Deliormanlı
26-11-04, 16:17
Ben bu işi anlayamadım gitti!Bir takım insanlar mesleki hayatlarında pek başarılı olmuşlar diyemeyeceğimiz veya toplum nezdinde pek hoş izlenim bırakmamış,hatta toplumu yanıltan, olumsuzluk örneği olabilecek kişiler hatta suçlu kişiler birdenbire gerek yazılı Medyada gerek görsel medyada,TV lerde boy gösterip millete akıl veriyor,ahkam kesiyor kısaca kamuoyunu yönlendirmeye kalkışıyor, dahası da “meşhur “ olarak yani yetişen genç nesle yanlış örnek oluyorlar.Biliyorum bazıları “neremiz doğru ki “ diyecekler ,tabi ki haklılar ama gelelim esas konuya ve kimlerden bahsettiğimizi.
Bülent YAVUZ-Bu zat-ı muhteremin kişiliğini bilmem ama hiçbir zaman parlak derecede hakem olmadı ve yakın zamana kadar başkanı olduğu MHK daki uygulamalarla hep eleştiri alan ve yanlışlar yapan biriyken şimdi artık o görevden ayrılınca TV de yorumcu oldu, kamuoyunu yönlendirmeye kalktı.Çok başarılı ve örnek biri olsa tamam anlarım ama böyle bir kişi adeta taltif edercesine Türkiyenin devlet TV sinden ahkam kesmesini anlamakta güçlük çekiyorum.
Ali AYDIN- Bu hakem kardeşimiz adı ilk defa ASY de G.Saray-Altay maçında Hakan Şükür’den forma istemesi ile geniş spor kamuoyumuzun malümu oldu.Oldu olmasına da bu hareketi birileri tarafından GS karşı kampanya açılması için sonuna kadar kullanıldı. Ondan sonra Ali Aydın’ın ilk büyük “icraatı” Kadıköyde oynanan ve 4 GS futbolcuya kırmızı kart gösterdiği FB-G.Saray tarihi maç.Bu maç doğrusu Ali Aydın kardeşimiz için dönüm noktası oldu kariyerinde ve birdenbire ön palana çıkarıldı ve kısa sürede Türk futbolun 1 numaralı hakemi ilan edildi.Sürekli fiziğinde bahsedildi,dürüstlüğünden .Bir futbolsever olarak onun fiziği beni fazla alakadar etmedi,zira onu Mr.Model Of the World yarışmasına çıkaracak halim yok.Onu insan olarak dürüstlüğünden de bahsedilmesi bana göre lüzumsuzdu çünkü ben onun sahadaki hakem olarak dürüstlüğüne bakarım.Geçen sezon doğrusu Ali Aydın sezonuydu adeta ve onun yaptığı fatal hatalar bırakın o maçları ligin seyrini etkiledi.Özellikle FB-Rize maçı.Ondan sonra Ali Aydın birçok maçta hata yaptı ta ki GS-BJk maçına kadar .Bu maçta Ali Aydın’ın yaptığı hatalar,Fair Play örneği olan ve hiçbir zaman hakemleri eleştirmeyen GS Başkanı Özhan Canaydın’ı bile çileden çıkardı. Ve Başkan haklı olarak Ali Aydın’ın hakemliği bırakmasını telkin etti.Ve Ali Aydın son yıllarda verdiği en doğru ve isabetli kararla hakemliği bıraktı.Bu kararına bir kısım medya timsah gözyaşları dökerken hep aynı populist ve artık bıkkınlık gelen lafları tekrarladı,yani Ali Aydın gibi hakemlerin kolay yetişmediği, harcandığı v.s.,v.s.Çok defa yerli yersiz “tetikçi Hakem” lafını kullanırız.Ben bunu ciddiye almam,ama Ali Aydın’ın geçmişte yönettiği maçlara bakarak doğrusu bu aklıma geliyor.Ve ondan sonra Ali Aydın gazete spor yazarı ve daha da vahimi devlet TV nin kanalında hakem yorumcusu.Gerçi şimdi TV de çıkmıyor artık ama onu oraya getirmek,son derece başarısız insanların adeta ödüllendirmek için olsa gerek nerelere getirildiğine dair çarpıcı örnek.Bu kadar vahim hatalar yapan birsi kalkmış hakemleri eleştirmeye,kamuoyuna yön vermeye. Böylesi örnek de herhalde sadece bizde görülür.Ve son olarak Ali Aydın birileri tarafından TVye çıkarılarak acaba geçmiş “hizmetleri” ile ilgili taltif mi edildi sorusu hep aklımdan geçer.Siz ne dersiniz?
