devsirme ordu var. 2000 kadar da parali asker. O kadar dayanmalari da mucize. Bizim tarih kitalparina gore korkak biri olan ve kacarken oldugu iddia edilen konstantin askeriyle birlikte son ana kadar savasmis ve savasirken olmus. Bunlar bizim kitaplarda yok ne yazik ki.. battalgazi filmlerini aratmayacak bir milli tarih donemi var. resmen yalan dolanla tarih yazmisiz vakti zamaninda..


10 HAGI

#302 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.338 mesaj

Yayınlanma tarihi 28 Ocak 2020 - 08:54 ÖS

Abi oncelikle yeniceriler kusatma veya sefer sirasinda en arkada yer alirmis, bildigin seckin birlik, zaten en son surulurlermis one. Simdi sen kusatma altindasin ve surlardan cikip adam kesiyorsun, bildigin Jon Snow havasi katmislar o Cenevizli elemana. Nereye kesiyor binlerce yeniceri yapmayin yahu?
  • Patriot bunu beğendi
İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#303 osvaldo

osvaldo

    Junior Member

  • Members
  • 31.141 mesaj

Yayınlanma tarihi 28 Ocak 2020 - 10:00 ÖS

Yanlis gormediysem dizide de  yenicerileri en son savasa surduler zaten. Son vurusu yapalim diye elde ne var ne yok yolladi.. dedigim gibi bir ton eksigi gediginvar ama gideri de var. zaten asiri belgesel  niteleiginde degil.Bence en elestirilmesi gereken tarafi herbokolog celal sengoru uzman olarak koymalari olurdu. Adamin ingilizcesi iyi diye koymuslar ellaaam.

 

Ayrica farihin cocukluk halleri ingiliz prensi gibi.. hic sanmiyprum oyle sutoglan bir tip oldugunu. Muhtemelen kara kuru bi tiptir. Ayrica bizim tarih kitaplari pek yazmaz ama kazikli voyvoda dedigimiz Vlad tepes te bizim fatihle birlikte sarayda yetismis buyumus bir tip. Birlikte ayni hocalardan egitim almislar. Birbirlerini gayet iyi taniyorlar yani. 

 

cenevizli eleman bizim battal,gazi kivaminda bi herif zaten. Bildigin halk kahramani. Degisik ulkelerde heykelleri falan var. Savunmada gercekten buyuk katkisi olan biri ama cikip 1500 kisiyi falan kesmesi uydurmadir muhtemelen. Ama o eleman ve 2000 askeri olmasa sehir 1 gunde falan dusemis muhtelemen. Pek cok tarihci yazar o herifin katkisini. Ha keza bizans zaten sifiri tuketmis vaziyette. Ordu desen ordusu yok para desen parasi yok.


10 HAGI

#304 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 9.849 mesaj

Yayınlanma tarihi 29 Ocak 2020 - 10:02 ÖÖ

Rise Of Ottoman'ı ben de izledim. Gerçeğe yakın gibi ancak yanlış bilgiler de yok değil.

 

1- Fatih Sultan Mehmet, babası olan 2. Murat tarafından sevilmeyen bir şehzade. Mehmet'ten büyük 2 abisi var. Taht sırası onlarda. Zaten sultan olmak için yetiştiriliyorlar. Ancak bir tanesi av sırasında attan düşerek ölüyor. (Yanılmıyorsam bunun adı Aladdin) Diğeri hastalıktan ölüyor (Bunun adını bilmiyorum). 2. Murat bu durum karşısında kahreder. Emekli olmaya karar verir. Paldır küldür Mehmet'i çağırır ve sultan yapar. Dizi de öyle bir gösteriliyor ki sanki 2. Murat oğlunu sultan olması için eğitmiş gibi vs. Yok böyle bir şey. Dış kapının dış mandalı konumunda. Zaten annesi de tam olarak bilinmiyor. Direkt sultan adayı olsa annesi sarayda yaşıyor olurdu. Aksine uzak bir yerde çürütmüş 2. Murat kadını.

