İçeriğe git


En beğenilen konular


#681227 Taze baba M.Yasin Çakmak

Posted by Saunders açık 05 Haziran 2018 - 02:42 ÖS

İlk Şampiyonluğu aslan'ımın :)

 

omz2b.jpg


  • kajganic, yakup bayrak, Ferhat Karaca ve 5 başka kişi bunu beğendi


#632367 Taze baba M.Yasin Çakmak

Posted by Ferhat Karaca açık 13 Şubat 2016 - 12:13 ÖS

Hepinize tekrar teşekkürler arkadaşlar.

 

Huzurlarınızda Nefes Kağan Çakmak :

 

 

FVg2q8.jpg

ne kadar hızlı büyüdüğüne inanamayacaksınız..
naçizane bir iki önerim olsun;
her saniyenin kıymetini bilin  çok güzel zamanlar..
dünya dertlerini çok takmayın bol bol beraber zaman geçirin. .mutlu olan çocukdan kimseye zarar gelmez..
5 yaşına kadar non-teknolojik alanlarda toprakla çiçek böcekle (ki sende falzası var :) ) zaman geçirsin.
Teknoloji kolay öğreniliyor ama toprakla araya mesafe koyan insan bunu ileride düzeltemiyor.
benimki bugün 14 yaşına girdi.... Ev 90 metrekare, sırf bahçe nedeniyle ayırlmadım buradan.Hiç de pişman değilim.
Habitatımız şimdilik bir köpek 3 kaplumbağa bir kuş.. Sabah kahvaltıda bana köpekbalıklarının haberleşme şekillerini anlatıyor.
iyi mi yapıyoruz bilmiyorum ama ne varsa doğa da var..Nefes Kağan bu konuda oldukça şanslı..Şansı daim olsun.

Gaza geldim bir de resim koyayım :)

Bizim ortalama pazar durumumuz bu :)
2wfiwdh.jpg
 




#618111 Müthiş İkililer..

Posted by cozker açık 03 Eylül 2015 - 08:30 ÖS

Namelessonegs- Figo


#667810 Yönetim güven oylaması

Posted by osvaldo açık 12 Ekim 2017 - 08:30 ÖÖ

Kendim icin birsey yazmayacam da yonetime bu derece giydirilmesi dogru degil. Yahu bu forumda 1haftadan fazla ceza alan kac kisi var? Aha asagida ceza ropikleri duruyor. Ayni tartisma sedat kasrt sovereign cez topiginde yine yapilmis. Bu sefer kufur eden taraf su an yonetime yuklenen taraf ama..ha benim cezam sapina kadar az olmus orasi ayri mevzu.. adam beni mahkemeye verse tazminat bile alirdi. Ama bu forumda 1 haftadan fazla ceza vermiyorlar. Bunu da iyi niyetten yapiyorlar. Niyete bakin.

Son olarak ta sunu yazayim yasi benden buyuk birine, hem de birden fazla kez telefonla gorusecek kadar hukukum olan birine (her ne sebeple olursa olsun) kufur etmem yakisik almadi. Bu konuda kendisinden ve forum yonetimnden ozur diliyorum. Ha bu, onun tamamen hakli oldugu, benim de tamamen haksiz oldugum anlamina da gelmiyor.
  • M.Yasin Çakmak, Saunders, Mid-life Crisis ve 3 başka kişi bunu beğendi


#665737 2017-2018 Süper Lig 4.Hafta Antalyaspor-GALATASARAY (1-1)

Posted by F@biooO açık 10 Eylül 2017 - 09:57 ÖS

Galatasaray'da Ndiaye denen adam sakatlanmadığı veya aşırı derecede sıvamadığı sürece oyundan çıkmamalı bence. 




#640570 STSL.5.HAFTA: Beşiktaş A.Ş-Galatasaray A.Ş (2-2)

Posted by almeyda açık 26 Eylül 2016 - 12:54 ÖS

Maçı 2.100 kişilik çekirdek müfreze ile izledim . Çevremdeki herkes deplasmana gideceği için hem sevinçli hem de heyecanlıydı . Yol boyunca bir meczubun bizi tahrik etmesi dışında herhangi bir canlı ile karşılaşmadık . Stada girişimiz de gayet rahattı fakat üç misafir takım turnikesi kalabalık ve grup halinde gelmiş bir grubu almak için yetersiz kaldı . Sadece turnikeler önünde bir saate yakın beklemek zorunda kaldık .

 

Stadyumları , ne yalan söyleyeyim , eski İnönü stadını aratıyor . Kale arkası tribünleri o kadar yükselmiş ki , o harikulade boğaz manzarasını kapatmış . Stadı mimari olarak bizimkine çok benzettim  . Fakat stadın dışı ve  iç koridorları bizimki gibi zevksiz beton görünüşlü değil , koridorların duvarlarını fayanslarla kaplamışlar . Tuvaletleri ve büfeleri ise daha güzel ve kullanışlı .

 

Ama yeni stadyumun BJK seyicisinin kimyasını bozduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Artmış kapasite , seyirci yoğunluğunu fazlasıyla etkilemiş . Yani tüm stattaki taraftarı yönlendirecek olan grup , eski kapalının altı ve üstü , çok dağınık bir görüntü içimdeydi . Merkezde oturan seyircilerin tezahürat gücü kaybolmuştu  .

 

Ayrıca bu tip maçların öncesinde taraftarı sıcak tutan ev sahibi - deplasman atışmaları yüksek sesli ,yeni ve bed BJK besteleri yüzünden gerçekleşemedi . Besteler ve kadınlı-erkekli ve ramazan davullu hazırlanmış 19 Mayıs çakması kareografi BJK için yüz karası olmalı . Üstelik bu performası her tribün önünde toplamda yaklaşık 45-50 dakika sergilediler . O kadar ki , gelenekselleşmiş tribüne futbolcu çağırma ritüelini bile yapamadılar . Biz o hengamede 120 metre ötedeki Sabri'yi çağırıp üçlü çektirmeyi becerdik .

