PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bu Türk kadınları mı 'Fatih'leri doğuracak?


LuisFigo
24-01-05, 15:15
Şayet bugünlerde kadının onurunu rezil rüsva edenleri merak ediyorsanız, size Türk Televizyonları'nı ve o televizyonlarda boy gösterenleri adres olarak gösterebilirim.. “Hangi kanalda, ne zaman, saat kaçta rastlarız bunlara?” diye meraklanmanıza gerek yok.. Sabah programlarında rastlama olasılığınız yüzde yüz.. Magazin programlarında yine öyle.. Akşam haberlerinde de durum farklı değil..

Örneğin ben bu yazıyı yazarken, Semra Hanım, Pazar Keyfi'ni sunuyordu..

Yani anlayacağınız yarışma bitti, ama kepazelik bitmedi.. Hangi kanalı açsan onlar var.. Ya Semra Hanım, ya şimdilerde kaset dolduran gelin adayı Sinem ya da Caner’in uzatmalı yari Tülin..

Kurtulamadım;

Emin olun dün kanallar arasında şöyle bir tur atayım derken kurtulamadım.. Hangi kanalı açtıysam ya Tülin ile Caner’e, ya da Semra Hanım ile Sinem ve Ata’ya rastladım.. Hele Tülin’i görünce şaşkınlıktan olsa gerek gayri ihtiyari bir şekilde alt çenem aşağı doğru kaydı..

Açıklama yapıyor küçükhanım.. Karşısında onlarca kamera var.. Yüzünde flaşlar patlıyor. “Daha sonra açıklama yapacağım” diyor.. Açıklama yapacağı konu ise Caner ile ilişkisini ne boyuta taşıyacağı..

Bir başka kanalı ise Sinem ele geçirmiş, önemli (!) açıklamalar yapıyor. Muhabir, Tsunami Felaketi Türkiye'yi vurmuşcasına heyecanla soruyor: "Ne diyorsunuz, Semra Hanım yine sizin hakkınızda şöyle böyle dedi.."

Sinem'in açıklamaları çok net: "Hahayyyt. Ben o günleri geride bıraktım. Bakın, bakın.. Kaset çıkarıyorum, sevenlerime seslenmeye hazırlanıyorum. O hala o günlerden bahsediyor.. Ben artık onu kayale (her ne demekse) almıyorum.."

Aşk bu olsa gerek!

E zaten Türkiye'ye de böyle eğitimi sıfır, karakteri sıfır sanatçılar lazımdı..

******

”Benimle evlenir misin?”, “Gelinim olur musun?”, “Size Anne diyebilir miyim?” programlarıyla aile yapısını yerle bir ettiler.. Adını saydığım bu programlardan hangisine baksan, üç-beş erkek bir araya toplanmış kızları kesiyor. Bir erkeğin beğendiği gelin adayına, üç-beş arkadaşı da kancayı atıyor. Birinin bir kızı ayarlaması sorunu çözmüyor. Evin diğer erkekleri, kızla çıkan damat adayının gözü önünde kızı baştan çıkarmak için varını yoğunu ortaya koyuyor.

Kızlarda da durum pek farklı değil.. Bir damat adayı ile bir gelin adayının yakınlaşması onlar için sorun teşkil etmiyor. Haftanın en gözde damat adayını baştan çıkarmak için orada burada kuyruk sallamaktan başka yaptıkları bir şey yok.. Bir hafta birinin kucağında olan kız, diğer hafta bir başka gencin kucağında görülüyor.. Leyla ile Mecnun’un, Ferhat ile Şirin’in, Aslı ile Kerem’in aşkı, milyonlarca insanın gözü önünde ayaklar altında eziliyor..

Alın size bir örnek;

Kanal D’deki “Size Anne Diyebilir miyim?” programında gelin adaylarından Aysel, yarışmaya ikiz kardeşiyle katılan Volkan'a aşık oldu. Ancak ikizleri birbirleriyle karıştırınca iki gencin de gönlünü çeldi. O günden beri Türkiye, ikiz kardeşlerin, genç kızı koynuna çekebilmek için verdiği haysiyetsizce bir mücadeleye tanık oluyor.. Kardeşlerden biri, yengesi olacak geline, milyonlarca insanın gözü önünde aleni bir şekilde asılıyor, kur yapıyor..

Ne acıdır ki, bu kadın ve erkek müsveddelerinin altına imza attığı kepazelik, her gün milyonlarca insanı ekran başına kilitliyor.. Evde, yolda, sokakta herkes onları konuşuyor.. Yapılan son rating araştırması çarpıcı. Semra Hanım’ın katıldığı program, AB ile hayatımızın kumarını oynadığımız gece izlenme rekorları kırdı. Her yüz kişiden 71’i bu programı izledi..

Sanırım bu oran, Türk aile yapısının çöküş yüzdesini de teşkil ediyor..

*****

Osmanlı dönemiyle ilgili anlatılan bir hikaye vardır..

Bilmeyenler, duymayanlar için anlatayım..

Kuşatma sırasında, onlarca düşman askeri, bir köy evini basar. İçeride bir yaşlı adam, bir de genç kızı vardır. O genç kız, ırzına geçmek isteyen düşman askerleri ile 4 saat boğuşur.. Sonuçta öldürülür ve cansız bedenine tecavüz edilir..

Şimdilerde ise Türkiye’ye ve İstanbul’a gelen her yabancı turist ya da ünlü ziyaretçi, geceyi üç beş kızın koynunda toplu seks yaparak geçirip ülkesine dönüyor.. Yine şimdilerde, bir grup genç, büyük (!) televizyon kanallarında toplu asılma, toplu tahrik etme, toplu ayartma, kucaktan kucağa atlama yarışmalarıyla vardığımız noktayı gözümüze gözümüze sokuyor..

******

Osmanlı ve İstanbul demişken…

Hatice Alime Huma Hatun’un oğlu Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u 20’li yaşlarda fethetmiş.. Bu tarihten sonra, eskiler kadını nasıl tarif etmiş biliyor musunuz?

”Zor olmalı kadın.. İstanbul gibi.. Fethi zor, Fatih’i tek..”

Şimdi lütfen bir Fatih’in annesi Hatice Alime Huma Hatun'a, bir de bu yarışma programlarında izlediğiniz annelere ve anne adayı kızlara bakın.. Sizi bilmem ama ben kadınlık gururunu ve onurunu ayaklar altına alan bu kadıncıkları gördükçe aklıma hep aynı soru geliyor:

"Bunlar mı Fatihler’i doğuracak?"



Süleyman Özışık -Internethaber
-------------------------------------------------------------------------------
adam gercekten herseyi cok güzel özetlemis.....