 

2- Fatih Sultan Mehmet biraz da sevgisizlikten ötürü aksi bir tip. Eğitim konusunda sürekli olarak ayak diriyor. Şehzade olmanın verdiği güç ile eğitmenlerine kan kusturan bir yapısı var. 2. Murat en sonunda Akşemseddin denen hocayı tutup getiriyor. Cezalandırma yetkisi tanıyor. Çünkü başka bir oğlu yok ve bu taht eninde sonunda devredilecek. Bir nevi eti senin kemiği benim durumu var. Dizide anlatıldığı gibi Çandarlı tarafından kırbaçlanma falan gibi şeyler yok. Mehmet'in lalası Akşemseddin'dir. Dizide Çandarlı'ya lala demesinin nedeni çocuk yaşta tahta ilk oturuşunda bir eğitici gibi başında Çandarlı'nın durması nedeniyle. Akşemseddin'de Mehmet'i kırbaçlatmamış. Ele değnek ile vurulduğu veya falakaya yatırıldığı söylenir. 

 

Giga'nın bahsettiği hanedan kanının kutsal olması olayı bu tarihlerde geçerli değil. Halifelik geçtikten sonra gündeme gelen bir olay bu. Biraz mistik bir hava kazanıyor Yavuz Sultan Selim sonrasında Osmanlı hanedanı. 

 

3- Giovanni Gustiniani denen adam ciddi bir asker. Gerçekten Avrupa'da surlu kalelerin savunmasında ün yapmış, kompedan kabul edilen bir komutan. Yalnız benim bildiğim kadarıyla bu adam öyle paralı asker falan değil. Baya baya saygı gören birisi. Bizans Kralı bu adamı para vererek getirmiyor. Venedikliler destek olması için gönderiyorlar. Benim bildiğim bu şekilde.

 

4- Bizans Kralı Konstantin savaştan anlayan birisi değil. Ancak halkına karşı sorumluluk hisseden bir kral. Bunun hemen hemen tüm kaynaklar aynı şekilde aktarıyorlar. Savaşın son deminde surlar aşıldıktan sonra kaçalım önerilerine karşı ayak diriyor ve ben gidemem diyor. Üzerindeki kral olduğunun emaresi her şeyi söküp atıyor ve yeniçerilerin arasına dalıyor. Kılıç çarpıştırmak için değil ölmek için giriyor. Üzerinde ne bir apolet ne bir taç ne bir mücevher olmamasından ötürü de ölüsü bulunamıyor. 

 

5- Sur önünde Mehmet ve Giustiniani arasında böyle saçma bir konuşma olduğuna dair tek bir emare yok. Ancak savaş başlamadan önce Kral ve Mehmet surların önünde yanlarında kabineleri ile birlikte konuşuyorlar. Birbirlerini muhataplarının diliyle selamladıkları söylenir. Hatta Bizans Kralı "Senden öncekiler hep yarım bıraktılar." der, Osmanlı Sultanı "Yarım olanı tam etmeye geldik." diye cevap verir diye aktarılır.

 

6- Toplar konusunda başarısızlık söz konusu aslında. Şahi denilen toplar surları tam olarak indiremiyor. Hedefleme sorunları yaşıyorlar. Her atışta geri tepme nedeniyle hedef şaşıyor. Aynı yeri vuramadıkları için surları istedikleri gibi zayıflatamıyorlar. Çok ağır oldukları için de istedikleri konuma taşıyamıyorlar topları. O yüzden serseri bir atış söz konusu. Soğutma sorunu nedeniyle sık sık atış yapamıyorlar. Şahi topların en büyük etkisi moral çöküntüsü. Şahiler daha kuşatma başlamadan önce ilk top dökülünce tecrübe ediliyorlar Anadolu içlerinde. 15 kilometre çaplı bir alanda çok büyük gürültü çıkardıkları ve öküzlerin gürültüden korkarak bayıldığı ve hatta bazılarının öldüğü, kanatlı canlılardan bazılarının ödünün patladığı için telef oldukları gibi bazı kayıtlar var.

 

Öte yandan toplar hiç gedik açmıyor değil. Ancak gedikleri savunma tarafı örüyor düzenli olarak. Bu da Osmanlı tarafında askerin moralini bozuyor. Savunmanın çökmesi konusunda dizide anlatılan olay doğru. Giustiniani ağır yaralanıyor ve savaşma şevkini kaybediyor. Beni gemime geri taşıyın diye emir veriyor. Bu haber askerleri arasında çok hızlı yayılıyor ve kimi komutanlarını öldü sanıyor kimisi de çekiliyoruz diye anlıyor ve adamlar tüm surların savunmasını bırakıyorlar. Ufak bir geçitten içeriye Osmanlı askeri böylece doluşuyor. Sonuçta bu adamları Bizans'a sadık kılan bir unsur yok. Askerler komutanlarına çok bağlılar ve Giustiniani için savaşıyorlar. O yoksa biz de yokuz diyorlar.