 

Maça gelirsek , ilk ve ikinci golü atmanın avantajını iyi kullandığımızı düşünüyorum . Oyuncular maçın genelinde , BJK'nın ikinci golüne kadar gayet fedakarca ve disiplinli oynadılar , rakiplerini takip etmeye çalıştılar . Eren , Bruma ve Yasin bile sık sık geriye gelerek defansı ve orta sahayı rahatlattılar . Bu üçlünün ofansa katkısı da yeterliydi . Özellikle Bruma , hem Gökhan'ı , hem de o bölgeye yardıma gelen ağır Atiba'yı zor durumda bıraktı . Caner daha rahat oynarken , Gökhan Bruma tehdidinden dolayı varlık gösteremedi . Tolga pas kalitesizliğinden dolayı bana göre vasat oynadı . Böyle özel maçlarda bu oyuncunun kora kor mücadelesinin yanında pasör özelliklerini de geliştirmesi icap ediyor . Sabri bir kaç başarılı müdahalesinin yanında skora etki edecek hatasını pas geçmedi , sağ olsun . Bana göre Hakan Balta takımın en iyi oyuncusuydu . Top kesmeleri , çalmaları ve oyunu soğutması gayet usta işiydi .

 

BJK 'nın yanlış bir onbir tertibi ile çıktığını düşünenlerdenim . İç saha maçlarına ne olursa olsun Atiba ve İnler ikilisi ile başlamamalılar .Kalecileri ise çok heyecanlı ve titrek bir oyuncu .Oyunu kesinlikle ayakla başlatmaması gerekiyor . 

 

Nihayetinde , tüm kamuoyunun rüzgarını da arkasına almış , maçın favorisi ilan edilmiş BJK'ı korkutarak bir puan almak rakiplere verilmiş iyi mesajdır diye düşünüyorum . İşler hiçbir rakip için geçen sezon ki gibi kolay olmayacak . 




#636143 Ramazan Boyunca Kuran Sohbeti

Posted by alisamiyen açık 08 Haziran 2016 - 12:18 ÖÖ

Herkese hayırlı Ramazanlar....Öncelikle Bu mübarek ayda 1 ay önce doğan (erken doğum) ama hastanede yoğun bakımdan henüz çıkamayan prematüre ikiz yeğenlerim için hepinizin dualarına talibim....

 

Forum tarihinde bir ilk olsun...Sakız çiğnemenin orucu bozup bozmadığından sıkıldıysanız Ramazan süresince vakit buldukça bir şeyler paylaşmayı isterim...Olabildiğince Kuran'daki Din'i, Kuran'daki Peygamberi anlatmaya çalışacağım...

 

Haftada üç vardiya çalışıyorum ve bugün yarın izin günüm...Fırsat buldukça yazarım...

--------------------------------------

Bu gece Kader ile başlayalım....

 

KADER NEDİR ?

 

Kader ''ÖLÇÜ'' demek...Allah, yarattığı canlı / cansız her varlığa bir ölçü tayin etmiş...Tüm yaratılmışlar kendilerine Allah tarafından uygun görülmüş ölçüye göre varlıklarını sürdürüyorlar...Kuran'daki ayetlerde Ölçü olarak kullanılmıştır...

Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah'tır"
(Furkan / 2)
" Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık"
( Kamer / 49 )

 

Sadece insandan, canlılardan değil, Ay ve güneş'in belirlenmiş ölçülere göre seyretmeleri, yer ve göklerin durumu, evrenin genişlemesi gibi örneklerde verilebilir...

İnsanın kaderi de ''SEÇMEK'' olarak tayin edilmiş. İnsan kendi seçimleri ile hareket eden bir varlık, insana konulan ölçü de işte bu seçme eylemi...

İyi ve kötüyü ayırt etme yetisine sahip her insan isterse iyiyi, isterse kötüyü seçer...İnsan iyiyi seçerse Allah iyiyi, kötüyü seçerse de kötüyü yaratıyor...Çünkü imtihan etmenin temel şartı seçim yapma özgürlüğüdür...Seçimin olmadığı yerde imtihandan bahsedilemez...İmtihanın olmadığı yerde de cennet ve cehennem gibi ödül ve cezalar olmaz...

 

İnsan sonucu önceden belirlenmiş bir senaryoda rolünü oynayan bir figüran değildir...Allah senaryoyu yazmış ama rolleri dağıtmamıştır...İnsanlar kendi tercihlerine, seçimlerine göre hangi rolü istiyorlarsa o rolü alırlar... İnsanın başına gelecekler değil başına gelmiş olanlar melekler vasıtasıyla yazılarak kaydedilir yani eylem gerçekleşmeden önce değil gerçekleştikten sonra kayda alınmış bir yazıdan bahsedilebilir...Gelenek olmuş Kader inancı ile Kuran'daki kaderin bütün farkı budur... Peki Allah bilmiyor mu ?

 

Elbette Allah ''EZELİ'' , ''EBEDİ'' ve ''ALİM'' sıfatlarına sahip olduğu için yarattığı kulunun nasıl davranacağını bilir fakat kulunun davranışını belirlememiştir...Kul kendi iradesi ile davranışını belirler ve Allah imtihan gereği o iradeye uygun hareket eder...Allah'ın, kulun nasıl davranacağını bilmesi o davranışa müdahil olması demek değildir...Zaman ve mekan gibi kavramlar bizler içindir.. Allah bunlardan münezzehtir...Biraz daha açmak gerekirse Allah kulunun seçeceği, tercih edeceği filiin eylemin yaratıcısıdır iyi/kötü veya doğru / yanlış her ikisini de yaratan Allah'dır ama seçim kulunundur...Allah kulunun yapacağı seçimin sonucunu da bilir...Bilmesi yaratıcılığının bir gereği olduğu gibi belirlememesi de yaratıcılığının bir gereğidir...Hatta bütün yaşamının seceresini o yaşarken de bilir...Kulunun davranışını ve sonuçlarını bilmekle beraber onu belirlemiş olsaydı insanoğluna sorumluluk ve imtihan yüklemesinin bir anlamı kalmazdı...Bu da insanı imtihan etmekten daha çok zulme dayanırdı ki, Allah zulümden arınmıştır...

