Tüm Versiyonu Göster : Gündemden seçmeler
Böyle üzerinde fazla durmadığımız, günlük hayatta karşılaşıp üzerine birkaç laf edip geçtiğimiz, biraz da magazinel konularla ilgili güncel bir topic iyi olur diye düşündüm.. Baya ilginç şeyler oluyor, bazısı baya gayrıciddi ve sulu, bazısı biraz daha dişe dokunur ve ciddi, epey bir geyik potansiyeli olur diye düşünüyorum :)
İlk konu olarak şu okan bayülgen'in tolga çevik'i 'komedi dükkanı' ve iş bankası reklamları üzerinden dava edeceği 'doğaçlama skeç' meselesine ayırıyım dedim, epey su kaldıracaktır bu konu gazetelerde.. Birebir yanyana koyup baktığınızda hakikaten bir arak durumu sözkonusu gibi (engin günaydın'ın zaga skeçleri youtube'da vardır zannediyorum), öte yandan böyle bir formatın dünyadaki mucidi tabi ki okan bayülgen olamaz, muhakkak daha evvel başka ülkelerde denenip görülmüş bir yöntemdir diye düşünüyorum..
Konu ile ilgili haberin tamamı;
bugüne kadar susan bayülgen, avukatı aracılığı ile tolga çevik, reklam denetim üst kurulu, reklamcılar derneği, trt ve reklamı yapan ajansa ihtar göndermek için işlemleri başlattığını ve dava açacağını söyledi. şu anda tazminat arayışında olmayan bayülgen, ihtar belgesinde tüm bu ürünlere, "bu fikir okan bayülgen'den alınmıştır" ibaresinin düşülmesini istediğini söyledi. işte okan'ın açıklamaları: "amacım genç bir oyuncunun parasını almak değil. benim genç insanlarla bir derdim yok. türkiye bilgi çağını fikir hırsızları ile yakalayamaz. fikir hırsızlarının, 'fikir hırsızı' olarak damgalanması gerekir. bir genç oyuncu 'gece yattım, sabah kalktım' diye format üretemez. bunu sahne sanatlarının doğasına aykırı bulduğum için, sahne sanatları yapmış bir kişiye bir fikrin, gece yatıp sabah gelemeyeceğini, bunların ancak yaşayan veya yaşamayan sahne adamlarının yaptıkları işlerin tekrarı ya da esinlenmesi olabileceğini düşündüğüm için bu mücadeleyi başlatıyorum. talebim, arkadaşın işine engel olmak değil. bu arkadaşı, yararlandığı kaynakları açıklamak zorunda bırakmak. bugüne kadar hep destek olmaya çalıştığım genç insanlar, kaynaklarını açıklamasalar bile 'ben buldum, ben buldum' gibilerden yalancılık yapmasınlar. ben televizyon çocuğu'nun ismini koyarken bilmediğim halde sonradan bunun eski bir müjdat gezen filminin adı olduğunu öğrendim. ve sonra bunu hem programımda hem de röportajlarımda defalarca söyledim. bu arada zaga döneminde bu formatı uyguladığımız engin günaydın'ı konu ile ilgili olarak aramadım. çünkü kendisi şu anda bu kişi ile aynı çatı altında çalışmaktadır. bu nedenle ondan bir açıklama beklemiyorum.
bu arada bizim bu fikri zaga'da uygulama kararımız da engin günaydın'ın farklı oyunculuğunu programımıza kazandırmak içindi." bugüne kadar neden beklediğini sorduğumda ise hayli ilginç bir cevapla karşılaştım: "fikri kendi adına tescil ettirmesi, trt'ye transfer olurken salih kalyon'a yaptıkları ve şimdi de fikri reklam amaçlı kullanması yüzünden şimdi geçtim harekete..." durum ciddi. görünüşe göre önümüzdeki günlerde hayli hareketli bir telif kapışmasına tanık olacağız...
Canlı yayında şok frikik
Dans ederken bir anda başına geleni farkedemedi!
Her pazar 8 milyon kişi tarafından izlenen Buona Domenica (Mutlu Pazar) programının derin dekoteli sunucusu Sara Varone surf tahtasına çıkınca reytingler yine altüst oldu... Zor anlar yaşayan Varone, durumu bozuntuya vermemek için şekilden şekile girdi...
http://www.haberturk.com/kuturesim/fridedsdsddd.jpg
oehh tam da yok artık o kadar da magazin değil diyecektim ama rating'in de hakkını vermişler yani :D
Isıtmışsınız buraları :)
Bakalım neler çıkacak :)
meraklilarina
Kurtlar Vadisi Pusu 34.Bölüm Fragmani
http://www.youtube.com/watch?v=B2OCOSj2LQo
Cuma gunu beyaz show'a sawyer cıkıyor konuk olarak...Bızım bıldıgımız losttakı sawyer yahu :sasirdim:
Ayrıyetten diğer konuk olarakda şebnem ferah var...Bu program hakıkaten kaçmaz...
Nereye yazacagımı tam bılemedım aslında,buraya yazdım...Bır tv topıgı vardı ama bulamadım neyse ıdare edın :)
Cuma gunu beyaz show'a sawyer cıkıyor konuk olarak...Bızım bıldıgımız losttakı sawyer yahu :sasirdim:
Ayrıyetten diğer konuk olarakda şebnem ferah var...Bu program hakıkaten kaçmaz...
Nereye yazacagımı tam bılemedım aslında,buraya yazdım...Bır tv topıgı vardı ama bulamadım neyse ıdare edın :)
Oha Beyaz.
Şebnem'imin konuk olacağını biliyordum o yüzden tüm Fenerliliğine rağmen kesinlikle kaçırmayacaktım Beyaz show'u. (şu son başarılarından sonra izlemiyordum açıkcası)
Sawyer da varmış, efsane bir program olur :)
sawyer reklam çekimi için geliyormuş, kesin garip bir parfüm markasının reklamında cıbıl cıbıl dolaşacaktır ortalıkta, bu erkek parfümü reklam mantığını da anlamıyorum açıkçası..
ayrıca ali, beyaz'ın fenerliliğine değinmişken geçen hafta kadir çöpdemir programında 'GS bugün 1-0 yendi, şampiyonluk yarışı kimin olur' diye soran kişiye asabi bir şekilde 'biz onları orada çoka karşı 0 bir sonuçla yenince bu sorun cevabını bulacak' gibi malca bir cevap verdi, sizle de paylaşmak istedim nasıl malların tv'de olduğunu bir kez daha görmemiz için..
Sawyer Magnum reklamında oynayacakmış galiba :)
İşte en göz önünde olanı için de en sıradanı için de ibret-i alem adına bunları ASY'de bir güzel yenip şampiyonluğu kazanmak gerekir. Çünkü hepsi aynı söz konusu fener olunca.
Demın beyaz show'un reklamına denk geldım berguzar korel,şebnem ferah konuk olarak tanıtılıyor sawyer yok ne iş anlamadım...
M.Yasin Cakmak
17-04-08, 09:17
Bu arada haftaya Lost basliyor tekrar, hatirlatayim.
M.Yasin Cakmak
20-04-08, 02:41
Beyaz'in 3 kurus karizmasini yerlere surdu abimiz :).
You are prettier....in a dress :):) Sunu ceviremedi ya o salak kari...
Mert Baydur
20-04-08, 15:11
Türkler çok asil’
İşte Beyaz’ın ilginç sorularına Sawyer’ın yanıtları:
Beyaz: Türkiye’yi nasıl buldun? Daha önce Türkiye hakkında bir bilgin var mıydı?
Josh Holloway.: Türkiye hakkında fazla bilgim yoktu. Gelmeden önce internetten baktım. Burada gördüğüm en önemli şeyin insanların asil oluşu. İnsanlar asiller.
Beyaz: Lost’un diğer karakterlerini de getirmeyi düşünür müsün?
J.H.: Yok. Ben sadece kendim için geleceğim...
Beyaz: Sana benziyor muyum? Ben de yakışıklı mıyım?
J.H.: Biz birbirimize biraz benziyoruz. Tabii ki de benziyoruz. Ama Beyaz benden daha yakışıklı.
Beyaz: Bu performansını bu yayın boyunca sürdür, dile benden ne dilersen. Yahu ben bu adamı çok sevdim, normalde sevmem ama.
Beyaz: Issız bir adaya düşseniz alacağınız üç şey nedir?
Josh Holloway: Bira, gitar, eşimi de alabilir miyim?
Namelessonegs
20-04-08, 18:49
Tecavüz rezaleti diz boyutu... Bu kez de 94 yaşında bir nineye tecavüze kalkışıldı. Sanıklar paniğe kapılınca kaçtı...
---------------------
Yuh artık iyice igrenclesti,sapıklastı bu pislikler...Boyunuz devrilsin
duncanferguson
20-04-08, 19:43
Cuma gunu beyaz show'a sawyer cıkıyor konuk olarak...Bızım bıldıgımız losttakı sawyer yahu :sasirdim:
Ayrıyetten diğer konuk olarakda şebnem ferah var...Bu program hakıkaten kaçmaz...
Nereye yazacagımı tam bılemedım aslında,buraya yazdım...Bır tv topıgı vardı ama bulamadım neyse ıdare edın :)
Oha Beyaz.
Şebnem'imin konuk olacağını biliyordum o yüzden tüm Fenerliliğine rağmen kesinlikle kaçırmayacaktım Beyaz show'u. (şu son başarılarından sonra izlemiyordum açıkcası)
Sawyer da varmış, efsane bir program olur :)
fenerli olan beyazmı şebnem mi tam anlamadım,beyaz sanırım,yoksa şebo fenerli değil diye biliyorum yada umut ediyorum :D
Adam(sawyer) hakıkaten salladı geçti...Nerdeyse 3-4 gundur her yerde konusuluyor...
Yalnız beyaz,kardesım adamı getırmıssın barı bıraz calışma yapsaydın...Sayide seyit,locke'a luk falan dedi...Dızıyle falan hıc bır ılgısı yok...
Ha bırde o dansoz rezaletı neydı ole...Daha gobeklısı yokmuydu acaba...Adam bır daha dansoz falan seyretmez heralde...
M.Yasin Cakmak
20-04-08, 21:00
Bu arada harbiden arada kaynadi...adam tam Sawyer usulu :"You are prettier than me....in a dress" dedi, yani kadin elbisesiyle benden daha guzelsin dedi Beyaz'a...hala iltifat etti diyolar. O tercuman yapimcimiymis neymis, ne rezaletti oyle.
Adam(sawyer) hakıkaten salladı geçti...Nerdeyse 3-4 gundur her yerde konusuluyor...
Yalnız beyaz,kardesım adamı getırmıssın barı bıraz calışma yapsaydın...Sayide seyit,locke'a luk falan dedi...Dızıyle falan hıc bır ılgısı yok...
Ha bırde o dansoz rezaletı neydı ole...Daha gobeklısı yokmuydu acaba...Adam bır daha dansoz falan seyretmez heralde...
Ben tahmin ediyordum Beyaz'ın Lost'u izlemediğini. Hiç şaşırmadım valla :)
Program güzeldi genel olarak.
Sawyer insanı öyle çok da fırlama bir tipe benzemiyor, takdir ettim.
Şebnem harikaydı :asik2:
kurtlar vadisi bolum 36 ozeti meraklilarina
http://www.youtube.com/watch?v=pfPbyb3WiJU&eurl
kendinize dikkat edin, mukayyet olun, fazla sesinizi sedanızı çıkarmadan yaşamaya devam edin, Allah muhafaza;
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=35635&k_A=haberturk
Serkan1905
01-05-08, 23:53
Birincisi;
bu yapilan insanliga sigmaz. Yerde yatana tekme atmak kadar adice bir sey yoktur. O kadin eger ki sisteme karsi protesto ediyorsa, sen öyle yaparak neyi elde ediyorsun? sisteme olan bagliligini mi arttiriyorsun?
Ikincisi;
düsünceni ve söylemlerini kisitlamaya calisan insanlardan nefret üstü nefret ediyorum. Hangi politik görüs olursa olsun. Ki, bunu solcular da yapiyor. Bizim millet olarak yapimizda var bu. Hayatimda bir tek solcuyla tartistim ki, benim görüsüme saygisi olan. Sagcilar, dindarlar da ayni. Diyorum ya, yapimizda var.
Ücüncüsü;
1 Mayis günü ben keyfimden ciktim, Galatasaray taraflarinda geziyorum. Gösteriyle hic alakam yok. Bana da mi dalinacak?
Edit:
Dördüncüsü;
Orantili güc kadar sacma bir sey var midir?
Besincisi;
1 Mayis isciler bayrami. Isciler haric herkez gösteri yapiyor. Cogu üniversite ögrencisi. Bu da ayri bir gariplik olsa gerek.
Bugün cmuk nöbetçisi bir arkadaşım söyledi acaip güldüm
1 mayııııııs 1 mayııııııııs poliisiiiin avuukatıııın bayramııııı! :lol:
(CMK nöbetçisi avukatlar böyle günlerde paranın gödüne vuruyorlarmış 50-100 dosyaya bakıp. :D )
dun de bekir coskunun yazisini okumustum gec saatlerde daha bu olaylar yoktu
İşçileri vurmalı...
İSTANBUL’da hukuksuz işgal edilip halkın elinden alınan yerlerin büyüklüğü ne kadardır?..
Bir Taksim Meydanı?..
İki... Üç... On... Yüz... Bin...
Ama ne Bakan gördü, ne Vali...
Boğazın iki yakası, yeşil alanlar, ormanlar, tarihi eserler, kültür alanları... Hatta daha dün Milliyet’in birinci sayfasında vardı; antik kalıntı Bizans Sarayı...
Cemaatlere ve tarikatlara verilen kamu arazilerini toplayın, kaç Taksim eder?..
Ya da kaç Taksim büyüklüğündedir; bakanların, milletvekillerinin, parti önde gelenlerinin, belediyecilerin ve yakınlarının kapattıkları alanların toplamı?..
Ne Başbakan gördü, ne Bakan, ne Vali...
Ama işçiler Taksim’e iki saatliğine çıkıp şehit arkadaşlarını anmak istediklerinde, bunun adı:
"İşgal..."
*
Kaç esnaf iflas etti de ömür boyu kepenklerini kapattı ocak ayından bu yana?
Güvensiz ortamda kaç turiste tecavüz edilip bıçaklandı, öldürüldü?
İstanbul sokakları değnekçi, kapkaççı, hırsız çetelerine bırakılmış değil midir?
Ne Bakan görüyor, ne Vali...
Ama işçiler ellerinde karanfillerle iki saatliğine Taksim’de "bayramlarını" kutlayacaklar, bunun adı:
"Esnafın işini aksatmak... Turistlerin huzuru kaçırmak... Ve şehrin asayişini bozmak..."
*
Niçin böyle yapıyorlar, niçin?..
Çünkü insan psikolojisidir; onlar işçileri, hele hele örgütlenmiş işçileri hiçbir zaman sevmediler. Bu yüzden de hırsızın-uğursuzun-itin-kopuğun yaptıklarını dahi görmediler de, işçinin elindeki karanfillerle Taksim’e iki saatliğine çıkmaları battı onlara.
Ve kızdılar.
İşçileri vurmalı...
(.......)
Bugün 1 Mayıs.
Alın teri ile yaşayan, dürüst-namuslu işçilerimizin, yarı aç-yarı tok yaşayıp yine de ülkesini seven yiğit emekçilerimizin bayramı...
Kutlu olsun...
bayanlara ozel araba :D
http://img234.imageshack.us/img234/2705/merc4znpn4ar4ha2.jpg
İşte hükümet işte 1 mayıs, yaşasın özgürlük ve ab masalları....
3 Mayıs 2008
Bu ülkenin sessiz kahramanlarının anısına...
Metehan DEMİR - ANKARA
Yıllardır şu ifadelerle dolu haberleri hangimiz okumadık ki: ‘Güneydoğu’da Gabar’da, Cudi’de, Kuzey Irak’ta, sınır bölgesinde, kırsalda PKK’lı teröristler ile çatışma çıktı. Geniş çaplı operasyonlar devam ediyor.’
Benzer cümleler kimi zaman bu ülkenin yüreğine ateş gibi düşen şehit haberlerini, bazen de yaralanan askerlerini anlattı.
Ama, bu ülkede Güneydoğu’da, batıdakilerin tabiri ile de ‘oralarda’ olanları, okumak bizim için ne kadar kolay olduysa, yaşamak da o kadar zor oldu.
Oralarda yaşananları, ‘çok üzüldük’ diye başlayan rutin bir psikoloji ile hızla okuyup geçtiğimiz cümlelerin sonrasında, maalesef Türkiye’nin kendi anlamsız iç kavgalarına dalıp gidiverdik.
Tıpkı, son iki haftada bu ülke için toprağa düşmüş 10’dan fazla şehidimizde olduğu gibi.
Tıpkı, daha önceki binlerce şehidimizde olduğu gibi.
O dağlardan buralara baktıklarında, bu çocukların nasıl bir hayal kırıklığı içinde, ‘Siz orada ne yapıyorsunuz’ dercesine bizi süzdüğünü hissetmek zor değil.
2000 metre rakımlı tepelerde, kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde, keskin ayazı ve yağışı insanın iliklerine işleyen hırçın coğrafyalarda görev sadece ülke sevgisi ile yapılır.
İsterseniz dünyanın en yüksek maaşını verin, isterseniz hanlar hamamlar verin yüreğinde şehitlerin sınırlarını kanla çizdiği toprakların mirasına sahip çıkma duygusu olmayan hiç kimseye bunu para pulla yaptıramazsınız.
Şu anda, Hakkari, Cudi, Gabar kırsalında günlerce sürecek görevine çıkmaya hazırlanan, Zap suyunun sessizlikte kulakları sağır eden akıntısı paralelinde sınırı bekleyen generalinden erine askerler işte bu ülkenin çocuklarıdır.
Ve bu çocuklar da ülkenin gerçek kahramanlardır.
Çünkü hiç konuşmazlar.
Çünkü, gerçek kahramanlar hiç konuşmazlar.
Onlar, milliyetçilik denilince, sadece slogan atmayı, kafa tokuşturmayı, belindeki ‘makina’ ile etrafa korku salmayı anlamazlar. Sessizce gelir, görevlerini yapar ve sessizce de giderler.
Şehitlerin naaşı nasıl bu duyguyla göğe yükselirse, arkalarında bıraktıkları rütbeli, rütbesiz tüm silah arkadaşları da görevleri bitince aramıza hiçbir şey olmamış gibi karışırlar. Hiç konuşmazlar. Çünkü, konuşanlar değil, onlar gibi sessiz kalanlar gerçek milliyetçi ve kahramanlardır.
MİLLETİN YÜREĞİNE FISILDARLAR
Her gün dağlarda bu vatan evlatlarının yazdığı nice destanı yine onlar en iyi bilenlerdir. Bunları da yüksek sesle anlatmazlar ama bu milletin yüreğine fısıldarlar.
Onlar, bu ülkenin Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden bir neslin torunlarıdır.
Böyle kahramanlar sayesinde bu ülke 1984’den bu yana kanlı PKK terörüne karşı yıkılmadan ve tavizsiz ayakta durabiliyor.
İşte Kuzey Irak’ta o dondurucu soğuğa rağmen başarı ile gerçekleştirilen son kara harekatında bu anlamda bir dostumuz öyle bir hikaye aktardı ki, bu hafta Ankara’nın sıkıcı siyasi gerginliklerini yansıtmaktansa, bu kahramanları anlatmanın daha yerinde olacağını düşündük.
Bu nedenle de, teyidini aldıktan sonra bu gözlerimizi yaşartan ama aslında bizi hiç şaşırtmayan unutulmaz olayı sizinle paylaşmaya karar verdik…
Kuzey Irak’ta PKK’ya yürütülen operasyonun en yoğun olduğu günlerin birinin akşamında toplanma bölgesinde askerler planlı görevlerini yavaş yavaş bitirip bir araya gelmeye başlarlar.
Birliğin komutanı, yanındaki yardımcı ile genel durumu değerlendirmektedir. O sırada önlerinde yürüyen askerlerden birinin hafifçe aksadığı ve arkadaşına yaslanarak yürüdüğü dikkatini çeker. Yardımcısına, ‘Bu askerimiz neden aksıyor. Yaralı yoktu diye biliyorum. Nedir bu durum?’ diye sorar.
Yardımcısı ise, ‘Komutanım, bendeki bilgi de öyle. Yaralımız yok’ şeklinde olunca, komutan, ‘Peki neden bu askerimiz böyle yürüyor?’ diye üsteler.
Komutan hemen, askerin yanına gider ve sorar: ‘Oğlum neyin var, neden aksıyorsun?’
‘ÇATIŞMADAN ÇEKERSİNİZ DİYE YARALANDIĞIMI SÖYLEYEMEDİM’
Kısa süren bir sessizlikten sonra komutan tekrar, ‘Oğlum yanıt versene’ diye ısrar edince askerin ağzından şu cümleler dökülür:
‘Komutanım, dünkü çatışmada yaralandım. Ama önemsizdi. Kurşun sıyırdı geçti. Şimdi sadece sızısı biraz arttı. Ondan hafifçe aksıyorum. Dün olaydan sonra, beni, yaralandım diye bu çatışmadan geri çekersiniz ve arkadaşlarımı bu kutsal görevde yalnız bırakırım diye korktum. Size söyleyemedim. Affedin’
Sessizlik sırası artık komutana gelmişti. Biraz durdu. Önce, askere sarıldı ve sonra yanındakilere askeri göstererek, ‘Benim böyle askerlerim oldukça değil bu eşkıya, tüm dünya Türkiye’me karşı gelse korkmam.’
İşte böyle…
KAHRAMANMARAŞ’IN SON GAZİSİ
Dün akşam saatlerinde bu satırları yazarken, hurriyet.com.tr’nin manşetler bölümünde bir haber sanki bu satırları teyit etmek için Güneydoğu’dan çok benzer ama aynı zamanda sayısız destanlardan birinin haberini aktarıyordu.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Dağlıca baskınında yaralanan ve kahramanlığından dolayı TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası verilen Asteğmen Hüseyin Denizdurduran'ı, Kahramanmaraş’taki Orduevinde kabul ediyordu. Ve bakın burada neler söylüyordu:
‘Şu anda, Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlıkları ile unutulmaz kalelerinden Kahramanmaraş'ın son çıkarttığı bir gazi de sizinle beraber. Asteğmen Hüseyin Denizdurduran, Dağlıca'da devam eden mücadelede görevini hakkıyla yapan kahramanlardan biridir. Çatışmada yaralandı. Ankara GATA’ya getirildi. 26 Ekim’de kendisini ziyaret etmiştim. Ziyaretimde çok duygulu bir an yaşadık. Kendisi bana, iyileşir iyileşmez görevine geri döneceğini söyledi. İşte Türk insanının mayası bu. Bu maya ile ayakta duruyoruz. Bu maya bizim her şeyden önce gurur kaynağımız.’
Bu vatan evladının verdiği yanıt ise alçak gönüllü kahramanların bir cümle ile çok şey anlatan konuşmalarından farksızdı: ‘Bazı şeyler parayla pulla satın alınmaz. Komutanlarımıza teşekkür ediyorum. Kendilerini ömür boyu unutmayacağım. Ben elimden geleni yaptım, bundan sonra da gerekenler yapılacaktır.’
Bu ülkenin gerçek kahramanlarına…
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8848863.asp?gid=229&sz=60929
TANRI, TÜRK ORDUSU'nu ve TÜRK Askerini başımızdan eksik etmesin.
evet gündemde kanaltürk'ün 40 milyon dolara satışı var, ilginç bir gelişme.. öte yandan davetiye firması (her ne kadar o günden buraya büyüdülerse de) neyine güvenip de milyonlara hitap edilen medya işine girer o da ayrı bir tuhaflık, türkiye'de bu medya sahibi olma hastalığı ilginç hakikaten.. aynı çizgideki mevcut kanallardan ne fark sunacaklar, ellerinde karasal frekans ve digiturk kanal no'su dışında ne var merak ediyorum doğrusu.. neyse zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış, hayırlı olsun yeni sahiplerine..
haberin linki;
http://medyafaresi.com/?hid=13556&cid=3
http://www.habervatan.com/2007-3/kadeh.jpg
smokingli cumhurbaskani abdullah gul basimiza tas yagacak yakinda :D
M.Yasin Cakmak
15-05-08, 02:02
evet gündemde kanaltürk'ün 40 milyon dolara satışı var, ilginç bir gelişme.. öte yandan davetiye firması (her ne kadar o günden buraya büyüdülerse de) neyine güvenip de milyonlara hitap edilen medya işine girer o da ayrı bir tuhaflık, türkiye'de bu medya sahibi olma hastalığı ilginç hakikaten.. aynı çizgideki mevcut kanallardan ne fark sunacaklar, ellerinde karasal frekans ve digiturk kanal no'su dışında ne var merak ediyorum doğrusu.. neyse zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış, hayırlı olsun yeni sahiplerine..
haberin linki;
http://medyafaresi.com/?hid=13556&cid=3
Bu arada televizyonlarda, mitinglerde malum kisiye "Yilan" diye seslenen beyaz Turklerin supermani Tuncay Ozkan'in televizyonunu gene ayni malum kisiyle cok yakin iliskide oldugu soylenen Koza gurubuna satmasi Turkiyem'e ozgu ayri bir komedidir. www.bizkacparayiz.com sitesini de bekliyoruz superman Tuncay'dan.
İki parti yarışsa, her şey benim oyuma baksa yemin ederim Tayyip Erdoğan'a veririm oyumu Tuncay Özkan'a vereceğime. Öyle nefret ediyorum heriften. Suratından samimiyetsizlik akıyor, anlamıyorum ne kadar çok boşlukta insan var ki şu yavşağa inanıyor.
Mitinglerdeki kuduzluğundan, salak salak milleti galeyana getirmesinden, "Sağcıysanııız mehapeeeeyeeee, solcuysanııız ceheeepeeeyeee" kampanyalarından...
Hiçbir şey değişmez ama.. AKP kapatacaktı, hükumet baskı yaptı, çalışanlar açtı, satmak zorunda kaldı... Bahaneler çok. Türkiye yine inanır Tuncay Özkan'a. Yeni bir kanal alır, sonra yönetemezse onu da satar %150 kârla. Onuruyla ölmek diye bir şey de vardır diyeceğim de, soktuğumun herifi onuruyla mı geldi sanki buraya da onurunu koruyacak? Senin eskiden ne olduğunu da biliyoruz.
Ne iğrenç adamlar var şu ülkede ya. Hepsi de ülke yönetimine talip anasını satayım. Ulan sen önce g.. kadar kanalını yönet, sonra bir ara ülkenin de icabına bakarsın.