 

7- Gemilerin zincir arkasına taşınması ile alakalı değişik iddialar var. Bir kısım diyor ki bunlar gerçekten taşındı. Diğer kısım diyor ki bu mümkün değil. Taşınabilir ancak o kadar mesafe yokuş aşağı ve yukarı taşıma yapamazsınız. Bunu iddia edenlerin ileri sürdükleri şu, Beyoğlu'nun Haliç'e yakın kısmında orman içerisinde kadırga inşa edildiği ve doğruca oradan Haliç'e indirildiği yönünde. Yani taşıma yapmak yerine imalatın orada yapıldığı ve hatta bunun da Fatih Sultan Mehmet tarafından çok önce başlatıldığını ileri sürüyorlar. Bu iddiayı belki şöyle doğrulamak mümkün olabilir. Fatih başa geçtiğinde Osmanlı'nın donanması yok gibi bir şey. Fatih Zağanos dışında kimsenin haberi olmadan bir donanma yapılmasını emrediyor. Gizli donanmanın bir kısmı bu iddia eğer doğruysa Haliç sırtlarında inşa edilmiş olabilir. Ancak kaynakların çok çok büyük kısmı gemilerin kaydırıldığını söylüyor.

 

Gemilerin Haliç'e indirilmesinin kuşatmanın çökmesinde şöyle bir etkisi var. İstanbul'un her köşesini vurmaya başlıyor gemiler. Bizans birlikleri konsantrasyonu tek bir surun savunmasından daha geniş bir alana çevirmek zorunda kalıyorlar. Ayrıca moral çöküntü konusu var.

 

8- Kaptan-ı Derya diye gösterilen adam çakma bir kaptan-ı derya. Denizcilikle alakası olan birisi değil. Kara savaşlarında çok iyi işler başarınca, elçilik falan yapıyor bir dönem, sonrasında Karamanlılarla da çarpışıyor, gazi bir adam. Bulgar kökenli. Bunun üzerine bunu amiral yapıyorlar. Zaten bu işi bilmediği 4 tane yardım gemisini durduramamasından belli. İdam edilmiyor olmamasının nedeni yerine konulacak başka bir adam yok. Yerine koyacak adam olsa Mehmet'in bunu bağışlayacağını sanmıyorum. Adamın aylarca gizli gizli yaptırdığı donanmanın topu bunun yüzünden yandı gitti sonuçta.

 

9- Çandarlı meselesi. Bu konu çok geniş bir konu aslında. 2. Mehmet'in devletin idari yapısında yaptığı en kritik uygulamaların temelini Çandarlı Halil ile olan ilişkisi yaratıyor. Fatih Sultan Mehmet'e kadar geçen dönemde net bir Osmanlı hanedan üstünlüğü söz konusu olsa da devlet yönetiminde bir denge sürekli var. Kuvvetli aileler var. Bu ailelerin birlikleri var. Bu birlikler savaşlara katılıyorlar. Bunlarla kız alınıp veriliyor bu sayede aile ilişkileri kuruluyor. Ayrıca maddi olarak destekleri söz konusu ve devlet kademelerinde görev alıyorlar. Çandarlılar da işte böyle bir aile.

 

Mehmet, Çandarlı'nın kuşatma öncesi ve sırasında yaptıklarını biliyor. Çandarlı kendince bir devlet geleneğinden gelme. Bu Mehmet planları için bir engel. Çünkü Mehmet'in derdi Roma'nın mirasçısı olmak. İstanbul'un fethinden sonra kabul ettiği ünvan bu yüzden Kayzer-i Rum zaten. Nitekim uygulamaları ile de İstanbul'u eski şaşasına kavuşturmayı başarmıştır. Savaş öncesinde 40bine düşen nüfus savaştan sonra Mehmet'in sağlığı döneminde gelip geçenleri ile 500.000 civarına yükseliyor. 