 

İnsanoğlu, kendinden kaynaklanan günahları,hataları, noksanlıkları fatura edecek yer aramış ve bu faturayı kader diye Kuran'daki tanımından ayrı uydurduğu günah keçisine yüklemiş. Kendi seçimleri sonucunda başına gelen musibetleri öz eleştiri yaparak anlamamış, bunları Allah'a mal etmiş... ''Kadercilik'' insanın kendi hatalarını örtmek ve bahane bulmak adına kullandığı argümandan farklı bir duruma gelmemiş...Bazen ''kader utansın'', bazen de ''Kaderim buymuş'' demiş..Bu bahis, İslamlaşamayan ama İslam'a hakim olmuş Muaviye, Yezid gibi Emevi krallarının kendi zulüm ve pisliklerini örtmek adına halkı uyutmak için saraylarda ve halk arasına uydurdukları bir takım rivayetlerle gelişmişti...Hz.Hüseyin'in şehit edilmesinde ''Onu biz öldürmedik, o kaderine yürüdü, onu Allah öldürdü.'' diyerek en üst perdeye ulaşmış bir süreçti ve geleneksel İslam anlayışına bu şekilde girmişti...

 

"Şüphesiz insan için kendi çalıştığından başkası yoktur;"
( NECM /39 )


  • Saunders, Mid-life Crisis, yakup bayrak ve 3 başka kişi bunu beğendi


#632466 #15 Ryan Donk

Posted by Ronin açık 15 Şubat 2016 - 02:00 ÖS

Evet Donk bir melo değil. Ama dayanaksız eleştiriler yapılıyor: 

 

1- Adam geldiğinden beri takımın en çok ikili mücadele kazanan oyuncusu oldu. Açık ara hem de. Donk'tan önce orada oynayan Bilal'e (zaman zaman o görevi üstlenen Selçuk'a) dikkat. 

 

 

 

2- Takımın en çok top kapan oyuncusu. Yine aynı pozisyondaki Bilal'e dikkat. 

 

 

3- Top kesme konusunda bir tek defans oyuncularından geride. Bilal'e bakmanıza bilmem gerek var mı? 

 

 

4- Takımın en büyük eksikliklerinden biri: Hava Topu almada da takım istatistiğinin çok üstünde. Defans dahil. 

 

 

Şimdi bunlara bakıp, Donk kötüdür şöyledir böyledir demek gerçekten saçma oluyor. Bu adamın yapması gerekenler bunlar. (Ayrıca maç başına en çok topla buluşan, en çok isabetli pas yapan adamların da başında gelmekte.) Daha ne olsun? 

 

Çöküş sezonunda olduğumuzdan herkesin bir kelle istemesi çok doğal, fakat sorunu doğru tespit etmek lazım. Ve Donk (şu an için) bu sorunlardan biri değil. 

 

Edit: Excelden yapıştıramıyorum, böyle karışık gözüküyor kusura bakmayın. 


  • Mid-life Crisis, Patriot, Ferhat Karaca ve 3 başka kişi bunu beğendi


#625709 Forum Admin Seçimi

Posted by duman açık 11 Kasım 2015 - 11:56 ÖÖ

İyi kötü 2000 yılından beri muhtelif Galatasaray forumlarında yazıyorum, çiziyorum kendimce. 15 yıl olmuş. Bu 15 yıl içerisinde 5-6 forumda yazma imkanım oldu ve hepsinde burası Galatasaray forumu, burada Galatasaraylılar yazıyor denilebilecek bir üslup standardı vardı. Eleştirinin dibine vurulurdu ama asla hakaret olmazdı. Galatasaray forumlarını diğerlerinden ayıran en önemli unsur budur. Galatasaray forması giyen oyuncuya, takımını yöneten teknik heyetine, kulübünü yöneten başkanına ve yöneticisine ahlaka aykırı bir şey yapmadığı sürece kimse fütursuzca dil uzatmazdı. Bakın eleştirmezdi demiyorum. Hakaret etmezdi, aşağılamazdı diyorum. 

 

Artık bu yapı bozulmuş durumda. Başkanından, oyuncusuna, yöneticisinden, teknik heyetine hemen herkese bel altı vuruluyor. Bir başkan kulübü kötü yönetebilir. Bu kötü yönetim birilerine doğru gelir, bir diğerine yanlış gelir. Mesela Dursun Özbek. Kimine göre kötü başkandır, kimine göre iyi başkandır, kimine göre de şartlara göre kulübü yönetir. Bu adamı sabaha kadar eleştirebilir herkes. Ama giydiği smokinin şeklinden, boyundan posundan, tipinden dem vurmaya başlayınca bu artık hakaret noktasına gidiyor.

 

Aynı durum teknik direktör için de geçerli. Hamzaoğlu'nu eleştirmek bir başka konu. Adama sıçığıma varacak laflar etmek bir başka konu. Veya Umut Bulut. Adama edilmedik laf kalmadı. Kötü oynuyor veya yetersiz. Sabaha kadar yazılır, sabaha kadar tartışılır veya bu tartışılamaz bir gerçektir ama adama beyinsiz muamelesi yapmak, kişiliğine kadar saydırmak nicedir? Macini'ye komisyoncu bile denildi. Öyle veya değil. İspatı var mı? Yok. Bu adam Galatasaray teknik direktörü mü? O gün için öyleydi. Galatasaray teknik direktörü komisyon almaz. Nokta. İspatlanırsa zaten Galatasaray'ın başında hocalık yapamaz, o makamda bir gün dahi oturamaz. Hamzaoğlu için de JPK, Bilal Kısa transferleri üzerinden, Aydın Yılmaz'ın olası yeni kontratı üzerinden ve Sabri'nin imzaladığı yeni kontratı üzerinden bu laflar da edildi. Yarın Umut Bulut transferi üzerinden de aynı laflar söylenecektir.

