duman
30-11-04, 02:31
Ligimiz kaliteli değil. Artık bunu sağır sultan bile duydu. Bu kalitesizlik Avrupa da başarılı olmamızın önündeki en büyük engel. Peki neden?
Ülke olarak hali hazırda 20 seneye yakın bir süredir iç borç, dış borç, IMF, Dünya Bankası gibi mevzularla uğraşıyor ve faiz ödüyoruz. Ülkemizle ilgili her konunun etkilendiği gibi futbolumuzda maddi sorunlardan büyük bir ölçüde etkileniyor. Kalite düşüklüğüne sebep olan bir çok faktörün altında da maddi yetersizlikler yatıyor.
Buna sebep olan da ekonomik dağılımın bozuk olması. Her şeyden önce canlı yayın karmaşıklığına son vermek ve takımların maddi güçlerini artırmak için kurulmuş olan havuz sistemi, futbolumuzun değil 3 büyüklerin işine yaradı. Her ne kadar Galatasaray taraftarı olsam da havuz sisteminde toplanan paraların klüpler arasında dağılımının daha dengeli yapılması gerektiğine inanıyorum.
Havuzda toplanan para nedense 3 büyüklere bir kısmı ödendikten sonra, kalan tutarın kalan 15 takıma dağıtılmasıyla paylaştırılıyor. Bu ilk bakışta hele de taraftar gözüyle baktığımızda doğru gibi gelse de, elde edilen başarılara bakıldığında ne motive edici bir etken oluyor, ne de adilane bir dağılımın gerçekleşmesine olanak sağlıyor.
Eğer aşağıda kalan klüpler toparlanamazlar ise futbolumuzun geleceğini de kara günler bekliyor demektir.
Her şeyden önce 3 büyükler içerisinde alt yapısından en çok oyuncu çıkaran Galatasaray bile böyle bir atılımı 5-6 sezonda bir yapabiliyor. Alttan yetişen jenerasyon ancak önündekilerin bir yerlere gelmesi ile ön plana çıkıyor.
Hadi bu bahsettiğimiz Galatasaray. Fenerbahçe ve Beşiktaş ise alt yapısından futbolcu çıkaramayan iki büyük klüp. Bu klüplerse doğrudan Anadolu klüplerine saldırıyor ve onların bulup ucuza satın aldığı futbolcuları ya da binbir emekle yetiştirdikleri alt yapıdan çıkmış gençleri alıyorlar. Sonuç içi boşaltılmış Anadolu klüplerinin artması oluyor. Aldıkları furbolcuların da büyük bir kısmı ya İstanbulun cazibesine kapılıyorlar ya da büyük klüpte oynamanın ağırlığını kaldıramıyorlar.
Bu sorunların çözülmesi için Anadolu klüplerinin kısa süre içerisinde vizyona sahip olmaları ve ekonomik güce ulaşmaları gerekiyor. Bunun yoluda yayın gelirlerinin dağılımının dengeli ve adilane yapılmasına bağlı.
Aklıma iki çeşit çözüm geliyor. Ki bunlardan ikinci yazdığım bir başka forumdaki renkdşlardan birine aittir.
1- NBA de ki draft sistemi gibi bir dağılım gerçekleştirilebilir. Yani sezon sonunda kümede kalan 15 takım arasında ki paylaşımda en yüksek parayı 15. takım alır. Burada hedeflenen kümede kalan sonuncu takımın güçlendirilmesi olur. Bu durum uzun vade de üst sıralarda ki takımların maddi sorunlarla karşılaşmasına sebep olabilir, ya da onları hedef küçültmeye yöneltebilir. Ancak ben sadece 3 büyüklerin şampiyonluk için mücadele verdiği bir ligi yıllardır takip etmekten hazzetmez oldum.
