İçeriğe git


En beğenilen konular


#576540 VladTyr ihraç duyurusu.

Posted by Galathian açık 11 Temmuz 2014 - 05:02 ÖS

VladTyr adlı kullanıcı hem Atatürk'e hakaretten hem de başka kullanıcıya hakaret etmeye çalışmaktan ötürü, ayrıca geçmişteki vukuatları, aldığı cezalar, kendisine yapılan uyarılar ve taşıdığı zihniyet göz önüne alınarak forumdan ihraç edilmiştir.




#628486 Eski Oyuncumuz Burak Yılmaz

Posted by duman açık 09 Aralık 2015 - 11:40 ÖÖ

1- Takım savunmada bunalıyor. Sonunda birisi topu ite kaka uzaklaştırıyor. Burak topa hareketleniyor. Topa sahip olursa, basıp beklemek yok. Topu alıp taç çizgisine, ölü ve boş bir alana taşımak yok. Aldığı gibi kaleye inmeye çalışıyor. Driplingi olmayan ve adam eksiltemeyen bir oyuncunun o topla ilerleme mesafesi taş çatlasın 10 metre olur. Nitekim topu kaybediyor. Bu esnada takım hücuma kalkmış. Orta saha çıkmış, bekler çıkışa başlamış. Top kaybedilince tüm takım tekrar pozisyon alıp, set savunmasına dönmeye çalışıyor. Tabi o kaybedilen topu hızlı hücuma çıkabilen, görece yetenekli oyuncuları olan bir takıma karşı verdiğin zaman kalende sürekli pozisyon vermeye başlıyorsun.

 

2- Muslera degaj yapacak veya birisi kendi sahamızdan serbest vuruş kullanacak. Burak elini kaldırıyor, top istiyor. Beklediği yer ofsayt. Öyle yarım metre ofsayt falan değil. Kale arkasından maç izleyenler çok iyi bilirler yeri gelir 1 metre ofsaytı bile anlayamazsın. Çünkü mesafe uzak olduğu için derinlik algısı yok olur. Burak 3-4 metre ofsaytta beklediği için biz tribünden ofsayt olduğunu rahatlıkla anlıyoruz. Muslera olsun, serbest atış kullanan bir oyuncu olsun bizim hiç değilse tribün açısından gördüğümüz bu ofsaytı yer hizasından hayatta süzemez. Top isteyen santraforlarına vuruyor topu doğal olarak. Bayrak kalkıyor. Hücuma çıkacak, topa sahip olmuş olan takım saçma şekilde topu rakibe teslim ediyor. Rakip bu top için mücadele bile etmedi aslında. Biz teslim ettik.

 

3- Ani şekilde topu kazanmışız. Kanattan diyelim ki Yasin geliyor. Santrafor ne yapar? Kale önüne hareketlenir. Stoperleri rahatsız eder, kaleciyi tedirgin eder, velhasıl savunma dengesini bozacak bir alan kaplar. Burak nerede? Yasin'in arkasından taç çizgisine paralel koşu atıyor. Golü atması gereken adam korner bayrağı hizasına iniyor. Ortada kimse yok. Sneijder stoperler arasında kaybolmamak için yay üzerinde kalıp, Yasin'e yanaşıyor. Topu alıyor. Elin oğlu armut toplamıyor. Herkes Galatasaray'ın şutörlerinin kim olduğunu pekala biliyor. Kapatıyorlar Sneijder'in önünü. Al, ver yapılıyor bu esnada. Bir bakmışız top bizim 2. bölgeye kadar geri gelmiş. Pozisyon daha doğmadan heba oluyor.

 

4- İleriye herhangi bir oyuncu top şişiriyor. Burak savunmacının önüne geçiyor. Sonra o el kol rakibin beline sarılıyor. Cart düdük. Faul. Takım bir kez daha hücum alternatifini değerlendiremiyor. Dön baba savunmaya tekrar. Bu madde ve 1. madde çerçevesinde bu takımın defansif ayakları ileriye çıkmak isterler mi? Mesela Chedjou mesela H.Balta, mesela Sabri vs. Çıksalar arkalarında boşluk kalacak. Santrafor potansiyel bir top kaybedici. Tekrar geriye gelecekler. Ağırdan alıyorlar. Çünkü pozisyon verildiği zaman Burak ıslıklanmıyor. Sabri ıslıklanıyor. Bugün Chedjou, Balta, Semih ıslıklanmıyor belki ama sırada onlar var. Yakında onlara da tepki gelecek tribünden.