A.A
Kanaltürk'ün eski sahibi Gazeteci Tuncay Özkan, parti kurma çalışmalarının bir ay içinde sona ereceğini belirtti ve “Yeni bir TV kanalı kuruyorum” dedi.
Özkan, Atatürkçü Düşünce Derneği Banaz Şubesinin davetlisi olarak geldiği Uşak'ın Banaz ilçesinde, Esnaf Odası Toplantı Salonu'nda konuşma yaptı.
Kanaltürk'ün satışının ardından aldığı paraları harcamak için Fransa'ya gittiğinin iddia edildiğini kaydeden Özkan, “Ama hepinizin gördüğü gibi Fransa'da değil, Banaz'dayım. Paraları Banaz'da yemeğe geldim” diye konuştu.
Kanaltürk'ü tamamen kendi parasıyla kurduğunu söyleyen Tuncay Özkan, şöyle devam etti:
“Maliye Bakanlığı müfettişleri, Kanaltürk'ü didik didik incelediler. 6 kez mali soruşturma geçirdim ama hiç bir şey bulamadılar. En sonunda biriken vergi, SSK borçları nedeniyle kanalı satmak zorunda kaldım. Satmadan önce büyük medya kuruluşlarına gidip, bedava onlara vermeyi teklif ettim ama kimse kabul etmedi. Bir televizyon ayda 1.5 milyon dolara dönüyor. Maliyeciler bize çay ve şeker satan bakkalın defterlerini bile incelediler.”
Özkan, Danıştay'ın yayının durdurulmasına ilişkin kararından bir gün önce satış işlemini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Anlı şanlı bir sürü iş adamı var, onlara (bedava vereyim) dedim, kimse almadı, yapacak başka bir şey de kalmadı” dedi.
Parayı aldıktan sonra dün itibariyle bütün borçlarını ve çalışanların maaşlarını ödediğini vurgulayan Özkan, 1.5 milyon dolar parasının kaldığını söyledi. Özkan, Kanaltürk çalışanlarının 3 yıl iş güvencesine sahip olduğunu, bu süre içinde kimsenin işten çıkarılmayacağını bildirdi.
Özkan, yeni kanalla ilgili çalışmaların sürdüğünü, bir hafta içerisinde ekranda olacaklarını belirterek, “Kanalın ismi belli, ancak patent kurumuna başvurduğumuz için bugün açıklayamıyorum. Yarın açıklayacağım” dedi.
Bir ay içerisinde yeni bir parti kuracağını ve kapı kapı dolaşıp oy isteyeceğini ifade eden Özkan, yaptırdığı otobüsle 100 gün süreyle Edirne'den Hakkari'ye bütün il ve ilçeleri gezeceğini kaydetti.
karizmayi kotu cizdi artik zor toparlar
işin bir diğer ilginç yanı da, çok zor olmakla birlikte karizmayı toparlayabilecek olsa bir nevi cemaat, parti kuruluşu ve seçim çalışmalarını finanse etmiş olacak..
aslında yaptığı hareket 'akıllı olmak' ve 'adam satmak' arasında çok ince bir çizgide ama genel medya işi 'adam satmak' boyutuna çekeceği için toparlanması çok zor..
JackDaniels
15-05-08, 23:22
Bu Tuncay Özkan denen adam çok ama çok tehlikeli bir adam!
Yazık ya memleketin geldiği noktaya bak...Tuncay Özkan denen bölücünün en öne gideni, parti kurup siyasete atılacakmış...
M.Yasin Cakmak
15-05-08, 23:26
Girsin atilsin abi, helalden %1.5 oyu var benden :) Bir de 50 milyon dolarlik kebap dagitirsa su son cash ile %2 bile olabilir.
senenin kapagi :D
http://www.hurriyet.com.tr/_np/2130/5732130.jpg
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9217761.asp?gid=200&sz=34978
ne yaptın be orkut :) hep diyordum bir türk, dünyada yeni birşeyin, bir keşfin ucundan tutmuş, vidasını sıkmış dahi olsa bizim medyada röportajı yayınlanır, şöyle gazetenin ilk sayfasında manşet altı sütun haberi çıkar vs. bu çocuğa neden hiç yer verilmedi, neden hiç ses getirmedi diye, meğer bir sebebi varmış :) demek adam kendini soyutlamış türkiye'den, belli ki kendi isteğiyle tüm bağlarını koparmış..
http://www.haberturk.com/yazioku.asp?id=8476
bunu da tarihe not düşmüş olalım da yarın öbür gün yazıda yazılanlar gerçekleşir veya en azından benzer bir eylem gerçekleştirilirse, büyük şaşkınlıkla yaygara koparanların ikiyüzlülüklerini rahatça tesbit etmiş oluruz..
Bacağı alçılı, eli sargılı hırsız arabayı iterek çaldı
http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/07/26/fft17_mf77674.Jpeg
Çanakkale’de, elleri sargılı ve bir bacağı alçılı olan kimliği belirsiz hırsız, camını kırarak girdiği emlak ofisinden anahtarını aldığı otomobili aküsü olmadığı ve benzini bittiği için iterek çaldı.
Olay, Kemalpaşa Mahallesi’nde dün saat 05.30 sıralarında meydana geldi. İki eli sargılı ve sol bacağı alçılı olan hırsız, Mehmet Tezel’e ait emlak ofisine camını kırarak girdi. Hırsız, bulduğu el çantasından, bir otomobile ait anahtar ile ruhsat çaldı. Yola çıkan hırsız, park halinde duran otomobili buldu. Otomobili çalıştıramayan hırsız, motor kaputunu açınca akünün olmadığını fark etti. Deposunda benzin de bulunmayan aracı çalmaya kararlı olan hırsız, otomobili tek başına iterek götürdü.
http://www.haberturk.com/yazioku.asp?id=8476
bunu da tarihe not düşmüş olalım da yarın öbür gün yazıda yazılanlar gerçekleşir veya en azından benzer bir eylem gerçekleştirilirse, büyük şaşkınlıkla yaygara koparanların ikiyüzlülüklerini rahatça tesbit etmiş oluruz..
evet, şimdi bekliyorum basından büyük puntolu, iç parçalayıcı, ajitasyon dolu başlıklarını..
maalesef bir ülke bu yukarıda yazılanları görmezden gelecek, suni gündemler uğruna geçiştirecek kadar şerefsizleştiyse bu başına gelenler daha sadece başlangıçtır.. Kimbilir bir sonraki kongrede de bu patlamanın türkülerini dinleriz, bir sonrakinde ise belki bambaşka şeyler olur..
Güzel vatandaşlarıma, canlarıma Allah'tan rahmet diliyorum, kalanlarının gönlünü ise Allah'ım bitmez sabırla doldursun.. Hepsine elveda, mekanları cennet olsun..
son olarak bir kez daha rica ediyorum yukarıdaki yazıyı okumanızı, ülkeniz için..
Sheva aynen bu yazı aklıma geldi benim de.
Patlama topiğine de yazdım zaten.
Gerçekten çok çok kötü bir dönemdeyiz.
Olan ölen vatandaş ve askerlerimize oluyor.
kolay gelsin ne diyelim
http://www.hurriyet.com.tr/_np/2701/6072701.jpg
400 bin dolarlık otomobilinin yağ bakımı için arabayı uçakla Katar'dan Londra'ya gönderdi, 50 bin dolar ödedi.
İsrafın böylesi pek görülmedi. Üstelik israfı yapan, Katarlı bir şeyh...
Londra'daki bir garajda yapılacak bakımı için bir Lamborghini'nin uçakla Katar'dan İngiltere'ye 10 bin 500 kilometre yol katettiği, bu durumun çevrecilerin tepkisini çektiği bildirildi.
İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre, bir şeyhe ait olduğu belirtilen Lamborghini Murcielago LP640 tipi yaklaşık 400 bin dolarlık otomobil, 8 bin dolarlık bakım için, Katar'dan uçakla Londra'ya gönderildi. Katar Havayolları'nın tarifeli uçağıyla gidiş dönüş ücreti yaklaşık 50 bin dolar tuttu. Yani arabanın yağ bakımı yaklaşık 60 bin dolara patladı.
Dünyanın Dostları adlı çevreci kuruluştan Tony Bosworth, Lamborghini'nin yarattığı kirliliğinin yeterince yüksek olduğunu, ancak bir de bakım için binlerce kilometre uçurulmasının iklime daha da fazla zarar verdiğini söyledi. Çevre kirliliğinin yanısıra, israfa da dikkat çekildi.
büyüklerimizi çok da sevmem aslında ama kimisi de güzel demiş; arap yağı bol buldu mu...
M.Yasin Cakmak
31-07-08, 18:37
Hakikaten Arap&Yag iliskisi.
Bu kadar olur yani.
Serkan1905
01-08-08, 00:15
Abi araba dediniz de, Amerikada görmüstüm. Dodge Charger nedir öyle yahu? Asik oldum resmen arabaya..
Diger konu ise, bu seyh meyh tarzi herifleri sevmiyorum. Bunlarinkisi kadar israfcilik, görgüsüzlük olmaz. Sevmiyorum.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9561168.asp?gid=229&sz=30954
Yazik...
denetimi yapilmamis bir bina olan cocuklara oldu allah rahmet eylesin cocuklara
Konya'nın Taşkent İlçesi Balcılar Beldesi'nde özel bir vakfın kullandığı 3 katlı kız öğrenci yurdu çöktü, 16 kız öğrenci hayatını kaybetti. Göçüğe LPG tankından sızan gaz neden oldu. Konya Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, patlamada tamamen yerle bir olan yurdun deprem ve itfaiye raporunun olmadığını söyledi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9561168.asp?gid=229&sz=57844
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=721251&title=bmedya-acida-bile-irtica-aradib
alın size konu ile ilgili hastalıklı bir bakış açısı daha.. neymiş efendim medya buradan da irtica mesajı çıkarmış, detaylı yazılmış haberi okuyoruz irticaya değinilen en ufak bir haberden alıntı yok..
diyanet-sen denen derneğin başkanı da demiş ki, bu olay kuran kursunda değil jimnastik salonunda yaşansa yine aynı açıdan mı yaklaşılacaktı, yok hocam aynı açıdan yaklaşılmazdı zira kaçak açılan bir jimnastik kursunda 16 sabi (bayanına da sabiyye deniyormuş bu arada) hayatını kaybetse, oranın yetkililerinin bir tarafından son derece haklı olarak kan çekerlerdi, bu ihmallerinin cezasını mütekabilen çekerlerdi..
Gelgelelim, bu kursu kendi keyiflerince açan cemaate nasıl bir yaptırım uygulanacak hep birlikte görücez, o yüzden artık her konuda zeytinyağı gibi üste çıkmayı bırakın da birazcık da ayıbınızla oturun!
M.Yasin Cakmak
01-08-08, 18:25
Konya'da kizlar yurdu cokmus. En az 15 olu var, hala gocugun altinda kalan insanlar varmis.
Gaz patlamasi neden olmus.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=721251&title=bmedya-acida-bile-irtica-aradib
alın size konu ile ilgili hastalıklı bir bakış açısı daha.. neymiş efendim medya buradan da irtica mesajı çıkarmış, detaylı yazılmış haberi okuyoruz irticaya değinilen en ufak bir haberden alıntı yok..
diyanet-sen denen derneğin başkanı da demiş ki, bu olay kuran kursunda değil jimnastik salonunda yaşansa yine aynı açıdan mı yaklaşılacaktı, yok hocam aynı açıdan yaklaşılmazdı zira kaçak açılan bir jimnastik kursunda 16 sabi (bayanına da sabiyye deniyormuş bu arada) hayatını kaybetse, oranın yetkililerinin bir tarafından son derece haklı olarak kan çekerlerdi, bu ihmallerinin cezasını mütekabilen çekerlerdi..
Gelgelelim, bu kursu kendi keyiflerince açan cemaate nasıl bir yaptırım uygulanacak hep birlikte görücez, o yüzden artık her konuda zeytinyağı gibi üste çıkmayı bırakın da birazcık da ayıbınızla oturun!
sabah ki yorumlardan dolayi savunma yapmislardir hani depremlerde 30.000 kisi olmustu ya pankart vardi 7,6 yetmedi simdi patlayan gazin siddeti kac diye burda kacak binalarda kuran kursu okutup boyle beyinlerini yikiyorsunuz gibi yorumlar butun sucun anne babalarinda oldugunu rant edinmek icin cocuklarini ne oldugu belli olmayan yere gondermesi gibi seyler
Allah rahmet eylesin olan cocuklara oldu
Fighting Falcon
02-08-08, 16:03
Veli Küçük'ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir dosyada 'Atatürkçü Düşünce Derneği' başlıklı rapor dikkat çekti. Raporda şu iddialar yer alıyor: "Kuruluşunu Yekta Güngör Özden'in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrasya bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur. Çevik Bir, bu merkezin başına geçme çalışmalarına başlamıştır. Böylece Türk kamuoyu çok daha kolay yanılgıya sürüklenecek, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda sivil inisiyatif içinde yer aldığını sanacak, 'Büyük Oyun'un oyuncularına dönüştürülecektir. Çevik Bir'in 'Türkiye'nin stratejik enstitülere ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı var' sözleri ve Strateji Vakfı kurma düşüncesinde oluduğunu açıklaması dikkate alındığında ADD'nin CIA'in 'Stratejik Düşünce Üretim Merkezleri' güdümünde nasıl bir sevk ve idare merkezine dönüştürülmesinin arzulandığını kanıtlamaya yeterlidir. Önümüzdeki süreç içerisinde sağ ve sol kesimde ADD platformunun fundamentalist gruplara yönelik provokatif eylemlere yöneleceği saptanmıştır."
M.Yasin Cakmak
02-08-08, 16:08
Veli Küçük'ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir dosyada 'Atatürkçü Düşünce Derneği' başlıklı rapor dikkat çekti. Raporda şu iddialar yer alıyor: "Kuruluşunu Yekta Güngör Özden'in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrasya bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur. Çevik Bir, bu merkezin başına geçme çalışmalarına başlamıştır. Böylece Türk kamuoyu çok daha kolay yanılgıya sürüklenecek, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda sivil inisiyatif içinde yer aldığını sanacak, 'Büyük Oyun'un oyuncularına dönüştürülecektir. Çevik Bir'in 'Türkiye'nin stratejik enstitülere ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı var' sözleri ve Strateji Vakfı kurma düşüncesinde oluduğunu açıklaması dikkate alındığında ADD'nin CIA'in 'Stratejik Düşünce Üretim Merkezleri' güdümünde nasıl bir sevk ve idare merkezine dönüştürülmesinin arzulandığını kanıtlamaya yeterlidir. Önümüzdeki süreç içerisinde sağ ve sol kesimde ADD platformunun fundamentalist gruplara yönelik provokatif eylemlere yöneleceği saptanmıştır."
Su yazilanin 10 da 1 i dogru olsun 6 ay gulerim o kadar soyluyorum :).
Fighting Falcon
02-08-08, 16:23
Insallah hicbiri dogru degildir.
10'da 1'i dogru ciksa, civinin ciktiginin resmidir.
Veli Küçük'ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir dosyada 'Atatürkçü Düşünce Derneği' başlıklı rapor dikkat çekti. Raporda şu iddialar yer alıyor: "Kuruluşunu Yekta Güngör Özden'in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrasya bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur. Çevik Bir, bu merkezin başına geçme çalışmalarına başlamıştır. Böylece Türk kamuoyu çok daha kolay yanılgıya sürüklenecek, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda sivil inisiyatif içinde yer aldığını sanacak, 'Büyük Oyun'un oyuncularına dönüştürülecektir. Çevik Bir'in 'Türkiye'nin stratejik enstitülere ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı var' sözleri ve Strateji Vakfı kurma düşüncesinde oluduğunu açıklaması dikkate alındığında ADD'nin CIA'in 'Stratejik Düşünce Üretim Merkezleri' güdümünde nasıl bir sevk ve idare merkezine dönüştürülmesinin arzulandığını kanıtlamaya yeterlidir. Önümüzdeki süreç içerisinde sağ ve sol kesimde ADD platformunun fundamentalist gruplara yönelik provokatif eylemlere yöneleceği saptanmıştır."
Tabi; Veli Küçüğün evinde yapılan aramalarda; duvarında çerçeve içinde " Yaşasın Ergenekon; yaşasın Derin devlet" ; " En büyük örgüt bizim örgüt" yazıları bulundu. Aynı zamanda da Anıtkabir'in aslında hücre evi oldğu; Çevik bir ve arkadşalarının pişpiirk oynadıkları ortaya çıktı. Ne derin devletmiş be kardeşim; evi bir arıyorsun; işine ne geliyorsa o çıkıyor. Komünist Rusya'nın sorgu odaları gibi olduk....
Not: O arada hala; Hurşit Tolon'un evinde çıkan " 4 temmuzda suikastlar başlıyordu" belgesinin sonucunu bekliyorum. Ne salakmış Ergenekon; iki adam içeri girdi diye; 600 yıllık planlarından vezgeçtiler.
Aynı zamanda da Anıtkabir'in aslında hücre evi oldğu; Çevik bir ve arkadşalarının pişpiirk oynadıkları ortaya çıktı
ben de buna gülerim işte, gerçi o aşağıya falan indirmiyorlar olabilir birşeyler..
Ne derin devletmiş be kardeşim; evi bir arıyorsun; işine ne geliyorsa o çıkıyor. Komünist Rusya'nın sorgu odaları gibi olduk....
hakikatem tam B sınıfı aksiyon filmlerine döndü iş, bir gizem katılmaya çalışıyor ama o kadar kolay ve beklenen şekilde çözülüyor ki bu mystery'ler, senaryonun dandikliğinden işin heyecanı da kalmıyor..
Not: O arada hala; Hurşit Tolon'un evinde çıkan " 4 temmuzda suikastlar başlıyordu" belgesinin sonucunu bekliyorum. Ne salakmış Ergenekon; iki adam içeri girdi diye; 600 yıllık planlarından vezgeçtiler.
o mühim değil, ben 40 ildeki miting planlarının suya düştüğüne üzüldüm.. neyse artık, hani şu paşaların yanlarına özel eğitimli 150 örgüt üyesini de alıp meclis'e yürüme planı var ya, onu bekliyoruz..
'Güngören bombacısı yakalandı' 2 Ağustos 2008
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Güngören'deki terör saldırısının bütün boyutlarıyla aydınlatıldığını, saldırıyı bölücü terör örgütünün gerçekleştirdiğini söyledi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Güngören'deki terörist saldırının bütün boyutlarıyla aydınlatıldığını belirterek, “Kesin tespitler ve güçlü delillerle tereddüte yer bırakılmayacak şekilde olay aydınlatılmış ve faillerin büyük bölümü yakalanmıştır” dedi.
Atalay, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamada, basın toplantısının konusunun geçen pazar günü Güngören Menderes Caddesi'nde yaşanan acı terör olayıyla ilgili değerlendirme olduğunu söyledi.
“Ülkemizi, milletimizi derinden etkileyen, vatandaşlarımızı gerçekten üzen acı bir olay yaşamıştık. Acımasız insanlık dışı terör olayı yaşamıştık. Can kayıpları vermiştik. 17 insanımızı kaybetmiştik” diyen Atalay, olayda 154 yaralının olduğunu ve bunların büyük bir kısmının tedavilerinin tamamlandığını da kaydetti.
Atalay, “Şu anda 27 yaralımız halen hastanede. Hayati tehlikesi olan yok ama hepsinin durumuyla yakından ilgileniyoruz” dedi.
O bölgedeki vatandaşların büyük acılar çektiğini de vurgulayan Atalay, olayın meydana geldiği gece olay yerine geldiklerini ve incelemelerde bulunduklarını anımsattı.
Atalay, bütün emniyet teşkilatındaki ilgililerin de olay yerinde incelemelerini gerçekleştirdiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bir yandan yaralıların takibini yapıyorduk. Bizzat Sağlık Bakanımız konuyla ilgileniyordu. Vatandaşlarımızı teselli ederken o gece ben şöyle bir ifade kullanmıştım; 'İnşallah çok gecikmeden olayı aydınlatacağız. Tabii gidenleri geri getiremiyoruz ama faillerini yakalayacağız. Bunların cezasını vereceğiz. Hem bizim, hem şehitlerimizin ailelerinin ve milletimizin tesellisi bu olacaktır.'
Şimdi size memnuniyetle ifade etmek isterim ki; olay bütün boyutlarıyla aydınlatılmıştır. Kesin tespitler ve güçlü delillerle tereddüte yer bırakılmayacak şekilde olay aydınlatılmış ve faillerin büyük bölümü yakalanmıştır. Yardım eden, yataklık yapan, fiilen eyleme katılanlar yakalanmıştır. Biz gerçekten bunu polisimizin de emniyet teşkilatımızın da ilgili bütün arkadaşlarımızın da önemli bir başarısı olarak görüyoruz. Burada gerçekten büyük bir başarı gösterilmiştir.”
8 KİŞİ TUTUKLANDI
Olayla ilgili adliyeye sevk edilen 8 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden gönderildikleri Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen 8 kişi, nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesinde tekrar sorgulandı.
Mahkeme, görgü tanıklarının beyanına göre, Güngören'deki patlamalar öncesi olay yerinde olduğu öne sürülen Hüseyin Türeli ile Ziya Kıraç, Abdurrahman Oral, Şerafettin Kara, Cevat Aydın, Aydın Ağlar, Mehmet Salih Yanak ve Nusret Tebiş'in “terör örgütü PKK üyesi olmak” suçundan tutuklanmasını kararlaştırdı. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, adliyeye sevk edilenler arasında bombayı bizzat kullananların da olduğunu belirtmiş ancak 8 kişinin sadece "terör örgütüne üye olmak"tan tutuklanması, kendilerine başka suçlamada bulunulmaması dikkat çekti.
SORULAR
Atalay, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Saldırıyı gerçekleştiren örgütün isminin sorulması üzerine Atalay, “Bu masada bazı belgeleri zaten göreceksiniz. Bu, kanlı, bölücü terör örgütünün acımasız, insanlık dışı bir eylemidir. Bizim tespitlerimiz bu yöndedir, ama tabii yargı süreci devam ediyor” yanıtını verdi.
Atalay, olayla ilgili detayların sorulması üzerine de “Çok detay var, olayda çok pay sahibi vardır. Gözetleyen, yataklık eden, fiilen yardım eden, bomba düzeneğini hazırlayan çok sayıda kişi var. Bütün bunlar çok ince analizlerle tespit ediliyor” diye konuştu.
Bir gazetecinin, “Asıl bombacı yakalandı mı?” sorusu üzerine de Atalay, olaya karışan çok sayıda kişi bulunduğunu, büyük kısmının yakalandığını ve bu kişilerin hepsinin İstanbul'da yakalandığını belirtti.
Atalay, “Faillerin yakalanmasında kameralar etkili oldu mu?” sorusunu da “Bütün belgeler, bütün deliller burada. Özel kameradan diğer bütün verilere kadar, emniyet teşkilatımızın elinde önce de bulunan veriler, araştırmalar, değerlendirmeler... Bunların hepsi kullanıldı” diye yanıtladı.
“PATLAYICININ TÜRÜ TNT”
İçişleri Bakanı Atalay, patlayıcının türünün ne olduğu şeklindeki soruya da “TNT türü. Miktarı da çok yüksek olmayan patlama... Tabii, beton çöp bidonları ve bombanın metallerle desteklenmiş olması bombayı daha etkili hale getirmiştir. Can kaybı ve yaralanmalarda o parçalar çok etkili olmuştur” diye karşılık verdi.
Beşir Atalay, kaç kişinin yakalandığının sorulması üzerine 13 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 10'unun adliyeye sevk edildiğini söyledi. Şüphelilerden 2'sinin emniyet sorgularının ardından serbest bırakıldığını belirten Atalay, bir kişinin de ruhsatsız silah bulundurmaktan hakkında işlem yapılmak üzere ilgili polis merkezine teslim edildiğini kaydetti.
A.A.
Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde yurt binasının çökmesi olayı ile ilgili olarak gözaltına alınan 4 kişi adliyeye sevk edildi.
Yurt binasının çökmesi sonucu 18 kişinin ölmesi 27 kişinin de yaralanması ile ilgili soruşturma kapsamında, Taşkent'te gözaltına alınan 4 kişi jandarmadaki sorgularının ardından Hadim ilçesindeki Adliye'ye sevk edildi.
Balcılar Okul ve Kurs Talebelerine Yardım Derneği Başkanı Mehmet G, Özel Boğaziçi Ortaöğretim Yurdu Müdürü İbrahim Ç, yurdun müdür yardımcısı Mehmet S. ve yurt kurucusu olduğu belirtilen Mümin E, jandarma tarafından Hadim Adliyesine getirildi.
OLAY YERİNDEN İLK FOTOĞRAFLAR...
coken binanin sorumlulari yakalandi bomba eylemlerini gerceklestirenler yakalandi pazartesi yeni gundemlerle bulusmak uzere
Talat kızını Rauf’a verdi
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın kızı Ayşenur Talat, Almanya’da tanışıp aşık olduğu Tunuslu Rauf Zrilli ile tüm KKTC halkının davetli olduğu bir düğünle önceki gece evlendi.
İşte Girne'deki muhteşem düğünden kareler
Düğüne, Rum kesiminden de bir çok siyasetçi katıldı. Talat’ın yoldaşı Rum lider Dimitris Hristofyas ise davetli olmasına rağmen düğüne katılmadı. 28 yaşındaki Ayşenur Talat, Almanya’da sosyoloji eğitimi gördüğü sırada tanışıp aşık olduğu Tunuslu Rauf Zhrilli ile 2 yıl nişanlı kaldıktan sonra önceki akşam KKTC’nin Girne kentinde 5 yıldızlı Merit otelde düzenlenen törende nikah masasına oturdu. Kısa sürede Türkçe öğrenmeye başlayan damat Rauf, KKTC Cumhurbaşkanı’na ’baba’ diye hitap ettiğini söyledi. Nikah öncesinde bir konuşma yapan Talat, "Bugüne kadar Kıbrıs konusunda birçok görüşme ve toplantıya katıldım, ancak hiç böylesine heyecanlanmamıştım. Sevgili kızımızı, bebeğimizi böylesine bir törenle evlendirmeyi düşünmemiştik. Hep yanımızda kalacak sandık" dedi. Nikahın ardından gökyüzüne beyaz güvercinler bırakıldı ve yeni evli çift, evlilikleri uzun olması dileğiyle selvi ağacı dikti.
Denktaş: Allah, Rauf isimli damat nasip etti
haberin en guzel tarafi :D
Davetliler arasında yer alan KKTC birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da damat ile aynı adı taşıdığına dikkat çekerek, "Allah, Talat’a Rauf adında bir damat nasip eyledi, her gün Rauf diyecek" dedi.
