GRINGO
27-11-04, 15:25
“Tribünleri, taraftarları, kulüpleri birbirine düşürmeyelim” diyoruz, diyoruz da “düşürmek için” de elimizden geleni ardımıza koymuyoruz...
Medyamız da yangına körükle gidiyor!..
Buyurun “en büyük gazetelerimizden” bir haber:
“Beşiktaş’ın Rumen Futbolcusu Pancu, Beşiktaş-Steaua Bükreş maçından önce gittiği Romanya’dan dönüşte ‘Galatasaray’ın hocası Hagi, Beşiktaş’ın bütün sırlarını, zayıf taraflarını Steaua teknik direktörüne bildirmiş... Bize karşı nasıl oynamaları gerektiğini anlatmış...’ dedi...”
Gelin de, “Beşiktaşlı yöneticilerin ve taraftarların yerinde olun” ve bu sözleri duyunca, okuyunca “Galatasaraylılarla, Galatasaray’la dostluk hislerinizi muhafaza edin” bakalım; edebilir misiniz?
“Türkiye Ligi’nde hiçbir iddianız kalmamış”, tek ümidiniz UEFA Kupası ve “bu kupada son derece kritik, hayati bir maç öncesi”, Türkiye’de ekmek yiyen “bir teknik adam”, çıkıp “sizi UEFA’daki yolunuzdan çevirecek” gayretlerin içine giriyor; “casusluk, ispiyonculuk yapıyor!.”
Olacak şey mi?
Söyleyin Allah aşkına “böyle” düşünmekte haklı değil misiniz?
Böyle düşündüğünüzde dostluk hisleriniz güçlenir mi, hafifler mi, hatta yok mu olur?.
Şimdi Galatasaray Kulübü yönetimine bir görev düşüyor:
“Hagi’den hesap sormak!..”
Ve “gerçekten” Steaua Bükreş’e “Beşiktaş’ın sırlarını verip vermediğini” ortaya çıkarmak!.
“Vermişse”, Hagi’ye hemen “Romanya’nın yolu gösterilmeli; gitsin Steaua’ya, teknik direktör ispiyonculuğu yapmaya devam etsin!..”
Zira, geçmişi ve Galatasaray’a hizmetleri ne olursa olsun Hagi, “Galatasaray - Beşiktaş dostluğundan” değerli değildir!.
Yooo... “Hagi böyle çirkin bir davranışta bulunmamışsa”, Galatasaray Kulübü “o zaman” hiç vakit geçirmeden “Pancu’yu iftira suçlamasıyla nahkemeye vermelidir!.”
Pancu’nun da, “Galatasaray - Beşiktaş dostluğunun altına bomba koyma hakkı” yoktur!.
Bir de, anlı-şanlı gazetelerimizin spor müdürlerine “iki kademeli” bir sorum var:
“Pancu’nun söylediklerini” haber yaparken, Hagi’ye de “Pancu böyle bir iddiada bulunuyor, ne diyorsunuz” diye sormak, gazetecilik ilkeleri arasında değil mi, hatta başında gelmiyor mu?
Sizler, yoksa, “gazetecilik yerine”, o görevlere, “kulüpleri, taraftarları birbirine düşürmek için” mi geldiniz?
alıntı : Öcal Uluç
Medyamız da yangına körükle gidiyor!..
Buyurun “en büyük gazetelerimizden” bir haber:
“Beşiktaş’ın Rumen Futbolcusu Pancu, Beşiktaş-Steaua Bükreş maçından önce gittiği Romanya’dan dönüşte ‘Galatasaray’ın hocası Hagi, Beşiktaş’ın bütün sırlarını, zayıf taraflarını Steaua teknik direktörüne bildirmiş... Bize karşı nasıl oynamaları gerektiğini anlatmış...’ dedi...”
Gelin de, “Beşiktaşlı yöneticilerin ve taraftarların yerinde olun” ve bu sözleri duyunca, okuyunca “Galatasaraylılarla, Galatasaray’la dostluk hislerinizi muhafaza edin” bakalım; edebilir misiniz?
“Türkiye Ligi’nde hiçbir iddianız kalmamış”, tek ümidiniz UEFA Kupası ve “bu kupada son derece kritik, hayati bir maç öncesi”, Türkiye’de ekmek yiyen “bir teknik adam”, çıkıp “sizi UEFA’daki yolunuzdan çevirecek” gayretlerin içine giriyor; “casusluk, ispiyonculuk yapıyor!.”
Olacak şey mi?
Söyleyin Allah aşkına “böyle” düşünmekte haklı değil misiniz?
Böyle düşündüğünüzde dostluk hisleriniz güçlenir mi, hafifler mi, hatta yok mu olur?.
Şimdi Galatasaray Kulübü yönetimine bir görev düşüyor:
“Hagi’den hesap sormak!..”
Ve “gerçekten” Steaua Bükreş’e “Beşiktaş’ın sırlarını verip vermediğini” ortaya çıkarmak!.
“Vermişse”, Hagi’ye hemen “Romanya’nın yolu gösterilmeli; gitsin Steaua’ya, teknik direktör ispiyonculuğu yapmaya devam etsin!..”
Zira, geçmişi ve Galatasaray’a hizmetleri ne olursa olsun Hagi, “Galatasaray - Beşiktaş dostluğundan” değerli değildir!.
Yooo... “Hagi böyle çirkin bir davranışta bulunmamışsa”, Galatasaray Kulübü “o zaman” hiç vakit geçirmeden “Pancu’yu iftira suçlamasıyla nahkemeye vermelidir!.”
Pancu’nun da, “Galatasaray - Beşiktaş dostluğunun altına bomba koyma hakkı” yoktur!.
Bir de, anlı-şanlı gazetelerimizin spor müdürlerine “iki kademeli” bir sorum var:
“Pancu’nun söylediklerini” haber yaparken, Hagi’ye de “Pancu böyle bir iddiada bulunuyor, ne diyorsunuz” diye sormak, gazetecilik ilkeleri arasında değil mi, hatta başında gelmiyor mu?
Sizler, yoksa, “gazetecilik yerine”, o görevlere, “kulüpleri, taraftarları birbirine düşürmek için” mi geldiniz?
alıntı : Öcal Uluç