 

5- Rakip baskı kurmuş, geliyor. 11 oyuncu topun arkasına geçecek. O kaleyi savunacaksın. Burak ne yapıyor? Koşuyor geriye. Buraya kadar sorun yok da arkadaş neden adamı gözüne kestirip faul yaparsın? Yaldır yaldır kovalıyor. Alakasız bir yerde faul yapıyor. Olmadık yerden duran top veriyorsun. Dün karşımızda hava hakimiyeti yüksek bir İngiliz takımı olsa yemiştik golü. Dün bu durumu 2 kez yaşadık. O toplardan birisi gol olsa biz UEFA Kupası'dan eleniyoruz. 

 

Bir de dün yeni çıkan bir adet var ki herkesi delirtti. Rakip kaleci topu öldürmüş. Elinde top. 6 saniye diye bir kural var. Sen evinde oynuyorsun ve sana beraberlik yetse bile Galatasaray takımı bu maçı kazanmak için sahaya çıkmış. Burak, rakip kaleciye o kadar uzak duruyor ki kaleci topu yere indiriyor. Bekliyor ki Burak gelsin, uzun topla çıkacak. O da ne? Burak gelmiyor. Bir kez daha dürtüyor topu. Yine bekliyor. Burak gelecek. O da ne? Yine gitmiyor. Bir kez daha dürtüyor ve sonra hiç bir baskı altında kalmadan istediği gibi vuruyor topa. Ben bir rakip kalecinin topu ayağıyla 3 kez dürtüp kendi 2. bölgesine girip uzun oynadığını görmedim daha önce. Ekstrem durumlar hariç. Bunu bir kez yapsa yine eyvallah derim. Burak bildiğiniz dün rakip kaleciye gitmeye üşendi. Hem de defalarca kez üşendi.

 

Burak Yılmaz ununu elemiş, eleğini asmış durumda. O yeteneksiz Umut Bulut bu adamdan çok daha fazla çaba gösteriyor. Üzerindeki formanın GALATASARAY formasını bir an evvel hatırlaması lazım. Kendisine çeki düzen vermesi lazım. Yok kafasında bu camiayı bitirdiyse, hedefi kalmadıysa adam olsun ayrılsın. Böyle devam eder ve kendisi gitmezse küfürlerle gönderilecek belli. Tribün ciddi asabi halde.




#576113 2014 - 2015 Sezonu Transfer Haberleri

Posted by osvaldo açık 07 Temmuz 2014 - 09:05 ÖS

Osvaldo söylentileri var..


hanimi ikna edebilirsem imzaya yakiniz..
  • Mid-life Crisis, Galathian, Namelessonegs ve 7 başka kişi bunu beğendi


#564248 GALATASARAYIMIZ-Chelsea / CL TOP 16 1. maç

Posted by Ferhat Karaca açık 26 Şubat 2014 - 04:18 ÖS

Son günlerde foruma çok fenerli dadandı..Üyelik kısmına yeni bir soru ekledim..bakalım bilecekler mi?

"bu ülkenin en tanınmış tescilli şikecisi hangi kulüptür? "




#578828 Süleyman Seba Vefat Etti...

Posted by InSoMNiAsTaN açık 14 Ağustos 2014 - 12:38 ÖS

Yakın akrabamdı Süleyman Seba. Ben, babam ve oğlum hariç belki de sülalemizin %90'ının Beşiktaş'lı olmasının sebebiydi. Hayatını sevdiği renklere adadı ve aramızdan ayrıldı. Kendisiyle 17 yaşımda tanışma fırsatı bulmuştum. İstanbul'a üniversiteyi (YTÜ)kazanıp geldiğim 97 senesiydi. Başkandı. PSG'yi şampiyonlar liginde 3-1 yendikleri maçın birkaç gün sonrasıydı. Geçici olarak Üsküdar'da bir akrabamda kalıyor, okuldan ve liseden birçok arkadaşımın kaldığı Beşiktaş'taki Abdi İpekçi Öğrenci yurduna yerleşmek için gün sayıyordum. Akaretlerdeki kulüp binasında elimde çömezlik sembolü olan teknik resim dosyası ve T cetveli ile bir-bir aştım güvenlikleri "Dayımı görmeye geldim" diyerek :) Özel kalem sekreteri beni yukarı davet ettiğinde aşağıda bekleşen bir grup gazeteci beni kesiyordu kim bu çocuk diye. Pazartesi akşam üstüydü, yönetim kurulu toplantıları vardı. Benim sülalemi benden iyi tanıyan epey yaşlı özel kalem müdürü kadın ile koyu bir sohbet ettikten sonra Seba toplantıdan çıktı ve ceketinin düğmelerini ilikleyerek beni odasına davet etti.