 

Mehmet, Çandarlı ve benzer konumda olan aileleri kademeli olarak yönetimden uzaklaştırmıştır. Sonrasında devşirmelerden kurulu bir kabine ile ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Bu insanlar komple Mehmet'in kölesidir. İtibarları yüksektir ancak köledirler. Aile kökleri olmadığı için miras söz konusu değildir. İsim aktaramadıkları için itibar devri de yoktur. Bu düzen Kanuni'ye kadar böylece devam eder. Devlet idaresi komple devşirmelerden oluşur. Zaten Osmanlı sultanları da Orhan'dan itibaren %100 Türk değil. Orhan ilk kez gayri müslim evlilik yapıyor. Hatta Bizans'tan prenses alıyor. Sonrasında kan karışıyor. Anasının Türk olduğu kesin olan son sultan (ya da bey diyelim) Orhan bu yüzden. Kabine de Türk değil Fatih sonrası dönemde. Çandarlı ailesi ile olan kapışma ve itiş kakış biraz da bu yüzden zaten.

 

Avrupa krallarının sorunu zaten buydu. Kral asker lazım olunca Kont, Dük, Baron gibi adamlara el açmak zorunda kalıyordu. Bunlar asker göndermek için imtiyazlar, topraklar istiyorlardı. Osmanlı'da bu imtiyazlı zümre olayı (bir nevi asillik yapısı diyelim) Mehmet ile birlikte yok edilmiştir. Tımar sistemi ile asker sürekli temin edilir. Tımar sistemi bile miras olarak devredilemez (bir yere kadar), yeniçeri anası babası bilinmeyen devşirmedir, yeniçeriler evlenmezler, ticaret yapmazlar. İşte bu yapı devlet idaresine de aynen aktarılınca ortaya kolay devrilemeyecek, bileği zor bükülen bir irade doğuyor. Tabi her sistem gibi eninde sonunda çürümüş, kokuşmuş bir sistemdir.

 

Benim genel olarak bildiklerim böyle.

Dizi kötü değil, oyunculuk kötü bence.

Tuğba Büyüküstün'ün sırtı güzelmiş.

Mehmet'i oynayan tip Mehmet'e benzemiyor. Adamın portresi var arkadaş. Bari oradan benzeyen birisini bulsaydınız. 

 

 


  • frodo41 bunu beğendi

IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#305 duman

duman

    Senior Member

  • Members
  • 9.849 mesaj

Yayınlanma tarihi 29 Ocak 2020 - 10:14 ÖÖ

Bu arada yağma konusunu atlamışım.

 

Mehmet, Roma'nın mirasçısı olmak arzusunda olduğundan şehri yağmalatmak istemiyor. Ancak Osmanlı askerinin ana geçim kaynağı yağma. Yeniçeriler çok düşük bir maaş alıyorlar. Bu maaş sultanın kendi hazinesinden bu arada. Osmanlı hazinesi ayrı. Çünkü yeniçeriler direkt olarak sultanın kendi birliği. Bunun dışında tüm gelirleri yağmalardan geliyor. Yağmaya başta müsaade edilmeyince savaşma şevklerinin kalmadığı söylenir. Sonrasında Mehmet yağmaya izin verir ancak "Şehir benimdir." der.

 

Şehre Osmanlı askeri girdikten sonra meşhur bir atlı giriş olayı var. Sokakları gezerken Mehmet bir grup yeniçerinin bir kiliseye zarar verdiğini görür. Sanırım kapısındaki altın tokmağı falan almaya çalışıyorlardı. Bunları durdurur. "Şehir benimdir dedim. Binalar mülkümdür, dokunamazsınız." dediği rivayet olunur.

 

3 gün yağma olur. Sonrasında sulh yapılır. 


IF SO POWERFUL YOU ARE, WHY LEAVE!?


#306 cozker

cozker

    Member

  • Members
  • 9.708 mesaj

Yayınlanma tarihi 09 Şubat 2020 - 12:05 ÖÖ

bugün ekşisözlükte gördüm.. istanbul üniversitesi 1930'lu 40'lı yılların tüm gazetelerini bir web sitesine yüklemiş.. müthiş bir arşiv olmuş.. konu tam olarak bu topice uymasada paylaşmak istedim.. 

