cozker
18-01-05, 09:56
Bu röportajı niye koyuyorum.. Çünkü bu adam gercekten cok ilginc.. Tam 55 mactır hic sakatlanmadan ve cezalı duruma düsmeden 90 dakika devamlı oynaması gibi müthis bir istatistigi bir kenara bırakırsak, röportajda da deginildigi gibi hakkaten bu adamın yanında oynayan tüm savunma oyuncuları ön plana cıkıyorlar.. Servet ve Cagdas'tan sonra bu sene de Özgür transferde ön plana cıkmaya basladı.. Teknik direktörü Giray Bulak, bu oyuncuların ön plana cıkmasında Kratochvil'in büyük rolü oldugunu söylüyor. (Keske bizim Suat Usta'yı da Denizlispor'a kiralasaydık). Sahadaki performansınıda düsünürsek herhalde bir futbolcu kulübüne bundan daha büyük katkı yapamaz.. Hem sportif hem de ekonomik anlamda..
-----------------------------------------------
Hayatı 'Roman'
Denizlispor’daki üçüncü yılı... İlk geldiğinde onu kimse farketmedi. Belki de hala birçok kişi farkında değil. Ama o tam bir istakrar abidesi: Roman Kratochvil.
17.01.2005
Tam 55 maçtır Süper Lig’de 90 dakika kesintisiz oynuyor ama savunmada görev yapmasına rağmen sadece 1 sarı kartı var. Beraber görev yaptığı Servet ve Çağdaş’ı yıldızlaştırdı, Denizli’ye trilyonlar kazandırdı. İşte bilmediğimiz yönleriyle Kratochvil.
Roman Kratochvil, orta Avrupa ülkesi Slovakya’dan transfer edildiğinde ne Servet, ne de Çağdaş, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a giden yolda böyle bir partner ile çalışacaklarından bihaberdiler. Futbolumuzun yabancı patentli ağır işçisi Kratochvil ile Denizlispor’un kamp yaptığı Belek’te buluştuk. Futbola Inter Bratislava’nın altyapısında başlayan Slovak oyuncu, ardından ülkesinde çeşitli kategorilerde top koşturduktan sonra Denizli’nin teklifini kabul edip Türkiye’ye geldi. Geliş o geliş. İlk yılında Rıza Çalımbay’la Avrupa’da muhteşem bir macera yaşadı, daha sonraları da Giray Bulak’la çıkışını sürdürdü. Hemen röportaja geçelim diyor, “Denizli’yi seviyor musun?” diye soruyoruz. O soğuk görüntüsüne rağmen, gözleri parlıyor, “Burada herşey çok güzel” diyor. İşte karşınızda Roman Kratochvil...
* Denizlispor UEFA’da ciddi başarılar yakaladı. Tekrarlar mı sence?
* Neden olmasın. Ancak önce UEFA’ya katılmamız gerekiyor. Türkiye’nin Avrupa’ya gönderdiği takım sayısı azaldı. O nedenle de işimiz daha zor.
* Sana göre Türk Futbolu nerede?
* Dünya Kupası sonrası bir düşüş yaşandı ama bu normal. Büyük bir başarı yakalandı. Ancak Türkiye gibi örnekler çok. Uzağa gitmeyin, bakın son Avrupa Şampiyonu Yunanistan belki Dünya Kupası’na katılamayacak.
* Yanında çok oyuncu yetişti, çok değişiklik yaşandı. Bunlar etkiliyor mu seni?
* Şu anki savunma hattından memnunum. Değişikliikler ise hocanın sorunu. Yanıma kim gelirse gelsin farketmez. Sonuç itibarıyla ben kendimi öğretmen gibi görüyorum. Önce Servet, sonra da Çağdaş’la oynadık. İkisi de benimle parladı. Gittikleri takımlarda ilk sezonlarında yedek kaldılar ama şimdi ilk 11’deler.
* Rakip forvetler arasında çekindiğin bir isim var mı?
* Var; Ersen Martin iyi ki bizim takımda. O gerçekten de rakip savunmalar için büyük problem. Avrupa’da rahatlıkla oynayacak kapasitede bir futbolcu. Ayrıca Türkiye’de en beğendiğim isim de Sergen. Komple bir futbolcu. Sadece kondisyon sorunu var.
* Başka takımdan teklif gelirse gider misin?
* Takım değiştirmek istemiyorum. Bir yerde sürekli kalmak düşüncesindeyim. Para önemli ama herşey değil. Huzur hepsinin önünde gelir. Zaten huzurlu insanın başarılı olmaması mümkün değil. Denizlispor’da görevim biterse başka tekliflere bakarım.
* 3 büyüklerden teklif gelirse...
* Gelince düşünürüm.
* Kaç kere milli oldun?
* 27 kere milli oldum. Türkiye ile İstanbul’da 1-1 berabere kaldığımız maçta yedektim.
* Slovakya ile Türkiye’yi karşılaştırır mısın?
* Burada seyirci daha iyi. İnsana heyecan veriyor. Benim ülkemde buz hokeyi ve futbol aynı düzeydedir.
* Türkiye’deki takımları değerlendirir misin?
* 4 takımı çıkarın diğer 10 ekip arasında pek fark yok. 2 maç kazanan ve 2 maç kaybeden yer değiştiriyor o kadar.
* Kim şampiyon olur?
* Galatasaray avantajlı, çünkü Avrupa’da yoklar. Ama Fenerbahçe zengin kadrosuyla liderliği kolay kolay bırakmaz gibi. Tek sıkıntısı Avrupa’da çetin maçlar oynayacak olması.
* Son soruda futbolun dışına çıkalım. Türk yemekleriyle aran nasıl?
* Hepsi çok güzel, özellikle tatlılar nefis. Ben tatlıyı çok seviyorum. Hele baklavaya bayılıyorum. Slovakya’da çay sadece soğuk havada ısınmak için içilir. Ama Türkiye’de herkes, her zaman çay içiyor. Ben de alıştım artık size.
* Kratochvil ile röportajı tamamladıktan sonra hocası Giray Bulak ile buluşuyor, Slovak oyuncuyu bir de ona soruyoruz. İşte şimdi de Bulak’ın ağzından Kratochvil...
* Benim çocuklarla, Roman’ın çocukları beraber maç yapıyoruz. Mutlu bir aile babası. Futbola aşık. Müthiş bir iş disiplini var. Her antrenman öncesi ve sonrası yarım saat strecing (açma - germe) yapar. Pozitif olması en büyük özelliklerinden. Servet ve Çağdaş’ı yıldızlaştırıp Denizlispor’a büyük paralar kazandırdı. Sırada Özgür ve Burak var. Kratochvil Denizlispor’da oynadığı sürece bu üretimi devam edecek. Bir de Roman’ın 6 yaşında Adam diye bir oğlu var. Müthiş yetenek. Ona şimdiden transfer teklif ediyorum.
http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=327&HID=5&HaberID=254549
-----------------------------------------------
Hayatı 'Roman'
Denizlispor’daki üçüncü yılı... İlk geldiğinde onu kimse farketmedi. Belki de hala birçok kişi farkında değil. Ama o tam bir istakrar abidesi: Roman Kratochvil.
17.01.2005
Tam 55 maçtır Süper Lig’de 90 dakika kesintisiz oynuyor ama savunmada görev yapmasına rağmen sadece 1 sarı kartı var. Beraber görev yaptığı Servet ve Çağdaş’ı yıldızlaştırdı, Denizli’ye trilyonlar kazandırdı. İşte bilmediğimiz yönleriyle Kratochvil.
Roman Kratochvil, orta Avrupa ülkesi Slovakya’dan transfer edildiğinde ne Servet, ne de Çağdaş, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a giden yolda böyle bir partner ile çalışacaklarından bihaberdiler. Futbolumuzun yabancı patentli ağır işçisi Kratochvil ile Denizlispor’un kamp yaptığı Belek’te buluştuk. Futbola Inter Bratislava’nın altyapısında başlayan Slovak oyuncu, ardından ülkesinde çeşitli kategorilerde top koşturduktan sonra Denizli’nin teklifini kabul edip Türkiye’ye geldi. Geliş o geliş. İlk yılında Rıza Çalımbay’la Avrupa’da muhteşem bir macera yaşadı, daha sonraları da Giray Bulak’la çıkışını sürdürdü. Hemen röportaja geçelim diyor, “Denizli’yi seviyor musun?” diye soruyoruz. O soğuk görüntüsüne rağmen, gözleri parlıyor, “Burada herşey çok güzel” diyor. İşte karşınızda Roman Kratochvil...
* Denizlispor UEFA’da ciddi başarılar yakaladı. Tekrarlar mı sence?
* Neden olmasın. Ancak önce UEFA’ya katılmamız gerekiyor. Türkiye’nin Avrupa’ya gönderdiği takım sayısı azaldı. O nedenle de işimiz daha zor.
* Sana göre Türk Futbolu nerede?
* Dünya Kupası sonrası bir düşüş yaşandı ama bu normal. Büyük bir başarı yakalandı. Ancak Türkiye gibi örnekler çok. Uzağa gitmeyin, bakın son Avrupa Şampiyonu Yunanistan belki Dünya Kupası’na katılamayacak.
* Yanında çok oyuncu yetişti, çok değişiklik yaşandı. Bunlar etkiliyor mu seni?
* Şu anki savunma hattından memnunum. Değişikliikler ise hocanın sorunu. Yanıma kim gelirse gelsin farketmez. Sonuç itibarıyla ben kendimi öğretmen gibi görüyorum. Önce Servet, sonra da Çağdaş’la oynadık. İkisi de benimle parladı. Gittikleri takımlarda ilk sezonlarında yedek kaldılar ama şimdi ilk 11’deler.
* Rakip forvetler arasında çekindiğin bir isim var mı?
* Var; Ersen Martin iyi ki bizim takımda. O gerçekten de rakip savunmalar için büyük problem. Avrupa’da rahatlıkla oynayacak kapasitede bir futbolcu. Ayrıca Türkiye’de en beğendiğim isim de Sergen. Komple bir futbolcu. Sadece kondisyon sorunu var.
* Başka takımdan teklif gelirse gider misin?
* Takım değiştirmek istemiyorum. Bir yerde sürekli kalmak düşüncesindeyim. Para önemli ama herşey değil. Huzur hepsinin önünde gelir. Zaten huzurlu insanın başarılı olmaması mümkün değil. Denizlispor’da görevim biterse başka tekliflere bakarım.
* 3 büyüklerden teklif gelirse...
* Gelince düşünürüm.
* Kaç kere milli oldun?
* 27 kere milli oldum. Türkiye ile İstanbul’da 1-1 berabere kaldığımız maçta yedektim.
* Slovakya ile Türkiye’yi karşılaştırır mısın?
* Burada seyirci daha iyi. İnsana heyecan veriyor. Benim ülkemde buz hokeyi ve futbol aynı düzeydedir.
* Türkiye’deki takımları değerlendirir misin?
* 4 takımı çıkarın diğer 10 ekip arasında pek fark yok. 2 maç kazanan ve 2 maç kaybeden yer değiştiriyor o kadar.
* Kim şampiyon olur?
* Galatasaray avantajlı, çünkü Avrupa’da yoklar. Ama Fenerbahçe zengin kadrosuyla liderliği kolay kolay bırakmaz gibi. Tek sıkıntısı Avrupa’da çetin maçlar oynayacak olması.
* Son soruda futbolun dışına çıkalım. Türk yemekleriyle aran nasıl?
* Hepsi çok güzel, özellikle tatlılar nefis. Ben tatlıyı çok seviyorum. Hele baklavaya bayılıyorum. Slovakya’da çay sadece soğuk havada ısınmak için içilir. Ama Türkiye’de herkes, her zaman çay içiyor. Ben de alıştım artık size.
* Kratochvil ile röportajı tamamladıktan sonra hocası Giray Bulak ile buluşuyor, Slovak oyuncuyu bir de ona soruyoruz. İşte şimdi de Bulak’ın ağzından Kratochvil...
* Benim çocuklarla, Roman’ın çocukları beraber maç yapıyoruz. Mutlu bir aile babası. Futbola aşık. Müthiş bir iş disiplini var. Her antrenman öncesi ve sonrası yarım saat strecing (açma - germe) yapar. Pozitif olması en büyük özelliklerinden. Servet ve Çağdaş’ı yıldızlaştırıp Denizlispor’a büyük paralar kazandırdı. Sırada Özgür ve Burak var. Kratochvil Denizlispor’da oynadığı sürece bu üretimi devam edecek. Bir de Roman’ın 6 yaşında Adam diye bir oğlu var. Müthiş yetenek. Ona şimdiden transfer teklif ediyorum.
http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=327&HID=5&HaberID=254549