 

Yaklaşık 1 saat kadar ordan burdan, ondan bundan konuştuk. Keyifliydi. Gümüş tabağın içerisinde özel kalemin getirdiği sigaralardan yakıp yakıp söndürüyordu, elleri titreyerek :) Bizimkilerde bir okuyan adam hasreti vardır. Özellikle de yaşlılarımızda. O yüzden çok memnun olmuştu benimle tanıştığına. Onun odasından geçilerek girilen toplantı odasından tek tek çıkan yöneticilerle beni de tanıştırdı. Bilgili'ye beni yeğenim diye tanıştırdığında Bilgili "galibiyetlerden sonra yeğenler ortaya çıkmaya başladı" gibisinden şu an tam cümlesini hatırlamadığım bir zevzeklik yapmıştı. Verdi ağzının payını Seba "öyle değil, sevdiğim bir yeğenimdir, mühendis olacak" demişti. O gün vermiştim Bilgili'nin notunu. Bilet istemeye gelen bir akraba olarak değerlendirmişti sanırım beni. Sonrası zaten malum.. "Ahmet dursun Seba gitsin" diye tribünleri para karşılığı bağırtan adamdı.

 

Seba bana kalacak yer ihtiyacım var ise Fulya tesislerinde genç sporcular ile kalabileceğimi, herhangi bir ihtiyacım olduğunda onu arayabileceğimi söyledi, görüşmemizin sonunda. Ayrılmak için müsade istedim ve elini öptüm. Her zamanki gibi, bir Abhaz davranışıyla, küçüğü olan beni ayağa kalkıp ceketini ilikleyerek kapıya kadar yolcu etti. Hangi takımı tuttuğumu hiç sormadı, ben de söyleme ihtiyacı duymadım, böylesi daha iyi olmuştu. Herhangi bir talepte de bulunmadım. Tek amacım ailemizin önemli bir büyüğü ile tanışmaktı. Tanıştım. Çok mutlu olmuştum. Her anını kare kare hala hatırlıyorum. 

 

Sonrasında çok karşılaştık tabi. Hatta o sürede rahatsızlanmamış olsaydı 2008 de benim nikah şahidim olacaktı, abilerimin olduğu gibi. Olmadı. Rahatsızdı, gelemedi. 

 

En nihayetinde; Süleyman Seba çok güzel bir adamdı. Akrabam olduğu için hep gurur duydum. Ama onun renklerine hiçbir zaman gönlüm kaymadı. Şerefli ikincilikler kısmına gelince; teşvik priminin bile yasak olmadığı, maçların haraç-mezat satıldığı bir dönemin başkanıydı. Ne yaptı ne yapmadı bilemem, şerefli ikincilik söylemine ben de çok kızardım. Ama bu onun mükemmele yakın karakterinde ihmal edilebilir oldu benim için her zaman.

 

Mekanı cennet olsun.




#650480 #8 Selçuk İnan

Posted by kajganic açık 03 Mart 2017 - 01:49 ÖS

Ben olaya değişik bir açıdan bakayım.!

O gün orada olması gereken davranış biçimi : Oyuncu oyundan çıkarken hoca elini uzatır oyuncu da buna karşılık verir kulübeye oturur.

 

Oyundan çıkıyorsun Dk.60 takım şampiyonluğa giden yolda 1-0 mağlup ,taraftar çıkarken ıslıklamış ,bok gibi oynamışsın afedersin, utancından kulübede kafanı eğip oturacakken,

Bu neyin seremonisi.?

Neyin çaaak... çaaak... çakı,?

Neyi kutluyorsunuz Aq .?

yok o suçlu yok bu suçlu ...O kulübede oturanların ve bu kepazeliğe ortak olanların alayı suçlu .




#619307 Eski Teknik Direktörümüz Hamza Hamzaoğlu

Posted by Galathian açık 16 Eylül 2015 - 01:06 ÖÖ

Nereye yazacağımı bilemedim. En uygun bu başlık muhtemelen. Buraya yazayım.