 

Makama saygı duyardık eskiden. Başkan, GALATASARAY Başkanı'dır derdik. Hoca GALATASARAY teknik direktörüdür derdik, sporcunun üzerinde GALATASARAY forması vardır derdik. Eleştirir ama ezmezdik, hakaret ezmezdik, yazılı olmayan Galatasaray etiklerine göre yerin dibine sokardık. Şimdi "Makama saygı duymakla ne alakası var. Ben adamın şahsına söylüyorum." denilebiliyor. Veya "Sporcu maçta berbat oynamış, helal olsun mu yazalım?" denilebiliyor.

 

Adamların yüzüne söyleyenemeyecek lafları burada yazmadığımız zaman ne gerginlik kalır, ne kavga, ne gürültü. 


  • Mid-life Crisis, Namelessonegs, kajganic ve 3 başka kişi bunu beğendi


#712450 Teknik Direktörümüz Fatih Terim (IV.Dönem)

Posted by duman açık 07 Kasım 2019 - 11:26 ÖÖ

Terim istifa eder veya gönderilirse adres bellidir. Lucescu tamtamları çalmaya başlar hemen.

 

Terim'in çıkış yaptığı dönem A Milli Takım teknik direktörlüğüne getirildiği dönem oluyor. Piontek'in yanında çalışıp, Piontek'ten baya bir şeyler öğrenmişti. Üzerine koyarak devam etti. Galatasaray'a geldi. Genç oyunculara şans verdi. Derwall'den bu yana gelen alt yapı hamlesinin devamlılığına destek verdi. Oradan çıkan genç oyunculara destek verdi. Kendisinden önce alınan oyuncuları da kadroda tuttu, üzerine A Milli Takım taramalarından veri tabanını kullarak yatırım yaptı ve ortaya makine gibi işleyen bir takım çıkmasını sağladı. 

 

Sonrasında başarısız Canaydın dönemi. Ancak aynı futbol mantalitesi vardı. Hücumcu, baskı kurmaya çalışan bir takım. (Bunu yaptı yapamadı tartışılır. Niyeti kastediyorum.)

 

Ardından başarılı başlayan ve 96-00 arası oyununa başlayan bir Aysal dönemi. 2011 sezonunda o 4 yıla benzer bir hücum anlayışımız vardı.

 

Sanıyorum Barcelona'nın Guardilola dönemi tiki takası Terim'i çok etkilemiş olacak ki Terim, 2012 yılında 2011 ve 96-00 mirası baskılı ve hızlı rakip kaleye inen oyunu tamamen bıraktı. Kontraatak imkanı bulsa bile topa basıp set oyunu oynayan, topa daha fazla sahip olan, 400-600 arası pas yapan ve yüksek yüzdeli pas isabeti hedefleyen bir oyun oynatmaya başladı. 

 

Tudor döneminde çok baskılı oynuyor ancak oyunu tutmak noktasında zorluklar yaşıyorduk. Özellikle deplasman maçlarında skoru alıyorduk ancak stres yaşıyorduk. Terim 4. kez geldiğinde bu konuya parmak basıp oyunu tutmamız gerek vs. dedi ancak bunu oyun anlayışına kısmen adapte etti, aceleye getirmedi. Sezon sonuna kadar Tudor'dan kalma oyun anlayışıyla hücum ettik ancak biraz daha yavaş hücuma çıkmaya başladık. Geçen sezon ise hızlı hücumlar komple rafa kalktı. Arada bir Onyekuru'nun patlaması ile rakip kaleye inişlerimiz haricinde yine bol pas yapan ve herkesi bunaltan bir pas örgüsü yaratıldı.

 

Kloopgiller familyası Gegenpress vs. ile tiki taka ya üstünlük kurmaya ve alternatifler geliştirmeye başlamışken biz 2008-2012 arasına net damga vuran tiki takayı daha yeni sahaya adapte etmeye çalışıyorduk. Velhasıl oyun değişti, değişen oyun bile değişti ancak Terim bu değişimleri ıskaladı. Neden?

 

Eğitim önemli bir şey. Terim, Piontek'in yanında eğitimden geçti. Piontek dünyanın en iyi teknik direktörü değildi belki ama o dönemin güncel Avrupa antrenman metodlarını, taktik anlayışlarını ithal etmemizi sağladı. Terim 1. elden bunlara şahit olan kişiydi. Sonrasında üzerine kendi cesareti ile ekledikleriyle sonuç almıştı. Bu noktaya gelen bir teknik direktörün gidip tekrar eğitimlere girmesini kimse beklemez. Elit teknik direktörler zirvesine konuşmacı olarak çağırılan bir teknik direktör o saatten sonra kursiyer konumuna geçmez. Ancak değişimden de uzak kalmaması gerekir. Bunun çaresi siz eğitime girmiyorsanız bile çevrenizdeki antrenörlerin bu eğitimleri almasını sağlamak ve onlardan gelen bilgiyi süzüp kullanabilmektir. Terim'in yardımcıları konusunu biz biraz sığ tartışıyoruz. Olaya sadece Terim hasta/cezalı vs. iken takımı yönetmek veya Terim ile fikir münakaşasına girmek olarak bakmamak gerekir. Davala, Şaş, Şahin gibi isimlerin Terim'i güncelleyen kaynaklar olması gerekirdi. Bu isimlerin bunu başarmaları mümkün olmadığı gibi, Terim'in böyle bir yönlendirmesinin olmaması da Terim'i sabit fikirli bir teknik anlayışa ittirdi.

 

Bu sabit fikirlilik hali her şeye etki ediyor. A takım taktik anlayışından tutun, oyuncu tercihlerine, altyapı eğitim sürecine kadar çok boyutlu bir etki alanı var. Ndiaye'nin tekrar kiralanmaması ve yerine Seri'nin tercih edilmesi oyuncu tercihi açısından buna bir örnek mesela. Ndiaye atletik özellikleriyle baskı yapan ve aceleci oyun anlayışına sahip bir oyuncuydu. Böyle bir 8 numara ile hızlı hücum edersiniz. Seri ise tam tersi alan markajı yapabilecek, topa sahip olunduğunda ise dengeli olarak takımı çıkartabilecek kısa pas oynayan bir oyuncu. Terim set oyunu takıntısından ötürü Seri'yi tercih etti. Nidaye'yi gönderdi.

 

Bu saatten sonra Terim'in kendisini güncellemesi hem mentalite olarak büyük bir huy değişimi gerektirir ki bu Terim'in kalıplaşmış düşünce anlayışında olmayan bir şey hem de velev ki bu yönde bir karar alsın, bu sefer zaman gerekir. En hızlı dönüşüm yolu ise pişmiş yardımcı antrenörler ile yola devam etmek olur. Yanisi güncel oyun anlayışının içinden gelen bir yardımcı antrenörü takıma monte etmek ve güncel antrenman metotlarını Florya'ya kazandırmak. 67 yaşında birisinden bunları beklemek hayalcilik olur sanıyorum.

 

4. dönemiyle birlikte bir dönem kapanmak üzere. Önemli olan kafalarda soru işaretleri bırakmayacak şekilde bu dönemi kapatmak olmalı. Bir kez daha geçmişe dönüp Terim olsaydı şöyle olurdu, böyle olurdular tartışmaları yaşanmasın istiyorsak, an itibariyle önümüze konan faturayı Terim'in ödemesi gerekiyor. Başarıyı da başarısızlığı da sahiplenmeli. O yüzden istifa etmemeli, görevinden alınmamalı. Sonuna kadar takımın başında kalıp, sezon sonunda somut ve stratejik bir karar alınması lazım. Bugün Terim'i yönetim görevden alsa Terimciler-Anti Terimciler tartışmaları yine bir 5 senemizi yer. Takım yine kötü gittiğinde ve Terim +70 olduğunda "Yine Terim, yeniden Terim" dememeliyiz. Yok artık bir daha olmaz demeyin lütfen. Ben burada olsun, başka platformlarda olsun Terim'e şiddetle karşı çıkan, hatta geçmiş dönem ayrılışlarından ötürü kin bile güden bir çok insanın kaos ortamında "Bizi yine kurtarsa kurtarsa Terim kurtarır." dediğini biliyorum. (Bunu eleştirmek için söylemiyorum.)

 

Kendi adıma ben Terim'in geri dönüşlerinden pişman olan birisi değilim. Her seferinde destek verdim. Ayrılışlarında da Terim'e haksızlık yapıldığını düşünen birisiyim. Ancak Terimci miyim? Asla. Ben Galatasaray taraftarıyım. Bu defteri kapatacaksak bile artık hakkıyla ve kafalarda soru işaretleri olmadan kapatmak gerektiği düşüncesindeyim. 




#712065 TAMAM MI? DEVAM MI?

Posted by frodo555 açık 04 Kasım 2019 - 12:42 ÖS

Önümüzdeki dönemin harcamasını bilip şimdiden depo edelim bence; hatta bunun fazlasını toplayalım ki aşağıda teklif edeceğim şeylere de kaynak çıkmış olsun...

 

Seyhan hosting tarafında Yasin (Çakmak) domain tarafında birşeylerde yetkililer ama her ikisi de hem forumda aktif değiller hem de işleri güçleri var zaten böyle son dakikaya kadar haber veremiyorlar, kriz çıkıyor;  forumun tüm register tarafı hosting tarafı muhatapları forum adminleri olacak şekilde hesapları ve sorumlulukları devralıp o arkadaşlarımızı da rahatlatalım... 

 

Sonrasında da bence ciddi bir temizliğe de girişelim forumda; anladığım kadarıyla bu çökmeler falan hep database kalınlığıyla ilgili...

 

Üye listesine filtre uygulayıp baktım; 2018-2019 yılları içerisinde foruma login olmuş userların sayısı 76... Sadece 76.. Sorsan 1700 üyemiz var. Adım gibi eminim ikili filtreleme yapsak ve yeniden eskiye en son login olan 100 üyeyi ve büyükten küçüğe en çok post atan 100 üyeyi listeleyip geri kalan herkesi üyelikten çıkartsak ciddi bir ferahlama yaşanır tuttuğumuz data açısından... Toplam 600 bin mesajdan sksen 10 bini; toplam konuların da  (en yenisi 2 yıldan eski olmak şartıyla) en fazla 50 tanesi falan kaybolur sadece...  

 

Bir de bildiğim kadarıyla abonelik ücretiyle kullanılan ve/veya çok fazla olmayan paralara satın alınan hazır forum formatlarına eski veya başka tip forum formatlarını taşımak için de modüller var. Gerekirse onu da kullanıp tasarımı aynı da olsa arka planda daha güncel bir foruma taşınabiliriz... 

 

Forumlar ölüyor falan filan... İstediği kadar ölsün kardeşim; ben bitmez tükenmez kopuk kopuk floodlar okumak değil, burada electro'nun yazdığı tek başına 20 post uzunluğundaki mesajları okumak, sonra ona bir o kadar uzun cevap yazmak istiyorum... bir futbolcu hakkındaki bir mesajı bulmak için twitterda advance-search labirentine girmek değil, o konunun topiğine girdiğimde 3-5 sayfa geri gidip mesajı görmek istiyorum...  Girdiğim ikili tartışmalara muhatabımın orta okuldan sınıf arkadaşı veya teyzesinin oğlu değil; tanıdığım ve ortak paydada buluştuğum insanlar salça olsun istiyorum... O yüzden, Fuck Twitter!!!  




#706009 Ölümsüz Mabedimiz Ali Sami Yen

Posted by almeyda açık 28 Ağustos 2019 - 03:48 ÖS

66771924_1293734110804732_80470868941692

 

Geçen gecelerin birinde rüyamda gördüm stadyumu . Kapısından bir kez daha çimleri gördüm . Boş tribünlerinde bir ucundan bir ucuna yürüdüm . Bu zaten hep yapmak istediğim bir şeydi stat ayaktayken . İstediği yere oturur insan boşken . Her oturduğun yer insana farklı bir tat verir . Kapalı da otururken mesela yeni açık tribünde oturanların çocukken aşağıya döküleceğini düşünüyordum . O tribünün açısı bana hep dik gelirdi nedense . Alt tribünde en arka sırayı merak ederdim . Hep gölgeliydi orası . Yeni açıkta ise kapalıya doğru yaklaşıp onlarla aynı hissi yaşamaya çalışırdım . Bir karlı İstanbul akşamında kapalıya bilet bulmuştum . Sorsan hangi sezon söyleyemem . Fark atmıştık ama takımın iddiası yoktu . Tek başıma gidip kapalının en son sırasının kenarına oturmuştum hem tribünleri hem maçı iyi izleyeyim diye . Stat boştu ve bu yüzden harika bir maç izlemiştim . Yine bir karlı gün , Üsküdar'daki okulumdan kaçıp üniforma ile içeri sızmıştık . Werder maçı . Babam derdi ki , Beşiktaş da hava günlük güneşliktir ama Mecdiyeköy'e kar yağar . Öyle bir gündü . Tribündekilerin maskotu olmuştuk o gün . Bize cep kanyağı içirip dalga geçmişlerdi . Stada ilk gidişimde yine karlı bir gündü . Boğaz köprüsünde trafik milim milim ilerliyordu . Otobüsün camından oklavaya taktığım sarı kırmızı bayrağı sallamıştım yol boyu . Stat önündeki bilet kuyruğu , o küçük gişe , kapıların parmaklıkları ve boyuma göre Partenon gibi gözüken o yapı . Köfte kokusu . Karton şapkalar , naylon poşette sular . O karmaşada bir çocuğun en korktuğu şey kaybolmak ki çok kez başıma gelmiştir . - Şu çocuğu da alın araya diyip beni elden ele önlerde taşımaları. Babam arkalarda kalmış . Gişenin önünde huzursuz bir biçimde bekliyorum . Sonra babam geliyor ve stadın merdivenleri tırmanıyoruz . O anı daha unutamadım . Belki de rüyalarımın sebebi o yemyeşil çimler ve sarı-kımızı çerçevesidir . Maçtan daha fazla etrafımı izleyip , o gürültüyü dinlemiştim . Babam arada bir oğlum maçı izlesene diyordu ama nafile . Keşke beynimizde bir çip olsaydı da kaydedebilseydik ama o zaman rüyasını görür müydük , zannetmiyorum. Maç berabere ve aynı otobüsle Kadıköy'e yollarına düşmek . Oklavam yine pencereden çıkmış . Babam berabere biten maçtan sonra bayrak sallanmaz diyor . O günün son dersini de alıyoruz . Benim için Ali Sami yen Stadyumu ve baba figürü özdeşlemiş , birbiri içine geçmiş. Bunu son Lazio maçında ' çocukluk aşkımsın ' kareografisinide açılan ' stada giden çocuk ve babası' pankartında anladım . 

 

galatasaray-taraftari-lazio-maci-oncesi-

 

70'lerin ortalarında dünyaya geldiğim için olsa gerek doğduğum evi nargile kafe yaptılar , çocukluğumun geçtiği apartmanı yıktılar . Oraları senede bir kere kendime vakit ayırarak bazen de yanımdaki dostlarıma hissetirmeyerek o sokaklardan geçerek ziyaret ederim . Fakat Ali Sami Yen Stadyum'unu şimdi önünden her geçişimde hem hasret ama daha fazla bastırmaya çalıştığım öfke ile anıyorum . Benden önce , benimle beraber ve benden sonra giden tüm çocukların , gençlerin böğrüne inmiş bir heyula oradaki . 

 

Sahada açan kabak çiçeğini , tribündeki kedini bile özledim Ali Sami Yen'im . Bana yaşattığın her dakikan için sana yine teşekkür ederim . Rüyalarda buluşuruz biz :) 

 

 

 

2606_2353.jpg




#679959 Teknik Direktörümüz Fatih Terim (IV.Dönem)

Posted by osvaldo açık 19 Mayıs 2018 - 08:44 ÖS

.. massaklarini yiyin massaklarini


#679712 17 Mayıs 2000

Posted by Yasin Karabulut açık 17 Mayıs 2018 - 09:55 ÖÖ

17 ağustos depremine Sakarya'da, 12 kasım depremine Bolu'da yakalandım.

17 Ağustos malum yıkımın etkisi, 12 Kasım çok ses getiren birşey olmadı ama bizim için zordu. 250metre ilerimizdeki bloklar yıkılmıştı ve burada 38 kişi vefat etmişti. 

Biraz sokakta kalındı ateşler vs derken barınacak bir yer ayarlandı. Eksik olmayacak şey TV tabii ki. 

Bütün bu olumsuzlukların olduğu sene Kasım ayında serüvenimiz başlıyordu. Cine5 maçın yanlış hatırlamıyorsam son 15 dakikasını şifresiz verecekti: Bologna-Galatasaray

Bologna da takım hani, Signori Falcone Pagliuca Ventola Wome falan, baya kafa takım. Ama inanmışlık başka bişey işte... 

Sağolsunlar Hakan Şükür'ün o muhteşem golünü seyredebildik. Adam resmen toptan yükseğe sıçrayıp havada eğilerek kafa vurmuştu.

 

Sonra Dortmund. Uh a.q o ne... Lehmann Kohler Dede Evanilson Ikpeba Ricken Bobic.. 

İçimizden geçerler hissini kimse saklayamaz o zaman için. Maçı seyretmek için çarşıda dolaşıyorum mekan arıyorum, her yerde yaygın değil Bolu şartlarında. Bir iki lokale girdim tıka basa dolu mecburen çıktım, eve doğru yollanıyorum.

Eskiden trafiğe açık İzzet Baysal Caddesinin dönemecindeki büfenin önünden geçerken sorayım maç kaç kaç diye düşündüm. Sordum 2-0 dedi. Kim kazancak belli zaten, maç westfalen de döndüm eve yürüdüm gittim.

Walkmani aldım dinliyorum ; Lan? Galatasarayımızın iki sıfır üstünlüğü faşlsdkas,dkaşs lkdşlas kdaşsk   kop kop kooopp. İçerideki maça çokta bişey kalmadı zaten. Yürüyedurmuyor takım koşuyor adeta.. 

 

Eee sıradaki gelsin aq modunda herkes, Mallorca gibi sadece o aralar ün yapmış bir takım çıktı, kademe yükseldikçe aslında çekince artıyordu ama Galatasaray yine deplasmanda rakibin resmen içinden geçti. Adam hayatında bu kadar yukarı bakmak zorunda kalmamıştır büyük ihtimalle.. 

 

Evet geldik yarı finale artık büyük bir süpriz olmazsa bizi buradan sonraya götürmezler gibi bir hava var. Rakip o seviyeler için hayvani bir kadroya sahip olan Leeds United. 

Kimler var aman tanrım : Harte, Woodgate Radebe Bowyer Bakke Bridges Viduka Kewell Smith  höööhhh aq  o ne. 

Ulan dakika 15 olmamış lambır lumbur nasıl gidiyoruz, bu arada bir iki şut yolladı Leeds ama etkisiz kaldı, yine Kral açtı perdeyi sonrasında yine saldırdık yine saldırdık durmadık Capone atmıştı bu sefer.

 

İlk maçtan daha beteri olur dediğimiz bir İngiltere ortamı bizi beekliyordu, facia bir gerilim filmi izliyorduk ama yine biz oynuyorduk. Yüzyılın en iyi 10 u penaltıyı attı Kral , garry rodriguesin ikonu olarak sağ çeke çeke direk dibine bıraktı ne sevinç ne sevinç aman yarabbi, daha ötesi var mı bunun diyorduk. Yalnız bu adamlar yan toplar haricinde hiç bi mok yapmadılar bunu çok iyi hatırlıyorum. İsim olarak çok iyi görünseler de takım oyunu olarak ezmiştik.

 

Final deplasmandaki Leeds maçından daha zor olacaksa kriz geçirmemek mümkün değildi zaten. Ama Anıt Parkta kurulan büyük ekranda bütün sınıf arkadaşlarımla birlikte izlemiştik.

Kupa bizim olmuştu Ömer üründüle rağmen ve tabi ki Taffarel'in o çılgın kurtarışıyla.. 

Finalden aklımda kalan bir anı da, bir serbest vuruşu Hagi varken Hakan Şükür kullanmıştı, çok kötü kullanmasa da, Hagi'nin arkasından bir bakışı vardı aklımdan çıkmaz..

 

Bakmayın böyle alelade kırık dökük yazdıklarıma, anlatılamaz şeyler yaşattı Galatasaray hepimize. 

 

12 Mayıs

14 Mayıs

17 Mayıs

...

Sırada bir başka Mayıs günü var, aynı o günkü konsantreyle emeklerinizin zayii olmasına izin vermeyin.

bitmesin bu rüya... 




#667580 2017 - 2018 Süperlig 7. Hafta GALATASARAY A.Ş. - Kardemir Karabükspor (3-2)

Posted by Ferhat Karaca açık 03 Ekim 2017 - 11:13 ÖÖ

Admin yorumu:

Şu forumda hepi topu 3 fiili admin var.yasin ben alper.

bu kişilerden herhangi birinin kasten adil olmayan bir tutumla davrandığına inanan varsa ben bu sorumluluğu daha iyi yapmaya aday olana devretmekden hicap duymam.

 

forumda 20 seneye yaklaşan adamlar tarafından  basit bir mevzu saçma bir kişsel atışmaya girdi.

Osvaldo zaten direk hakaret ederek cezayı haketti.

Önder abi ise gerekçesi olsun olmasın, bu diyaloğa devam etti.uyardık nesine susayım ben haklıyım şeklinde tepki verdi.Üstüne çık karşıma söyle vs gibi bir tavırla yanıt verdi.

Gayet basitçe özgür saçmalama dese yetebilirdi.Yada bie şey konuşacaksa özelden çözebilirlerdi.

Sussalar ne yapacakmışız? Böyle saçma bir soru görmedim.Ben belediye zabıtası değilim ceza peşinde koşayım, iki  insanın kırıcılaşmasına engel olmaya çalışıyorum önce.Tabii ki rica edeceğim..
Ardından ceza çıkar çıkmaz adminler bir yorum yapar gerekirse.

 

 

Kişisel yorumum:

Gelelim takıma eleştiri destek konusuna.

Ben de çıkıp bu takımda eleştirilecek bir şey görüpte susan o.. çocuğudur.Takıma düşmandır.Biatçıdır koyundur mu diyeyim?

Böyle kaba bir tutum olabilir mi?

Vaktiyle Hamza zamanında her mağlubiyetten sonra burada eleştirenler ne düşünmüşse bugün eleştirenler de aşağı yukarı aynı şeyi düşünüyor.

O zaman kimse çıkıp bugün GS ın yenilmesine "hede hödö  o çocuğu" filan demedi.Demişse de aynı saçma tutumu sergilemiştir.

Bu tutumlar eleştiri yapanları aba altından GS düşmanı ilan etme kafası.Eleştiride hakaret yoksa herkes susacak.Övgüye de yergiye de tahammülü olmayanın forumda ne işi var twetter da atsın tutsun.."Lafı iyi kıvırdım bu hakareti kimse üstüne alamaz"  bunlar bilek hareketleri..

 

gerek yok bunlara.Ben burada hiç kimsenin kaybedilen maçtan sevin duyacağına inanmıyorum.

Ancak takımı eleştirdiği için, kendini  eleştirenden daha fazla Galatasaraylı sanan çok kişi görüyorum.Ne kimse kimseyi tartsın nede Galatasaraylılık dersi versin.Söyleyecek savunması eleştirisi olan çıksın adabınca yazsın yeter.