M.Yasin Cakmak
06-08-08, 18:55
CHP YAS kararlari nedeniyle ciddi kavgaya tutustu TSK ile. Hesapta TSK bilerek irticadan kimseyi atmamis, hukumetle pazarlik yapmis vs. Genel Kurmay Baskaninin zirhli aracina bile laf etmisler. CHP ne pesinde anlamiyorum ama tutunacak dallari kalmayacak boyle giderse. Hele ki son anketler AKP'yi tekrar yukseliste gosterirken ve yerel secimler kapidayken.
Izlemesi cok zevkli, tavsiye ederim.
Fighting Falcon
06-08-08, 19:04
Tabi; Veli Küçüğün evinde yapılan aramalarda; duvarında çerçeve içinde " Yaşasın Ergenekon; yaşasın Derin devlet" ; " En büyük örgüt bizim örgüt" yazıları bulundu. Aynı zamanda da Anıtkabir'in aslında hücre evi oldğu; Çevik bir ve arkadşalarının pişpiirk oynadıkları ortaya çıktı. Ne derin devletmiş be kardeşim; evi bir arıyorsun; işine ne geliyorsa o çıkıyor. Komünist Rusya'nın sorgu odaları gibi olduk....
Not: O arada hala; Hurşit Tolon'un evinde çıkan " 4 temmuzda suikastlar başlıyordu" belgesinin sonucunu bekliyorum. Ne salakmış Ergenekon; iki adam içeri girdi diye; 600 yıllık planlarından vezgeçtiler.
Isin dalgasindasiniz gibi geliyor bana.
Ister dalgasini yasayin, ister gozardi edin, beni baglayan bir durum yok.
Yargilanma sureci bitsin, suclar sabitlensin, iceri alinacaklar alinsin, salinacaklar salinsin, sonra iceridekiler icin gerekli laflar soylenir.
Dolmabahçede geçen sene neler konuşuldu açıklanmalı...
Isin dalgasindasiniz gibi geliyor bana.
Ister dalgasini yasayin, ister gozardi edin, beni baglayan bir durum yok.
Yargilanma sureci bitsin, suclar sabitlensin, iceri alinacaklar alinsin, salinacaklar salinsin, sonra iceridekiler icin gerekli laflar soylenir.
Evet; gibisi fazla; açıkça dalgasındayım. Muhtemelen Veli Küçük bu suçladıkları şeylerden suçludur; cesearet edemedikleri için açıklayamadıkları başka şeylerden de illa ki suçludur.İnanın hiçbir itirazım yok. Bu adam birçok şey olabilir. Ama olmadığı birşey var; ondan eminim. Gerizekalı değil! İstihbarat camiasında; arkada yazılı belge bırakmamak esastır; eğer Veli Küçük bu suçların isnat edileceği kadar ağır ; tecrübeli bi adamsa ; böyle evinde falan" Add aslında Cia teşkilatıdır ;hepimiz Amerikan ajanıyız; insanları Atatürk Matatürk diye oltaya alıp ; hepsini şöyle böyle yapıcaz; vatanı satıcaz hehehe" diye bir belge bırakmaz. Bunu iddia edenle de ancak dalga geçilir. Şuna kamuoyu oluşturulaım; 2*3 safı olataya çeksek kardır diye düşünüyoruz demiyorlar da ; bilmemkiin evinde yapılan aramalarda şu oldu; bilmemkimde bu çıktı; örgüt şeması çıktı; bilmemne bilgisi çıktı diye kılıf buluyorlar.
Izlemesi cok zevkli, tavsiye ederim.
bayagi zevkli olyor abdullah gul un yalanlama burosu arastirma yapmadan hemen zirhli araba yalandir diye beyanat vermis oglen asker kendi beyanat vermisti zirhli arac dogru diye :D
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Bir siyasi parti grup başkanvekilinin Yüksek Askeri Şura kararları ile ilgili olarak yaptığı gerçek dışı yorum ve değerlendirmeler sebebiyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasında yarar görülmüştür.
Öncelikle Devlet kurumları arasındaki iyi ilişkilerin, bir siyasi parti temsilcisi tarafından kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek eleştirilmesi ve Yüksek Askeri Şura'dan ihraç kararı çıkmamasının üzüntüyle karşılanmasının sebebi anlaşılamamıştır.
Bu çerçevede, Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnameleri imzalama konusunda yerindelik denetimi yapmadığının bilinmesine rağmen, Yüksek Askeri Şura kararlarını imzalamayacağını açıkladığı yönündeki iddia gerçeği yansıtmadığı gibi emekli olan bir Genelkurmay Başkanına olağanüstü boyutlara ulaşan bir fiyatla özel bir aracın alındığı iddiası da iftiradır.
Silahlı Kuvvetlerimizi zan altına sokan bu tür iddialar kamuoyunda yanlış kanaatler oluşmasına yol açmaktadır.
Bu sebeplerle, sözü edilen haksız iddialar üzüntüyle karşılanmıştır.''
iddia gerçeği yansıtmadığı gibi emekli olan bir Genelkurmay Başkanına olağanüstü boyutlara ulaşan bir fiyatla özel bir aracın alındığı iddiası da iftiradır.
Fighting Falcon
07-08-08, 06:48
Evet; gibisi fazla; açıkça dalgasındayım. Muhtemelen Veli Küçük bu suçladıkları şeylerden suçludur; cesearet edemedikleri için açıklayamadıkları başka şeylerden de illa ki suçludur.İnanın hiçbir itirazım yok. Bu adam birçok şey olabilir. Ama olmadığı birşey var; ondan eminim. Gerizekalı değil! İstihbarat camiasında; arkada yazılı belge bırakmamak esastır; eğer Veli Küçük bu suçların isnat edileceği kadar ağır ; tecrübeli bi adamsa ; böyle evinde falan" Add aslında Cia teşkilatıdır ;hepimiz Amerikan ajanıyız; insanları Atatürk Matatürk diye oltaya alıp ; hepsini şöyle böyle yapıcaz; vatanı satıcaz hehehe" diye bir belge bırakmaz. Bunu iddia edenle de ancak dalga geçilir. Şuna kamuoyu oluşturulaım; 2*3 safı olataya çeksek kardır diye düşünüyoruz demiyorlar da ; bilmemkiin evinde yapılan aramalarda şu oldu; bilmemkimde bu çıktı; örgüt şeması çıktı; bilmemne bilgisi çıktı diye kılıf buluyorlar.
Dalgaya devam. Oltaya cekilen 2-3 saftan birisi de benimdir sanirim.
Dua edin de, gercekten saf ben olayim. Yok, eger ben saf degilsem, bana saf diyenin haline acirim.
Namelessonegs
07-08-08, 23:15
Adamlar, Selimiye Kıslasının dibine havan kuruyorlar ve sallıyorlar...Nerede? istanbul'un gobeginde...26 senedir duymadıgım seyler...Neyse, durmak yola devam...Ne de olsa herseyi en iyi sekilde takip ediyormus iktidar,ozellikle de gizli servisi..
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=193139&Categoryid=4
M.Yasin Cakmak
11-08-08, 18:14
Arkadaslar bu konu siyasi icerigi olmayan gundem maddelerini tartismak icin burada kalacak fakat siyaset ile alakali forum kuralina uymayan mesajlar cezaya tabi olacak.
insanlik kalmamis bunlarda hayvana yazik
( guzel bir habercilik ornegi )
Sıcaklık gölgede 45 derece. 5 kilometrelik yolu sırtında 200 kiloluk yükle kat etti. Ama bakın bunun karşılığını nasıl aldı..
http://www.haberturk.com/2008/08/15/kuturesim/eziyetk.jpg
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=37025&k_A=haberturk
İnsanlık kalmamış deilde cahil desen daha doğru olurdu...
JackDaniels
19-08-08, 21:14
Bir efsane tıp dünyasında tartışma yarattı.
Efsaneye göre, kadın ölü kocasının dölünü içine alıp hamile kalmıştır. Peki erkekler ölürken ereksiyon olur mu?
"Hiç çocuğu olmayan bir kadın kocası öldüğü an, havsalaya zarar bir kararla kocasının üstüne biner 'Erkekler ölürken erkeklik organlarında dikilme ve boşalma olur' ve onun dölünü içine alıp bir ölüden hamile kalır, o son tohumdan türeyen sülale bugün Anadolu’nun her yöresine dağılmıştır ve hepsinin de adı bir ölüden geldikleri için Cansızoğulları’dır."
:)
Yahu benim anlamadığım , adam ölmeden önce karısı neden binmemişte üstüne, adam öldükten sonra binmiş...Asıl tartışılması gereken olay budur bence..Yanlış şeyi tartışıyor uzmanlar...
İyice uçtuk şaka gibi şeylerle vakit harcıyoruz. Boş boş işler, başka birşey değil. Benim de anlamadığım nokta bu kadın ne ara kocasının öldüğünü gördü de, kocasını soydu da, üstüne oturdu ? :)
Ben de garip gurup şeyler söylemeye başladım. :D
Mesut Ulukök.
bir amerikanin karadenize girmedigi kalmisti o da oldui
ABD donanma gemileri boğazlardan geçecek
Türkiye'den izin
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Robert Wood, Türkiye'nin, Gürcistan'a insani yardım malzemeleri taşıyan 2 Amerikan donanma gemisinin Karadeniz'e geçişine onay verdiğini ve bu gemilere bir Amerikan sahil güvenlik gemisinin de eşlik edeceğini bildirdi.
Wood, açıklamasında, ''Türkiye, Gürcistan'a insani yardım taşıyacak 3 geminin Karadeniz'den geçişini onayladı. Bu gemiler, 2 Amerikan donanma gemisi ve bir Amerikan sahil güvenlik gemisinden oluşacak'' dedi.
AA
Namelessonegs
21-08-08, 00:05
Alman gemileri Osmanlı limanına sıgındı...Yavuz ve bimnemne isimleri verildi..Vahdettin ve kurmayları ülkeyi satarak kacıp, Osmanlının bitisini baslattılar..
GSoldier1905
21-08-08, 10:07
ABD'nin Gürcistana sözde insani yardım için gönderdiği gemiler,tankerden öte,yardım malzemesi için fazla büyük gemiler...
Diyeceğim o ki,orda insani yardım malzemesinden çok askeri malzeme olabilir.
o gemilerde farklı maksatla kullanılabilecek malzemeler çıkarsa rusya bize ne dese (ve ne yapsa) yeridir, o yüzden umuyorum ki tıbbi amaçlardan başka bir amaç gütmüyordur bu gemiler.. bu arada adamlar yüzer hastane yapmış yahu, boşuna süper güç olmuyor adamlar, işin her boyutunu düşünmüşler..
esekleri ozenmislerdir
Önce eşekler, sonra sahipleri dövüştü
http://www.haberturk.com/2008/08/21/kuturesim/esekkut.jpg
Artvin'de, harman yerinde iki eşeğin boğuşmasının ardından hayvanların sahipleri arasında çıkan kavgada, 5 kişi darp sonucu yaralandı.
A.A muhabirinin aldığı bilgiye göre, Yusufeli ilçesine bağlı Cevizlik Köyünde oturan O.A. ile M.G'ye ait eşekler, harman yerinde otlarken boğuşmaya başladı. O.A'nın eşekleri tekmeleyerek ayırmaya çalıştığı sırada, durumu gören M.G, O.A. ile tartışmaya başladı. Tartışma, O.A'nın eşi S.A. ve oğlu T.A. ile M.G'nin eşi Z.G'nin de olay yerine gelmesiyle büyüdü. Taraflar, tekme ve yumruklarla birbirine saldırdı.
Bu arada evine giderek ruhsatlı av tüfeğini alan M.G'nin elindeki silah, kavgayı duyarak olay yerine gelen köylüler tarafından güçlükle alındı.
Köylülerin müdahalesiyle ayrılan ve darp sonucu yaralanan 5 kişi, Yusufeli Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
Hastane yetkilileri, vücutlarında çizikler ve morluklar oluşan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtti.
Hayret uçak kazasına değinen olmamış...
yakinda para ustunde baska resimler gorursek sasirmayalim
Yunus Emre'li 200 TL geliyor
http://www.hurriyet.com.tr/_np/5031/6275031.gif
Türk lirasından yeni ibaresi kalkıyor. Yeni ibaresi kaldırılmış madeni paralar 1 Ocak’tan itibaren kullanılmaya başlanacak. 1 Ocak 2009'dan sonra 200 TL'lik banknotlar çıkacak.
Hazine Müsteşarlığı’na ait Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruşta Yer Alan Yeni İbarelerinin Kaldırılmasına ve Uygulama Esaslarına İlişkin Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı.
Tebliğe göre, halen kullanılan 1 YTL ile 50, 25, 10, 5 ve 1 Ykr madeni paralar 31 Aralık 2009’da tedavülden kaldırılacak. Bu kapsamda 1 TL ile 50, 25, 10, 5 ve 1 Krş madeni paralar ise 1 Ocak’tan itibaren kullanılmaya başlayacak. Halen tedavülde olan 1 YTL ile 50, 25, 10, 5 ve 1 Ykr madeni paralar, tedavüle çıkarılacak yeni madeni paralarla 1 Ocak-31 Aralık 2009 tarihleri arasında birlikte kullanılacak.
1 Ocak ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında YTL ve Ykr madeni paralar Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerince kabul edilecek ve değiştirilebilecek. Tebliğ 1 Ocak 2009’dan itibaren yürürlüğe girecek.
YUNUS EMRE VE NENE HATUN RESİMLERİ
YTL'den TL ye çevrilecek yeni banknotların üzerinde Yunus Emre, Nene Hatun gibi Türk tarihinde önemli yer tutan düşünür, kahraman şair ve sanatçı kişilerin resimleri bulunacak. Yeni yılda kullanılmaya başlanacak 200 TL'lik banknotun önümüzdeki Ekim ayında tanıtılacağı belirtiliyor.
Namelessonegs
22-08-08, 16:29
Fethullah'ı da 1milyar'lık bankonat uzerine basarlar :)
Çankaya Köşkü'nün internet sitesinden izlenemeyen "Türkiye'nin Kalbi Ankara" belgeselini hurriyet.com.tr sizin için yayınlıyor.
Atatürk'ün isteği üzerine 1934 yılında çekilen ancak gösterildiği gece yayından kaldırılan ve 39 yıldır bir daha yayınlanmayan "Türkiye'nin Kalbi Ankara" belgeseli Çankaya Köşkü'nün internet sitesinde yayınlanıyor. Ancak sitenin server'larının yetersiz olmasından dolayı yaklaşık 55 dakikalık bu videoyu izlemek mümkün olmuyor.
hurriyet.com.tr olarak sizin için bu videoyu indirdik ve yayınlıyoruz.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9745737.asp?gid=229&sz=65133
Fethullah'ı da 1milyar'lık bankonat uzerine basarlar :)
İlahi Engin hocam neden art niyet düşünürsün?
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/9760656.asp?gid=222&sz=58264
nasıl yani?
de tabi filmin reklamıdır heralde..
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/9760656.asp?gid=222&sz=58264
nasıl yani?
de tabi filmin reklamıdır heralde..
Maskeli Beşler tadında bir film olacağından şüphem yok...
Reklam kokan hareketler bunlar...
Çok kızmışmış...Biz de yedik...
Kim bilir bu camiada kaç hatun geçmiştir elinden...
Hadi oradan...
Valla hiç öyle zorla öpülmüş bir havas yok amcamın. Gözleri falan kapamış takılıyor.
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/9760656.asp?gid=222&sz=58264
nasıl yani?
de tabi filmin reklamıdır heralde..
reklamı nerelerinden vereceklerini şaşırmış zürriyet adlı kağıt parçası... kıçından haber uydurmanın son sürümü 2.0
gittikçe büyüyor, durduramıyoruz...!
yurt disindaki vatandaslari ilgilendiren bir mevzu gerci simdi yine toplmaya baslamislardir
Deniz Feneri davası başladı
Vedat Ali Aydın Frankfurt'tan bildiriyor
ALMANYA başta olmak üzere Avrupa'daki Türkler'den "yardım vaadi" adı altında 40 milyon Euro toplayan Deniz Feneri isimli dernekle ilgili dava başladı. Toplanan paraları kuryelerle Türkiye'ye aktardıkları, büyük çoğunluğunu farklı amaçlar ve kişisel çıkarlar için kullandıkları öne sürülen yöneticilerle ilgili ilk duruşmaya tutuklu üç sanık M. G., M. T. ve F. E. katıldı.
Frankfurt Eyalet Mahkemesi, C Blak 165 numaralı salonda başlayan duruşmada sanıkların yüzlerine karşı suçlamalar okundu.
Türkiye'ye para transferinin Alman Commerzbank, Alman Postb
ank ve Almanya'daki Vakıfbank şubesinden çekilen paralarla yapıldığı açıklandı. Frankfurt Savcılığı, tutuklu bulunan üç sanığın dışında hakkında gıyaben tutuklu bulunan ve bazıları Türkiye'de olan sanıklar hakkında 204 kişinin suç duyurusunda bulunduğu ve bunların dolandırıldıklarını belirttiklerini açıkladı.
2001'den bu yana Türkiye'ye para transferinin sürdüğü, toplamda milyonları bulduğu iddia edilen çuvalla para taşıma olayında kesin miktar şu ana kadar açıklanmadı. Türkiye'de üst düzey görevde bulunan ve basılan Deniz Feneri yöneticileri arasında bulunan bir kişinin, bir keresinde 50.000, ikincisinde 64.000 ve üçüncüsünde de 25.000 Euro çektiği ve bu paraları ne yaptığının bilinmediği belirtiliyor.
Tutuklu üç sanık dünkü duruşmada hazır bulundu ve savcılığın suçlamalarını dinledi.
paranin nasil hortumladigini anlatyor kaptiran vatandaslara gecmis olsun
Deniz Feneri’nde müthiş itiraflar 2 Eylül 2008
Hasan AYCI / FRANKFURT
Almanya'nın Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde, Deniz Feneri derneğinin 3 yöneticisi hakkında açılan dolandırıcılık davasına dün başlandı. Euro 7 Genel Müdürü Mehmet Gürhan (45), Deniz Feneri Derneği Başkanı Mehmet Taşkan (43) ve muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş’in (44) elleri kelepçeli halde mahkemeye getirildiği davaya Türk ve Alman basını yoğun ilgi gösterdi.
Yargıç Dr. Jochen Müller, Almanya dışında Türkiye, İran, Irak, Pakistan, Endonezya, Azerbaycan, Mali gibi birçok ülkede uzantısı olan davanın 200’den fazla dosyayı kapsadığını belirterek, "41 milyon 434 bin Euro’yu kapsayan duruşmanın en kısa sürede görülmesi için ön görüşmeler tamamlandı" dedi.
45 defada 10 milyon Euro
Yargıcın ardından söz alan ve 204 davacının adlarını tek tek okuyan Başsavcı Sibylle Gottwalel de, şöyle konuştu: "Burada yardım amaçlı toplanan paraların amaç dışı kullanıldığı gerekçesiyle yargılanıyorsunuz. Yargılanan Mehmet Gürhan’ın Vakıfbank, Postbank ve Commerzbank şubelerinden 45 defada olmak üzere yaklaşık 10 milyon Euro çektiği, Taşkan’ın ise 2 milyon 255 bin Euro’yu çektiği, bunun bir defasında Ermiş’in yanında olduğu tespit edildi. Bu paraların Türkiye’ye götürüldüğü ve amaç dışı kullanıldığı iddia ediliyor."
Milli Görüş eğilimi
Daha sonra söz savunmaya verildi. Avukatı, çifte vatandaş Mehmet Gürhan’ın geçmişte Milli Gazete’de çalışabilmek amacıyla Milli Görüş üyesi olduğuna vurgu yaparak, "Ancak gazete ile ilişkisi bitince Milli Görüş üyeliğinden çıktı" dedi. Gürhan da, Deniz Feneri’nin muhtaçlara yardım amacıyla faaliyet gösterdiğini iddia etti. "Toplanan paraları kár sağlayarak daha çok yardım için kullandık. Arsalar aldık, şirketler kurduk" diye savunma yapan Gürhan, derneğin Türkiye’de başka bir dernekle organik bağı olmadığını iddia etti.
’Loto tuttu sandım’
Savunmasını Almanca olarak kendisi yapan Firdevsi Ermiş ise, 90’lı yıllarda gazete ilanı ile şirkete girdiğini söyleyerek, "Loto tuttu sandım" dedi. Ermiş, AKP ya da Milli Görüş üyesi olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi: "Zamanla kendi katkılarımla işleyen kriminal bir sisteme alet oldum. Maaşımı kara kasadan, elden ödemek, kullandığım muhasebe programını değiştirmek istediler. Karşı gelince işten atmakla tehdit ettiler. Göstermelik yönetime aldılar. Bir daha fabrikalarda çalışmamak için boyun eğdim. Türkiye’deki bağlantılarımız, ’Dediğimiz olacak’ diyordu. Kararları Türkiye’de belirli kişilerle görüştükten sonra tek başına Mehmet Gürhan veriyordu. Beni bu şirketin yaptıklarından dolayı değil, kişisel hatalarımdan dolayı yargılayın."
Neler olduğunu bilmiyorum
Yönetim Kurulu üyesi tutuklu yargılanan Mehmet Taşkan da, avukatı aracılığı ile kendini şöyle savundu: "Deniz Feneri’nde çalışmadım. Kurulan şirketlerin yönetiminde bulundum. Toplanan paralar, arsadan gayri menkul alımlarına, gemi alımına kadar çok yerde kullanıldı. Şirket içinde neler olup bittiğini bilmiyorum. Alınan paraların yardım amaçlı kullanılacağını sandım."
18.5 milyon Euro nerede?
ALMAN Savcılığı, Deniz Feneri’nin 2002 ile 2007 arasında 41 milyon Euro topladığından hareket ediyor. Davasının sanıkları ise, bu 41 milyon Euro’nun 18,6 milyonunu elden almak ve bir miktarını da Türkiye’ye kaçırmakla suçlanıyorlar.
1- Neyle suçlanıyorlar?
Deniz Feneri yöneticileri, Türkiye, Pakistan, Irak gibi ülkelerdeki fakirlere yardım adı altında toplanan paraları amaç dışı kullanmakla suçlanıyorlar. Toplanan 8 milyon Euro’nun amaçdışı kullanılığı tahmin ediliyor.
2- Alman yasalarına göre cezaları ne olur?
Ceza, işlenen suçtaki aktif rol, suçun bilinci içinde hareket edilip edilmediği ve mahkemede tanıkların tutumu gözönünde bulundurulurak verilecek. Bu durumda Mehmet Gürhan’a 6, Mehmet Taşkan’a 3 yıl, mahkemeye "Her türlü yardıma hazırım" diyen muhasebe müdürü Firdevsi Ermiş’e de tecilli bir ceza verilebilir.
3- Almanya’daki Deniz Feneri ile Türkiye arasındaki bağ ve faaliyetler nedir?
Mahkeme de şu anda bu sorunun cevabını arıyor. Organik bağ olmasına karşın, para trafiğinin nasıl ve kimler üzerinden yürüdüğü henüz net olarak belirlenemedi.
Din sömürüsünün dünyada en kolay yapıldığı ülkelerden biriyiz. Almanya'ya bile taşıdık bu özelliğimizi. Din, iman vs denerek belli cemaatlerin Almanya'da kayıtdışı trilyonlar topladığını sağır sultan biliyor. Bu Denizfeneri zımbırtısı da muhtemelen onun uzantısı. Bunların üzerine gidilse çok şey çıkar da Almanya üzerine gidiyor. Türkiye'de ses seda var mı? Olmasını bekleyen var mı? Yok.
Bu aradaCoca Cola ve Pepsi yanıltıcı reklam yüzünden ceza almış. Bizim Zero lar sıfır şeker değilmiş meğer:)
savcilar bir sey yapamaz isin ucu derin yerlere deyiyor
"Ramazanda bira içenin sonu budur"
3 Eylül 2008
Ramazanda bira içenin sonu budur
CNN Türk Deniz Bayramoğlu, Kadıköy Moda'da şahit olduğu "Ramazan'da bira saldırısı"nı canlı yayında anlattı.
Ramazan aylarında hat safhaya çıkan 'mahalle baskısı' bu kez yüzünü İstanbul'un en sakin semtlerinden Moda'da gösterdi. Gece yarısı sokakta bira içen 17-18 yaşlarında iki genç, üç kişinin saldırısına uğradı. Olaya şahit olan Deniz Bayramoğlu yaşadığı dehşeti, bu öğlen yayınlanan programında canlı yayında anlattı.
Gece yarısı bir kavgaya şahit olduğunu dile getiren Bayramoğlu yaşadığı olayı şöyle anlattı:
"25-30 yaşlarında 3 kişi, 17-18 yaşlarında iki çocuğa saldırıyordu. Önce bunun bir sıradan bir kavga olduğunu düşündüm. Ancak yaklaşınca döven kişilerin 'Ramazanda bira içmeye utanmıyor musunuz?' dediğini duydum. O sıra gürültüyü duyan çevre apartmandakiler balkondan polis çağırdıklarını söyleyince bu kez de onlara " Bira içmenin sonu budur" diyerek kaçmaya başladılar. Çocukların birinin durumu çok kötüydü, burnu kırılmıştı. Canlı yayında söylediğim gibi bunun organize bir olay olduğunu düşünmüyorum. Ayak takımından kişilerdi. Moda'da böyle bir şey yaşanmasından dolayı rahatsız olduğum için bunu canlı yayında iletmek istedim."
edit:teşekkürler Miraç...
JackDaniels
04-09-08, 22:27
Fighting Falcon;
Güzel arkadaşım...
Şu foruma geldiğinden beri dikkat ediyorum da, sürekli konularda birilerine laf sokma, olayları kişiselleştirme çabası içerisindesin...
Neden bu kadar agresif olduğunu ve karşındaki insana hakaret vari yazılar yazdığını anlamış değilim...
Sonuçta burası bir taraftar forumu..Nefret kusma, aynı düşünceden olmadığın insanlara laf sokma yeri değil...
Bundan önce 2 defa ceza aldın ve hala aynı üsluba devam etmektesin.
Lütfen arkadaşım, biraz daha hoşgörü, biraz daha sakin.Israrla bu tavrını sürdürmen, forum içerisinde rahatsızlıklara sebep olmakta.
Üslubun bu şekilde devam ederse, forumdan ihraç edileceksin.
denemek isteyenelere afiyet olsun :D
"Sağlığınız için böcek yiyin"
http://www.haberturk.com/2008/06/03/kuturesim/bocekk.jpg
Bilimadamları hem insan sağlığı hem de çevre için yararlı olduğunu söylüyor
Uzmanlar, böceklerin protein ve bazı mineraller açısından zengin olduğunu belirtiyor. Bazı böcek türlerinin, kırmızı veya beyaz ete oranla iki kat protein taşıdığı, bazılarının ise doymamış yağ oranı ve önemli vitaminler içermesi bakımından yararlı bir besin kaynağı olduğuna işaret ediliyor.