 

Önce sırf Hamza Hoca'nın gidişiyle birşey değişmeyeceğine inanıyorum. Mevcut şartlarda (kamp ve transfer süreçleri bitmiş sezon başlamış, bombok bir yönetim ekibi var, kadroda mevkiisel sıkıntılar mevcut) bu mümkün değil gibi görünüyor. Bu sebeple burada yazılıp çizilenlerden beni en ikna eden fikir Ferhat'ın çözüm önerisi. Hamza Hoca'nın üzerine hem Hoca'nın hem camianın hem de taraftarın kabul edeceği bir yönetici veya mini bir ekip gelmeli.Yani direk olarak Başkan'ın kifayetsiz kardeşinin pozisyonuna. Çünkü en ciddi sorun mental ve disiplin olarak görünüyor şu anda. Zaten oyuncu hamlesi yapmak için transfer sezonu bitti, hoca hamlesi yapmak da yukarıda yazdığım sebeplerden imkansız. En makul, akılcı, uygulanabilir ve kestirme çözüm budur. Sezonun sonu bu şekilde getirilir. Sezon sonunda da Hamza Hoca'ya ufaktan yol verilir.

 

Takımın berbat durumunun bir çok sebebi var. İki ana başlıkta toplarsak:

 

1- İdari Sebepler:

a- Yönetim ekibi çok zayıf. Başkan zayıf. Florya ve futbol takımından mesul kişi allahlık. Bu ortamda disiplin, motivasyon ve istikrar için tek ihtimal var: Teknik Adamın tatlı-sert baba modelinde olacak. Bu da bizi b maddesine götürüyor.

b- Hamza Hoca iyi bir insan. Fakat kimi mesleklerde bu iyi olma durumunu sergilerken çok dikkatli olmak gerekir. Fazla iyi ve yumuşak kalırsan idari ipleri elinden kaçırıverirsin. Yönetim, Medya, Hakemler, rakipler, teknik kadron ve en önemlisi futbolcuların sen ağzını açtığında besmele çekmeli. Hamza Hoca ne yazık ki "kim ipler Yalova Kaymakamı'nı" durumuna düşürdü kendisini. 2 cm boyuyla ve istikrarsız, vitaminsiz futboluyla Emre Çolak'ın bile posta koyduğu adam oldu. Şu noktadan sonra bu durumu en azından mevcut oyuncu grubunda değiştirmesi çok zor.

 

Bu idari sebepler bizi kollektif ruhtan, motivasyondan, disiplinden kısaca "takım" olmaktan alıkoyuyor.

 

2- Teknik Sebepler:

a- Takım çok yavaş oynuyor. Paslaşmalar çok yavaş, Top ayağımızdayken rakip ne yapacağımızı en ince ayrıntısına kadar anlıyor. Önlemini alıyor. Geviş getiriyoruz resmen. Topsuz oyunda hareketliliğimiz sıfır. Rakip bizi karşılamak için ideal şekildeki yerleşimini rahatça alıyor. Ondan sonra yana geriye evele gevele paslar yapıyoruz. Her maç istatistiklere dikkat ediyorum. İstisnasız her maç pas sayımız ve topla oynama süremiz rakip Real de olsa Osmanlıspor da olsa bizim lehimize. Sonuç?? Sonuç yok. Çünkü bu kağıt üzerinde lehimize görünen rakamsal üstünlük efektif değil. Hareketli, hızlı ve kesin olmadığın sürece günümüz futbolunda sonuç alma şansın yok.

b- Pas konusunda çok ciddi sorunlarımız var. Top bizim takımdan bir oyuncunun ayağındayken büyük çoğunlukla en uygun pas atılacak takım arkadaşı yerine ya ölü pozisyondaki adama atıyor ya da 2-3 rakip oyuncunun arasındaki adama. Hadi pas atılacak doğru adamı seçti diyelim. Bu seferde pasın şiddetini ayarlamak konusunda sıçıyor. Ya it osuruğu gibi tıngır mıngır atıyor ya da neredeyse abanıyor. 3-5 kere yanlış adam seçince veya şiddeti ayarlayamayıp sıçınca "garantili" paslar dediğimiz yana ve geriye paslara başlıyoruz. Maçın sonunda skor tabelasında istediğimizi alamıyoruz ama istatistiklerde gül gibi en çok isabetli pas yapan takım oluyoruz!

