Tüm Versiyonu Göster : Ayhan Akbin
Bu da başka bir gerizekalı. Ne diyeyim. At gözlüğü olur ama bu kadar olmaz. Önce yapılabilecek en salak yorumları yap, haksız olduğun ortaya çıkınca, millet sana değişik yerleriyle gülünce de ''siz bu işi bilmiyorsunuz, ben sizin bilmediklerinizi biliyorum''a getir, haksız çıktığını bile bile salaklıklarında ısrar et... hadi ordan be!
yazılacak çok mallığı var bu dümbüğün ama yormayacağım kendimi. son bombası da; Gerets iyi futbolcu değilmiş, koşmayı bilmezmiş vs... hadi len..
al işte, adamın maç yazısı.. yani herif kalemini kişisel mevzuları yönergesinde kullanıyor, kesin bu Bilal'i getiren herif düşmanıdır. Sırf bu yüzden Iliç'in Galatasaray'a yakışmayan bir adam olduğunu falan yazıyor sürekli.
Bilal'i beğenmeyebilirsin de bütün yazı buna ayrılır mı.. Galatasaray oyuncu deneyemezmiş! buyrun:
Bilal'i kim buldu
Taraftar, transfer yapılacak mı diye merak içerisinde. Gazeteler her gün bir oyuncunun adını yazıyor, oldu, olacak diye. En çok da Hamit'in adı geçiyor. Ama onun gelmesi de söz konusu değil. Bu şartlar altında G.Saray, Antalya'da ilk hazırlık maçına çıktı. Sahaya çıkan 11'de biri dışındaki oyunlar aynıydı. Bu futbolcunun adı Bilal Aziz... Alman 3. Ligi'nden bulunmuş ve deneniyor. Ya arkadaşlar, G.Saray takımı, Türkiye Ligi'nin şampiyonluk adayı, UEFA ve Süper Kupa sahibi, Afrika'nın bir ucunda bile tanınan takım nasıl olur da oyuncu dener? Bunun tek açıklaması şu: Birileri kahraman olmak istiyor. Bugüne kadar kimsenin yapamadığını, herkesin gözünden kaçırdığını "Ben nasıl buldum" demenin peşinde. Bilal'i kim bulduysa helal olsun! Koskoca dünya futbolunun önde gelen ülkesi Almanya'da herkes gözünden kaçırdı, bu arkadaş onu buldu getirdi. Şimdi Bilal, G.Saray'ı uçuracak.
Vincken ve Pardo süper
Peki 45 dakika oyunda kalan cevher (!) Bilal ne yaptı? Söyleyim size; 4 top ortaladı, bunların 2'si duran toptandı ve 2'sini de kaleci aldı. Diğer ikisinden biri aut oldu, ötekini defans uzaklaştırdı. Koca G.Saray takımına büyük ümitlerle ve herkesin göremediğini görerek getirilip denenen Bilal'in yaptıklarını (!) G.Saray PAF ve geç takımı dahil Türkiye'deki bütün oyuncular yapabilir. Yapmayın arkadaşlar; bu işler bu kadar basit değil. Bilal'e de yazık, ailesine de. Kim bilir 'oğlumuz G.Saray'a gitti, gidiyor' diye ne kadar sevinmişlerdir. Kıymayın bu çocuklara. Bu şekilde kahraman olamazsınız, burası G.Saray, deneme tahtası değil. Ayrıca bu şekilde davranarak kadrodaki oyuncuların da konsantrasyonunu bozuyorsunuz. Bu maçın benim açımdan en ilgi çekici yanı Mehmet Topal'ın sağ bek oynamasıydı. İşte antrenörlerin istedikleri oyuncu transfer edilmediğinde başvuracağı yöntem bu olmalı. Tamamen doğru bir uygulama. Olur, olmaz. Çok hoşuma gitti. G.Saray'a iki takviye yapmak gerek. Örnek mi? Feyenoord'lu Vincken ve Pardo.
Ne alaka!