Diğer yandan böceklerin yetiştirilmesi için ormanların korunmasının gerekeceğine işaret eden bilimadamları, geleneksel et kaynaklarına nazaran böcek tüketmenin çevre üzerinde de daha az baskı oluşturacağını belirtiliyor.
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre yaklaşık 1700 böcek türü, dünyanın 113 ülkesinde etin yerine tüketiliyor.
Seattle'dan beslenme uzmanı ve yazar David George Gordon, 'Böcekler gezegenin en lezzetli, en az dokunulmuş ve en değerli hayvanları' diyerek, Batı ülkelerinde böceklerin tüketilmemesinin tuhaf olduğunu belirtti.
Şubat ayında Birleşmiş Milletler'in katkılarıyla düzenlenen bir konferansta, böceklerin insanlar için ne kadar önemli bir besin kaynağı olduğu konusunu ele alınmış ve cırcırböceği, tırtıl, kurtçuk gibi böceklerin, kıtlık veya acil durumlarda önemli bir besin kaynağı olarak kullanılabileceği' belirtilmişti
Çin liler binlerce yıldır ne bulurlarsa yiyolar :D
Bilimadamları yeni mi bulmuş bunu :D :D
Fighting Falcon
05-09-08, 02:04
Fighting Falcon;
Güzel arkadaşım...
Şu foruma geldiğinden beri dikkat ediyorum da, sürekli konularda birilerine laf sokma, olayları kişiselleştirme çabası içerisindesin...
Neden bu kadar agresif olduğunu ve karşındaki insana hakaret vari yazılar yazdığını anlamış değilim...
Sonuçta burası bir taraftar forumu..Nefret kusma, aynı düşünceden olmadığın insanlara laf sokma yeri değil...
Bundan önce 2 defa ceza aldın ve hala aynı üsluba devam etmektesin.
Lütfen arkadaşım, biraz daha hoşgörü, biraz daha sakin.Israrla bu tavrını sürdürmen, forum içerisinde rahatsızlıklara sebep olmakta.
Üslubun bu şekilde devam ederse, forumdan ihraç edileceksin.
Guzel kardes,
Ne demek istedigini anlayamadim. Ne nefret kusmasi? Ne laf sokmasi?
Ayrica mesajim niye silinmis onu da anlamadim.
Yoksa, Ece konusunda oldugu gibi, yine ben yokken insanlar kafalarindan birseyler uretip, ona kendilerini inandirttilar?
Ben hosgorulu ve sakinim, ama bu hosgorulu ve sakin tavrimdan rahatsiz olanlar varsa, rahatsiz olanlar kendilerinde arasinlar problemi.
Sizleri anlamak zor wesselam...
yollardaki gasp,yankesiciler icin de bir tim kursalardi daha makbule gecerdi
'Ankara'ya içki yasağı getirilecek' 5 Eylül 2008
A.A - ANKA
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, ''alkollü içki satan dükkan ve mekanların denetlenmesi için'' ÖZEL TİMLER kurulmasını kararlaştırdı. Çankaya Belediye Başkanı CHP'li Eryılmaz, ''Alınan bu karar Meclis'in CHP'li üyelerinden saklanarak alındı. Dava açacağız'' dedi.
Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin, “alkollü içki satan dükkan ve eğlence mekanlarını denetlemesi için gece denetim ekibi kurulması”na ilişkin kararını eleştirerek, kararın iptali için dava açtıklarını bildirdi.
Eryılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Belediye Meclisinin aldığı kararla tüm Ankara'daki yerleri denetleme yetkisini “kaşla göz arasında üstüne aldığını” öne sürerek, “İktidarın farklı toplum kesimlerinin farklı ihtiyaçlarına cevap vermeye son derece isteksiz tutumunun bir yansıması olarak Büyükşehir aslında bu kararla etap etap özellikle Çankaya'da ve Ankara'da içki yasağı getirmeyi amaçladığını ortaya koymuştur” iddiasında bulundu.
İş yerlerinde yangınla ilgili tertibat alma gibi yetkilerin bu kararın çıkartılmasında gerekçe gösterildiğini belirten Eryılmaz, “Sırf bu ve benzer yetkilerin gerekçe gösterilerek sadece eğlence yerlerine yönelik gece denetim ekibi kurulma kararının düşündürücü ve ürkütücü” olduğunu kaydetti.
İş yeri açma ve gece-gündüz denetleme yetkisinin yasa gereği sadece ilçe belediyelerine verildiğini savunan Eryılmaz, “yasa bu denli kesin bir görev ayrımı getirmişken Büyükşehir Belediyesinin aldığı kararın son derece talihsiz ve gelecekte istenmeyen pek çok hadiseye ve toplumsal korku üretmeye yol açacak bir karar” olduğunu ileri sürdü.
“Alenen ilçe belediyelerinin yetkisini gasp eden bu keyfi karara karşı her türlü hukuki yolu deneyeceğiz” diyen Eryılmaz, Büyükşehir Belediyesi kararının CHP'li meclis üyelerine gösterilmeden çıkartıldığını iddia etti. Eryılmaz, kararın iptali için 10. İdare Mahkemesine dava açtıklarını bildirdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, söz konusu karar, Belediye Meclisinde yaklaşık iki ay önce alındı.
'ÖNERGE CHP'Lİ MECLİS ÜYELERİNE GÖSTERİLMEDİ'
İlçe belediyelerinin yetkisini gasp eden karara karşı her türlü hukuki yolu deneyeceklerini vurgulayan Eryılmaz, 10. İdare Mahkemesi’ne kararın iptali için dava açtıklarını bildirdi. Eryılmaz, “CHP’li meclis üyelerine önerge tam gösterilmeden ve hemen hemen hiçbir bilgi verilmeden yangından mal kaçırırcasına bu kararın çıkarılması ayrı bir kepazeliktir. Gökçek’i ve AKP’yi demokrasi şampiyonu ilan edenlere Gökçek’in aldığı bu kararın yarattığı sonuçları ve CHP’li meclis üyelerine sunulmamasını ibretle kınıyoruz” dedi.
serdarseren
05-09-08, 14:46
Bu arada Guiza, patlatıyormuş sigaraları art arda?! :) İşte haberi:
http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=spor&KategoriID=&ArticleID=987127&Date=05.09.2008&b=Guiza%20fena%20yakalandi&ver=18
Guiza bu gidişle esrara da başlar :)
Guiza'nın tüttürdüğü cigaralardan bizimÜmit Karan da bol bol tüttürüyor :)
oructimi,sigarayla gidyoruz madem :
http://i.milliyet.com.tr/MansetSol378_495/2008/09/05/fft1_mf98728.Jpeg
Ankara Barosu avukatlarından Erdal Güzel, "Ramazanda nasıl sigara içersin. Burası Ermenistan mı?" diyen dolmuş şoförünün saldırısına uğradı. Kaşı açılan ve kanlar içinde adliyeye gelen Güzel, saldırgandan şikayetçi oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Güzel, adliyede , yaşadığı olayı şöyle anlattı:
"Sabah saat 10.00 sıralarında kendime ait otomobille adliyeye doğru hareket ettim. Strasburg Caddesi'nde ilerlerken, 06 J 1777 plakalı minibüsün şoförü şerit değiştirince ben de korna çalarak, kendisini ikaz ettim. Işıklara geldiğimde minibüsün şoförü aniden aşağıya inerek, otomobilimin yanına geldi. Sigara içtiğimi farketmiş olacak ki, otomobilin kapısını açtı ve sinkaflı sözler sarfederek, 'A...s... kafiri. Nasıl sigara içersin? Burası Ermenistan'mı' diyerek, elindeki kesici bir aletin kabzasıyla kafama vurdu."
Şoför kaçtı
Güzel'in darp neticesinde sol kaşı açılırken, şoför ise minibüsüne binerek olay yerinden uzaklaştı. Güzel, minibüs şoförü hakkında Çankaya Polis Karakolu'na giderek şikayette bulundu. Güzel, daha sonra Ankara Adliyesi Adli Tıp Kurumu'n da muayene oldu. Hafif yaralandığına dair rapor alan Güzel, dolmuş şoförü hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Gözaltına alınsın
Güzel'in verdiği şikayet dilekçesinde, dolmuş şoförünün bir an önce bulunarak gözaltına alınması talep edildi. Güzel, olaydan Ankara Barosu'nu da bilgilendirdi. Savcılığın dolmuş şoförünün yakalanması için polise talimat verdiği belirtildi.
Namelessonegs
06-09-08, 01:31
kara bu haberleri tasıdıgın icin eline saglık..durmak yok yola devam diyor gazeteler, arsivlemek lazım bunları..
Fighting Falcon
06-09-08, 06:28
Selam Nameless,
Kara boyle haberleri tasiyor buraya, ama bu tur haberlerin cogu yalan cikiyor. Yalan haber arsivi diye bi arsiv yapilsa, daha cok malzeme bulunur.
Gecen seneden bi yalan haber vereyim ornek olarak:
"Konya'da kadın uzman, testis ultrasonu çekmedi".. Uğur Dündar-Mine Özbek imzalı haberde, testislerindeki şişme sebebi ile hastaneye giden çoban A.G. acilen ultrasona gönderildi. Tesettürlü kadın radyoloji uzmanı, hastayı geri çevirdi. Hasta, ertesi gün yine ultrason çektirmeye gönderildi. Görevli olan ikinci tesettürlü kadın doktor da geri çevirdi. Başhekimlik devreye girdi. Hemen ameliyata alınan genç, bir testisini kaybetti.
DOĞRUSU: Olay tamamen yalan. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, uzun bir süre özür dilemeyi geciktirdi. Haftalar sonra haberin yalan olduğunu beyan edip köşe yazısında iki kadın görevliden özür diledi.
Medyamiz sagolsun, ozellikle Ramazan geldiginde yalan haber uretmekte hic zorluk cekmiyorlar. Sonra da halkimin saf olanlari, tim kuruyor akillari sira.
Medyanin gazina gelmeyin, ozellikle aylardan Ramazansa!
yalan haber olsaydi simdiye rakip medya cullanmisti haberin ustune benim yazdigimin cogu haberler A.A tarafindan da gecilyor ordan bakyorum dogruluk orani varmi diye 90 yillik devlet ajansi yalan haber gececek degil ya
JackDaniels
06-09-08, 09:57
Gündeme siyaseti karıştırmayalım lütfen...
Siyaset karışınca geril gerim geriliyoruz.
Siyasi içerikli mesajları sildim.
Lütfen arkadaşlar şu olaya bir dikkat edin artık.
Alman televizyon kanalı RTLde Türkiyeyi rezil ettiler..
Kanal; bir türk birde alman kadını türkiyeye tatile gönderdi ve bu iki kadının başlarından geçenleri başından sonuna kadar gizli kameraya ile kaydetti.. bu 2 kadın tam 5 ayrı yere gittiler bakın oralarda neler oldu..
1) Hamburgercide
bilerek sadece fiyatı yazılan, euro mu dolar mı ytl mi belli olmayan yerde türk kadından 6 ytl, almandan 6 euro istendi.. üstelik bunu yapan çok ünlü bi fast food zinciriydi.. kameralar geri döndüğünde fiyatlarımız pahalı değil demişler bide pişkin pişkin..
2) Takside
aynı mesafeyi giden 2 kadından türk olan 20 euro öderken, alman 30 euro ödemek zorunda kaldı.. kameralar taksiyi bulduğunda adam eveledi geveledi ama meğersek şerefsiz gece tarifesi açmış..
3) Mağazada
türk kadının 30 euro ya aldığı çantayı almana 70 euroya sattılar.. yuh diyorum aq.. neyseki mağaza sahibi insaflı(!) çıktı biraz da kadına parasını geri iade etti "pardon yanlışlık olmuş" diyerekten..
4) Kuyumcuda
türkün 130 euroya aldığı kolye nedense sıra almana gelince 170 euro oldu.. daha sonradan kuyumcunun kendini savunması daha da büyük bi rezillikti.. adamın savunması; "serbest piyasa değil mi kardeşim istediğime istediğim fiyattan satarım" oldu..
5) Restoranda
birbirinden ayrı şekilde restoranda aynı menüyü yiyen 2 kadında aynı hesabı ödediler.. programdaki tek düzgün görüntü; "bizim için dili ırkı farketmez.. her müşterimize aynı hizmeti, aynı fiyata sunarız" diyen restoran sahibi oldu..
tüm bu görüntülerin ardından "Türkler bizi kazıklıyo, ne diye gidiyosunuz oraya" dediler programda..
M.Yasin Cakmak
06-09-08, 11:46
Engin sende yapma artik lutfen hocam ya...
Akman’ın adresi Gürhan’ın evi çıktı
İRFAN ERGİ Frankfurt
Deniz Feneri e.V. iddianamesinde, sanık olmamakla birlikte, adı kurye olarak geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkında arama emri çıkarıldığı, Akman’ın Almanya’daki ikametgâh adresinin de davanın tutuklu sanıklarından Mehmet Gürhan’ın eski evi olduğu belirlendi
Zahid Akman
Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davası iddianamesinde kuryelik yaptığı ileri sürülen Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman hakkında Frankfurt Mahkemesi’nce 25 Nisan 2007’de tanık sıfatıyla arama emri çıkarıldığı ortaya çıktı. Sık sık Almanya’ya gelerek vekaletle Türkiye’deki diğer ortaklar Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik adına ticari ve resmi işlemlere imza attığı belirtilen Akman’ın Almanya’daki ikametgâh adresi de davanın tutuklu sanıklarından Mehmet Gürhan’ın eski evi çıktı.
Aramanın gerekçesi
Frankfurt Mahkemesi’nce 25 Nisan 2007’de üç kişi hakkında tutuklama emri çıkarıldığı ve 12 şirkete operasyon yapıldığı, aynı gün Akman hakkında da “Gürhan’la yakın bağı olduğu, şirketlerde çok sayıda görevi olduğu ve bununla ilgili kanıt bulunabileceği ve Deniz Feneri e.V.’nin paralarını aklama şüphesi bulunan OFWeG adlı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğu” için arama emri çıkarıldığı belirlendi. Akman’ın Almanya’daki ikametgâh adresi de
Gürhan’ın eski evi çıktı.
Akman’ın Kanal 7 Int.’in (Euro 7) genel müdürlüğünü yaptığı dönemde bu adreste kaldığı, polisin ön soruşturma raporunda yer aldı. Soruşturma dosyasında, Akman’ın radyo-televizyonla alakası olmayan çok sayıda şirket ve kooperatifle ortaklığının da muamma olduğu belirtildi.
Ortaklar adına vekâletle imza
13 Temmuz 2005’te RTÜK üyesi olduktan sonra Weiss şirketindeki ortaklığını 8 Aralık 2005, müdürlüğünü de 30 Eylül 2005’e kadar sürdüren Akman’ın, Weiss şirketinin Vakıf Bank Int AG Frankfurt nezdindeki 3280 numaralı banka hesabındaki yetkisini 30 Ocak 2006, European Consulting şirketindeki yetkisini de Kasım 2006’ya kadar sürdürdüğü saptanmıştı. Akman’ın sık sık Almanya’ya gelerek vekâletle Türkiye’deki diğer ortaklar Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik adına ticari ve resmi işlemlere imza attığı, ayrıca Rüsselsheim’da 350 bin euro’ya Weiss şirketi adına alınan konutların satış sözleşmesini de imzaladığı belirtildi.
-----------------------------
Alman adaletine güveniyorum. Türkiye'de savcıların cesaret edemediği, üzerine gidemediği bu Denizfeneri pisliğini inşallah Alman Adaleti çorap söküğü gibi ortaya serecek. O zaman ucu kimlere dokunuyor ortaya serilecek.
Ankara içki timleri kuruldu gözümüz aydın, koşar adım abye gidiyoruz...
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
JackDaniels
06-09-08, 12:44
Alman televizyon kanalı RTLde Türkiyeyi rezil ettiler..
Kanal; bir türk birde alman kadını türkiyeye tatile gönderdi ve bu iki kadının başlarından geçenleri başından sonuna kadar gizli kameraya ile kaydetti.. bu 2 kadın tam 5 ayrı yere gittiler bakın oralarda neler oldu..
1) Hamburgercide
bilerek sadece fiyatı yazılan, euro mu dolar mı ytl mi belli olmayan yerde türk kadından 6 ytl, almandan 6 euro istendi.. üstelik bunu yapan çok ünlü bi fast food zinciriydi.. kameralar geri döndüğünde fiyatlarımız pahalı değil demişler bide pişkin pişkin..
2) Takside
aynı mesafeyi giden 2 kadından türk olan 20 euro öderken, alman 30 euro ödemek zorunda kaldı.. kameralar taksiyi bulduğunda adam eveledi geveledi ama meğersek şerefsiz gece tarifesi açmış..
3) Mağazada
türk kadının 30 euro ya aldığı çantayı almana 70 euroya sattılar.. yuh diyorum aq.. neyseki mağaza sahibi insaflı(!) çıktı biraz da kadına parasını geri iade etti "pardon yanlışlık olmuş" diyerekten..
4) Kuyumcuda
türkün 130 euroya aldığı kolye nedense sıra almana gelince 170 euro oldu.. daha sonradan kuyumcunun kendini savunması daha da büyük bi rezillikti.. adamın savunması; "serbest piyasa değil mi kardeşim istediğime istediğim fiyattan satarım" oldu..
5) Restoranda
birbirinden ayrı şekilde restoranda aynı menüyü yiyen 2 kadında aynı hesabı ödediler.. programdaki tek düzgün görüntü; "bizim için dili ırkı farketmez.. her müşterimize aynı hizmeti, aynı fiyata sunarız" diyen restoran sahibi oldu..
tüm bu görüntülerin ardından "Türkler bizi kazıklıyo, ne diye gidiyosunuz oraya" dediler programda..
Buraya kadar herşey iyi güzel hoş....
Bundan sonrası tam bize göre bir davranış...
Şerefinden şüphe ettiğim Star TV zamazingosu, bu haber çıktıktan sonra, eline mikrofonu alıp, İstanbul sokaklarında rastladıkları turistlerle konu hakkında röportaj yapıp beni ekran karşısında çıldırtmıştır...
Biz sizi kazıklıyoruz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz diye turistlere soru sorup habercilik adına şahane bir şey yapmışlardır...
Avrupa'da maç oynanır, olaylar çıkar..Kameralara bu olayların hiç biri yansımaz...
Bizde Şifo Mehmet'in attığı tekme , özel teknoloji kullanılarak büyütülür , tüm dünyaya gösterilir...
Bu medyanın ziktiği kadar kimse zikmedi bu milleti...
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
konu hirsizlikla giderken bazilarinda poltik te olmazsa derin yaralar acabilir
Tarihin en şanssız hırsızı
Bir an panikleyince...
http://www.haberturk.com/2008/09/06/kuturesim/panikanindanlel.jpg
East London Müzesi'ne hırsızlık yapmak için çatıdan girmeye çalışan adam alarm çalınca paniğe kapılarak kaçmaya başladı.
Müzenin dışına çıkmak için ağaca tırmanan hırsız güvenlik görevlilerini görünce ağaca tırmanarak kaçmaya çalıştı. Ancak müzenin sivri parmaklıklarını hiç düşünmedi.
İsmi açıklanmayan hırsız ağaçtan dengesini kaybedip demir parmaklıkların üzerine düştü.
FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN
Sivri demir parmaklık adamın kalçasına 30 santimetre kadar girince büyük bir acı içinde bağırmaya başladı.
O şekilde 15 dakika asılı kalan adam müze güvenliğini polise haber vermesi sonrasında kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan adamın kalçasında giden demirin bağırsaklarını parçaladığı belirlenince ameliyata alındı.
Oylar konusuna gelince, anlayamıyorum. Hatta inanamıyorum.
Yahu hani demokrasi diye bağıran adam demokrasinin kalbini deliyor ve bu doğal bir şey. Sahtekarlık bu kadar mı kolay ?
Evine hırsız girdi, çelik kapı yaptırsaydın.
Tecavüze uğradın, kıçını kollasaydın.
Banka soyuldu, korumalarının hatası.
Ne demek yahu olur mu böyle bir şey ?
O zaman kaldıralım mahkemeleri, isteyen istediği suçu işlesin. Suçu işleyen değil, suça uğrayan suçludur diyelim hep.
Ortada bir suç var.
Abı nedır o ya ? Kaldırın resımlerı allahaskına...
Fighting Falcon
06-09-08, 17:33
Beyler,
Gundemi neden boyle konularla belirlemeye calisiyorsunuz?
Boylu poslu Ergenekon iddianamelerinde ve delillerinde her gun yeni birsey ortaya cikarken, boyle kucuk seylerle ugrasiyor olmaniz bana eski bir cin atasozunu hatirlatiyor:
小頭腦,討論 - Small minds discuss people - Kucuk dusunceliler insanlari tartisir
平均頭腦討論事件 - Average minds discuss events - Orta dusunceliler olaylari tartisir
偉大的頭腦,討論想法 - Great minds discuss ideas - Buyuk dusunceliler fikirleri tartisir
Fighting Falcon
06-09-08, 17:46
yalan haber olsaydi simdiye rakip medya cullanmisti haberin ustune benim yazdigimin cogu haberler A.A tarafindan da gecilyor ordan bakyorum dogruluk orani varmi diye 90 yillik devlet ajansi yalan haber gececek degil ya
Niye gecmesin? Orda calisanlar eti kemigi olan insanlardan degil mi? Ben ne yalan haberlerin ne ajanslardan ciktigini gordum. AA'dan yalan haber cikmamasi icin 90 yillik gecmisi oldugunu mu kriter alicam? Gecelim bu isleri Kara bey.
Rakip medya dedigin medya artik bikti bu safsatalarla ugrasmaktan. Arti halk da inanmiyor boyle seylere artik. Senin medya bos gezenin bos kalfaligini yapmaktan oteye gidemiyor Ramazan ayinda.
Sen kendi kafana gore kara kara haberleri koymaya devam et. Kimse de ses cikartmiyor, sonucta buraya haber koyuyorsun, basinin haber alma ozgurlugu gibi, insanlarin da haber okuma ozgurlugu var.
Ben de buyuk bir ihtimalle yakinda senin gibi gundeme senin "rakip medya" diye tabir ettigin medyadan haberler koymaya baslayabilirim buraya. Umuyorum sana cikmayan sesler, bana da cikmaz.
Insanlar biraz da "rakip medya"nin ne yazip cizdigini okusun. Biraz senin medyaninkiler, biraz rakip medyaninkiler derken, zaten burayi okuyan kisiler akil-mantik olzulerinde belli bir seviyenin ustunde insanlardir, hangisine inanmak isterlerse inanirlar. Zaten dogal ve olmasi gereken de bu degil mi?
Bogazicili
06-09-08, 17:52
Fighting Falcon belli ki bu ortama ayak uyduramıyorsun ve bu konuya yazman hoş karşılanmıyor daha fazla ısrar etmeden ya bu topicte yazmayı bırak ya da forumda.
Fighting Falcon
06-09-08, 18:02
Fighting Falcon belli ki bu ortama ayak uyduramıyorsun ve bu konuya yazman hoş karşılanmıyor daha fazla ısrar etmeden ya bu topicte yazmayı bırak ya da forumda.
Oldu Bogazicili...
Ben birsey demiycem sana, ama merak ediyorum kimse sana kalkip "Burda insanlar istedigi gibi yazi yazabilirler. Gerekli yerlerde mudahele ediliyor, gerekirse mudahele edilir. Senin bir kisiye topic veya forumu birak deme hakkin yok" diyecek mi???
Bana kalsa, senin su soyledigin terbiyesizligin en onde gideni. Ama dur bakalim bunu terbiyesizlik olarak kac kisi gorecek???
Bogazicili
06-09-08, 18:44
Ben de yönetici değilken ceza aldım yeri gelince merak etme, hatta burada şu anda görmüş olduğun yöneticiler kullanıcıyken onlara ceza vermişliğim de vardır. Ve emin ol kimin olay çıkarmak için geldiğini, kimin yazmak için geldiğini 8 seneden sonra ayırt edebiliyor insan. Misal ben sana en kibarından bu topice yazma diyorum, uyarıyorum sen ise hala bana terbiyesizlik yapma diyorsun. Eskiden olsa şu sözleri yazman bile forumda bir daha yazmaman için yeterli bir nedendi, ama bu kadar süre içinde senin gibileri o kadar çok gördüm ki bu yazdıklarını öyle ortada bırakmanın senin nasıl bir adam olduğunun görülmesi için daha faydalı olduğunu düşünüyorum.
Sakin olun lan. Başka bir konudan bahsedersiniz fikirdar olursunuz.
Delirtmeyin, ikinize de küfrederim neye uğradığınızı şaşırırsınız. Lakin yönetici olarak kendime ceza vermişliğim vardır hiç gocunmam. (sanırım bu konuda dünyada tekim)
Aileyiz ulan biz, neyimize böyle yazma etme demek bir de terbiyesiz olma demek.
Bırak Ata ne yazarsa yazsın.
Bırak Falcon ne yaparsa yapsın.
Aynı aile çatısı altındayız, yapmayın etmeyin.
İkiniz de medeni, kaliteli, düzgün insanlarsınız.
Dünya tarihi boyunca hiç bir zaman herkesin düşünceleri asla aynı olmamıştır.
Şimdi de olmaz. Kasmayın.
İkinizin de kaliteli insanlar olduğunuzun farkına varın ve sakinleşin.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Konu hakkında pek bilgim yok...Yorum da yapmayacağım ancak...
Basın tekeli elinde olan bir adamın basın özgürlüğünden bahsetmesi ne kadar doğru bilemiyorum.
JackDaniels
07-09-08, 02:24
AMİGO SEZGİN SOYADINI MAHKEME KARARI İLE ÖZCİMBOMLU YAPTI
Galatasaray takımı ve taraftarlarının gönlünde taht kuran ve Galatasaray'ın unutulmaz amigoları arasına giren Sezgin, 4 ay süren mahkemenin ardından Kaçmaz olan soyadını Özcimbomlu olarak değiştirdi.
Sezgin, "Yıllardan bu yana Galatasaray'ı takip ediyorum. Galatasaray sevgisi benim için her şeyden üstün. Karda kışta iç saha da dış sahada hep takımımın yanındaydım. Ben Amigo Sezgin olarak mezar taşıma hep Galatasaray adını yazdırmak istedim. Çünkü benim bütün her şeyim Galatasaray. Yıllarca da benim lakabım Özcimbomlu olarak geçiyordu. 6-7 yıl önce soy ismimi değiştirmeyi yani mezar taşıma cimbom yazısını yazdırma kararı aldım. İmkanlarım olsa ilkem cimbom olsun. Doğum tarihim 1905, ilim Galatasaray, ilkem Florya olsun isterim. Ama ben yalnızca elimden geleni yani soyadımı değiştirdim. Attığım adım Galatasaray yürüdüğüm adım Galatasaray evimin rengi Galatasaray" diye konuştu.