c- Bütün sahayı 5'e bölelim. Rakip ceza sahası 1. bölge olsun. Rakip ceza sahası ile orta yuvarlak arası 2. bölge olsun. Orta yuvarlak 3. bölge. Diğer iki bölge de aynı şekilde bizim yarı sahamızda. Prese veya baskıya diyelim 3. bölgede başlıyoruz. Buna mukabil defansın son hattı olan stoperlerimiz kendi 2. bölgemizde(4.bölge). Bu kompakt bir dizilim falan değil direk rakibe davetiye çıkarmaktır. Rakip elini kolunu sallayarak ve rahatsız dahi edilmeden orta yuvarlağa geliyor zaten. Bir kaç paslaşmadan sonra kanatlardan birine açılan bir çapraz topla rakip açık defansımızın arkasına sarkıyor bomboş. Ve geriden ani yüklenen rakip karşısında bizim stoperlerin yüzlerini dönüp forvetleri yakalaması mümkün olmuyor. Galatasaray her zaman rakibin ceza sahası civarında basan bir takım olarak başarı elde etmiştir. Rakibin tehlikeli bölgesinde baskı yapmak olası gol fırsatları ele geçirme şansı sağladığı gibi(yerleşmemiş ve eksik rakip defans yakalamak) en azından geriden oyun kurmalarını engelleyici ve rakip defansın oyuna katılma konusunda hevesini kıran, onları tedirgin edip yerine çakan bir durum oluşturur. Forvet ve ileriye dönük orta sahan bunu 1 veya 2. bölgede yaparken defansif orta sahan 3. bölgede defans hattın da 4. bölgede yer alarak yine kompakt bir takım olursun. Gerçek kompakt bir takım ama. Rakibe davetiye çıkaran değil rakibi sindiren ve oyununu kabul ettiren kompakt bir takım.

d- Sahanın her bölgesinde Sneijder, Poldi gibi avrupa altyapısı almış adamlarımız dahi çok lüzumsuz fauller yapıyorlar. Sneijder ve Poldi yapıyor, Burak, Umut, Selçuk, Sabri, Semih, Balta alasını yapıyor. Hele Burak, hayatımda gördüğüm en gereksiz faul yapan adamlardan biri. Ofsayt hastalığı vardı, onu atlattı dedik sonra da faul hastalığı çıktı adamın. Bir çok atağımız Burak'ın son derece amatör ve kronik hale gelmiş faulleri sonucunda bitip gidiyor.

e- Şu yazacağımı lütfen sonraki maçlarda dikkatle izleyin. Kendi yarı sahamızda, top rakipteyken yaptığımız baskı tümüyle yalan bir baskı. Rakip ceza sahamızın önüne gelene kadar eskort koşuları yapıyoruz. Topu kaptıran 10-15 metre yalan koşu atıyor sonra seyre dalıyor. Ta ki ceza sahamız civarına adamlar elini kolunu sallayarak gelene kadar. O noktadan sonra bizim için tehlike bölgesi olduğundan uzaktan lamba gibi de asarlar, faul yapıp tehlikeli noktadan serbest vuruş da verirsin, penaltı da yaptırırsın, kırmızı da yersin, güzel bir verkaç ya da ara topla tıngır mıngır gol de yersin. Yangın heryeri sardıktan sonra kovayla su dökmek niye?? Alev daha küçükken daha az eforla yapsana ne yapacaksan. Sonra elim yandı götüm yandı, yandı gülüm keten helva.

f- Şut konusu. Bir de bu hastalık çıktı bu sezon. Her maç 20 civarı kaleyi yokluyoruz, kaleyi tutan 3 bilemedin 5! Bu kadar isabetsiz girişim hem mental eksiklikten hem sistemimiz olmayışından hem de fizik güçsüzlüğümüzden kaynaklanıyor. Sanki bütün oyuncuların içine altyapıdan taze çıkmış birer Sabri kaçmış gibi.

g- Pasların şiddetini ayarlayamamak, şut isabetsizliği ve en önemlisi bütün oyuncularımızın sahanın her bölgesinde sürekli faul yapıyor olması elbetteki fizik olarak son derece güçsüz olduğumuzu ve iyi antrenman yapmadığımızı, oyuncuların da kendine iyi bakmadığını gösterir.

 

Teknik olarak elbette başka bir sürü nokta var. Kadro mühendisliğimizin yanlışlığı, dizilim, oyuncu tercihleri vs vs. Bunları bütün arkadaşlar defaatle yazıp çizdiği için tekrardan yazmıyorum. Fakat yukarıda yazdığım teknik arızalar en az sistem,diziliş, isimler kadar önemli. Hatta kişisel görüşüm futbolda sistem, tercih falan gibi şablonlardan önce, disiplin, motivasyon, konsantrasyon, sıkı çalışmaktan hemen sonra bu kurgular geliyor. 