Kemal DİNÇER-Bu vatandaş bir zamanlar basketbol oynadıktan sonra,hasbelkader ,kısa süreli de olsa FB menejerliği yaptı,şimdi ise “spor yazarı” ve TV de yorumcu.Kemal Dinçer kardeşim millete o engin spor bilgisinden sunarken,bugünlerde futbolda şiddet ve terör konusunda “engin deneyim” ve “kıymetli görüşlerini” aktarıyor.Yalnız gözümün önünden bir enstantene hiç gitmiyor,yakın geçmişte Kadıköyde stadta oynanan bir maçta sahaya ağzı açık sustalı bıçak atıldı ve çok şükür kimseye isabet etmedi.Ve Kemal Dinçer beyefendi o sustalı bıçağı ağzını dahi kapatmaya fırsat bulamadan, telaşla ,paltosunun altına gizleyerek kaçırdı ve herkesten gizledi. Ve bu şahıs Kemal Dinçer şimdi kalkmış sporun faziletlerinden bahsetmeye sporda şiddeti önlemekten bahsediyor.Kalkıp deliller nasıl kaçırılır dersi verse anlarım.
Sinan ENGİN-Sinanın futbolculuğunu da biliriz şimdiki halini de.Futbolculuğunda hiçbir zaman örnek olacak biri değildi, hiçbir zaman gerçek futbolseverde futbol ile ilgili olumlu izler bırakmadı.Futbolcuyken de olsun daha sonra bırakınca da olsun futboldan ziyade magazinel yanı ile medyada yer aldı.Bilmeyenler için:Seda Sayan’ın eski kocası. Belirli bir süre sonra kamuoyu gözünden kaybolduktan sonra birdenbire karşımıza BJK menejeri olarak çıktı.Ama ne menejer?Herkesin ve özellikle BJK lı yazarların futbol takımı menejerliğine “örnek “ olarak gösterildi.Menejerliğini hepiniz biliyorsunuz.Faaliyeti genelde her maç öncesi rakip gözde futbolcularına transfer teklifinde bulunmak,”hakemleri korumak”,hakemleri yönlendirmek,gereğinde Federasyon ve MHK ya gözdağı vermek, BJK lehine olan “hakem yanlışların” aslında yanlış olmadığı v.s.Esrarengiz ilişkileri çabası. Ve Sinan Engin şimdi TV de (gerçi ayrıldı galiba ama) göbeğini gere gere yan yaslanarak ve gözlerini kısarak millete akıl dağıtıyor,ahkam kesiyor.
Ömer ÇAVUŞOĞLU- Bu adama gazetede bir köşe vermişler,TV lerde ise her hafta konuk. Demek ki spor yazarı olmak bu kadar kolay mış. Tüüh yazık olsun bize bir spor yazarı bile olamadık!!! Ömer efendi bir zamanlar G.Saray a küfür etmekle ve özellikle ortadan yırtılan GS bayrağından elini manalı şekilde geçiren biri olarak ün yaptı.Çok merak ediyorum dünyanın bir başka demokratik ve medeni ülkesinde bu kadar garip ve bu şekilde ünlü olan başka biri var mı.Yurtdışında yaşayan ve aramızda üye olanlar bunu daha iyi bilirler. Diğer yandan bu güne kadar Ömer efendinin o “engin futbol bilgisinden” bir şey göremediğimizden çok merak ediyorum onu neden TV lere çıkarıyorlar,spor otoritesi olarak mı yoksa sportif palyaço ve şaklaban olarak mı?