Sezgin, en sevdiği futbolcunun Prekazi olduğunu belirterek, "Prekazi bana sevgisini emeğini ve her şeyini verdi. Bu arada Galatasaray taraftarı da bana çok büyük güç veriyor. Soğuk havalarda hareketsiz duruyorum ama o taraftarın sıcaklığı beni güçlendiriyor. Bu arada benim için Fatih Terim sevgisi bambaşka. Hem takımımızı 4 yıl üst üste şampiyon yaptı. Bu arada Lucescu'nun ilk şampiyonluğu benim için önemli. Bu arada Hagi, Okan, Hakan Şükür gibi futbolcular içinde jübile yapılmasını isterim. Her şey bir yere kadardır ama onların yalnız bırakılmasını istemem. Galatasaray kulübü vefasız değildir bunların karşılığını verecektir" şeklinde konuştu.
Sezgin, Galatasaray sevgisi için hastaneden kaçarak maça geldiğini belirterek, "Ben bir gün kalp krizi geçirdim kalbime stent taktılar. O gün de Olimpiyat Stadı'nda Galatasaray'ın maçı var. Hava da çok soğuk. Dayanamadım ve elimde serumla maça gittim. Her tarafım mosmordu ama ölüm de olsa beni Galatasaray'dan ayıramazdı ve ben o halde o maça gitmiştim. Hayatımda o maça gittiğim günü unutmuyorum" diye konuştu.
--------
Bu adamıda çok seviyorum.!
hassas konulara çok girmemenizi öneriyorum lakin şu tabloyu da vermekte fayda var;
http://www.medyatava.com/tiraj.asp
ben çok tekel sonucu çıkaramıyorum buradan, keşke vatan da verilmeseydi daha da dengeli bir tablo olacaktı..
hassas konulara çok girmemenizi öneriyorum lakin şu tabloyu da vermekte fayda var;
http://www.medyatava.com/tiraj.asp
ben çok tekel sonucu çıkaramıyorum buradan, keşke vatan da verilmeseydi daha da dengeli bir tablo olacaktı..
Abi 6 günlük tirajları koyup tekel olmama sonucunu çıkarıyorsan eğer tebrik ederim :)
Birde Doğan gazetelerinin tirajlarını toplayıp bakarsan olaya belki o sonucu çıkarabilirsin...
Ayrıca tekel olmak tirajla doğru orantılı olmasa gerek...
neye göre çıkaracaktım onu anlamadım, ayrıca 6 günlük tiraj ne demek, tiraj tirajdır işte, bunlar gazetelerin son 1-2 senedirki genel ortalamaları zaten.. etkinlik olarak bakarsan posta'nın hiçbir varlığı yok, fanatik spor gazetesi (ki çalık'ın fotomaç'ına bile geçilmiş), milliyet her kanattan seslere yer veren bir gazete (bkz. hasan cemal), keza çok alt sıralarda yer alan radikal de öyle. vatan ise biraz daha son 1 senenin tabiriyle 'ulusalcı' kesime hitap eden bir gazete, etkinliği de akşam'dan, yeni şafak'tan vs fazla değil kesinlikle.. Dolayısıyla burada potansiyeli itibariyle hükümetin canını sıkabilecek bir tek hürriyet var ki onların da katı bir hükümet karşıtı yayın yaptığını kimse iddia edemez ama evet haber olarak en çok ses getiren ve bu anlamda doğan'ı 'tekel' olmakla itham edebilecek tek etken hürriyet'in bu etkisidir.. ama karşı kanat bunu sabah ve zaman gibi iki çok satan gazete ile karşılayamıyor ve ses getiren hiçbir haber yapamıyorsa, burada suçu 'tekel' diyip hürriyet'e atmak da ayrıca abestir..
bir de reklam pazarındaki pay açısından bakılabilir ki burada doğan'ın (daha doğrusu hürriyet'in) ciddi bir ağırlığı olduğu doğrudur, hatta fatih altaylı doğan grubu'nda kar eden tek gazetenin hürriyet olduğunu ve posta'nın bile zarar ettiğini yazmıştır ancak yukarıda da dediğim gibi zaman ve sabah gibi çok satan iki gazete bu reklam payının yanına dahi yaklaşamıyorlarsa kabahati biraz da kendilerinde aramaları ve yayıncılık anlayışlarını sorgulamaları gerekir.. kaldı ki bunlar biraz da sosyo-demografik faktörler, toplumun değişen yapısı düşünüldüğünde reklamverenlerde bu mecralara doğru bir yönelme olması da kaçınılmaz bir durumdur..
ama dip totalde, türk halkının gün içinde eline geçen ve okuyup etkilendiği gazete sayısı olarak doğan grubu asla bir tekel değildir, etkinlik olarak tekel'e yakın ise de bu onların başarısı kadar diğer gazetelerin başarısızlığından kaynaklanan bir durumdur..
Özgürlükten dem vuran bir adamın eleştiriler karşısındaki tavrından dem vursanız biraz da diyorum...
neye göre çıkaracaktım onu anlamadım, ayrıca 6 günlük tiraj ne demek, tiraj tirajdır işte, bunlar gazetelerin son 1-2 senedirki genel ortalamaları zaten.. etkinlik olarak bakarsan posta'nın hiçbir varlığı yok, fanatik spor gazetesi (ki çalık'ın fotomaç'ına bile geçilmiş), milliyet her kanattan seslere yer veren bir gazete (bkz. hasan cemal), keza çok alt sıralarda yer alan radikal de öyle. vatan ise biraz daha son 1 senenin tabiriyle 'ulusalcı' kesime hitap eden bir gazete, etkinliği de akşam'dan, yeni şafak'tan vs fazla değil kesinlikle.. Dolayısıyla burada potansiyeli itibariyle hükümetin canını sıkabilecek bir tek hürriyet var ki onların da katı bir hükümet karşıtı yayın yaptığını kimse iddia edemez ama evet haber olarak en çok ses getiren ve bu anlamda doğan'ı 'tekel' olmakla itham edebilecek tek etken hürriyet'in bu etkisidir.. ama karşı kanat bunu sabah ve zaman gibi iki çok satan gazete ile karşılayamıyor ve ses getiren hiçbir haber yapamıyorsa, burada suçu 'tekel' diyip hürriyet'e atmak da ayrıca abestir..
bir de reklam pazarındaki pay açısından bakılabilir ki burada doğan'ın (daha doğrusu hürriyet'in) ciddi bir ağırlığı olduğu doğrudur, hatta fatih altaylı doğan grubu'nda kar eden tek gazetenin hürriyet olduğunu ve posta'nın bile zarar ettiğini yazmıştır ancak yukarıda da dediğim gibi zaman ve sabah gibi çok satan iki gazete bu reklam payının yanına dahi yaklaşamıyorlarsa kabahati biraz da kendilerinde aramaları ve yayıncılık anlayışlarını sorgulamaları gerekir.. kaldı ki bunlar biraz da sosyo-demografik faktörler, toplumun değişen yapısı düşünüldüğünde reklamverenlerde bu mecralara doğru bir yönelme olması da kaçınılmaz bir durumdur..
ama dip totalde, türk halkının gün içinde eline geçen ve okuyup etkilendiği gazete sayısı olarak doğan grubu asla bir tekel değildir, etkinlik olarak tekel'e yakın ise de bu onların başarısı kadar diğer gazetelerin başarısızlığından kaynaklanan bir durumdur..
Doğan' ın şansı diğerlerinin şanssızlığı :)
Sana göre tekel olmayabilir de ...Eminim bu ülkede yaşayanların büyük çoğunluğu benim gibi düşünüyordur...
Neyse ben etkilenmiyorum orası ayrı bir konu...
dediğim gibi çok da sana göre bana göresi olmayan bir konu, rakamlar ortada.. ama tabi bahsettiğin büyük çoğunluk 'tekel' diye etiketleyip böyle bir canavar yaratarak, bu grup üzerine yapılan baskıları kendilerince haklı ve sevimli göstermeye çalışıyorsa, orası ayrı tabi..
öte yandan etme-bulma dünyası olduğunu bir kez daha göstermesi açısından ibret ve hatta keyif verici bir durum tabi, dün uzan'a yapılanları köşelerinden keh keh diyerek izleyenlerin bugün yusuf yusuf vaziyette olmaları gerçekten görülmeye değer bir sahne..
son olarak, hürriyet'ten 120 bin fazla tiraj almasına ve aynı sınıfta bir gazete olmasına rağmen zaman'ı da bu kadar kaale almamanız ilginç gerçekten, belki de doğan grubu'ndaki görüş zenginliği, farklılığı ve çok sesliliği burada bulabilmek mümkün olmadığından henüz toplumun ortak bilincinde kendini böyle bir seviyeye taşıyamamıştır..
......
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Neyse spordan bir magazin haberi vereyim.
’Suda Koşan Adam’ 8 altın madalyayı striptizle kutladı
Pekİn Olimpiyatları’nda yüzmede 8 altın madalya alarak tarihi bir rekora imza atan ABD’li yüzücü Michael Phelps, Las Vegas gecelerinde yarışların yorgunluğunu çıkarıyor.
Yunus Adam'ın sırrı
Altın mermi
Arkadaşlarıyla Las Vegas’taki Palms Casino’nun içinde yer alan Playboy Club’a giden Phelps, burada striptiz yapan dansçı kızların poposunu ellerken görüntülendi. Radaronline internet sitesinin yazarı Neel Shah, "Kulübe girir girmez iki kızı çağırdı. Böylesine agresif bir tutuma hiç tanık olmamıştım" dedi. Phelps’in Playboy Club’te arkadaşlarıyla çılgınca eğlendiği belirtildi.
YAhu adam 8 madalya almış. Değil stiptiz 600 kişilik orgy düzenlese yine hakkıdır. :) Boru değil günde normal kalori miktarının 6 katını alıyor bu adam. Şampiyona da bitti. O fazla Kaloriyi yakması gerek :)
M.Yasin Cakmak
07-09-08, 10:17
Başlık içeriğini kaybetmeye çok yakın arkadaşlar haberiniz olsun.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Serkan1905
07-09-08, 16:59
dediğim gibi çok da sana göre bana göresi olmayan bir konu, rakamlar ortada.. ama tabi bahsettiğin büyük çoğunluk 'tekel' diye etiketleyip böyle bir canavar yaratarak, bu grup üzerine yapılan baskıları kendilerince haklı ve sevimli göstermeye çalışıyorsa, orası ayrı tabi..
öte yandan etme-bulma dünyası olduğunu bir kez daha göstermesi açısından ibret ve hatta keyif verici bir durum tabi, dün uzan'a yapılanları köşelerinden keh keh diyerek izleyenlerin bugün yusuf yusuf vaziyette olmaları gerçekten görülmeye değer bir sahne..
son olarak, hürriyet'ten 120 bin fazla tiraj almasına ve aynı sınıfta bir gazete olmasına rağmen zaman'ı da bu kadar kaale almamanız ilginç gerçekten, belki de doğan grubu'ndaki görüş zenginliği, farklılığı ve çok sesliliği burada bulabilmek mümkün olmadığından henüz toplumun ortak bilincinde kendini böyle bir seviyeye taşıyamamıştır..
Zaman Gazetesinin gercek traji bu degil.
Okullara 200er 300er dagiliyor.
hassas konulara çok girmemenizi öneriyorum lakin şu tabloyu da vermekte fayda var;
http://www.medyatava.com/tiraj.asp
ben çok tekel sonucu çıkaramıyorum buradan, keşke vatan da verilmeseydi daha da dengeli bir tablo olacaktı..
Her seyi gectimde bu posta gazetesi nasil bu kadar cok satiyor anlamiyorum...
Bol magazin biraz haydar dumen birde yaninda bulmacayi dayadinmi her gazete satar sanirim bu ulkede...
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Namelessonegs
07-09-08, 23:07
Her seyi gectimde bu posta gazetesi nasil bu kadar cok satiyor anlamiyorum...
Bol magazin biraz haydar dumen birde yaninda bulmacayi dayadinmi her gazete satar sanirim bu ulkede...
Askeriyede cok gidiyor Gökhan :)
GSoldier1905
07-09-08, 23:29
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
ABD baskan topigine yazdigimi burda da tekrarliyorum;
''Whoever wins we lose"
Her seyi gectimde bu posta gazetesi nasil bu kadar cok satiyor anlamiyorum...
Bol magazin biraz haydar dumen birde yaninda bulmacayi dayadinmi her gazete satar sanirim bu ulkede...
Cevabını vermissin zaten :).
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Ekşisözlükte bir yazı vardı bunla için " Birbirleri hakkında söyledikleri herşey doğru; kendileri hakkında söyledikleri herşey yalandır " diye; aynen öyle ...
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=197730
Namelessonegs
08-09-08, 19:53
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Fighting Falcon
08-09-08, 21:47
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Fighting Falcon
09-09-08, 02:56
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Fighting Falcon
09-09-08, 03:00
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Fighting Falcon
09-09-08, 03:41
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
Sana Allah akıl fikir versin...
3 tane şiir yazıyorum anlayana
Dün topluma giremeyen insanı
Bugün bey gibi yaptın hırsızlık
Bilmem var mı bu işlerin imanı
Minareye bile çıktın hırsızlık
Yirmi yıl okutma oğlunu boşa
Adalet diye tapınma haşa
Vurursun başını kayaya taşa
Cumuk yasasına girdin hırsızlık
Şeref şan nerede unut onuru
Avrupa isterse dost et gavuru
Maya tutmuyorsa edep hamuru
Katrandın şeker mi oldun hırsızlık
Unuttuk ne idi yetimin hakkı
Yolsuzluklar sardı düzeni çarkı
Alın teri değil çalmada aklı
Örümcekler gibi sardın hırsızlık
Ali Osman Feryadı'nın bir şiiri
Anlayanlar ikinci şiire geçebilir
İnsan vatanını satar mı
Suyunu içtiğin ekmeğini yediğin
Dünyada vatandan aziz şey var mı
Beyler, bu vatana nasıl kıydınız
Eli kolu zincirlere bağlanmış
Vatan çırıl çıplak yere serilmiş
Oturmuş göğsüne Teksas'lı çavuş
Beyler, bu vatana nasıl kıydınız
Günü gelir çark düzüne çevrilir
Günü gelir hesabınız görülür
Günü gelir sualiniz sorulur
Beyler, bu vatana nasıl kıydınız
Grup Yorum
Son şiirimizde Ahmet Kaya'dan geliyor
Birer birer, biner biner ölürüz
Yana yana, döne döne geliriz
Biz dostu da düşmanıda bilriz
Vurulup düşenler darda kalmasın
Çünkü isyan bayrağıdır böğrüme saplanan sancı
Çünkü harcımı öfkeyle, imanla karıyorum
Ve kederin
Ve solgun yüzlü işçilerin üzerine
Dağ başlarının hırçınlığı savruluyor benden
Çünkü beni ateşiyle dimdik tutan kin
Çünkü benim gözbebeklerimde tutuşan şafak
Miting afişleri cesur pankartlar
Ve binlerce militan
Derin denizlerin aydınlığı
Zorlu sabahlar
Gökyüzü ve lale
Sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata
Çünkü ben sevdigim kızı
Yaşamak gibi halkım gibi sevdiğim kızı ki şiirini yazamayan
Ve türküsünü söyleyemeyen halkım gibi
Binlerce ve binlerce kurşunlanan halkım gibi
Zincire vurulan
Şavaşlara yollanan
Vergilere bağlanan halkım gibi
Felç olmuş yalnızlıklara bırakarak
Büyük acıların ve göz yaşlarının içine bırakarak
Şiirlerimin bir bıçak gibi ışıldadığı
Devrim türkülerini
Ve baş kaldırmayı öğreten dudaklarını
Bir kere olsun öpmeden
Bir kere olsun tutamadan kaygısızca
Serin bir yaz gecesi gibi ürperen ellerini
Hatta boynunu ve ayak bileklerini
Bilemeden , Bilemeden, Bilemeden
Vurdum yüreğimi şanlı kavgaya
Barışın ve özgürlügün dağlarına yürüyorum işte
Yiğitsen uslandır beni
Ey yasakların, kahpeliğin
Ve soygunların koruyucusu
Türkü çağıran kızlarımı sustur
Ve kahraman oğullarımı mezar kaza kaza kederli, kızgın
Tohum serpe serpe hünerli
Ve sömürüle sömürüle bomboş
Ve açlığın ve zulmün izlerini
Derin uçurumlarında taşıyan ellerimi
Naçaklara ve tırpanlara sarılan ellerimi
Mavzerlere sarılan ellerimi
Zincirlere vur gücün yeterse
Ama adına yaşamak dersen
Re-zil-ce
Anlayabildin mi "Delikanlı"?
Bogazicili
09-09-08, 08:53
Bu arkadas "biat kültüründe zor tabi ucu size dokunan yolsuzlukları hırsızlıkları kabul etmek..." derken bi problem yok, ama biz ona delikanli diyince problem oluyor, oyle mi? Yanlisi yanlis yerde ariyorsun.
Aglamak? Aglak surat ifadesi? Bunlar tahrik ifadesi degil mi?
Birbirinizin avukatligini yapmaya ne kadar da meraklisiniz!!!
Neyse... Begenmiyorsan, sen de ya bu topike yazmamami veya forumu terketmemi soyle.
Takan olursa tabi...
Ben takıyorum mesela bak şu anda ve yıllar sonra yapmadığım şeyi yapıyorum, sana 2 haftadan sonra uygulanacak ikinci cezayı veriyorum, belki bu forumda kim niye yazıyor daha iyi idrak edersin. 1 ay sonra döndüğünde bir daha ceza alırsan yukarıda takmadığın şey kendiliğinden gerçekleşmiş olacak.
M.Yasin Cakmak
09-09-08, 10:36
Ayni zamanda Giga'da 1 hafta ceza alacak bu karsilikli atisma nedeniyle.
Bu topigi de kilitliyorum.
Siyasi icerikli tum mesajlar silinecek sonra tekrar acilacak. Icinde AKP, MHP, CHP, basbakan, ana muhalefet lideri, RTE vs vs vs vs gecen her mesaj silinecek bundan sonra.
Ivir zivir gundem post edecekseniz edin ama karsilikli atisma istemiyoruz bu forumda, bu kadar basit.
:D
İnek saldırdı, eşek güldü!
http://img.sabah.com.tr/im/2008/09/21/875850DDCE84F24C9ABEF2CFr.jpg
Bulgaristan'da "Dana" isimli ineğin saldırısına uğrayan kadın, "Eşek bile halime güldü" dedi..
Komedi filmlerini aratmayan olay Bulgaristan'ın Krustatitsa şehrinde yaşandı.
İngiliz Daily Mail gazetesi, haberi "İnek yaşlı kadına saldırmaya çalıştı" başlığıyla verdi.
68 yaşındaki Rositza Kasaboba adlı kadın "Dana" isimli ineğiyle evine doğru giderken olayın meydana geldiğini söyledi. Yaşlı kadın, "Dana birden üzerime çıktı. Dana'nın ağırlığından dolayı yere yapıştım. Yere düşünce üzerimden geçti gitti. Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştı. Kızıştı herhalde" dedi.
Eşeği ve koyunlarının bakışları arasında yere yapışan yaşlı kadın, ayağa kalktıktan sonra bu duruma kendisi gibi eşeğinin bile 'güldüğünü' söyledi.
http://img.sabah.com.tr/im/2008/09/21/E3AC88447A8A2446AEFA64ACr.jpg
Topicteki son 20-25 mesajın tamamına yakınında
-Forumda siyasi tartışma, bir siyasi parti partizanlığı yapma ya da bir siyasi görüşü övme ya da yerme yasaktır. Bu davranışta bulunan kullanıcıların yazıları, yöneticiler tarafından düzenlenir ve uyarılırlar. Tekrarı halinde (eğer ilk cezası ise) kullanıcı 1 hafta no-post cezası ile cezalandırılır.
yazısı -ki biride benim mesajımdı Yasin niye silmiş anlamadım elektrikle mi santralle mi ne ilgili bir yazıydı, neyse muhtemelen baştakilere yalakalık veya kıçtakilere saldırı içeriyordur:D-
hemen bunların ardından da Yasin'in
Ayni zamanda Giga'da 1 hafta ceza alacak bu karsilikli atisma nedeniyle.
Bu topigi de kilitliyorum.
Siyasi icerikli tum mesajlar silinecek sonra tekrar acilacak. Icinde AKP, MHP, CHP, basbakan, ana muhalefet lideri, RTE vs vs vs vs gecen her mesaj silinecek bundan sonra.
Ivir zivir gundem post edecekseniz edin ama karsilikli atisma istemiyoruz bu forumda, bu kadar basit.
yazısı tartışma kültürünün ne seviyede olduğu konusunda ürkütücü geldi bana. Silinenleri okuyamadım evimde bağlantım kesildi birkaç gündür giremedim ama silinen mesajların sahiplerine bakınca da tahmin etmek zor değil açıkçası...
Tam bunun hemen sonrasında ise, kara01'nın
:D Alıntı:
İnek saldırdı, eşek güldü!
Bulgaristan'da "Dana" isimli ineğin saldırısına uğrayan kadın, "Eşek bile halime güldü" dedi..
Komedi filmlerini aratmayan olay Bulgaristan'ın Krustatitsa şehrinde yaşandı.
İngiliz Daily Mail gazetesi, haberi "İnek yaşlı kadına saldırmaya çalıştı" başlığıyla verdi.
68 yaşındaki Rositza Kasaboba adlı kadın "Dana" isimli ineğiyle evine doğru giderken olayın meydana geldiğini söyledi. Yaşlı kadın, "Dana birden üzerime çıktı. Dana'nın ağırlığından dolayı yere yapıştım. Yere düşünce üzerimden geçti gitti. Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştı. Kızıştı herhalde" dedi.
Eşeği ve koyunlarının bakışları arasında yere yapışan yaşlı kadın, ayağa kalktıktan sonra bu duruma kendisi gibi eşeğinin bile 'güldüğünü' söyledi.
Postu hem çok güldürdü, hem de çok üzdü beni doğrusunu söylemek gerekirse. Koca koca adamlar, yaşı eren üyelerin ortalaması herhalde lisans, hadi önlisans buçuk diyelim bir sürü MD var çünkü; kronolojik sıralama bana "sen anca kadına atlayan eşek tartışmaya layıksın gündeme dair" şeklinde bir mesaj gibi geldi.
Yazık... Belli bir dar grup geçmişte de tamamen zıt kutuplardan aylar süren tartışmaları gayet seviyeli yürütürken; hemen bir halka dışına çıkılınca topic kapatmaya varan tartışmaların önüne geçilememesi çok yazık.
Keşke o mesajlar silinmeseydi de kim tartışmayı bilmiyor herkes görseydi....
M.Yasin Cakmak
22-09-08, 23:04
Karar aldık, bundan sonra mesajlar zaten silinmeyecek ki Giga'nın dediği gibi kim tartışmayı bilmiyor herkes görsün. Ek olarak siyaset yasağı maksimum derecede devam ediyor ve edecek. 10 senedir deniyoruz olmuyor bu iş...
bugun haber sitelerin birinde gezinirken yapilan yorum baska yazacak yer bulamadim burya aktaryim bari bu sayede
ALTI-OK nikli bir yotumcudan
VEEEE
HERKES FENERLİ DOĞAR VEYA HERKES DOĞUŞTAN FENERLİDİR YALANINI BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA TEŞHİR EDELİM
DNA’daki bilgileri kağıda dökmeye kalkarsak, bu bilgiler yaklaşık bir milyon ansiklopedi sayfası büyüklüğünde bir yer tutar.
Ama bu inanılmaz bilgi, milimetrenin yüzde biri kadar olan hücrelerimizin, ondan daha da küçük çekirdeklerinde saklanmıştır.
Bir çay kaşığına sığabilecek boyuttaki bir DNA zincirinin, bugüne kadar dünya üzerinde basılmış bütün kitapların bilgisini saklayabilecek kapasitede olduğu hesaplanmaktadır.
DNA molekülü, bir helezon şeklinde uzanan milyonlarca basamaktan oluşur.
Eğer bir tek hücremizin içindeki DNA molekülü açılsa, yaklaşık 1 metrelik bir zincir oluşturur.
Ama bu zincir, olağanüstü bir “paketleme” sistemiyle, milimetrenin yüz binde biri büyüklüğündeki hücre çekirdeğine sıkıştırılmıştır.
Nasıl ki uzun bir ipi makaraya düzenli bir şekilde sarıyorsanız, hücrede buna benzer bir mekanizma ile DNAyı paketleyerek çekirdeğinin (Nukleus) içine yerleştirir.
Yukarıdaki DNA zincirine bakacak olursak farklı bazların birbirleriyle karşı karşıya gelerek bağlandığını görürüz.
Bu bağlanmalar belirli bir düzene göre yapılır.
Guanin” ve "Sitozin” bazları arasında guanin bazı ise yalnızca sitozin ile bağ yapar.
(dikkatyinizi çekerim vucudun temel taşından bahsediyoruz burada)
NEYMİŞ EFENDİM !
HÜCRELERİMİZİN İÇİNDE NE VARMIŞ !!!!!
G - uanin
S - itozin
ve bunlar birbirine ölümüne bağlıymış
"GS"
NEYMİŞ EFENİM!!!
HERKES "GS" Lİ DOĞARMIŞ
(ama sonradan döner möner... o ayrııııı....)
A.R.O.G için geri sayım başladı VİDEO
Cem Yılmaz'ın merakla beklenen filmi için 4 ayrı fragman hazırlandı. Tıklayın, izleyin...
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=37418&k_A=haberturk
Ellerine sağlık...
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19717
Ellerine sağlık...
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19717
İnsanlarla dalga geçer gibi hareketler yaparsan dinsizin hakkından imansız gelir böyle...
Ellerine sağlık cidden...
Ellerine sağlık...
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19717
Elleri dert görmesin. Ankara'da hanedanlık ile yönetmek isteyenlere iyi bir cevap olmuş.
Namelessonegs
03-10-08, 16:30
Köstebek Melih ve ruhsal dengesi bozuk ogluna nihayet tahammulu olmayan insanları gormek guzel..
icadin gelistirilmesini bekleriz
Dünya bu icadı konuşuyor
http://www.hurriyet.com.tr/_np/3786/6573786.jpg
'Ginger'dan sonra en önemli icat diye tarif ediliyor. Amerikalılar yaptı, tüm dünya peşinde.
ABD’li Subtle Butt firması, erkekler için yeni don üretti. Karbon içerikli kumaştan yapılan külotlar sayesinde, kullanıcı gaz çıkarsa da ortaya kötü kokular yayılmıyor. Gazı nötiralize eden yeni icat, vücudu sıkı sıkıya sarıyor ve kullanımı da oldukça rahat. Ancak üreticiler, ses konusunda şimdilik bir çare bulamadı.
Serkan1905
06-10-08, 01:25
Aktif Karbon tarzi bir seydir. Ilginc aslinda :D
Saliyon saliyon, kokmuyor.
guncel gazli konularla devam
http://www.hurriyet.com.tr/_np/2982/6602982.jpg
Ne küresel kriz, ne küresel terör, ne geçim sıkıntısı, onların derdi "yellenme vergisi".
Şu sıralara dünyanın dört bir yanında küresel kriz gündemin bir numaralı maddesi. Ardından küresel terör, geçim derdi gibi sıkıntılar öne çıkıyor. Ama Yeni Zelandalılar'ın derdi bir başka.
Onlar için "yellenme" en önemli konu. Medya gün boyunca bunu tartışıyor. İnsanlar en çok bunu konuşuyor. En çok da hayvan yetiştiricilerini ilgilendiren bu garip konu için başkent Wellington'da her gün gösteriler yapılıyor.
Wellington'a akın eden çiftçiler ülkenin mandıracılık adına lobi yapıyor. Çünkü hükümet, geviş getiren hayvanların küresel ısınmayı artırdığı gerekçesiyle "yellenme vergisi" getirmek istiyor.
Herşey Yeni Zelanda hükümetinin koyun ve ineklerin küresel ısınmaya yol açan salımlarına vergi getirmek istemesiyle başladı.
Geviş getiren bu hayvanlar yemlerini midelerinin odacıklarında tekrar tekrar sindirirken metan üretiyor ve bunu sonra 'gaz' olarak dışarı salıyorlar.
İşte bu metan, Yeni Zelanda'da küresel ısınmaya yol açan en büyük etken. Pek fazla sanayi üretimi de olmadığından, gazların yarısı otlaklardaki hayvanlardan kaynaklanıyor.
Verginin sebebi bu... Çiftçiler, bu plana G.E.V.İ.Ş Vergisi yaftasını yapıştırıp geviş vergisiyle mücadele kampanyası başlattılar.
Geviş burada "Gastro Ekolojik Vergi İŞgüzarlığı"nın kısaltması...
'G.E.V.İ.Ş vergisine hayır' çıkartmalarının sayısı, kısa sürede neredeyse ülkedeki hayvanlar kadar çoğaldı.
Bu etkili tanıtım kampanyasının da etkisiyle, çiftçiler, vergiden geri adım atılmasını sağladılar. Buna karşılık, inek ve koyunların geğirmesini engellemeye yönelik bilimsel araştırmalara kaynak aktarma sözü verdiler.
Bilimadamları geğirmeyen koyun peşinde
Şimdi kısmen çiftçilerin kaynak sağlayacağı araştırmalarla, hayvanların yellenmesini ve yellenmesini ve geğirmesini önleyecek bir aşı geliştirilmesine çalışılıyor.
Bunun için, gevişgetirenlerin midelerindeki mikropların genomları yani tam genetik yapıları haritalandırıldı.
Eğer bilim imdada yetişmezse, bir diğer olasılık inek ve koyunların sayısını azaltmak olabilir.
Yeni malzemeler geliştiriliyor, teknoloji ilerliyor.
:D
Zaman zaman Türk Hava Yolları’nın çağrı merkezini arayanlar ile görevliler arasında ilginç diyaloglar yaşanıyor.
Milliyet'ten Dinçer Şeref gülmekten kıran o diyalogları derledi. THY’den alınan bilgiye göre vatandaşların, çağrı merkezindeki görevlilerle aralarında geçen ilginç konuşmalardan bazıları şöyle:
THY: İyi günler, danışma.
Yolcu: İyi günler, bugün nereden bilet alabiliriz?
THY: Sadece Taksim ve havalimanı açık bugün.
Yolcu: Anladım. Taksim’deki havalimanının telefonunu alabilir miyim?
* * *
Yolcu: İstanbul’a son uçak kaçta?
THY: Nereden?
Yolcu: Buradan.
THY: Nereden arıyorsunuz?
Yolcu: Şehir içinden.
THY: Nereden?
Yolcu: Erzurum’dan.
* * *
Yolcu: İyi akşamlar hanımefendi. Trabzon-İstanbul arası ne kadar sürüyor acaba?
THY: Bir saniye efendim.
Yolcu: Tamam teşekkürler, iyi akşamlar.
* * *
THY: Ne kadar kalacaksınız Almanya’da?
Yolcu: Neden soruyorsunuz?
THY: Ona göre bilet keseceğim, onun için.
Yolcu: Ee olsun. Ben uçakta kalmayacağım ki otelde kalacağım.
* * *
Yolcu: Çocuğumla ben uçacağım, oğluma çocuk fiyatı istiyorum, ne kadardı?
THY: Çocuğunuzun 12 yaşını aşmaması gerekiyor, kaç yaşındaydı?
Yolcu: 32 yaşında.
* * *
THY: Çocuğun adını alabilir miyim?
Yolcu: Mustafa İbrahim S... İ... Hayvan babası böyle bir isim vermiş. Sanki Arap şeyhi ufacık çocuk... Dayısıyım, çok üzülüyorum da çocuğa. Affedersin yani hanımefendi.
* * *
THY: Hangi numarada oturuyorsunuz beyefendi?
Yolcu: Sanayi Mahallesi 14 numara.
* * *
Yolcu: İyi günler hanımefendi, bir sorum olacaktı.
THY: Tabii buyurun.
Yolcu: THY ticketing bölümünde çalışanların maaşı ne kadar?
* * *
Yolcu: İyi günler, ben Almanya’ya gidecektim.
THY: Olur hanımefendi, nereye peki?
Yolcu: Havaalanına.
* * *
THY: Uçak akşam 5’te efendim.
Yolcu: Doksan beşte mi, çok geç yahu
* * *
Telefona İngilizce hat geldiğini ekrandan gören personel:
THY: Reservation, may I help you?
Yolcu: A ben yanlış basmıştım. Şimdi İngilizce bastım diye İngilizce mi konuşmam gerekecek?
* * *
Yolcu: Diyarbakır kaç para?
THY: 58 milyon 500 bin, indirim belgeniz varsa 32 milyon.
Yolcu: İndirim belgesi kaç para?
Tanrıyı dava etti ama...
ABD'de bir kişinin "Tanrı aleyhine" açtığı dava, mahkeme tarafından, "davalının ikametgah adresinin bulunmadığı" gerekçesiyle reddedildi.
ABD'de bir kişinin "Tanrı aleyhine" açtığı dava, mahkeme tarafından, "davalının ikametgah adresinin bulunmadığı" gerekçesiyle reddedildi.
Nebraska eyalet senatörü Ernie Chambers tarafından açılan davada, "Tanrı'nın kendisini ve Nebraska halkını tehdit ettiği, dünyadaki milyonlarca insana dehşet saldığı, yaygın ölüm ve yıkım getirdiği" iddia edilerek, bunun önlenmesi için mahkemeden karar çıkarması istendi.
Hakim Marlon Polk, dava sürecinde yasal belgelerin iletilebilmesi için davalının adresinin bilinmesi gerektiği, ancak adres bulunmadığı yönünde karar aldı.
Ancak Chambers, mahkemenin Tanrı'nın varlığını tanıdığını belirterek, "Bunu kabul etmek, Tanrı'nın her şeyi bildiğini kabul etmektir" dedi.
Davacı Chambers, "Tanrı her şeyi bildiğine göre bu davadan da haberdardır" çıkarımında bulunarak, hakimin kararına karşı çıktı.
38 yıldır senatör olan Chambers, "davayı herkesin herkesi, hatta Tanrıyı bile dava edebileceğini göstermek için açtığını" söyledi.
http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=dunya&KategoriID=&ArticleID=1004147&Date=16.10.2008&b=Tanriyi dava etti ama...
GSoldier1905
17-10-08, 15:31
Adalet Bakanlığı'nda önceki gün bir toplantı yapıldı. Toplantıda çok tartışılacak öneriler geldi. Ancak, duyanın kanını donduran asıl çarpıcı öneri, kız çocuklarımızla ilgili. Öneri şöyle: Evlenme yaşı 14'e çekilsin... Reşit olmayana tecavüzde şikayet koşulu olan 15 yaş sınırı 14'e indirilsin... Öneri yasalaşırsa, 14 yaşındaki kızlar evlendirilebilecek, 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüzde işlenen suç "şikayete bağlı" hale gelecek. Bu önerinin gerekçesi de çok ilginç: Türkiye'de cinsel ilişki yaşı 14'e düştü... Bitti mi? Bitmedi... Biri 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip, "Evleneceğim" derse suçu silinecek! Bu duruma ise şu anda en yakın örnek, küçük kıza cinsel istismardan yargılanan ve halen cezaevinde bulunan yazar Hüseyin Üzmez...
Arıtman’dan ‘Üzmez’ iddiası
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, söz konusu düzenlemelerin yasalaşması halinde, aralarında Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in de bulunduğu, 15 yaşın altındaki çocukların cinsel istismarından yargılanan çok sayıda sanığın hapis cezasından kurtulabileceğini iddia etti.
Bursa’nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan’da düzenlenen operasyonda, ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç.’ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı.25 yıl hapis isteniyor Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 17 Eylül’de görülmeye başlanan davada Üzmez, TCK’nın çocukların istismarıyla ilgili maddelerince, ağırlaştırıcı durumlar da dikkate alınarak 20-25 yıl arasında hapis istemiyle yargılanıyor.
Arıtman, “AKP Hükümeti Tük Ceza Yasası ve Medeni Kanunda değişiklikler öngören bir yasa tasarısı hazırlamıştır. TCK Madde 104’te yapılacak yeni düzenleme ile mağdurun şikâyet yaşı 14’e düşürülerek, İslamcı Yazar Hüseyin Üzmez’i ağır cezadan kurtaracaklar. AKP’ye tavsiyem bu yasa tasarısını hiçbir şekilde TBMM’ye getirmemesidir. Aksi takdirde onlara dünyayı dar ederim” dedi.
Ankara Barosu Çocuk Hakları Kurulu Başkanı Türkay Asma da, ilk etapta değişiklik önerilerine anlam veremediğini, ancak daha sonra değişikliklerin Üzmez olayıyla bağlantılı olabileceğini gördüğünü söyledi. Asma, toplantılarda Üzmez adının geçmediğini kaydetti.
Adalet Bakanlığı’nda 9-10 Ekim’de yapılan toplantılara katılan Ankara Barosu temsilcisi Türkay Asma, değişiklik önerilerine karşı çıkarken, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da değişikliklere direneceklerini söyledi.
Toplantıda, Arıtman’ın bebeklere tecavüz edenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngören teklifinin görüşülmesi beklenirken ilginç teklifler geldi. Adalet Bakanlığı Kanunlar Kararlar Dairesi temsilcisi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi temsilcileri, Ankara Çocuk Savcılığı ve Asma’nın bulunduğu toplantıda önce “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunu düzenleyen TCK’nın 104. maddesi görüşüldü.
Kim şikâyet edecek?
Yargıtay hâkimleri, “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içeren bu maddenin uygulamasında, bazı mahkemelerin çocuğun, bazılarının da ailenin şikâyetini kabul ettiğini, bu nedenle karışıklıklar yaşandığını söyledi.
Hâkimler, maddenin cinsel ilişki yaşının düşmesine de neden olduğunu belirterek, çocukların doğru seçimler yapamayacağı dikkate alınarak, şikâyet hakkının anne babaya verilmesini istedi. Asma bu öneriye karşı çıktı.
Gerekçe: Toplumun gerçeği
Daha sonra toplantıda Yargıtay hâkimlerinden, “Medeni Kanun ve TCK’daki evlenme yaşının 14’e indirilmesi, tecavüzcünün tecavüz ettiği kişiyle evlenmesi durumunda cezadan kurtulması hükmünün yeniden getirilmesi, TCK’nın 104. maddesindeki “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunda şikâyet koşulunun 15 yaşından 14 yaşına çekilmesi ve eşin tecavüzünde 7 yıla kadar olan cezanın 1 yıla kadar şeklinde değiştirilmesi” önerileri geldi.
Asma, tecavüzcüyle ona yardım ve yataklık yapan ailenin değil, çocuğun haklarının korunması gerektiğini, bu değişikliklerin de “çocuk ve kadın haklarından geri adım” anlamına geldiğini belirtti.
Feministler bastığı için...
Hâkimlerse, mahkemelerde hâkimlerin karşısına 14 yaşında kucağında çocuklu kadınlar çıktığını, ailelerin perişan olduğunu, toplumun gerçekleri gerektirdiği için eski düzenlemelere dönülmesini şart olduğunu anlattı. Ayrıca hâkimler, AKP’lilerin “feministler Adalet Komisyonu’nu bastığı için maddeleri değiştirmek zorunda kaldıkları” yönündeki sözlerini de toplantıda aktardı.
Asma, mevcut düzenlemede 16 yaş altındaki çocuklar için evlenme yasağı olduğunu, 15 yaşın altındaki çocukla cinsel ilişkinin şikâyete bağlı olmaksızın suç sayıldığını, baro olarak bunlardan geri adım atılmasına karşı çıkacaklarını bildirdi.
hürriyet
--------------------------
Allah cezanızı versin.Toplumun gerçeğiymiş.Ulan günlerdir ekranlarınızda bebeğe tecavüz diye dev başlıklarla haberler yapmadınızmı?
Şerefsizler,resmen kanımıza giriyorlar.
Çok gıcık bir konu, Türkiye gibi bir ülkede de herkesi memnun edecek bir düzenleme maalesef yapılamıyor. İzmir'de sapıklık olarak algılanan bir konu; Mardin'de erzurum'da hatta bırakın doğuyu Afyon'da normal karşılanabiliyor. Şimdi size bir iki örnek vereyim düşünün üzerinde:
- yeğenimin okuduğu okulda aynı servisle eve gidip geldikleri iki arkadaşı (biri okulun ilk kısmında 8 sınıf, diğeri lise kısmında 1. sınıf öğrencisiymiş) çıkmaydı, sinemaydı gündüz discosuydu filan derken yapmışlar. Tam ayrıntısını bilmiyorum ama kızın kızlığının bozulduğu gece aşırı kanaması mı ne olmuş, ailesi apar topar hastaneye kaldırmış, doktor tecavüz raporu vermiş, neticede olayın ertesi günü kız ailesine anlatmış mevzuyu bunlar da bir sinirle polis çağırmışlar, olay patlamış ve 16 yaşında çocuk şu anda yaklaşık bir aydır tutuklu. Ablamın söylemesi: kızın ailesi de sonradan sakinleşince pişman olmuşlar yaptıklarından, şikayetten vazgeçme dilekçesi filan vermişler ama suç şikayete tabi olmadığı için (başka bir deyişle 15 ini bitirmemiş kızın rızasını kanun sallamadığı için) çocuk hala yatıyor kapkaççının hırsızın psikopatın arasında... muhtemelen de ilk celsede filan çıkarmazlar, kızı kemik muayenesine filan gönderirler, kız "ben ona 16 yaşındayım dedim" filan tarzı bir ifade verir, doktor raporu da kızın görünümünün 16 olduğu şeklinde gelirse belki 2. celse çıkabilir. Bu arada okul gitti; 1 yılı gitti, ruh hali duruyor mu onu bilmiyorum.
- Kendimden örnek vereyim. Utanırım ama:D ilk deneyimimi 1978 doğumlu bir kızla yalıkavakta yaşamıştım. 1992 yılının eylül ilk haftasıydı (devremülk sitesi ya oradan biliyom, 1. devrelerin son 15 günlük hakkıydı hehe) Kızın yaşından filan haberim yok. Çok büyük bir tesadüf eseri üç ay sonra Caferağa spor salonuna bizim bölge grup maçlarına gitmiştik. Aynı günlerde bayanlar Türkiye finalleri de orada yapılıyormuş. Bir baktım tribünde bu.... "Arı Koleji" takımındaymış. Allah korusun kız bir şikayet filan etseydi ben de 17 yaşında görecektim E tipi nasıl bir yerdir. kız şikayet filan etmedi tabi; hatta hayatımın haftasını geçirdim de diyebilirim :lol: :lol: :lol:
Bunlar masum örnekler tabi bir de diğer tarafta n'oolcak lan! Hz. Ayşe de 9 yaşında gerdeğe girmiş diyip 10-11 yaşında bebeyi öküz babasından satın alıp üstünde tepinen 65 yaşındaki öküz oğlu öküzler; ve bunları normal karşılayanlar var.
Yanisi; Ceza Kanunları toplumda infial yaratan iğrenç suçları daha bir ağır şekilde cezalandırır; ama hangi toplum? 14 yaşındaki kızına atlayan velet tutuklu diye vicdan azabı çeken mi; yoksa ilköğretim 6 daki kıza ağzı sulanarak bakan hacı ağa mı??
Birazdan "forumda siyaset tartısması yapmak yasaktır" diye bir uyarı gelebilir..
14 yaşında kızla evlenme yasasınıda siyasetçiler çıkarıyor ne de olsa.. O yüzden siyasi tartışma kapsamında da :)..
Ülkemiz ne güzel yönetiliyor ama..
Saygilar,
M.Yasin Cakmak
17-10-08, 16:39
Amerika'da 18 yas alti iki kisinin muhabbeti problemsiz fakat iki kisiden birisi 18 ustuyse o zaman problem oluyor ki bence gayet mantikli.
Evlenme yasa tasarisi falan gayet mantiksiz/sacma/igrenc olur, meclise gelmeden inanmam, Uzmez'i seven bir lavugun isidir olsa olsa, ciddiye almamak lazim.
M.Yasin Cakmak
17-10-08, 17:24
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, evlilik yaşının indirilmesi ya da herhangi bir kişi ve olayla ilgili bir düzenlemenin söz konusu olmadığı bildirildi.
Bakanlığın yazılı açıklamasında, bugün bazı basın organlarında Türk Ceza Kanunu'nun ''Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar'' bölümüyle ilgili Bakanlığın yürüttüğü çalışmalar hakkında ''yanlış ve eksik bilgilere'' yer verildiği ifade edildi.
Açıklamada şöyle denildi:
''1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmasıyla ilgili sorunların değerlendirilmesi kapsamında oluşturulan çalışma grubunda, 'Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar' bölümüyle ilgili sorunlar ve öneriler ele alınmıştır.
Haberlerde iddia edildiği gibi, evlilik yaşının indirilmesi ya da herhangi bir kişi ve olayla ilgili düzenleme yapılması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.
Bakanlığımızda bu konuyla ilgili hazırlanmış herhangi bir kanun tasarısı taslağı da bulunmamaktadır.''
Namelessonegs
17-10-08, 21:55
Tüh Tüh Vakit Gazetesi Yazarı Sapık morugu kim kurtarıcak simdi?
Kriz kapıdan girdi, kredi faizleri arttı vadeler düştü, mevduat topluyor bankalar ama kredi vermiyorlar, piyasada para dönmüyor, reel sektör iyice dara düşecek...
kriz falan yok kim kriz var derse fircayi yiyor hukumetin bazi uyelerinden bugun de bankacilar siradaydi
Tüh Tüh Vakit Gazetesi Yazarı Sapık morugu kim kurtarıcak simdi?
tam sapik morukmus kotu yakalanmis
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=162382
M.Yasin Cakmak
24-10-08, 01:34
tam sapik morukmus kotu yakalanmis
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=162382
Ehehhe :)
Serkan1905
24-10-08, 22:19
Simdi sirf iki cümle adami direk yargilamak istemem. Kim bilir hangi anlamda söyledi bu cümleleri. Kim bilir hangi cümleleri kullandi önünde veya arkasinda. Ama yine de, direk Oha yani. Biraz da dikkatli olmak gerek söylediklerinle.
rtuk gorecekmi bakim :D
http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2008/10/24/fft16_mf122555.Jpeg
Mehmet Ali Erbil'in programını izleyenler şoke oldu. Ekan başındakiler ve stüdyoda bulunanlar yerin dibine geçti.
FOX'ta canlı yayınlanan Çarkıfelek yarışmasından utandıran anlar. Sokakta ağza alınmayacak küfürlü kelimeler yarışmacının ağzından dökülüverdi.
Rezalete imza atan olay adam Mehmet Ali Erbil değil, erkek yarışmacıydı. Ancak Erbil, bu utanca çanak tuttu. Sabah'tan Yüksel Aytuğ bu skandalı köşesine taşıdı.
Çarkıfelek'te finale kalan erkek yarışmacıya Erbil hangi harfleri istediğini sordu. Yarışmacı da S, K, M ve E harflerini istedi.
Muzip yarışmacı Erbil, bu harflerin tümünü söylemesini istedi. Adam sesli harfleri de koyarak, o bildik küfürlü kelimeyi söyleyiverdi...
Yarışmacının inanılmaz sözü duyulduğu anda salon karıştı. Konuklar ve orada bulunanlar çığlık attı. Erbil ne yapacağını şaşırdı. Daha sonra durumu toparmalaya çalıştı.
Erbil, "RTÜK'ten önce senin cezanı ben vereyim" diyerek, olayı espriyle geçiştirdi
ve beklenen son standart alisilmis sloganlarimizla:
turkiye seninle gurur duyuyor
hepimiz huseyiniz hepimiz uzmeziz
ne gerekce ama bunu da tecavuz ederken nasil becerdiyse
.son 17 sayfalık raporda çocuğun "Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı" belirtildi..
Hüseyin Üzmez tahliye oldu
Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde 14 yaşındaki B.Ç.’ye cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez'in (76) tahliyesine karar verildi.
İlk duruşmada mahkeme, küçük kızın yaşanan olaydan ne kadar etkilendiğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na başvurdu. Adli Tıp’ta yapılan muayene sonuçlarıyla ilgili düzenlenen 17 sayfalık raporda çocuğun "Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı" belirtildi.
TAHLİYE EDİLDİ
Bugünkü duruşmada Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Hüseyin Üzmez, yargılandığı Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün ikinci duruşmaya çıktı. Cinsel istismara uğradığı ileri sürülen B.Ç.'nin ‘beden ve ruh sağlığının bozulmadığı’ yönündeki Adli Tıp raporu, Hüseyin Üzmez için tahliye kararı verilmesinde etkili oldu. Bu raporu dikkate alan mahkeme, 26 Nisan 2008 tarihinden bu yana Bursa E Tipi Cezaevi'nde yatan Hüseyin Üzmez'in, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.
M.Yasin Cakmak
28-10-08, 18:31
Bi tarafi kipirdamayan adamin tecavuzu beden sagligini bozmaz tabi de ruh sagligi nasil bozulmadi anlayamadim? Kadini ve kizini tehdit ettiler sanirim cunku sikayetlerini geri almislar.
maci kalbinle yasayip sorun olanlar icin bir cozum
Yapay kalp 2011'de hazır
A.A.
http://www.hurriyet.com.tr/_np/5751/6715751.jpg
Dünyada organ bağışındaki sıkıntıyı gidermek amacıyla tasarlanan yapay kalbin 2011'de klinik deneyler için hazır olacağı açıklandı.
Tamamen yapay olan prototipi hazırlayan Avrupalı araştırmacılar, kalbin klinik deneylerine 2011'de başlayacaklarını bildirdi.
Yapay kalbin üretimi, kalp nakil uzmanı Alain Carpentier, Truffle şirketi ve Fransız yeni buluşlar ajansının desteğinde biyomedikal Carmat firması tarafından Paris yakınında bir yerde yapılacak.
Bilim adamı Carpentier, AFP ajansına yaptığı açıklamada, "artık araştırma safhasından klinik uygulamalara geçtiklerini ve 15 yıllık çalışmadan sonra yapay kalbin insanların kullanımına hazırlanması için üretimine başlayacaklarını" söyledi.
Kimyasal işlem görmüş hayvan dokularından yapılan yapay kalpte, Carpentier tarafından geliştirilen ve hali hazırda dünyada kullanılan kalp kapakçıları protezine benzer bir teknoloji kullanılıyor.
Carpentier, yapay kalpte kullanılan hayvan dokularının, hastanın bağışıklık sisteminin bu organı reddetmesini engelleyecek şekilde tasarlandığını belirtti.
Yapay kalbin şimdiye kadar hem hayvanlarda hem de dijital simülasyon yoluyla denendiğini kaydeden Carpentier, denemeler sırasında komplikasyon olmadığına dikkat çekti.
Gerçek bir kalp görüntüsüne sahip yapay kalbin, dünyada her yıl ihtiyaç duyulan 20 bin kalp bağışçısı sıkıntısına çare bulması ümit ediliyor.
nerden icap etmisse bu
Küçük göğüslü sürücülere yasak
http://www.hurriyet.com.tr/_np/0295/6720295.jpg
Büyük göğüse kısıtlama yok ama Sağlık Bakanlığı küçük göğüslü sürücülere yasak getirmek istiyor. Küçük göğüslü sürücülere trafiğe çıkma yasağını öngören Sağlık Bakanlığı'nın önerisi gündemde.
Vietnam'da Sağlık Bakanlığı, yakın zamanda ister kadın, ister erkek olsun, göğüs ölçüsü, 72 santimetreden küçük olanların ve hatta çok kısa ya da çok zayıf olanların motosiklet kullanmasının yasaklanmasını önerdi.
Bu öneri, Sağlık Bakanlığı'nın, "Vietnam'ın sürücülerinin sağlıklı olmasının sağlanması" amacıyla belirlenen yeni kriterlerin bir bölümünü oluşturuyor.
Sağlık Bakanlığı'nın bu hafta basına yansıyan bu planı, fiziksel olarak "ufak tefek" olan Vietnam halkı tarafından "komik" bulundu.
BAKANLIĞIN NEDEN GÖĞÜS ÖLCÜSÜNÜ KRİTER ALDIĞI BİLİNMİYOR
Bakanlığın, göğüs ölçüsünü neye göre belirlediği ya da "ufak" kişilerin kötü sürücüler olduğunu kanısına nereden vardığı ise bilinmiyor.
http://www.hurriyet.com.tr/_np/0197/6720197.jpg
SİNÜZİTİ VE BÜYÜK KARACİĞERİ OLANLAR DA MOTOSİKLER KULLANAMAYACAK
Hükümetin onay vermesi halinde yasalaşacak bu teklifte ayrıca, sinüziti ya da büyük karaciğeri olanların motosiklet kullanması yasaklanıyor.
Vietnam'ın 20 milyon motosiklet sürücüsünü etkileyecek bu teklif, araç ya da kamyon sürücülerini kapsamıyor.
son 17 sayfalık raporda çocuğun "Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı" belirtildi..
