Suriye yıllardır Hatay'ı kendi topraklarına gösteriyordu. Geçenlerde yeni bir anlaşma imzalandı ve Suriye resmen Hatayı'ın Türkiye sınırları içinde olduğunu kabul etmişti.
Ama devlet TV'si haberlerinde :
http://www.milliyet.com.tr/2005/01/19/son/resim/sonsiy01.jpg
Buna ne denir bilmiyorum artık bu nasıl bir komplekstir anlamak mümkün değil.
UmBeRtO GS
19-01-05, 17:57
Emin Çölaşan 11 Ocak 2005
Sağol be Suriye!
MÜTHİŞ haberi bir İsrail gazetesinden öğrendik. Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen ay yaptığı Suriye ziyaretinde iki ülke arasında bir ticaret anlaşması imzalanmış ve konulan bir maddeyle iki taraf, birbirlerinin sınırını resmen tanımış. Yani Suriye, Hatay’ın Türk toprağı olduğunu kabul etmiş!
Aman Allah, okuyunca bir sevindim, bir sevindim ki sormayın gitsin! Şimdi Suriye’ye ne kadar teşekkür etsek azdır. Böyle bir büyüklük göstermek hiçbir ülkeye nasip olmaz.
Acaba ne yapsak! Bize böyle bir kıyak yapan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın heykelini Antakya’nın en büyük meydanına mı diktirsek!
Bizim Başbakanlık kaynakları da bu durumu dün doğrulamış. Sözleri şöyle:
‘Suriye artık Hatay’la ilgili iddialarından vazgeçti. Bu konuyu hiçbir resmi toplantıda gündeme getirmiyorlar. Ayrıca karşımıza haritayı da getirmiyorlar.’
Sağolsunlar, var olsunlar, eksik olmasınlar, Allah onların da gönlüne göre versin. İnşallah Hatay’a karşılık olarak İsrail’den çok miktarda toprak kazansınlar. Amin.
***
Sevgili okuyucularım işin şakası bir yana, yabancı basında ve bizim basınımızda yer alan şu haberler, Türkiye’nin böyle yapay ve kukla devletler karşısında bile ne durumlara düştüğünün somut göstergesi.
Adamlar orada yıllar boyu goygoy yaptılar, ‘Hatay bizimdir’ diye bağırdılar. Bugün gidin Suriye’ye, Hatay’ı Türkiye sınırları içerisinde gösteren bir tek harita bile bulamazsınız. Bütün haritalarında Hatay, Suriye toprağı olarak gösterilir.
O kadar ki, Suriye’de bizim en üst düzey heyetlerimizle yapılan bütün toplantılarda bile, duvarlarda o kocaman haritalar özellikle asılı durur...
Ve bildiğim kadarıyla bugüne kadar bir tek Türk yetkili, Suriye’deki toplantı ve görüşmelerde bu adamlara ‘indirin şu çarpık haritayı, biz bu hokkabazlığın gölgesinde oturmayız’ dememiştir, diyememiştir.
Diyen ve protesto edip o masadan kalkan olmuşsa lütfen bana bildirsin, burada ismini gururla açıklayayım.
***
Abdullah Öcalan isimli adamı yıllar boyu hem de Şam’da besleyip büyüten, üzerimize salan kimdi? Bu korkunç terörde 40 bin’e yakın insanımız can verdi, sakat kaldı. PKK ile mücadele için en az 100 milyar dolarımızı harcamak zorunda kaldık.
Bıçak kemiğe dayanmıştı. Günün birinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, Suriye’ye Hatay sınırından resmen posta koyunca korkuya kapıldılar ve Öcalan’ı kovmak zorunda kaldılar.
Şimdi geçmişi unuttuk, binlerce şehidimizin, gazimizin ve onların ailelerinin üzerine bir sünger çektik ve Suriye ile dost olduk!
Bu dostluk o mertebeye ulaştı ki, ‘Suriye, Hatay’ın Türk toprağı olduğunu kabul etti’ diye neredeyse bayram edeceğiz.
Bin yıllık Türk toprağı Hatay, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne ölümünden önceki en son büyük armağanıdır. Bunu bile defterden silmek üzereyiz!
***
Recep Tayyip Erdoğan geçen ay çıktığı Suriye gezisinde bir anlaşma imzaladı.
Türkiye, kaynağı bizde olan akarsulardan Suriye’nin istediği miktarda su bırakacaktı.
Anımsayınız, bu gezi meşhur 17 Aralık Brüksel gezisinden hemen sonraya denk gelmişti... Ve orada AB Parlamentosu tarafından alınan, bizim medyada ‘zafer’ çığlıklarıyla karşılanan kararın 42. maddesi vardı:
‘Türkiye, Suriye dahil komşularına daha fazla su bırakmalıdır.’
AB istemiş, biz Şam’da imzayı basmıştık!
İşin ilginç yanı, adamların cahilliğine bakın ki, koskoca parlamento kararında Suriye ve Irak’la birlikte İran’a da daha fazla su bırakmamız isteniyordu! Oysa ki bizden çıkıp İran’a akan hiçbir nehir yoktu!