2- Bir diğer yapılabilecek dağılım şekli de klübün o sene ligde gösterdiği performansa bağlı olarak elde ettiği sezon sonu sırasına göre paranın paylaştırılması olabilir. Bu durumda ligde iddiasını kaybetmiş bir İstanbul klübü lige havlu atmak yerine daha üst sıralara tırmanmaya çalışacak ve ligde aslında iddiası olmayan bir orta sıra Anadolu takımıda her maça kazanmak için çıkacaktır. Olup olmadığı resmen kanıtlanmamış olan şikenin (eğer varsa) az da olsa önüne geçilmiş olacaktır.
Ekonomik dengeyi sağladığımızda Anadolu klüpleri bazı avantajlar elde edecekler. Bu sayede
1- Ellerinde ki altyapıdan yetişmiş ya da kendi çabalarıyla keşfedip transfer ettikleri oyuncuları kolay kolay kaptırmayacaklar.
2- Takımlarının başında ki hocalar, başarı elde ettiklerinde büyük klüplerin dikkatini çeksede maddi sorunlarla uğraşmadıkları için kolay kolay görevlerini bırakamayacaklar.
3- Anadolu takımları daha kaliteli yabancı transferleri yapabilecekler, bu sayede Avrupa da başarılı olma şansları artacaktır.
4- Klüplerin futbola bakış açıları sadece orta sıralarda kalmaktan öteye geçecek, vizyon kazanacaklar ve bu uğurda mücadele edeceklerdir.
Futbolumuz böyle bir değişiklikle ve dengenin sağlanması ile herşeyden önce kalite kazanır. Kalite sadece Anadolu klüplerinin değil İstanbul klüplerinin de önünü açar. Ekonomik açıdan rahatlamış bir klüp Avrupa da ön elemeyi geçmek gibi bir hedef koymak yerine 2.,3. tura ulaşmayı hedefler. Bu hedefler tuttukça ülke puanı artar. Tüm bunlar hem ligimize hem Milli Takımımıza prestij kazandırır.
Yukarıda yazdıklarım kesinlikle uygulanması gerekenler olarak lanse etmeye çalıştıklarım değildir. Yapılabilir olarak düşündüklerimdir.
Saygılar.
Alper
Ülke olarak hali hazırda 20 seneye yakın bir süredir iç borç, dış borç, IMF, Dünya Bankası gibi mevzularla uğraşıyor ve faiz ödüyoruz. Ülkemizle ilgili her konunun etkilendiği gibi futbolumuzda maddi sorunlardan büyük bir ölçüde etkileniyor. Kalite düşüklüğüne sebep olan bir çok faktörün altında da maddi yetersizlikler yatıyor.
Buna sebep olan da ekonomik dağılımın bozuk olması. Her şeyden önce canlı yayın karmaşıklığına son vermek ve takımların maddi güçlerini artırmak için kurulmuş olan havuz sistemi, futbolumuzun değil 3 büyüklerin işine yaradı. Her ne kadar Galatasaray taraftarı olsam da havuz sisteminde toplanan paraların klüpler arasında dağılımının daha dengeli yapılması gerektiğine inanıyorum.
Havuzda toplanan para nedense 3 büyüklere bir kısmı ödendikten sonra, kalan tutarın kalan 15 takıma dağıtılmasıyla paylaştırılıyor. Bu ilk bakışta hele de taraftar gözüyle baktığımızda doğru gibi gelse de, elde edilen başarılara bakıldığında ne motive edici bir etken oluyor, ne de adilane bir dağılımın gerçekleşmesine olanak sağlıyor.
Eğer aşağıda kalan klüpler toparlanamazlar ise futbolumuzun geleceğini de kara günler bekliyor demektir.
Her şeyden önce 3 büyükler içerisinde alt yapısından en çok oyuncu çıkaran Galatasaray bile böyle bir atılımı 5-6 sezonda bir yapabiliyor. Alttan yetişen jenerasyon ancak önündekilerin bir yerlere gelmesi ile ön plana çıkıyor.