Cok normal
Bu ulkede "kot" giymis bir kiza tecavuz eden kisinin beraatine su nedenle karar veriliyorsa;
"Kot bedenden cok zor cikarmis tecavuz degilmis kizinda ricasi varmis"
Daha cok yol almamiz lazim
Olay sirf Dinci yazar diye Huseyin Uzmez'e yikiliyor
Ya peki digerleri?
Ya Konsvertuar mezunu Laik entel kaskli sapigimiz;
Tecavuzun sapikligin dini falan olmaz
Sirf bel altindan vurmak icin Uzmez kurban seciliyorsa;
Daha cok yol almamiz lazim
Sirf kisilere gore adalet mekanizmamiz isliyorsa;
Sirf kamu halk vicdani o kisinin mensubu oldugu parti takim her ne b.k ise ona gore affedip ona gore yargiliyorsa;
Daha cok yol almamiz lazim
Cinsel sapkinligi olan kisiyi halen asmaktan kesmekten bahsediyorsak;
Cinsel sapkinligi olan kisinin hapiste curumesini onu hayata kazandirmaya tercih ediyorsak;
Daha cok yol almamiz lazim
Ceza kanunumuz
Insanlarimizin ustun cahilligi
Hakimlerin kendisini herseyin ustunde goren kaba tavirlari ve kitaba kagida yazilana gore karar vererek insani vicdaninin kararlarini hic etkilememesi
ile;
Daha cok Uzmezler Kaskli sapiklar cikar bu ulkeden bu dunyadan
Insan sevgisi olmadigi surece
Insanlari paraya tercih edip, olume degersizlige sevgisizlige terk ettiginiz surece
Borsaninin Paraninin Krizin;
Sizin urettigininiz bir kagit parcasinin sizi yonetmesine izin verdiginiz surece
Daha cok lanet ederiz bu dunyaya bu tip olaylara
Ne diyordum;
Daha cok yol almamiz lazim
Nedense bazı şeyler üzerinden yine birşeyler kaşınıyor...
Hüseyin Üzmez dengesizin biridir...
Bu ülke için çokta önemsiz bir insandır...Ama bu önemsizliği yapılanların önemsiz olduğu anlamına gelmez...
Bu sapık dengesiz adamı koruyan kollayan ne kadar zerzevat varsa topunun Allah belasını versin...
bir turlu bulunamadi gitti su ufo lar
Yunan F-16'ları UFO aradı
http://www.hurriyet.com.tr/_np/4525/6754525.jpg
Yunanistan'ın Atika bölgesi üzerinde uçan, ne olduğu belirlenemeyen bir cismin Yunan savaş uçaklarını harekete geçirdiği bildirildi.
Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, “Yunan F-16'ları UFO'lara karşı” başlıklı haberinde, geçen yıl Ekim ayında meydana gelen olayda, Atina Elefterios Venizelos Havaalanı'na iniş yapmakta olan Yunan Olimpic Havayolları'na ait bir uçağın pilotunun, Atina ile Pire kentlerinin içinde yer aldığı Atika bölgesi üzerinde, sürekli yer değiştiren, tanımlayamadığı ışıklı bir cisim gördüğü yönündeki raporunun, Yunanistan hava savunma sistemini alarma geçirdiğini yazdı.
Işıklı cismi gördüklerine dair bilgi veren sivil havacılık teşkilatı ile hava kuvvetleri çalışanı 4 ila 5 kişinin de pilotun raporunu doğruladıklarını belirten gazete, söz konusu cismin, radarda görülmediğine dikkati çekti.
Pilotun, Atina Havaalanı'na saat 03.27'deki inişi sonrasında verdiği raporda, “Atika'nın Avlona yerleşim birimi üzerinde uçarken, devamlı yer değiştiren ışıklı bir cismin uçağı takip ettiğini ve bunun havalanına varıncaya kadar sürdüğünü” kaydettiğini yazan gazete, cismin havaalanı kontrol kulesi çalışanları tarafından da görüldüğünü bildirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın (GEA) saat 04.20'de konu hakkında bilgi sahibi olduğunu, saat 06.00 sularında ise Atina yakınlarındaki Parnitha Dağı'nda bulunan radar üssünün üst düzey yetkilisinin, yıldız gibi ışıklı ve büyük cismin gökyüzünde görüldüğü, hatta net olmasa da kamerayla görüntülendiği yolunda bilgi verdiğini yazan gazete, bu gelişmeler sonrasında saat 06.23'de, iki F-16 tipi savaş uçağının, Nea Anhialos üssünden havalandığını kaydetti.
F-16'ların devriye uçuşlarının saat 07.41'de sona erdiğini belirten gazete, pilotların söz konusu cisme dair iz bulamadıklarını da belirttiği haberinde, Yunanistan Meteoroloji Dairesi yetkililerinin konuyla ilgili değerlendirmelerinde, cismin UFO değil de Venüs gezegeni olabileceğini söylediklerini bildirdi.
Allahtan kimsenin ruh ve beden sagligina bir sey olmadan yakalandilar
Böylesi ilk kez oluyor
http://www.hurriyet.com.tr/_np/4742/6754742.jpg
İstanbul'da yapılan operasyonda 3,5 milyon YTL ele geçirildi. Şebekenin bastığı paraları gerçeğinden ayırt etmek ise normal bir vatandaş için imkansız. Sahte paralar ancak uzmanlar gerçeğinden ayırt edebiliyor.
Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, piyasaya sahte para sürdüğü tespit edilen bir şebekenin mensuplarını yakalamak ve suç unsurları elde etmek için Bahçelievler, Bakırköy, Eyüp, Eminönü ve Fatih'teki 9 ayrı adrese, eş zamanlı yapılan operasyonda 7 kişi yakalandı.
Bu kişilerden, tabaka halinde olan 870 bin avro tutarında basımı tamamlanmış, ancak kesimi yapılmamış sahte 100'lük avro, 500 bin YTL'lik piyasaya sürülmeye hazır sahte 50 YTL, 150 bin YTL'lik ön yüzü basılmış, arka yüzü boş sahte 100 YTL, Atatürk gizli portresi ve filigran basılmış 1 milyon 500 bin YTL tutarında para kağıdı, 5 adet sahte 100 YTL ile sahte paranın emniyet şeridinin yapımına yarayan folya şeritler ile yine sahtecilikte kullanılan serigraf kalıpları, kağıt kesme makinesi, tarayıcı, klişe, ısıtma makinesi, rakle, çok amaçlı yazıcı ile bir adet bilgisayar kasası ve seyyar hard diskler elde edildi.
Emniyet yetkilileri, ele geçirilen sahte paraların 3,5 milyon YTL değerinde olduğunu belirterek, söz konusu şebekenin imal ettiği paraların serilerinin İstanbul dışındaki Türkiye'nin 33 ilinde ele geçirildiğini bildirdi.
Yetkililer, İstanbul dışındaki illerde yaşanan 117 olay kapsamında, söz konusu şebekenin imal ederek piyasaya sürdüğü 30 bin YTL'nin de elde edildiğini belirtti.
KURBAN BAYRAMI İÇİN HAZIRLAMIŞLAR
Bu kişilerin matbaalarında sahte para üretirken suç üstü yakalandıklarını anlatan yetkililer, şebekenin, çeşitli kişilerden aldıkları sipariş üzerine imalat yaptıklarını ve ele geçirilen sahte YTL'leri Kurban Bayramı öncesinde piyasaya sürmeyi planladıklarını ifade etti.
Sahte paralara ilişkin uzmanlarca hazırlanan raporda, “Söz konusu paraların sahte olduğunun sadece uzman kişilerce fark edileceğinin ve normal bir vatandaşın bu paraları gerçeğinden ayırt etmesine imkan olmadığının” vurgulandığı bildirildi.
Ele geçirilen sahte avroların ise yurt dışına çıkarılmasının planlandığı tespit edildi.
Gözaltına alınan, M.O, M.L, Y.O, S.K, G.İ, Z.İ ve M.K, emniyetteki işlemleri sonrası Eyüp Adliyesi'ne sevk edildi.
M.Yasin Cakmak
05-11-08, 06:06
Barack Obama Amerikan baskani oldu. Dunya icin buyuk bir adim, umarim hayirli olur.
Mert Baydur
05-11-08, 07:48
büyük bir başarı Obama'nınki. ABD halkına Bush'tan kurtuldukları için tebrikler diyorum!
Tarihi bir olayın canlı tanıklarıyız adeta.. Bundan 100'lerce yıl sonrada bu günün tarihinden bahsedilecek "ABD'nin ilk zenci başkanının seçildiği gün" diyerekten.. Vaadleri ve konuşmaları umut verici, umarım gerçekten barış yanlısı bir insandır..
rybczynski
05-11-08, 17:21
Obama geldi, dertler bitti... Amerika değişecek... ha ha ha ha
Cumhuriyetçi Bush gider demokrat Obama gelir, Amerikanın dünyaya yansıyan görüntüsü üzerine sadece biraz makyaj yapılmış olur olay bu. Koskoca Amerikanın diğer devletlerle olan ilişkilerini, güç dengelerini ve ayak oyunlarını bugune kadar son derece detaylı bir plan ve program dahilinde idare edenler (örgütler, istihbarat teşkilatları veya adı her neyse) yine Amerikayı yönetmeye devam edecekler.
Cumhuriyetçi Bush'un gidişini ve Demokrat Obama'nın geliş senaryosunu bir kez daha hatırlayalım.
Petrol lazımdı amerikaya bunun içinde savaş... Bu plan çerçevesinde cumhuriyetçi Bush bu ortadoğu operasyonu için biçilmiş kaftandı... ve plan devreye kondu.
Önce hayatlarının büyük kısmı dağlarda geçmiş ve 3 aylık uçuş kursu alan 2 terörist, koskoca yolcu uçaklarını bilgisayar oyunu oynar gibi ikiz kulelere gömdü... amaç, amerikan halkı ve dünya için teröre karşı büyük öfke patlaması yaratıp , el kaide ve arkasından ırak'a açılacak savaşta dünyadan ve halkından gelecek tepkiyi en az seviyeye çekmekti. Bizim 30 senedir cebelleştiğimiz ve yoketmek için uğruna yüzlerce şehit verdiğimiz pkkya karşı dünyadan toplayamadığımız tepkiyi, onlar 1günde el kaideye şahşalı bir gösteriş eşliğinde topladılar.
Önce kendileri kurup, besledikleri el kaideye saldırdılar, tabiki bin ladin'i ele geçiremeden afganistan operasyonu sona erdi, arası soğumadan ırak'taki nükleer füzeler ve başlıklar üretildiği, bunların dünya barışını tehdit ettiği ve ırak halkının Saddam Hüseyin'in kurduğu düzenden mutsuz olduğu bahaneleri sıralandı. Barış ve demokrasi getiricez nidalarıyla Irak'a saldırıldı.
Savaş bitti... Amerika buradaki petrolün kontrolünü ele geçirdi... Bu savaşın maliyeti 2trilyon doları buldu. Bush ve cumhuriyetçilerin misyonu tamamlandı...
Peki bu 2 trilyon doların karşılığı nerde? Dünyayı kasıp kavuran ve 100 yılın krizi denen bu kriz amerikanın iradesi dışındamı gelişti?
Şimdi biraz düşünelim ve yazılan yeni senaryoyu daha iyi kavrayalım...
Harcanan 2 trilyon dolar amerikada likiditenin azalmasına ve durgunluğa buda amerikan devletinin doğan para ihtiyacı ve dolayısıyla faizleri yükseltmesine sebep olmuştur.Bu hamle Uzun vadeli konut kredisi(mortgage) dağıtan bankaların ve finansal kuruluşların sonu oldu... Dağıttıkları krediler karşılığında ipotek yoluyla aldıkları konutların değerleri yarıya düşüncede, zararlarının karşılıyamadılar.
Aldıkları bu ipoteklerle yatırım fonları kuran bu banka ve finansal kuruluşlar, geri ödemede sıkıntı yaşayınca, bu fonlarda yatırım yapan kişiler paralarını geri çektiler ve 1 yılda 13 banka ve finansal kuruluş iflas etti( 1.3 trilyon dolar).
Geriye 700milyar dolar kalmıştı... Bu büyüklükteki dev bankalardan biride lehmann brothers'dı...bu senaryonun gerçek olduğunun en net göstergesi, zor durumda olan bu büyük bankaya sebepsiz yere fed ve amerikan hazinesinin desteğini kesmesi kaderine terketmesiydi!!! Benzer durumdaki diğer bankalar kurtarıldı. Ve Lehmann Brothers 680milyar dolarlık zararla iflasını açıkladı buda toplamda 2 trilyon dolar eder!!!
Rakamlar yerlerini buldu... şimdi sırada Obama ve 2.plan var, buda 1.5 trilyon doların üstünde dolar rezervine sahip çin ve dünyada dolaşım halinde bulunan diğer dolarları faizleri yükseltip amerikaya çağırmak. Bunun için sadece fed'in faiz arttırımına gitmesi yeterli değil... Çinle sıcak ilişkiler kurulması ve Çin'in bu para çıkışına izin vermesi gerekli... bu ilişkilerin kurulması için Obama, tam isabet...
Obama'nın başkan olması sadece İran'a yapılması muhtemel bir operasyonu 1 yada 2 dönem daha geciktirir buda amerikan ekonomisi için yeni bir savaşa hazırlık ve güç toplama dönemi olucaktır. Obama'dan sonra yine bir cumhuriyetçi gelir ve Amerika İran'a saldırır... daha sonra güneyde ırak ve iran'ı ele geçirmiş olan amerika yeni komşumuz olur!!! buraların yıllar sonra bize saldırmak için kullanılacak birer üs olma ihtimali ne kadar uzak?!! Ermeniler ve Kürtlerin yıllarca amerika tarafından hoş tutulmasının sebebi, Türkiye'ye ermenilerin ve kürtlerin haklarını korumak için giriyoruz bahanesini oluşturmak için olmasın?!! Büyük ortadoğu projesi adım adım gerçekleşiyor... Bu kriz ve yeni afilli başkan Obama'da bu projenin birer parçalarıdır... Esas önemli olan bu gizli projeleri planlayan ve devreye sokanların yok olmasıdır buda imkansız....
Ugraslarimizin karsiligini Ohio da aldigimiz ve Obamayi baskan olarak gordugum icin dun en guzel gunlerden biri idi benim icin, 8 yillik savaci ,rusvetci , irkci hatta fasist bir anlayisin gittigini gormek Amerkada simdiye kadar gorulmemis secinv gosterilerine yol acti
Eurovision'da Türkiye'yi Hadise temsil edecek
Bugün TRT ile sözleşme imzalayacak.
http://www.haberturk.com/2008/11/06/kuturesim/hadiseekuccuk.jpg
Türkiye'yi 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edecek olan Hadise, yarın düzenlenecek törenle TRT ile sözleşme imzalayacak.
TRT'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nın tanıtımı, yarın TRT Oran Kampusunda yapılacak. Törende TRT ile Hadise arasında sözleşme imzalanacak.
54. Eurovision Şarkı Yarışması, Moskova'da gerçekleştirilecek.
AA
ABD seçimi bıraktı bunu konuşuyor
http://www.hurriyet.com.tr/_np/6855/6766855.jpg
ABD seçimi bıraktı CNN televizyonunun üç boyutlu "hologramını" konuşuyor.
İŞTE ABD'NİN KONUŞTUĞU GÖRÜNTÜ/VİDEO (http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=2862)
Uzay Yolu, Star Wars, hatta Cem Yılmaz’ın G.O.R.A.’sı…
Bilimkurgu filmlerinin vazgeçilmezi;
İletişimin görüntülü yapılması;
Daha da ilerisi;
Farklı yerlerdeki kişilerin, birbirlerinin görüntülerini üç boyutlu olarak görmeleri üzerine kurulu.
ABD’deki son seçimlerde, “uzay yolu”nun bu efsanesi de gerçek oldu.
CNN televizyonu seçimleri izlerken, muhabiriyle ilk kez canlı, üç boyutlu insan hologramı kullanarak iletişim kurdu.
Chicago’daki muhabirin, CNN’nin New York stüdyolarındaki anchor’ın karşısına, canlı ve “üç boyutlu” olarak taşınması, Obama’nın seçim kazanmasının ardından, ABD’de en çok konuşulan konu oldu.
“Üç boyutlu ve canlı olarak” bağlantı yapılan ilk muhabir, CNN’den Jessica Yellin oldu. Seçim akşamı, Chicago’da Barrack Obama’yı izleyen Yellin, daha sonuçlar açıklanmadan önce, CNN’nin New York’taki stüdyolarına bağlandı.
Bağlantı, CNN’nin New York’taki anchor’u Wolf Blitzer’in, “Chicago’ya bağlanıyoruz”sözleri ile başladı. Ve bir anda, New York’taki stüdyoda, Blitzer’in karşısında, Yellin’in üç boyutlu görüntüsü belirdi.
Kendisinin üç boyutlu canlı bağlantı yapan ilk gazeteci olduğunu anlatan Yellin, bunun tekniği hakkında da izleyicilere bilgi verdi.
Chicago’da, Obama’nın bulunduğu binanın hemen yakınındaki bir çadırda bulunduğunu söyleyen Yellin, çadırda CNN teknik ekibinin 35 yüksek çözünürlüklü kamerayı daire şeklinde dizdiklerini, kendisinin de bu dairenin ortasında durduğunu anlattı. Görüntüsünün bu kameraların tümü tarafından çekilerek, New York’taki stüdyoya canlı olarak aktarıldığını kaydeden Yellin, böylece New York’ta, Anchor Blitzer’in karşısında, gerçek boyutlarıyla ile, ancak görüntü olarak yer aldığını söyledi.
PRENSES LEİA, CNN STÜDYOSUNDA…
Yapılan bu ilk üç boyutlu iletişim, ABD’de de seçimlerden sonra, Obama’nın başkanlığının ardından en çok konuşulan konu haline geldi.
Hemen hemen tüm radyo yayınlarında, yerel gazetelerde, internet haberlerinde, CNN’nin canlı hologram yayını haber haline geldi. Hatta, “star wars gerçek oldu” yorumlarıyla birlikte, CNN muhabiri Yellin de adeta, Star wars filmi karakteri prenses Leia ile özdeşleştirildi.
Ameliyat masasında elektrik çarptı
http://www.hurriyet.com.tr/_np/6774/6776774.jpg
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde fıtık ameliyatı sırasında kanamayı durdurmakta kullanılan penseye benzer elektrikle çalışan koter kısa devre yapınca hastayı elektrik çarptı. Bacağı yanan ve kalbi duran 24 yaşındaki Gürcan Polat adlı kadın kalp masajıyla yaşama döndürüldü.
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bel fıtığı şikayetiyle başvuran Gürcan Polat, Beyin Cerrahi Uzmanı tarafından ameliyat edilirken koter (kanamaları durdurmada kullanılan elektrikli cihaz) kısa devre yaptı. Bu sırada ameliyat masasındaki Gürcan Polat'ın kalbi durdu, bacağı yandı ve ameliyat örtüleri tutuştu.
Gürcan Polat, kalp masajıyla yaşama döndürülürken ameliyathanede panik oldu. Yoğun bakıma alınan Gürcan Polat, 1 gün süreyle yoğun bakım servisinde tutulduktan sonra dün akşam saatlerinde servise alındı. Hastane yönetimi doktor konuyla ilgili konuşmaktan kaçınırken Sağlık Müdürü Hasan Bektaş soruşturma başlatılacağını söyledi.
Sağlık Müdürü Bektaş, olayın üzücü olduğunu kendilerinin yapacağı soruşturma sonucu gerekirse sorumlular hakkında yasal işlem başlatılacağını bildirdi. Elektrik kaçağının koterin kalitesizliğinden veya çok kullanımdan kaynaklanabileceği anlatan Bektaş şunları söyledi:
“Sanırım koterde teknik arıza olmuş. Yapıştığı 8-9 santim bölümde yanıklık oluştu. Elektrik verilince ritm bozukluğu oldu. Bu yüzden hasta 24 saat süreyle yoğun bakım servisine alındı. Hastanın durumu şu anda iyi. Doktor değil teknik bir hata. Zaten vatandaş şikayetçi. Olay soruşturulacak. Aynı zamanda savcılığı da ilgilendiren bir konu. Çünkü yanıklar oluştu. Koterlere el kolduk. Teknik olarak inceliyoruz.”
Şanssızlık dicem ama bakımı yapılmazmı bu tarz aletlerin???
Namelessonegs
09-11-08, 23:40
Bu tip ameliyat aletlerinin belirli donemlerde kalibrasyonları yapılmalı ve zorunludur..İhmal vardır sanıyorsam..
Beyin kanamalarının sırrını Türk doktor çözdü
http://www.hurriyet.com.tr/_np/1897/6791897.jpg
Ölüm ve felçlere yol açan beyin damarlarındaki anevrizmaya yol açan 3 gen bulundu. Böylece anevrizma riskinin kan testiyle saptanabilmesinin ve yeni tedavilerin önü açıldı. Beyin kanamalarının sırrını çözmede dev bir adım kabul edilen bu araştırma, 15 yıl sürdü. Araştırmanın liderliğini Yale Üniversitesi Beyin Cerrahisi Damar Hastalıkları (Nörovasküler) Bilim Dalı Başkanı ve Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof Dr. Murat Günel yaptı. Prof. Dr. Günel’in, Dr. Richard Lifton ile yaptığı araştırma, genetik alanında dünyanın en saygın tıp dergilerinden Nature Genetics’de yayınlandı.
ANEVRİZMALAR, beyin damarlarında oluşan baloncuk şeklindeki şişlikler olarak tanımlanıyor. Belli bir büyüklüğe gelince patlayıp beyin kanamasına ve felce yol açıyor. Dünya çapında her sene yaklaşık 500 bin kişinin beyin damarları bu nedenle kanıyor. Anevrizma oluşumunda hem çevresel hem de genetik nedenlerin rol oynadığı biliniyor. Özellikle sigara içmek ve yüksek tansiyon, en önemli risk faktörleri. Anevrizma ayrıca kadınlarda daha sık görülüyor. Ancak, yıllarca sürdürülen araştırmalara rağmen anevrizmaya neden olan genetik nedenler bu çalışma sonuçlanana kadar bilinmiyordu.
Anevrizmaların sırrını çözmek için başlatılan 5 milyon dolar bütçeli araştırmada, Finlandiya, Hollanda ve Japonya’dan toplanan 10 binin üzerinde kan örneğin ele alındı, bunlardan elde edilen genetik materyel (DNA) kullanıldı. Bunların 2 bin 200’ü anevrizma hastalarından, 8 bini de sağlıklı, anevrizması olmayan insanlardan toplandı. Anevrizmaya bağlı beyin kanamalarının en sık görüldüğü ülkelerden Finlandiya ve Japonya özellikle araştırmaya dahil edildi. İlk olarak Avrupalı hastaların DNA’larındaki 300 bin değişik bölgeye bakıldı. Sonuçta 4 bölgedeki değişikliklerin anevrizma riskini arttırdığı belirlendi. Bu 4 bölgeden 3’ünün Japon hastalarda da risk faktörü olduğu ortaya çıktı. Böylece dünyanın çok değişik toplumlarını etkileyen 3 gen bölgesi bulunmuş oldu. Araştırma, dünyanın çeşitli bölgelerinde sürdürüldü. Merkezi, Prof. Dr. Murat Günel’in bulunduğu Yale Üniversitesi’ydi. Ekipte üç Türk doktor daha var: Dr. Kaya Bilgüvar, Dr. Yaşar Bayrı ve Dr. Zülfikar Arlıer.
Genler, kan testi ile bulunabilecek
Anevrizma genlerinin bulunması sayesinde beyin kanamalarının sırrı çözülmeye başlandı. Bulunan her üç genin de damarlardaki bozukluğu tamir eden kök hücreleri etkilediği belirlendi. Bu genlerdeki bozukluklar, beyin damarlarının sertleşerek erken yaşlarda bile yaşlanmalarına yol açıyor. Erken yaşlanmaya bağlı olarak anevrizmalar ortaya çıkıyor. Zamanla patlayarak beyin kanamalarına ve felçlere sebep oluyor. Bundan sonra ilk adım olarak, anevrizma riski yüksek hastalar, bir kan testi ile belirlenebilecek. Bu genler sayesinde hastalığın biyolojisi anlaşılabilecek ve yeni tedaviler geliştirilebilecek.
Prof. Dr. Günel yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Bu araştırma sayesinde basit bir kan testiyle beyin kanaması olmadan, anevrizma oluşma riski yüksek olan hastalar tespit edilebilecek. Anevrizma riski açısından önemli olduğu belirlenen 3 genden 1’indeki bozukluklar hastalık riskini yaklaşık 1.5 kat artırıyor. Eğer bir kişide 3 genin 3’ü de bozuksa anevrizma, dolayısıyla felç riski yaklaşık 3 katına çıkıyor. Riski yüksek olan kişiler belirlenince, radyolojik tetkiklerle (MR anjiyo, KT anjiyo) takip edilebilecek ve anevrizma oluşumu belirlenebilirse, anevrizma patlamadan cerrahi veya damar içi yöntemler kullanılarak tedavi edilebilecek. Bu testlerin en geç iki sene içinde genel kullanıma girmesi bekleniyor."
'Arkadaşlarımın açığını kapata kapata bu hale geldim'
http://www.haberturk.com/2008/11/15/kuturesim/ptt272bink.jpg
Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da PTTnin baş veznedarı 272 bin YTL parayla ortadan kayboldu. Emniyet'in soruşturmasına göre paranın son 3 ayda peyderpey çekildiği bildirildi. Polis, 25 yılık PTT baş veznedarı Bilal Ç.'yi (43) arıyor.
Edinilen bilgiye göre, 3 çocuk babası Antakya merkez PTT baş veznedarı Bilal Ç., 2 gün önce akşam mesaisinden sonra bir daha iş yerine gelmedi. Sabah mesai arkadaşları iş yerine geldiğinde Bilal Ç.'nin masasında, "Ben arkadaşlarımın açığını kapata kapata bu hale geldim. Tüm arkadaşlarımdan özür diliyorum. Ahirette görüşürüz." notu ile postanenin verdiği kimliği ve zimmetli tabancasını buldu.
Ç.'nin esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolması kafaları karıştırdı. Polis şimdi her yerde Bilal Ç.'yi arıyor.
Yaşanan olayın üzerine Antakya PTT merkez şubesine müfettişler görevlendirildi. Yapılan müfettiş soruşturmasında PTT hesaplarında olması gereken 272 bin YTL'nin hesaplarda gözükmediği ortaya çıktı. Ayrıca müfettişlerin soruşturmasında veznede 400 bin YTL'nin haricinde 3 bin YTL civarında sahte paranın bulunduğu bildirildi.
Veznedarın eşi Fatma Ç., eşinin incelenen hesaplardan çekilen paranın zimmetine geçirdiğine ihtimal dahi vermiyor. Eşinin bir an önce ortaya çıkıp olayı anlatmasını isteyen Fatma Ç., iki gündür gözyaşlarını tutamıyor. Hiçbir yere borçlarının olmadığını dile getiren Fatma Ç., "Eşim ortaya çıkarsa bu parayı kimlerin zimmetine geçirdiği de ortaya çıkar. Eşimin bir an önce bulunmasını ya da ortaya çıkmasını istiyorum." dedi.
Baş veznedar Bilal Ç.'nin bacanağı Muhanmed Urhan ise, Emniyet'te yaptıkları görüşmede kendilerine 272 bin YTL'nin 1 gün içinde hesaplardan çekilmediğini ;yaklaşık son 3 ay içerisinde peyderpey çekildiğini ilettiklerini aktardı.
Emniyet'in soruşturmasındaki bilgilere göre bacanağının suçsuz olduğunu dile getiren Urhan, "PTT vezneleri her akşam sayım yapıldıktan sonra kapanır. Son 3 ay içinde belirli aralıklarla bu paraların hesaplardan çekilmesi düşündürücü. Bacanağımın masaya bıraktığı notta 'Ben arkadaşlarımın açığını kapata kapata bu hale geldim' demesi de bu anlamda onun suçsuz olduğunu gösteriyor. Ancak her şeye rağmen bacanağım ortaya çıktığında gerçekler de gün yüzüne çıkacaktır." ifadelerini kulandı.
Cihan
Bizim medya nasıl atladı !!! bilmiyorum da çalıştığım banka 1400 kişiyi işten çıkardı, hem de ülkenin en karlı bankası...
Bizim medya nasıl atladı !!! bilmiyorum da çalıştığım banka 1400 kişiyi işten çıkardı, hem de ülkenin en karlı bankası
kapanan tekstil firmalari vardi bu hafta banka haberleri yoktu
Türkiye’nin ilk elyaf üreticisi Sönmez Filament’in üretim faaliyetlerine tümüyle durdurmasının ardından bir kötü haber de Denizli'nin ilk fabrikası Denteks Tekstil'den geldi.
Valla duyulmasını istemiyor bizim üst yönetim, medya da reklam gelirlerini düşünüyor sanırım, belki yarın duyulur, ki ocak ayına kadar bir 1400 kişi daha çıkarılacak bankadan deniyor, sanırım diğerleri de başalr yakında....
kapanan tekstil firmalari vardi bu hafta banka haberleri yoktu
Sönmez filamentin kapanışını başka şeylerle karıştırmayın. Holdingin eski şirketlerinin kurucusu olan AOS (ali osman sönmez) in bir çapkınlığı nedeniyle şirkete mahkeme kararıyla yeni ortak gelince :D, aslında yapılan herşeyde babası gibi payı olan oğul CS, babasının kurduğu şirketlerden kendi kurduğu ve babasının hissedar olmadığı şirketlere alttan kaynak aktararak batma noktasına bilerek getirdi. Yokssa ne batacak koskoca filament... Bunun gibi 50 tane kriz gördü... Elemanın derdi, artık dibe vuran şirketi tasfiye edip, kardeşşine(!) de biraz para vererek kapatmak ve şirket fabrikalarının arazilerine toplu konut ve otel yapmak.
Haa kriz var o ayrı, ama filament işi uçkur işi kriz değil. Kapanacağı 3-4 yıl önceden , üvey kardeş davayı kazandığında konuşuluyordu.
Bizim medya nasıl atladı !!! bilmiyorum da çalıştığım banka 1400 kişiyi işten çıkardı, hem de ülkenin en karlı bankası...
lan nereye ülkenin en karlı bankası :)
Basbaya... :)
Tek rakibimiz iş bankası ehhe... :)
Şaka maka 1400 kişi ne demek ya...
Basbaya...
Tek rakibimiz iş bankası ehhe...
Şaka maka 1400 kişi ne demek ya...
Garanti Bankası Makedonya bankası mı oğlum:)
Devre dışı bırakmışsın 2 dakkada:)
Hayal dünyasında yaşıyorsunuz :)
Çalıitığım yer diye reklamını yapmak istemiyorum.
En karlı biziz :)
Olm başbakanın damada bir kredi vermeniz gerekir gider o karlar... :)
Necip Garanti Generel Electrics ortaklığından dolayı sıkıntıda...
Biz de yok öyle kredi, o Halk :)
Sizde de olur., hele bir istanbula taşınsın genel merkez daha neler olur...
Halkbank değil Vakıfbank'tı olm...
2 hafta sonra 1000 kişi daha çıkarılacakmış bizde yuh yav...
Halk da şeye verdi ya Atv'yi alanlara, Çalık grubuna.
Çok harbi yav.
Biz de habire elaman alıyoruz :)
Ama durmadan da emekli olanlar var, normal.
En güzeli devlet zaten şu mba askerlik falan bitse de atsak kapağı bir devlet kurumuna...
Bir akşam da işinde no luyorsun ne acı bir durum...
Eğitimden aynı dönem işe girdiğim bir arkadaşım da çıkarılmış şimdi öğrendim...
:(
Türkiye'nin işsiz adama ihtiyacı vardı zaten, o yüzden iyi oldu bu deste deste işten çıkarmalar!
Medya sektöründe de durum felaket...Akşam grubu resmen kıyma makinesinden geçirdi çalışanları...Şimdi de şerefsiz doğan grubu toplu işten çıkarma hazırlıklarına başlamış...
Ondan sonra da tv karşısına çıkıp nasıl "kriz bizi etkilemedi" diyebiliyorlar ben ona şaşıyorum...Kim yiyor acaba bunların söylediklerini?
En güzeli devlet zaten şu mba askerlik falan bitse de atsak kapağı bir devlet kurumuna...
En güzeli işlek bir yerde büfe açıcan baba...
ulan bunu hayal etmeyen turk gencı varmıdır be :)
http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_325768
Birçok kurumsal firmanın gittiği yol bu maalesef...
Bir süreliğine işten çıkarma ve işe alımların durdurulması...
En ufak A4 kağıdının bile tasarruf edilmesini öğütleyen firmalar var...
Durum kötüleşiyor gittikçe...
Yeni işe girenler için hayalkırıklığı olacaktır...Ancak emekliliği yaklaşanlara gerçekten yazık olmuş...
Allah herkesin yardımcısı olsun...
Bugün de 3 genel müdür yardımcısı gitti akbanktan...
JackDaniels
21-11-08, 23:13
Michael Jackson Müslüman oldu, adını da Mikail olarak değiştirdi.
50 yaşındaki süperstar, tam da bir Arap şeyhi tarafından dava edilmiş Londra Yüksek Mahkemesi'nde yargılanırken din değiştirip, Müslüman oldu.
MUSTAFA ÖNERİLDİ O MİKAİL'İ SEÇTİ
Adı verilmeyen gizli bir tanığın anlattıklarına göre, Jackson önceki gece bir imamı evine davet etti ve merasimin ardından Şahadet getirerek Müslüman oldu. İsim olarak önce Mustafa ismi önerildi ama O, hem dört büyük melekten biri olduğu için hem de ismine yakın olduğu için Mikail ismini seçti.
------------------
Vay be adam şu dünya gözüyle ne yapacağını şaşırdı... :)
Namelessonegs
15-12-08, 00:59
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=37988&k_A=haberturk
Maliki'nin şaşkın bakışları altında iki ayakkabısını da çıkarıp peş peşe Başkan'a fırlatan ve bir yandan da Bush'a ağır hakaretler yağdıran gazeteci, güvenlik güçleri tarafından hemen etkisiz hale getirilerek salondan çıkarıldı.
Eğilerek, başının hemen üzerinden geçen ayakkabılardan isabet almadan kurtulan Bush, saldırının kendisini etkilemediği belirtti ve esprili bir şekilde "sadece ayakkabıların numarasının 10 olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.
Salondaki diğer Iraklı gazetecilerin, televizyon muhabiri olan meslektaşları adına Bush'tan özür diledikleri kaydedildi.
Başkan Bush, salondaki durumun normale dönmesinden sonra sakin bir şekilde soruları yanıtladı.
AA - REUTERS
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=37988&k_A=haberturk
Maliki'nin şaşkın bakışları altında iki ayakkabısını da çıkarıp peş peşe Başkan'a fırlatan ve bir yandan da Bush'a ağır hakaretler yağdıran gazeteci, güvenlik güçleri tarafından hemen etkisiz hale getirilerek salondan çıkarıldı.
Eğilerek, başının hemen üzerinden geçen ayakkabılardan isabet almadan kurtulan Bush, saldırının kendisini etkilemediği belirtti ve esprili bir şekilde "sadece ayakkabıların numarasının 10 olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.
Salondaki diğer Iraklı gazetecilerin, televizyon muhabiri olan meslektaşları adına Bush'tan özür diledikleri kaydedildi.
Başkan Bush, salondaki durumun normale dönmesinden sonra sakin bir şekilde soruları yanıtladı.
AA - REUTERS
Bizim ayakkabı firmaları da o fırlatılan ayakkabıların kendi imalatı olduklarını iddia edip kavgaya tutuşmuş...
İlginç bir milletiz vesselam :)
kollarını açıp amerika'yı bekleyen, ülke bölünürken gıkını çıkarmadığı gibi kaynağı belirsiz bombalar ve patlamalarla resmen soykırıma uğrayan ırak halkından bir tane adam çıktı demek ki, böyle onursuz halkların başına ne gelse müstehak açıkçası..
http://www.haberturk.com/2008/12/18/kuturesim/sevgiliiidid.jpg
"Yeter ki bu eve artık girme" Yazlık evine bir yılda 5 defa hırsız giren vatandaştan fıkra gibi önlem!
Aydın Merkez Afetevleri yakınındaki yazlık evine bir yılda 5 defa hırsız giren bir vatandaş, evinde çalınacak hiçbir şey kalmayınca son kez tadilat yaptırdığı evinin kapısına hırsız yada hırsızların hem duvarları yıkmak için boşuna yorulmaması hem de dürüst olmaları gerektiği yolunda nasihat mektubu astı.
Aydın şehir merkezinde oturan ancak, tarımı ve toprağı çok sevdiği için merkez Afet Evleri yakınındaki 20 dönüm arazisi üzerine yazlık ev yaptıran Mehmet Kanpolat’ın evi hırsızların mekanı haline geldi.
Daha önce yaşadığı hırsızlık olayı üzerine hırsızları caydırmak için evin tüm kapı ve pencerelerini demirden yaptıran Mehmet Kanpolat, her yeri demir parmaklık yapmasına ve kilitlemesine rağmen yine hırsızlarla baş edemediğini belirtti.
Son bir yıl içerisinde evine 5 defa hırsız girdiğini ilk gelen hırsızların buzdolabı ve fırın dahil her şeyi götürdüğünü belirten Mehmet Kanpolat, “Evimde çalınacak bir şey kalmamasına rağmen hırsızlar sürekli kapı kilitlerini kırıp evin duvarlarını yıkarak içeri girmeye başladılar. Sık sık evime gelmeme rağmen her geldiğimde evin duvarının bir kenarını balyozla kırıp içeri giriyorlar. Hırsızlar bir şey de çalamadan geri dönüyorlar. Hırsızlar içeri girmekten bıkmadı, ben evin yıkılan duvarlarını tamir ettirmekten bıktım” dedi.
“Hiçbir servet insan onuru kadar değerli değildir”
70 yaşında olmasına rağmen çalışmayı çok sevdiğini ve hırsızlık yapanlara bir anlam vermediğini belirten Mehmet Kanpolat, son defa tadilatını yaptırdığı evinin bundan sonra kapısını kilitlemeyeceğini de belirterek bir nasihat mektubu ile hırsızlara seslendi. Hırsıza çalışmayı kabul etmesi halinde iş vaadinde de bulunan Mehmet Kanpolat, nasihat mektubunda “Bu evi senden önceki hırsız boşalttı.
Şu an içi boş. Boş yere kapı ve pencereleri kırıp zarar verme. İnsanları en mutlu eden şey çalışarak, emek vererek kazanmaktır. Gel sana iş vereyim. Namusunla çalış. Hiçbir servet insan onuru kadar değerli değildir. Her insanın onuru vardır. Sende de vardır. Onu bir şekilde çalarak yok etmemelisin. Şerefli bir fakir şerefsiz bir milyonerden daha üstündür” ifadelerine yer verdi.
Nasihat mektubunda yer verdiği iş konusunda gayet ciddi olduğunu da belirten Mehmet Kanpolat, daha önce bürosuna girip bilgisayar ve diğer elektronik cihazlarını çalan hırsızı polislerin yakaladığını ve o esnada mahcup olup yüzü kızardığı için o hırsızı bile yardım ettiğini ve iş vaadinde bulunduğunu söyledi.
Meemet Kanpolat, ayrıca hırıszın evin duvarını delmek için çalışırken ceketini evinin bahçe duvarının üzerinde unuttuğunu ve hırsızın ceketini alıp gitmesini istedi.
İHA
Namelessonegs
23-12-08, 15:54
http://www.sporx.com/futbol/italya/137533/
Vah garibim Totti..ne zor durum:)
Namelessonegs
24-12-08, 14:09
Messi: "Türkiye denince G.Saray"
Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Messi, Özbekistan'da yaptığı açıklamada, "Aragones ve Güiza'nın zamana ihtiyacı var. Türkiye denince aklıma gelen tek şey Galatasaray" dedi.
www.ligtv.com.tr
Buna da bir deginelim:)
Gazeteler yazar sonra, "Galatasaray Messi ile ilgileniyor" diye. Hamit, bir GS-BJK maçı izlemeye gelmiş, hemen basmışlar manşeti: "Hamit Aslan mı oluyor?"...
Ankara'da 7 genç kardeşimizin doğalgaz zehirlenmesi sonucu, hayatlarını kaybetimesine çok üzüldüm. Daha hayatının baharında gencecik insanlar, bir hiç uğruna yitip gittiler.
İnsan hayatının, kendi evimizde olsa dahi hiç bir değerinin bulunmadığını veya haddinden fazla ucuz olduğunu gördük, yaşıyoruz.
Allah rahmet eylesin, kaybettiğimiz gençlerin ailelerine ve yakınlarına da sabırlar diliyorum.
M.Yasin Cakmak
01-01-09, 21:44
Kardesim de Bilkentli ve gayet alemci bir eleman olunca acaip tirstim sabah sabah, sukur aradim saglammis.
Allah rahmet eylesin genclere. Sacma sapan konusurken dikkat etmesi lazim insanlarin, yarin oburgun bir sevdiklerinin basina da gelebilir.
Kardesim de Bilkentli ve gayet alemci bir eleman olunca acaip tirstim sabah sabah, sukur aradim saglammis.
Benim de yeğenim yılbaşını Fen Lisesinden sınıf arkadaşlarıyla geçirmek için Ankaradaydı.. Çok şükür bizimkiler de değilmiş ama; insan yanıyor tabi tanısa da tanımasa da...
Normal bir ülkede o kombiyi monte eden şirketin 7 sülalesini z.kerler daha Ocak ayı bitmeden... Zaten periodik bakımları yapılmayan yerlere gaz da verilmez.
Bir olay oldu; bundan ders alınması gerekir, mevzuatta sadece ilk tesisat kontrolü var, devamı ile ilgili bir düzenleme yok ama, hemen bir yönetmelik vs. ile ev içinde bulunan kombilerin doğalgaz sobalarının her yıl o şehrin gaz dağıtım şirketi tarafından muayeneden geçirilmesi şartı getirilmeli. Neticede doğalgaz sızmamış denip kapatılamaz olay, zaten gaz sızsa kokulu olacağı için fark edilirdi. Ha giren gaz ha çıkan ikisi de öldürücü ise ikisine de aynı önlem alınmalı.
İşin trajikomik tarafı; EGO mu ne haltsa oradan yapılan açıklamaya göre, dün gece aynı apartmanda bir alt kattan gaz sızıntısı şikayeti gelmiş, elemanlar gidip kontrol etmişler, sızıntı olmadığı anlaşılınca çıkıp gitmişler... Muhtemelen alt kattakiler üstten gelen gazı duyup şikayet etmişlerdir.
Bu doğalgaz Türkiye'de acayip tehlikeli. Normalde evin içinde gaz dedektörü olması lazım. Gaz kaçağı olduğu zaman bangır bangır alarm çalması gerek. Ancak eski tesisatlarda sanırım bu alarm mevcut değil.
Geçen ay babamların apartmanın girişinde doğlagaz kaçağı olmuş. Babam şans eseri apartmana girerken farkedip şirkete telefon etmiş. Hemen adam yollamışlar. Gelen adam "çok büyük tehlike atlatmışsınız en ufak bir kıvılcımda bütün sokak aşağıı inerdi" demiş. Bu kadar basit olmamalı bu işler. Bunu tesbit edecek birtakım güvenlik sistemleri mtlaka vardı ama anladığım akdarıyla ülkemizde pek sallayan yok bu işleri.
JackDaniels
01-01-09, 23:50
Valla ne yalan söyleyim haberleri izlerken dolu dolu ağladım.Anaların babaların kardeşlerin o haykırışları inanılmaz etkiledi beni.Çok yazık olmuş gerçekten..Allah sabır versin geride kalanlarına.
Namelessonegs
02-01-09, 00:14
Gercekten cok ama cok uzucu..Bizde bir evde kutladık,herkesin basına gelebilir..Allah rahmet eylesin :(
Vakit gazetesi olayı manşetten "Yılbaşı kutlayanların sonu" gibisinden duyurmuş. Hiç şaşırmadım. Türkiye'de bu adamların yazıp çizmesin hala izin veriliyor ya ben ona şaşarım. Dünyanın hiçbir demokrasisinde bu derece istediğini yazıp çizme özgürlüğü yoktur. Ama devir onların devri ne diyelim? İnsanlar yılbaşını kutlarken öldüler diye sevinebilecek bir zihniyet var ülkede.
Bu manşeti atan gerizekalıya "Tamam bunlar yılbaşını kutladığı için öldüler. Senin mantığınla düşünürsek Konya'daki kuran kursu niye çöktü onlar niye öldü?" diye sormak isterdim.
Cok uzuldum, Bursada okurken yilbasinda Cekirgede dogal gazli evimizde yaptigimiz yilbasi alemleri aklima geldi. Allah korusun bizimde basimiza gelebilirdi, bu genclerin olumunden bile cikar saglamaya calisan gazetelerinde o cocuklarin analarini,babalarini dusunmeden , oluye saygi duymadan asagilikca baslik atan kopekleri Allah bildigi gibi yapsin.
Bu manşeti atan gerizekalıya "Tamam bunlar yılbaşını kutladığı için öldüler. Senin mantığınla düşünürsek Konya'daki kuran kursu niye çöktü onlar niye öldü?" diye sormak isterdim.
Evet, ben de isterdim. Güzel bir yere temas edilmiş.
JackDaniels
02-01-09, 17:15
Bu kadar da şerefsiz olabilirlermi acaba diye araştırdım,
"Yılbaşı eğlencesi acı bitti: 7 Ölü " Şeklinde manşet atmışlar...
Rahatsız edici değil yani...
Özgür'ün dediği gibi bir manşet olsaydı, ağır bir mail yollayacaktım o kadar sinirlenmiştim...
''İsrail'in Gazze'ye yönelik katliamına rağmen yılbaşını kutlayan duyarsız çevreler, çeşitli rezaletlerin yanı sıra facialara da sebep oldu. Ankara'da yılbaşını kutlayan kızlı-erkekli 7 öğrenci, alkol alıp sızan doğalgazı farkedemeyince gaz zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetti. Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi'nde yeni yıl kutlamalarına katılan 7 üniversite öğrencisi, karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti.''
-----------------
Buyur o manşetin altındaki haber... Veriliş şekli seni rahatsız etmemiş oalbilir ama beni oldukça rahatsız etti. Aynısını 2001 depreminde de yapmışlardı. O zaman da depremi Askeriyenin verdiği içkili partiye bağlamışlardı.
Normal bir ülkede o kombiyi monte eden şirketin 7 sülalesini z.kerler daha Ocak ayı bitmeden... Zaten periodik bakımları yapılmayan yerlere gaz da verilmez.
Olayın içeriğini tam bilmiyorum ama kuvvetle muhtemel 'o kombiyi monte eden şirketin' hiçbir suçu yoktur. Bu tip sistemler artık pek kullanılmıyor aslında. Bu işi yaptığım dönem bu tip bir sistem hiç kabul etmedim ben zira kendi insanıma gövenmiyorum. Maalesef bu tip konularda çok sorumsuz ve vurdumduymaz hatta bize birşey olmazcıyız. O yüzden kişiye özel sistem her zaman en güzeli ki birinin hatasını diğeri çekmesin.
Genel olarak bir sistemde arıza varsa bir iki günde ortaya çıkar zaten. Bana kalsa bu süreden sonra olan hiçbir arıza için şirket ve mühendisi suçlu bulmam. Lakin bu yüzden başına iş açılan mühendis arkadaşlar oldu. Hatta, gaz dağıtım şirketinden kontrol için gelip, ok veren mühendis değilde, sistemi kuran mühendisler ceza yedi. İnanılmaz şerefsizce ve güçlüsünün zayıfı sindirdiği ülkem uygulamasıdır. Bir iş yaparsın doğru düzgün. Peşi sıra adam gelir konrtol eder ve gazı açar aradan 10 yıl geçer bir hadise olur kabak yalnız ve tek başına olan şirket mühendisine patlar. Şaka gibi birşeydir. Anlatması uzun sürer. Aşağıda biraz daha açacağım.
Bu doğalgaz Türkiye'de acayip tehlikeli. Normalde evin içinde gaz dedektörü olması lazım. Gaz kaçağı olduğu zaman bangır bangır alarm çalması gerek. Ancak eski tesisatlarda sanırım bu alarm mevcut değil.
Aslında herhangi bir tehlikesi benzeri diğer şeylere nazaran hayli azdır. Tıpkı uçak kazaları gibi etkisi büyük olduğundan bu fikir hasıl olur.
Gaz dedektörü konusuna gelince, aslında bunu takmayanların hepsi ekstra masrafından dolayı takmaz. İkinci nedendi ise, misal yakınında çakmak gazı versen öter(ki kontrolü böyle yapılır zaten) Bunlarda bizim insanımıza ters işler.
Sadece evde bir camda olan menfez bile tehlike oranını inanılmaz azaltır. Menfez zaten zorumlu gaz açılmadan önce ama benim güzel insanım önce bin dereden su getirir camına o havalandırma deliğini açmamak için(veyahut apartmanına). Sonra o iş olmadan gazı kullanamayacağını anlayınca nihayet kabul eder. Lakin iş biter ve gaz açalır, aradan iki ay geçince gene kapatır orayı.
Bildiğin malzemelerdir bunlar her malzeme gibi zamanla aşınır. Yıllar geçer, borular aşınır, aradaki ipler aşınır. Bunu geçin, ocakta çay unutursunuz, taşar, ocağı söndürür. İşte o menfez hayat kurtarır ama bunu anlatamazsınız.
Doğalgaz zehirli bir gaz değildir üstelik. Kokusuzdur ama içine koksun diye bir madde katarız. Sarımsak gibi kokar. Gaz kaçağında oluşacak tehlike gazın zehirlemesi değil(diğer yakıtların tersine) ortamdaki okjisenin azalmasıdır gaz dolduğu için.
Velhasıl konu uzar gider, Allah ölenlerin yakınlarına sabır versin. İnsanın içi yanıyor hakikatten. Olayın yansıtlma biçimine ise girmeyeceğim sinirlerimi yıpratmamak için. 'Vakit'miş pehhh.... Bunlar insansa, biz neyiz?
JackDaniels
02-01-09, 20:04
Özgürcüm benim koyduğum manşetin altında ki haberde şöyle ;
Yılbaşı eğlencesi acı bitti: 7Ölü
Ankara’da yeni yıl kutlamasına katılan 7 üniversite öğrencisi, karbonmonoksit gazından zehirlenerek, hayatını kaybetti. Gençlerin yılbaşı gecesinde alkol aldıkları ve bu yüzden gazı fark edemedikleri öne sürüldü.
Bu haber beni rahatsız etmedi dedim..
Senin koyduğun haber tabiki çok rahatsız edici alçakça ve şerefsizce...
JackDaniels
02-01-09, 20:28
Evet 2 ayrı haber yapmış Vak-İT gazetesi...
Adamların 2. haberini okuyup, diğer adice yazılmış haberini görmediğim için kendimede kızıyorum..
Bu haberi bu şekilde yapanların gerçekten hayata bakış açısı bumudur yoksa, para kazandıkları malum çevrelere iyi gözükmek için, bu tarz düşünce yapısına bürünen 2 yüzlü lavuklarmıdır bunlar...
Pardon ben aynı haberi okuyup yorumladık sandım. İki farklı yerde haber yapmışlar. Sanırım farklı kalemlerden çıkmış. NAsıl olursa olsun herhangibir yayın organının bu derece fütursuzca yayın yapabilmesi anlaşılır gibi değil.
M.Yasin Cakmak
02-01-09, 21:22
Allah belalarini versin su Vakit ve tayfasinin. Su kadar icten beddua etmedim uzun zamandir.
JackDaniels
02-01-09, 21:25
Ankara doğal gaz dağıtım Genel Müdürü ölen gençlerin bazılarının belden üstü çıplaktı dedi...Kendim bizzat izledim...
Çilingire soruyorlar, " yok kardeşim öyle bir şey ilk içeri ben girdim hepsi kıyafetliydi" diyor...
Müdür denen şerefsiz, Hadi diyelim senin dediğin gibi olsun...Çıplak olsunlar...Ölmüş gitmiş 7 çocuk ...geride bıraktıkları aileleri zaten perişan..Böyle bir açıklama yapmanın ne gereği var şerefsiz..Ölen kız çocukların ailelerini bu açıklama dahada üzmezmi...Gerçekten öyle birşey varsada bunu basınla paylaşmak zorundamsın..Sus be adam SUS!
Utanmasalar açık açık, içki içtiler , yiyiştiler, Allahın gazabına uğradılara getirecekler olayı... Allah belanızı versin be!
Ankara doğal gaz dağıtım Genel Müdürü ölen gençlerin bazılarının belden üstü çıplaktı dedi...Kendim bizzat izledim...
Yuh yuh ki ne yuh. Ne yazık ki Vakit gazetesi ve onun zihniyetinde olan çok kişi var bu ülkede. O Gaz dağıtım müdürünün hangi zihniyete sahip olduğunu, hangi zihniyet tarafından göreve getirildiğini tahmin etmek çok güç olmasa gerek. Memlekette ne kadar yobaz varsa bir köşe başına müdür yapıldı. O adamın da, onu oraya müdür yapanın da, onlarla aynı kafada olanların da...
vBulletin® v3.8.2, Copyright ©2000-2012, galatasaray.to