Suriye dostluğu bizim için önemli! Geçmişi, yediğimiz kazıkları, toprağa verdiğimiz on binlerce insanımızı unuttuk gitti.
Sağolsunlar onlar da şimdi Hatay’ın Türk toprağı olduğunu kabul etmişler!
Böyle dostluk, böyle komşuluk, böyle cömertlik dostlar başına!
Eeee, büyük ve ‘onurlu’ ülke olmak kolay değil! AB, Suriye, Kıbrıs Rum Kesimi, herkes bizden çekiniyor!
Bu sayede şimdi Hatay’ı bile Suriye’den koparıp Türk toprağı yapmayı başarmış olduk! Helal olsun valla!
UmBeRtO GS
19-01-05, 17:57
Emin Çölaşan 12 Ocak 2005
Suriye olayına devam!
EFENDİM Suriye ile ikili anlaşma imzalamışız ve bu ülke Hatay’ın Türk toprağı olduğunu kabul etmiş! Dünkü yazımda Suriye’ye çok teşekkür etmiştim! Eeee, Türkiye’ye böyle bir kıyak yapmışlardı, bir teşekkür gerekirdi.
Ancak Suriye’nin dört bir yanında, okullarda, resmi dairelerde asılı duran haritalarda, ders kitaplarında ve her yerdeki haritalarda Hatay, Suriye toprağı olarak gösteriliyordu. Değişen bir şey yoktu. İşin ilginç yanı, Suriye’ye giden bizim resmi heyetler görüşmelerini bu saygısız haritaların altında yapar ve hiçbiri tepki vermezdi.
‘Eğer tepki veren varsa bana bildirsin, burada yazayım’ demiştim. Dün Turizm Bakanlığı eski Müsteşarı Kemal Baytaş aradı ve yaşadığı bir olayı anlattı:
‘1976 yılında Suriye ile turizm anlaşması yapmak için Şam’a gittik. Türk ve Suriye bayraklarının bulunduğu masada yerimizi aldık. Arkamızdaki haritaya gözüm takıldı. Hatay, Suriye toprağı olarak gösteriliyordu. Bunun üzerine Suriye Müsteşarı’nı sert bir ifade ile uyarmak zorunda kaldım: ‘Şimdi sizin yapacağınız bir şey var. Eğer gücünüz yetiyorsa gelip Hatay’ı bizden zorla alırsınız. Yoksa bu haritayı derhal buradan kaldırınız. Aksi takdirde bu toplantı yapılmayacaktır.’
Bunu söyledikten sonra heyetimizle birlikte toplantıyı terk ettik. Suriye ekibi telaşlandı. Arkamızdan koştular, haritayı kaldırdılar ve toplantı başladı. Ancak ben sonraki yıllarda bu tavrı sergileyen Dışişleri Bakanlarımız dahil bir tek devlet görevlisini duymadım. Hatta bir defasında bir Dışişleri bakanımız Şam’da toplantı odasında kendisine bu haritayı gösteren danışmanına ‘Boşver, orada göstermekle Hatay onların olmaz ki’ demişti.’
***
Dün okuyucum Hande Kubat’tan aldığım bir elektronik posta mesajı:
‘Rahmetli dedem Hasan Ferit Kubat 1967-1970 yılları arasında Hatay Valisi iken bir Suriye gezisinde Hatay’ı Suriye toprağında gösteren haritalı toplantı odasına girmeyi reddederek haritanın kaldırılmasını sağlamıştı. Dedem 1987 yılında vefat etmeden önce bu olayı bize anlatırken bile sinirlenirdi.’
Okuyucum emekli kurmay albay Ramazan Tarhan’dan dün gelen elektronik posta:
‘Hatay sadece Suriye değil, hemen hemen tüm Arap ülkeleri haritalarında Suriye sınırları içinde gösterilir. 1986-1988 yıllarında Suudi Arabistan’daki görevim sırasında Hava Savunma Merkezi’nde asılı büyük Ortadoğu haritasında da durum böyleydi. Yemekte komutana bu tuhaf durumu anlattım. ‘Suriye’nin bu hayal peşinde olmasını anlarım da, sizin buna ortak olmanızı anlamak mümkün değil’ dedim.
Birkaç ay sonra Genelkurmay Başkanımızın Riyad ziyareti sırasında aynı yerdeki harita kaldırılmış ve doğrusu asılmıştı.
Bu arada pek çok yabancının Hatay’da arazi satın aldığını ve bunları el altından destekleyen ülkeler olduğunu da lütfen gündeme getiriniz. Zamanı gelince bazıları Birleşmiş Milletler’e başvurup Hatay’da yeni bir referandum istemeye hazırlanıyor olmasın!’
İşte böyle efendim. Suriye ile ticaret anlaşması imzalamışız da!.. Suriye Hatay’ın Türk toprağı olduğunu kabul etmiş de!..
Nerede bu anlaşma? Hatay sözü geçiyor mu? Hangi madde? O maddenin içeriği nedir? Madem lütfedip kabul etmişler, o halde aynı haritaları niçin kullanıyorlar?
Biz bu kadar mı küçüldük yav! Kim kimi kandırıyor! Şimdi sıra Suriye’nin oyuncağı olmaya mı geldi!
Vah yazık bize.