Hadi bu bahsettiğimiz Galatasaray. Fenerbahçe ve Beşiktaş ise alt yapısından futbolcu çıkaramayan iki büyük klüp. Bu klüplerse doğrudan Anadolu klüplerine saldırıyor ve onların bulup ucuza satın aldığı futbolcuları ya da binbir emekle yetiştirdikleri alt yapıdan çıkmış gençleri alıyorlar. Sonuç içi boşaltılmış Anadolu klüplerinin artması oluyor. Aldıkları furbolcuların da büyük bir kısmı ya İstanbulun cazibesine kapılıyorlar ya da büyük klüpte oynamanın ağırlığını kaldıramıyorlar.
Bu sorunların çözülmesi için Anadolu klüplerinin kısa süre içerisinde vizyona sahip olmaları ve ekonomik güce ulaşmaları gerekiyor. Bunun yoluda yayın gelirlerinin dağılımının dengeli ve adilane yapılmasına bağlı.
Aklıma iki çeşit çözüm geliyor. Ki bunlardan ikinci yazdığım bir başka forumdaki renkdşlardan birine aittir.
1- NBA de ki draft sistemi gibi bir dağılım gerçekleştirilebilir. Yani sezon sonunda kümede kalan 15 takım arasında ki paylaşımda en yüksek parayı 15. takım alır. Burada hedeflenen kümede kalan sonuncu takımın güçlendirilmesi olur. Bu durum uzun vade de üst sıralarda ki takımların maddi sorunlarla karşılaşmasına sebep olabilir, ya da onları hedef küçültmeye yöneltebilir. Ancak ben sadece 3 büyüklerin şampiyonluk için mücadele verdiği bir ligi yıllardır takip etmekten hazzetmez oldum.
2- Bir diğer yapılabilecek dağılım şekli de klübün o sene ligde gösterdiği performansa bağlı olarak elde ettiği sezon sonu sırasına göre paranın paylaştırılması olabilir. Bu durumda ligde iddiasını kaybetmiş bir İstanbul klübü lige havlu atmak yerine daha üst sıralara tırmanmaya çalışacak ve ligde aslında iddiası olmayan bir orta sıra Anadolu takımıda her maça kazanmak için çıkacaktır. Olup olmadığı resmen kanıtlanmamış olan şikenin (eğer varsa) az da olsa önüne geçilmiş olacaktır.
Ekonomik dengeyi sağladığımızda Anadolu klüpleri bazı avantajlar elde edecekler. Bu sayede
1- Ellerinde ki altyapıdan yetişmiş ya da kendi çabalarıyla keşfedip transfer ettikleri oyuncuları kolay kolay kaptırmayacaklar.
2- Takımlarının başında ki hocalar, başarı elde ettiklerinde büyük klüplerin dikkatini çeksede maddi sorunlarla uğraşmadıkları için kolay kolay görevlerini bırakamayacaklar.
3- Anadolu takımları daha kaliteli yabancı transferleri yapabilecekler, bu sayede Avrupa da başarılı olma şansları artacaktır.
4- Klüplerin futbola bakış açıları sadece orta sıralarda kalmaktan öteye geçecek, vizyon kazanacaklar ve bu uğurda mücadele edeceklerdir.
Futbolumuz böyle bir değişiklikle ve dengenin sağlanması ile herşeyden önce kalite kazanır. Kalite sadece Anadolu klüplerinin değil İstanbul klüplerinin de önünü açar. Ekonomik açıdan rahatlamış bir klüp Avrupa da ön elemeyi geçmek gibi bir hedef koymak yerine 2.,3. tura ulaşmayı hedefler. Bu hedefler tuttukça ülke puanı artar. Tüm bunlar hem ligimize hem Milli Takımımıza prestij kazandırır.
Yukarıda yazdıklarım kesinlikle uygulanması gerekenler olarak lanse etmeye çalıştıklarım değildir. Yapılabilir olarak düşündüklerimdir.
Saygılar.
Alper