 

http://nek.istanbul....44/ekos/GAZETE/


  • duman bunu beğendi

#307 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.338 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 12:08 ÖÖ

Oscar torenine basladik.
İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#308 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.338 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 12:09 ÖÖ

Tahminlerim,
en iyi film 1917,
yonetmen Sam Mendes,
erkek oyuncu J.Phoenix,
kadin oyuncu R.Zellweger,
yardimci erkek Brad Pitt,
yardimci kadin Laura Dern.
İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#309 del piero10

del piero10

    Senior Member

  • SIT
  • 5.241 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 06:31 ÖÖ

of of of parasite ingilizce olmayıp da en iyi film ödülünü kazanan ilk film. akademiden beklenmeyen hamleler bunlar. ki hak ediyordu da zaten. en iyi yönetmen de dahil 4 oscar kazandı.

diğer dallarda giga’nın yazdıkları.

yalnız ödüller bu saate kalıyorsa millet niye geceden izlemeye başlıyor bunu. sabah erken kalk tüm ödülleri görüyorsun zaten.
galatasaray ulan..

#310 Mert Baydur

Mert Baydur

    www.48reklamcilik.com

  • SIT
  • 10.279 mesaj
  • LocationIstanbul

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 07:13 ÖÖ


yalnız ödüller bu saate kalıyorsa millet niye geceden izlemeye başlıyor bunu. sabah erken kalk tüm ödülleri görüyorsun zaten.

Kırmızı halıdan başlayarak seyretmeye meraklılar oluyor, kim ne giymiş- kim ne röportaj vermiş gibi.

Yoksa dediğin gibi, TR saatiyle 06:00'da başlasan sanırım ana ödülleri yakalıyorsun.

Akademi Ödülleri eskiden daha kapsamlı bir törendi. Daha geniş bir zaman diliminde, daha çok ara şov ve gösterimlerle şişiriliyordu.

Aşırı uzun sürüyor diye tören bir kaç senedir kısaltıldı. 

Sanırım TR saatiyle gece daha erken vakitte başlıyordu, gene aynı vakitlerde bitiyordu. Herkes sabahlıyordu. Moda eleştirmeni stilistlerin falan Digitürk sinema kanallarında ödül töreninde kostüm yorumladığını hatırlıyorum. Eskisi kadar mesele etmediğim için, sabah uyanınca sonuçları öğrenmek şahsen bana yetiyor. Yalnız ABD'de bir haftasonu Super Bowl bir haftasonu Akademi Ödülleri arka arkaya geldi 2 ayrı büyük ABD şehrinde. Nasıl bir show business. TR'de ise bir hafta Elazığ bir hafta Van bir hafta Sabiha Gökçen katastrofobisiyle ilerliyoruz ceset sayarak. Gerçekten coğrafya kaderdir.


  • frodo41 bunu beğendi

#311 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.338 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 07:41 ÖÖ

Tahminleri izlemesi keyifli benim icin gerci herkes yamuldu bu sene.
İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#312 almeyda

almeyda

    Senior Member

  • Members
  • 2.654 mesaj

Yayınlanma tarihi 10 Şubat 2020 - 08:06 ÖÖ

https://youtu.be/liGVS9Igh7c

 

Lümpen komedisi Parazit'i tavsiye ederim . 

 

Helal olsun 


Ne söylesen sen haklısın, aylar var ki görüşmedik. Bir köşede oturup da, bir kadehi bölüşmedik .


#313 Giga

Giga

    Odtülü Aslan

  • SIT
  • 28.338 mesaj

Yayınlanma tarihi 11 Şubat 2020 - 10:03 ÖÖ

Dün alıcı gözle izledim,1917'yi sinemada  bekliyorum o sebeple onu değerlendiremem, kazanan ve diğer 7 adayı izledim.

 

Parasite çok güçlü bir film, haketti kesinlikle, bence en  iyi  film  aday  sayısı artık 5 ile sınırlansın geçmişteki gibi.

 

Jojo Rabbit, Ford vs  Ferrari, Little  Women ve Marriage Story bu dal  için zayıf filmler kanımca.

 

The Two Popes, Uncut Gems bunlardan öndeydi bence.


İngilizler gibi toplu halde futbol oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek

#314 Mert Baydur

Mert Baydur

    www.48reklamcilik.com

  • SIT
  • 10.279 mesaj
  • LocationIstanbul

Yayınlanma tarihi 11 Şubat 2020 - 10:29 ÖÖ

Uncut Gems bunlardan öndeydi bence.

Pazar izlemeye niyet ettim. İlk 45 dakikada giremedim filme. Devam edemedim de ruh halim karmaşıktı pazar, belki konsantre olamadım ancak anlattığı hikaye ve karakterleri yakalayamadım.






0 kişi bu konuyu görüntülüyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye