Sheva
26-01-05, 10:50
Haber Hürriyet'ten fakat aşağı yukarı her gazetede aynı haber çıkmış bugün.. Yönetim veya Ergun Gürsoy otoritesini mi kanıtlamak istiyor bilmiyorum ama böyle kritik bir toplantıda konuşulanların dışarıya yansıması hoş değil..
------------------------------------------------------
Hagi kalıyorsa Petre gidecek
Gheorghe Hagi, Galatasaray Kulübü’ne, belki de tarihindeki en çalkantılı saatleri yaşattı önceki gün. Rumen hocanın, Bursaspor maçındaki taraftar tepkisinden bazı yöneticileri sorumlu tutması ve yönetimden gerekli desteği göremediğini ifade etmesi, ortalığı birbirine kattı.
Hagi’nin basın toplantısının ardından yaklaşık 12 saat süren bir kriz yaşayan sarı kırmızılı kulüp, Başkan Özhan Canaydın’ın çabaları sonrasında duruldu. Önceki akşam saat 17.15’te toplanan Galatasaray Yönetim Kurulu’nun gündemini Hagi’nin sözleri oluşturdu. Toplantıya katılan 10 yönetici de Hagi’ye o kadar kızgındı ki, ‘Derhal kovalım bu adamı. Bizim hakkımızda nasıl böyle konuşur?’ diyordu. Özellikle de İkinci Başkan Ergun Gürsoy barut fıçısı gibiydi. Hagi’nin sözlerini bir türlü içine sindiremiyordu. ‘Bizden maaş alan bir adam böyle konuşamaz’ diye veryansın ediyordu. Gürsoy’u yatıştırıp, ortamı yumuşatan kişi Başkan Özhan Canaydın oldu. Canaydın ile Gürsoy arasında geçen şu diyalog sonrasında, olay daha fazla büyümeden tatlıya bağlandı:
Gürsoy: Eğer Hagi’yi göndermezsek ben giderim.
Canaydın: Sizden rica ediyorum. Galatasaray’ın menfaatleri için bu olayı büyütmemenizi istiyorum. Yeni bir kriz yaşanmasını istemiyorum.
Gürsoy: Mümkün değil. Bizim maaşlı adamımız böyle konuşamaz.
Canaydın: Ben başkanım. Sizden tekrar rica ediyorum, bu olayı büyütmeyin.
Gürsoy: O zaman, Hagi’nin de dediği olmayacak, benim dediğim de olmayacak. Petre bu takımdan gidecek. Petre giderse kalırım.
Canaydın: Tamam, Hagi’yi çağırıp bu işi çözeceğim. Ama lütfen sakin olun.
Başkan Özhan Canaydın daha sonra Gheorghe Hagi’yi telefonla arayıp, toplantının yapıldığı Mecidiyeköy’deki Sportif A.Ş.’ye gelmesini istedi. Hagi’nin toplantı salonuna gelmesinin ardından, Rumen hoca ile Başkan Canaydın arasında şu konuşmalar geçti:
Canaydın: Sen bu sözleri nasıl söyleyebiliyorsun? Bütün yönetimi hedef aldın.
Hagi: Ben kötü bir şey mi söyledim?
Canaydın: Yönetimi, taraftarı tezgahlamak ve arkadan vurmakla suçladın. Daha ne diyeceksin!
Hagi (Ağlamaklı bir ses tonuyla): Aaa... Sizi çok mu üzdüm. Hepinizden tek tek özür diliyorum. (Hagi’nin bu sözleri toplantı salonundaki havayı biraz olsun yumuşattı.)
Canaydın: Sadece burada özür dilemen yetmez. Aşağıya inip basının önüne çıkacaksın ve tüm Türkiye’nin önünde bizden özür dileyeceksin.
Hagi: Tamam. İstediğinizi yapacağım.
Canaydın: Yetmez, Petre’yi bir daha oynatmayacaksın. Plesan’ı da istemiyoruz. Transfer yapacağız ama, Rumen futbolcu asla almayacağız. Başka hangi ülkeden futbolcu istiyorsan alacağız ama, Romanya’dan asla.
Hagi: Ona da evet. Petre’yi bir daha oynatmam.
Canaydın: Peki o zaman. Turgay Bey’le birlikte aşağıya inin, gerekli basın açıklamasını yapın.
Rumen hoca, medya mensuplarının önünde Başkan Özhan Canaydın ve Yönetim Kurulu’ndan özür diledi..
------------------------------------------------------
Hagi kalıyorsa Petre gidecek
Gheorghe Hagi, Galatasaray Kulübü’ne, belki de tarihindeki en çalkantılı saatleri yaşattı önceki gün. Rumen hocanın, Bursaspor maçındaki taraftar tepkisinden bazı yöneticileri sorumlu tutması ve yönetimden gerekli desteği göremediğini ifade etmesi, ortalığı birbirine kattı.
Hagi’nin basın toplantısının ardından yaklaşık 12 saat süren bir kriz yaşayan sarı kırmızılı kulüp, Başkan Özhan Canaydın’ın çabaları sonrasında duruldu. Önceki akşam saat 17.15’te toplanan Galatasaray Yönetim Kurulu’nun gündemini Hagi’nin sözleri oluşturdu. Toplantıya katılan 10 yönetici de Hagi’ye o kadar kızgındı ki, ‘Derhal kovalım bu adamı. Bizim hakkımızda nasıl böyle konuşur?’ diyordu. Özellikle de İkinci Başkan Ergun Gürsoy barut fıçısı gibiydi. Hagi’nin sözlerini bir türlü içine sindiremiyordu. ‘Bizden maaş alan bir adam böyle konuşamaz’ diye veryansın ediyordu. Gürsoy’u yatıştırıp, ortamı yumuşatan kişi Başkan Özhan Canaydın oldu. Canaydın ile Gürsoy arasında geçen şu diyalog sonrasında, olay daha fazla büyümeden tatlıya bağlandı:
Gürsoy: Eğer Hagi’yi göndermezsek ben giderim.
Canaydın: Sizden rica ediyorum. Galatasaray’ın menfaatleri için bu olayı büyütmemenizi istiyorum. Yeni bir kriz yaşanmasını istemiyorum.
Gürsoy: Mümkün değil. Bizim maaşlı adamımız böyle konuşamaz.
Canaydın: Ben başkanım. Sizden tekrar rica ediyorum, bu olayı büyütmeyin.
Gürsoy: O zaman, Hagi’nin de dediği olmayacak, benim dediğim de olmayacak. Petre bu takımdan gidecek. Petre giderse kalırım.
Canaydın: Tamam, Hagi’yi çağırıp bu işi çözeceğim. Ama lütfen sakin olun.
Başkan Özhan Canaydın daha sonra Gheorghe Hagi’yi telefonla arayıp, toplantının yapıldığı Mecidiyeköy’deki Sportif A.Ş.’ye gelmesini istedi. Hagi’nin toplantı salonuna gelmesinin ardından, Rumen hoca ile Başkan Canaydın arasında şu konuşmalar geçti:
Canaydın: Sen bu sözleri nasıl söyleyebiliyorsun? Bütün yönetimi hedef aldın.
Hagi: Ben kötü bir şey mi söyledim?
Canaydın: Yönetimi, taraftarı tezgahlamak ve arkadan vurmakla suçladın. Daha ne diyeceksin!
Hagi (Ağlamaklı bir ses tonuyla): Aaa... Sizi çok mu üzdüm. Hepinizden tek tek özür diliyorum. (Hagi’nin bu sözleri toplantı salonundaki havayı biraz olsun yumuşattı.)
Canaydın: Sadece burada özür dilemen yetmez. Aşağıya inip basının önüne çıkacaksın ve tüm Türkiye’nin önünde bizden özür dileyeceksin.
Hagi: Tamam. İstediğinizi yapacağım.
Canaydın: Yetmez, Petre’yi bir daha oynatmayacaksın. Plesan’ı da istemiyoruz. Transfer yapacağız ama, Rumen futbolcu asla almayacağız. Başka hangi ülkeden futbolcu istiyorsan alacağız ama, Romanya’dan asla.
Hagi: Ona da evet. Petre’yi bir daha oynatmam.
Canaydın: Peki o zaman. Turgay Bey’le birlikte aşağıya inin, gerekli basın açıklamasını yapın.
Rumen hoca, medya mensuplarının önünde Başkan Özhan Canaydın ve Yönetim Kurulu’ndan özür diledi..