Profesyonel hayatım bittikten sonra TV yorumcusu, menajer, köşe yazarı ve yönetici olarak futbolun içinde yer almaya devam ediyorum. 2.5 yıl önce sarı-kırmızılı ekipte menajerlik yapma şansını yakalamıştım.
Bu görev benim için kariyerimde gelebileceğim en yüksek noktalardan birisiydi. Ama Hagi'yle görüş ayrılığına düştük.
Çok da faydalı olacağıma inandığım G.Saray'dan ayrılmak zorunda kaldım. O dönemde birçok kişi hak etmediğim şekilde beni eleştirdi.
Aralarında ünlü köşe yazarları da vardı. Şu anda adını hatırlayamadığım biri de kişisel rahatsızlığından olacak, G.Saray'da 1 yıl oynamam nedeniyle bu görevi hak etmediğimi yazmıştı. Nedenleri komikti. Menajerin ne olduğunu bile bilmiyordu.
Menajer olmak için G.Saray'da yıllarca oynamak gerekmediği gibi; yıllarca G.Saray'da oynayan bir futbolcunun da iyi menajerlik yapması beklenemez.
Gerekli bilgi, birikim ve donanım bu görevi yapabilmek için yeterlidir.
Futbol matematik değil
Bazıları eleştiriyle, karalamayı birbirine karıştırıyor. Kişisel nefretini kusmak için medyayı kullanıyor. Üstelik de konu hakkında bilgi sahibi olmadan, aklına ilk geleni söylüyor.
Onlara göre futbol yalnız İstanbul'da oynanıyor. Sağdan soldan duyduklarıyla yazıyorlar. Akıllarınca sivri laflar edip gündeme gelmek en büyük hedefleri. Böylelikle de prim yapacaklarını sanıyorlar.
Geçenlerde "Gerets, iyi futbolcu değildi" diye yazmıştım. Gerets'i çok net hatırlıyorum. Evet iyi futbolcu değildi. Ama futbol matematik olmadığından, farklı düşünenler çıkabilir.
Tabii ki yazdıklarımdan dolayı beni de eleştirebilirler. Ama bunlardan bir tanesi, üstelik de topu görse bomba zannedecek olanı, 'cevap vereceğim' derken çok ileri gidip, terbiye sınırlarını aşmış ve boyundan büyük işlere kalkışmış. Belli ki kompleksli ve rahatsız. Lafı Gerets'ten almış, benim futbolculuğuma getirmiş.
Ne alaka!..
Şimdi ne diyeyim!..
Futboldan gelen birisi olmadığına göre ben de onun rağbet görmeyen dergisine mi laf atayım...
Yoksa tutmayan tahminlerine mi!..
Ne günlere kaldık!..
topu görse bomba zannedecek dediği Mert Aydın ve adamın lakabı 'futbolun google'ı.. rağbet görmeyen dergi dediği Four Four Two... her gün sinirleniyorum abi, Aziz Nesin geliyor aklıma.. toptan yok olsa şunlar..
Sen top görmüşsün de ne olmuş?
Kuyruk acısı geçmez Ayhan Bey'in...
Hagi kıçına tekmeyi vurdu ya zamanında hazretin.
Ergun Gürsoy'un musallat ettiği zavallı bir adam işte.
ahan da bugünkü yazısını şöyle bitirmiş:
''Ben de milyonlarca G.Saray taraftarı gibi üzülüyorum. Ama kendime daha çok üzülüyorum. Çünkü bu bilgi birikimime rağmen takımıma hiçbir katkıda bulunamıyorum...''
Bu herif sene başında A.Gücü'nde çalışmaya başladı.Sonra o meşhur taraftar grubu bunu tekme,tokat dövüp,şehirden miktiretti...
Aydan Şener'in Türkiyenin en güzel kızı oldugu zamanlar Onla evlenebilmeyi basarmıs bir herifçioğludur aynı zamanda :)
Gerçekten bomba!