#587170 Cumhuriyetimizin 91.Yılı Kutlu Olsun

Posted by alisamiyen açık 28 Ekim 2014 - 11:04 ÖS

Tükenmeye yüz tutmuş, toprakları pay edilmiş bir ülkede, inancını da yitirme noktasına gelmiş halkta savaşı kazanmaktan bile zor sayılabilecek bir şuur yarattığın için, düşman gemilerinin boğaza demir attıklarını gördüğünde ''Geldikleri Gibi Giderler'' deyip, geldiklerine geleceklerine pişman ettiğin için, bugünlerde hain ellerle dinamikleri dejenere edilmeye çalışılsa da, Cumhuriyet'i getirdiğin için sonsuz kere teşekkürler...

 

lB6PMQ.jpg




#580527 Eski Oyuncumuz Sabri Sarıoğlu nam-ı diğer Reyiz!

Posted by Ferhat Karaca açık 01 Eylül 2014 - 02:21 ÖS

Gönderilen hoca raporuyla oyuncu kesen yönetici ve hoca gidip bir zahmet karakter nakli yaptırsın..Futbol aleminde hocanın üstüne yürüyenler küfür edenler krampon fırlatanlar gördük..Ya çıkar disiplinsizlikden gönderdim dersin yahut cezasını verir kadrona kazandırırsın.

Sabri nin ne kadarlık futbolcu olup olmadığı değil mesele..bizim bildiğimiz Galatasaray kültürü bu konuda kıvırtmadan çıkar ne gerekiyorsa söyler cezayı verir..

Ben sabrinin saygısız bir insan yada futbolcu olduğuna inanmıyorum..Sabriyi Ünal Aysaldan da Manciniden de Prandelli den de daha uzun zamandır izliyoruz..Ben asla formasına hocasına saygısızlık edeceğini düşünmüyorum.ola ki etmiş ise de çok üzgün olacağını pişman olacağına eminim..

Sahada Hakan dan tokat yedi yine tıkı çıkmadı bu adamın..1.65 boyuyla Volkan ayısının karşısına dikildi..

Şimdi ne oldu penaltıda oyuncumuza gider yapılıyor hepsi mal gibi izliyor..

 

Kaybedilen Galatasaray kaptanı yahut topçusu değil..Vefa duygusu takımdaşlık kaybediliyor..Sahada da görüyoruz bunu..Ayhan Akman da çok kötü zamanlar geçirdi.Ki daha pis halleri vardı..Ama bu camia onu bağrına bastı..Kadıköyde şampiyon olup omuzda formayı bıraktırddılar..

 

Bu adama en ufak şans vermediler..Ayıptır..

 

Yusufları izledik topa pis burun vururdu..Ama icab ederse fenerliye tokadı sallardı..Kimse sallayın lan bu malı demezdi..Sanki her aldığımız forma verdiğimiz adam Messi gibi oyunuyor da sabrinin hataları affedilmez olabiliyor..

Şu takım içerisinde altyapıdan gelip Galatasaraylılık hissini taşıyabilecek Semih ile beraber iki oyuncudan biridir sabri..Yeni çıkan çocuklara takımdaşlık hissini verebilecek tek adamdı..

Hasanı Davalası hepsini piç ettiğimiziçin evet kala kala bu sabriye kalmıştı..Onu da piç ettik..




#557489 Ultraslan!

Posted by Allez açık 26 Aralık 2013 - 06:10 ÖS




#633774 Dursun Özbek İstifa!

Posted by SnakeCharmer açık 21 Mart 2016 - 09:50 ÖÖ

Bizden cacık olmaz, kürsüde herkes konuşuyor, is el kaldirmaya gelince aman ayıp olur zihniyeti devreye giriyor. Hadi mali tarafı gectim, su yonetimi idari olarak ibra etmek nedir abicim...

 

Abi ben ve etrafindaki birkac arkadasim ne Yarsuvat'i ne de Ozbek'i ibra etmedik ama ne yazik ki azinliktik. Ote yandan tuzuk tadil Genel Kurulu'na ekstra calisacagiz. Degisim var ama yavas...

 

Bu arada izleyemeyenler icin benim konusmam:

 

 

Kursuden inerken hemen Yarsuvat yanina cekti ve azarlamaya kalkti ama pabuc birakmadim.




#632367 Taze baba M.Yasin Çakmak

Posted by Ferhat Karaca açık 13 Şubat 2016 - 12:13 ÖS

Hepinize tekrar teşekkürler arkadaşlar.

 

Huzurlarınızda Nefes Kağan Çakmak :

 

 

FVg2q8.jpg

ne kadar hızlı büyüdüğüne inanamayacaksınız..
naçizane bir iki önerim olsun;
her saniyenin kıymetini bilin  çok güzel zamanlar..
dünya dertlerini çok takmayın bol bol beraber zaman geçirin. .mutlu olan çocukdan kimseye zarar gelmez..
5 yaşına kadar non-teknolojik alanlarda toprakla çiçek böcekle (ki sende falzası var :) ) zaman geçirsin.
Teknoloji kolay öğreniliyor ama toprakla araya mesafe koyan insan bunu ileride düzeltemiyor.
benimki bugün 14 yaşına girdi.... Ev 90 metrekare, sırf bahçe nedeniyle ayırlmadım buradan.Hiç de pişman değilim.
Habitatımız şimdilik bir köpek 3 kaplumbağa bir kuş.. Sabah kahvaltıda bana köpekbalıklarının haberleşme şekillerini anlatıyor.
iyi mi yapıyoruz bilmiyorum ama ne varsa doğa da var..Nefes Kağan bu konuda oldukça şanslı..Şansı daim olsun.

Gaza geldim bir de resim koyayım :)

Bizim ortalama pazar durumumuz bu :)
2wfiwdh.jpg
 




#632338 Taze baba M.Yasin Çakmak

Posted by SnakeCharmer açık 11 Şubat 2016 - 04:51 ÖS

Hepinize tekrar teşekkürler arkadaşlar.

 

Huzurlarınızda Nefes Kağan Çakmak :

 

 

FVg2q8.jpg




#618111 Müthiş İkililer..

Posted by cozker açık 03 Eylül 2015 - 08:30 ÖS

Namelessonegs- Figo


#617362 Eski Futbolcumuz Felipe Melo

Posted by Cem Bom açık 31 Ağustos 2015 - 11:47 ÖS

Sonsuza dek sürecek "H.Şükür tipi santrfor", "Hagi tipi 10 numara" arayışlarımıza bugünden itibaren "Melo tipi ön libero" da eklendi.


#602321 Sneijder'in bu sezon tüm golleri tribün çekim

Posted by korhancevik açık 25 Mayıs 2015 - 07:09 ÖS


  • SnakeCharmer, Galathian, Namelessonegs ve 4 başka kişi bunu beğendi


#592479 STSL 16. Hafta Beşiktaş - GALATASARAY (0-2)

Posted by kajganic açık 05 Ocak 2015 - 12:20 ÖÖ

Topic başında söylediğim gibi bu akşam Olimpiyat stadında maçtaydım.Bütün iyi enerjimi takıma ,kötü enerjiyi rakip takıma yükledim :)

Maçın her anında Takımınıza küfürlerin edildiği bir ortamda ,O Kadar rakip taraftar arasında sessiz kalabilmek ,Gol sevinçlerini içinde yaşamak nasıl bir şeymiş onu test ettim bu akşam .

Golden sonrada tepkiler Geçen hafta kırmızı gören Atiba'ya yöneldi .Maç sonunda Galatasaray'a edilen küfürler ,kendi takım oyuncularına ve sezon başından beri başka bir stad ayarlayamayıp ,takımı olimpiyat yaylasında ! oynamaya mahkum eden yöneticilere döndü .Zamanında şerefli ikincilik le öğündükleri yıllardan bu yana Galatasaraya karşı olan kin ve nefret nesilden nesile devam ediyor,hala  Ahmet Çakar Vahap Beyaz tezahüratları.

 

Bjk'ın 8. Haftadaki fener maçında da Olimpiyat stadındaydım yine bjk 10 kişi kalmıştı ama fener o gün 10 kişi kalan beşiktaşı top çevirerek  baya yormuştu .ama bizim takım aynısını bugün yapamadı 10 kişi kalan beşiktaşa topu verdi geri çekildi ,belki kontratak oyununa dönmek istedi ama bunu da beceremedi ve baskıya boyun eğdi .Bir ara sanki Galatasaray 10 kişi Bjk 11 kişi oynuyor dedim .

 

Neyse fazla uzatmayayım, Olimpiyat'da çekilen sıkıntı, kötü hava koşulları ve o küfürbaz güruhun arasından galibiyetle dönmek çok güzeldi  .


  • Galathian, Namelessonegs, duncanferguson ve 4 başka kişi bunu beğendi


#592214 Abdurrahim Albayrak

Posted by duman açık 31 Aralık 2014 - 10:38 ÖÖ

alisamiyen Hocam,

 

Bahsettiğin forum refleksi Hakan Şükür tartışmalarının olduğu dönemde temelleri atılmış bir olgu. Arda Turan konusu bu olayın zirvesi oldu sanırım. Hala adamın yaptıkları konuşuluyor. Nedense bir cepheleşme yaşandı forumda. Herkes saf tuttu. Doğru olduğunu düşünülen ve hararetle savunulan bir görüşün belli bir süre sonra değişen koşullar ile birlikte yanlış olduğu ortaya çıktığı zaman kimse geri adım atmak istemiyor. Çünkü değişen görüşünü ifade etse üyenin içinde "Ya birisi gelip dansözlük yapıyorsun. O zaman bunu dedin, bak şimdi tersini söylüyorsun." derse korkusu var. Bu endişe önceden savunduğu görüşü zorlayarak savunacak argümanların doğmasına neden oluyor. Ya da o üye yazmamaya başlıyor.

 

Ayrıca başlıklar üyeler tarafından birleşik şekilde tartışılıyor. Sen şu başlıkta şunu dedin, ben bu başlıkta bunu söyledim gibi arşiv zorlayarak konuşuluyor. Artık buraya sadece X'e vurmak için veya X'e destek vermek için girdiğini düşündüğüm insanlar var. (Bu X'in kim olduğunun önemi yok. bugün Aysal, yarın Albayrak olur. İlla bir X yaratılıyor.) Bir tek sana değil, tahmin edebileceğinden çok daha fazla insana gına geldiğini düşünüyorum. 

 

Forumculuk, bloglar ve twitter ile ölüm döşeğine düştü. O kadar kan kaybı yaşamasına karşın hayatını idame ettirebilen tek tük ortamdan birisi burası. Şimdi sen ve senin gibi yorum yapanlar bu platformdan uzaklaşırlarsa, yarın bir gün buralar hep dutluktu der dururuz. 




#590893 Muratımız(Rybczynski) için acil şifalar

Posted by rybczynski açık 13 Aralık 2014 - 07:04 ÖS

Ara ara girip okuyorum forumu, özellikle maç günlerinde falan sessiz sedasız girer bakar çıkarım. O eski günlerdeki canlılığı göremeyince içim burkuluyor çoğu zaman.

 

Başlığı görünce şaşırdım ve sevindim. İlgi ve alakanız için çok teşekkür ederim arkadaşlar. 

 

Mevzuya geleyim; o hastalıktan kurtuldum çok şükür 2 sene oldu yaklaşık. O dönemde, şuan hepatit c tedavisinde standart kullanılan ilacı gözümü karartıp Türkiye'de kullanan ilk hasta olmuştum. İşe yaradı ve 6 ay gibi bir sürede kurtulduk hastalıktan. 

 

O dönem yaşadığım malum olaylar, beni baya bir motive etti. Sonra spora geri döndüm eski formuma geri kavuştum, crossfit, prokarting derken izmire sığamadım istanbula taşındım, aydınlatma üzerine ihtisas yapıp işleri büyüttüm. Şuan herşey yolunda Allah'a hamdolsun. Vadi istanbul tarafına taşınma ihtimalim var. Öyle olursa kombinemide alıcam inşallah, bakalım.

 

Herkese çok selamlar.




#590149 Eski Teknik Direktörümüz Hamza Hamzaoğlu

Posted by duman açık 05 Aralık 2014 - 08:44 ÖÖ

Asılsız şeyler iddia edip olayı bulandırmaya gerek yok. Aslolan gerçekten Galatasaray ise, haftalardır yatan futbolculara iki laf edememek samimiyetsizliktir. Dileyen unutabilir, ben unutmam, unutturmamak için de elimden geleni yaparım.

 

Hocam eğer aslolan Galatasaray ise, kurulu düzeni bozup, teknik direktörünü iteleyen, 2 tane İtalyan getirip ortalığı toz duman eden, sezon sonunda göndereceği teknik direktör için devre arasında 20milyon€ bonservis parası ve bir o kadar kontratın altına imza atan, hiç olmadık şekilde her sene baskın seçimler yapan, her seçimde daha da kötü, spordan bihaber insanlardan yönetim kurulu kuran, kulübün parasız bir sürece gireceğini görünce istifa eden bir başkan hakkında 2 değil 1 laf bile edememek ne oluyor?

 

Futbolcular sayfalarca eleştirildi. Daha da eleştirilecekler. Selçuk bir tane frikik golü attığı için ne şu 1,5 yıllık rezil performansını unutturabilir ne de formasını çıkarıp Tugay Kerimoğlu'na uzattığını insanların aklından silebilir. Galatasaray taraftarı balık hafızalı değildir.

 

Ama illa samimiyet diyorsan iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır lütfen.