 

Ben ne Önder abiye ne de osvaldo ya ne de herhangi bir kullanıcıya ceza vermenin hiç bir anlamı olmadığına sadece ortamı sakinleştirmek için bir zaman yarattığına inanıyorum.Cezalar bitecek, tüm ceza alanlar şarjörler doldurulup yeniden gelecek.

Olması gereken, ayarı kaçan da buna maruz kalan da, her kimse sakinleşip kusura bakma demesini bilse yeter.Yada demeyecekse de sakin kalmasını bilsin o da yeter.

Zaten savunmadığım bir durumun bir de hesabını veriyoruz.


  • M.Yasin Çakmak, Saunders, Libraleon ve 2 başka kişi bunu beğendi


#664942 Irkçılık Hakkında

Posted by duman açık 28 Ağustos 2017 - 10:56 ÖÖ

Sevgili Forum Üyeleri,

 

Hepinizin malumu olduğu üzere Galatasaray Spor Kulübü 15 farklı spor disiplininde faaliyet gösteren çok uluslu bir yapıya sahiptir. Hemen tüm branşlarımızda bir çok farklı ülkeye mensup, dil, din, etnik kökenden sporcu faaliyet göstermektedir. Kulübümüzü destekleyen taraftar yelpazesi de sadece Türkiye ile sınırlı olmayıp, hem ülkemizin hem de Dünyanın dört bir tarafına yayılmış her türlü dil, din ve etnik kökenden insanlardan oluşmaktadır.

 

Son günlerde sosyal medyada yaşanan futbolcumuz Bafetimbi Gomis ile ilgili ırkçı mesajlar daha tazeyken, kendi içimizde kullandığımız kelimelere, kurduğumuz cümlelere azami özen göstermek bizim için kuralların da ötesinde bireysel bir sorumluluk olmalıdır. Irkçılık bir insanlık suçudur ve niyet ne olursa olsun maksadını aşan ifadeler kullanmak çok uluslu bir camianın taraftarı olan biz Galatasaraylılara ve forumumuzun hassasiyetlerine yakışmadığı gibi, en nihayetinde forum kurallarına da net bir şekilde aykırıdır.

 

Bu hassasiyetler doğrultusunda forum yönetimi olarak gerekli önlemlerin alınması ileride yaşanabilecek tatsızlıkların önünü almak amaçlı olup, malumunuz bizlerin amacı kimseye cezalar yağdırmak değildir. Forum kurallarında ırkçılık hususunda revizyon gerçekleştirilmiştir. Forum kurallarının aşağıdaki linkten tekrar okunmasını önemle rica ederiz.

 

http://galatasaray.t...ÖnetmelİĞİ/

 

Kurallara eklenen ilgili madde aşağıdaki gibidir.

 

 

9- Forumda ırkçılık içeren ifadelerin kullanılması yasaktır. Niyet her ne olursa olsun, ırkçılık içeren ifade kullanan üyelere ilişkin yaptırımlar konusunda, Madde 14 altında belirtilen ceza sistemine uyulup, uyulmaması forum yönetimi inisiyatifindedir. Forum yönetimi ceza sistemine uyabileceği gibi, ara yaptırımların ötesine geçerek direkt ihraç kararı verme hakkını saklı tutar.

 

 

 

Hassasiyetiniz için şimdiden teşekkür ederiz. 


  • M.Yasin Çakmak, Giga, Ferhat Karaca ve 2 başka kişi bunu beğendi


#660786 2017-18 Transfer Sezonu ve Kadro Yapılanması

Posted by Libraleon açık 21 Temmuz 2017 - 12:40 ÖS

GS ın Neucheteli 5 leyip şam.kulüpleri kupasında yarı final oynadığı zaman ilk 11 de 4-5 altyapı oyuncusu vardı.

UEFA kupasını aldığımız yıl da aynı şekilde en az 4 altyapı oyuncusu hatırlıyorum.

 

Bu işin reçetesi aslında o kadar zor değil. 

Abuk subuk Brezilyalılara , faslılara milyonlar vereceğine rivaının parasını kasana koy ,

mali durumunu güçlendir , genç oyuncularla , altyapı oyuncularıyla çık sahaya , bu seneyi belki önümüzdeki seneyi yok say.

Altınordu gibi sempati ve sinerji yarat. Bunu taraftar anlar. 2 sene sonraya 3-4 genç hazırla ilk 11 e.

 

Bırak feneri bjk yı ne halt ediyorlarsa etsinler...

 

72 milletten adam devşirerek 20 kez kazandığımız kupayı bir kez daha kazanmayıverelim , zararı yok , ama geleceğimizi kurtaralım.

 

Düştük ne idüğü belirsiz başkanların yöneticilerin eline , GS ın içi boşaltılıyor , buna dur denmesi gerek.




#630471 #15 Ryan Donk

Posted by Nerval açık 04 Ocak 2016 - 05:12 ÖÖ

10 milyon tl'lik olduk gene süper.

 

aslında para birimi olarak kuveyt dinarını kullansak psikolojik olarak euro'dan bile daha rahat geliyor kulağa,

 

misal 1 milyon kuveyt dinarına alıyoruz donk'u maaşı dahil desen kimsenin ruhu duymayacak. hatta fiyatı uygun bile gelecek.

 

kuveyt dinarı lazım transferde oyuncu alırken, oyuncuları satarken de vietnam donguna sattık mı işlem tamam olur.

 

kevin grokoyst'u 68 trilyon vietnam donguna sattık de misal kendine, direk whatsapp'ı facebook'a satmış gibi hissedersin kendini.

 

para birimi önemli.

 

(bkz: delirdi)




#621644 Hamza Hamzaoğlu

Posted by frodo41 açık 02 Ekim 2015 - 04:14 ÖS

Raporu 00:00:48 de imzasiz yollasin. 




#614496 Santiago Bernabéu Kupası/Real Madrid - Galatasaray A.Ş (2-1)

Posted by Yasin Karabulut açık 19 Ağustos 2015 - 12:31 ÖÖ

2-1 bitti. Macin adami benim ne post kastim lan gece gece