Sevgili Galatasaraylılar çok şanslısınız, ve tabii ben de! Büyük usta, futbolun duayeni Feldkamp'tan sonra dahi yöneticilerimiz sayesinde müthiş bir futbolcuya da sahip olduk. Ümit ediyorum ki bu iki önemli (!) isme birkaç tane de bomba transfer eklenecektir. Camiamız da gelecek sezon bu dahiyane yöneticilerimiz sayesinde hem ligde hem de UEFA'da başarıdan başarıya koşacaklar. Hatta büyük ihtimalle de en geç ocak ayında şampiyonluğumuzu bile ilan etmiş oluruz. Şimdi bomba (!) Linderoth hakkında sizinle düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Bu arkadaş, 2001-2002 futbol sezonunda İngiltere Premier Ligi takımlarından Everton'da oynamış. 2003-2004 sezonunun sonunda Danimarka'nın Kopenhag takımına transfer olmuş. Bu transfer bana İnamoto'yu çağrıştırıyor. O da İngiltere İkinci Ligi'nden yine dahi yöneticilerimiz sayesinde bulunup getirilmişti. Linderoth'u da sözleşmesi bittikten sonra futbolun beşiği olan İngiltere Premier Ligi takımlarından hiçbiri istememiş. Dahası ne Almanya, ne İtalya, ne de İspanya'dan talibi olmuş. Yani gene bizim dahiler dışında herkesin gözünden kaçmış. Tıpkı İnamoto gibi. Gelişi İnamoto'ya benziyor da inşallah gidişi ona benzemez.
Bunu mu bulmuşlar?
Taa İskandinav ülkesi olan Danimarka'dan binbir fedakârlık yaparak bomba diye transfer edilen Linderoth'un bir de dünyanın en iyi futbolcusu gibi lanse edilmesi de çok ilginç! Savunma ağırlıklı, çok koşan, asla yıldız olmayan, hiçbir zaman da Galatasaraylı taraftarların almış oldukları 5 maçlık ceza nedeniyle içinde bulundukları psikolojik bozukluğu giderecek, onları rahatlatacak bir transfer değil. Hiç seyretmedim ama oynadığı takım ve lige bakınca mantığım beni böyle düşündürüyor. Saidou'dan bir gömlek aşağı, en fazla bir gömlek yukarıdır, ama asla iki değil... İşin bir başka enteresan yanı da varolduğu söyleyen Galatasaray scouting ekibi bir yıl bunu mu izlemiş, bula bula bunu mu bulmuş? Yoksa menajerlerin son anda teklif ettiği bir oyuncu mu? Anlamadım. Eğer Türkiye'de İddaa diye bir oyun olmasa taraftarlar, Danimarka diye bir lig olduğunu bile bilmezler. Adamlar, İngiltere'den Türkiye'deki Tuncay ve Gökdeniz'in farkındalar ama kendi liglerinde oynayan Linderoth'u farkedememişler! Feldkamp geldiğinde ümidim olmadığını yazmıştım, Linderoth ile bu ümitsizliğim bir kat daha arttı
Şu adamlar sap yiyip saman zıçarak üstüne para da alıyorlar ya...
Bizlere yazık yahu...
Of of bu adamlar da spor yazarı, futbol yazarı ya ağrıma gidiyor valla.
Hadi bu futboldan zerre anlamıyor, bunu gazetesinde yazdıran adama ne demeli?
Valla şu forumda bu adamı 3 e katlayıp 5 e bölecek 8 e çarpacak bir sürü adam var futbol yazarlığı konusunda. Ben bile iyi yazarım bundan :)
Konuyla ilgili antuda bir topik vardı. Ortaköy'de bir kafede bir İsvec'te yasayan gurbetci bunu gaza getirmis, bu antuda topik acan eleman da yan masadaymıs..Tek tek Fotomaca yazdırmıs bu yazıyı o anda.. Yani oyle tipler iste bunlar..
Ah Hagi büyüksün Hagi..
vBulletin® v3.8.2, Copyright ©2000-2012, galatasaray.to