İhsan KALKAVAN-Bir zamanlar Sayın Süleyman SEBA mahiyetinde görev yaptı ve umarım ki onun rahle-i tedrisatından geçmiş olsun.İhsan kardeşimiz uzun yıllar önce yaptığı kulüp yöneticiliğinin hala kaymağını yemeğe devam ediyor ve her fırsatta karşımıza spor otoritesi olarak çıkıyor.Futbolda,teknik konularda hiç bir şeyini duyamadık bu kadar yıl ama bol bol hamaset,övgüler,yuvarlak laflar,geçmişinden örmekler(ne bitmeyen bir mırasmış bu geçmişte yaptığı yöneticilik,bu konuda onunla sadece Ali Şen kıyaslanır), kısaca söylenenden akılda pek kalan olmayanı,bol miktarda geyik muhabbeti malzemesi boş laflar.Kerameti galiba çok paralı oluşundan!
Selçuk YULA-Selçuğun eskiden futbolculuğuna lafımız yok.Ama spor yazarlığı ve yorumculuğunu anlamak kolay değil.Çok nadiren gülen ve genelde asık yüzü ile ikide bir TV lerde arz-ı endam eder.Çocuklarım da çoktan büyüdüler,yoksa onarlı korkutmak için birebir. Fener sözkonusu oldu mu her zaman Fener haklı,her zaman lehine verilen kararlar doğru, kısaca Fener ve diğerleri.Ve Fenere sürekli yapılan “haksızlıklar” ve bunlara karşı yaman savaşçı Selçuk Yula.Ve bitmek bilmeyen G.Saray kini.G.Saray lafını duyar duymaz Selçuk Bey in tavrı değişir,yüzü asılır,kan beynine sıçrar,nabzı yükselir,yüzü gerilir.Bu kini anlaşılır gibi değil.Bir Filistinlinin İsrailliye bile kini bu kadar olamaz.Hep merak ederim neden acaba?
Aziz ÜSTEL-Maalesef bizim Aziz Beyi de bu “mümtaz” topluluğa dahil ettik. Yöneticiliğinden bir hayır görmedik,spor yorumculuğundan da .Eski bir showman olarak show yapıyor desem veya eski yönetici olarak GS haklarını koruyor desem onları da yapmıyor.Yalnız o tipik yüz mimikleri ile ,bitmek bilmeyen “ıı-ı-ıh” ile başlayan ve biten konuşmaları ve artık kanıksanmış herkese biraz tepeden bakan tavrı ile TV lerde boy gösteriyor ,tabi ki söylediklerinden akılda kalan pek yok.
Ve daha niceleri.Düşünüyorum da Fenerli Rambo Okan vardı,bu adamcağıza haksızlık edilmiş.Yani Rambo Okan bu mümtaz topluluğun arasında nasıl olmaz. Yazık bizi Rambo Okan’ın o engin futbol bilgisinden,engin deneyiminden mahrum ettiler.Mesela Rambo durup dururken baba evini nasıl ateşe verdiğini,bıçakla ASY de saha ortasına nasıl arz-ı endam ettiğini, nasıl kendini yakmaya kalkıştığını ve daha neler neler anlatırdı.Ve tabi ki fener aşkını ve Fenerlilik nasıl bir şey olduğunu.Garibimin biraz okuma yazması olsaydı spor yazarlığı da yapardı ama yok işte! Vah vah nelerden eksik kalmışız meğer………..!!! :ahci:
Bülent YAVUZ-Bu zat-ı muhteremin kişiliğini bilmem ama hiçbir zaman parlak derecede hakem olmadı ve yakın zamana kadar başkanı olduğu MHK daki uygulamalarla hep eleştiri alan ve yanlışlar yapan biriyken şimdi artık o görevden ayrılınca TV de yorumcu oldu, kamuoyunu yönlendirmeye kalktı.Çok başarılı ve örnek biri olsa tamam anlarım ama böyle bir kişi adeta taltif edercesine Türkiyenin devlet TV sinden ahkam kesmesini anlamakta güçlük çekiyorum.
Ali AYDIN- Bu hakem kardeşimiz adı ilk defa ASY de G.Saray-Altay maçında Hakan Şükür’den forma istemesi ile geniş spor kamuoyumuzun malümu oldu.Oldu olmasına da bu hareketi birileri tarafından GS karşı kampanya açılması için sonuna kadar kullanıldı. Ondan sonra Ali Aydın’ın ilk büyük “icraatı” Kadıköyde oynanan ve 4 GS futbolcuya kırmızı kart gösterdiği FB-G.Saray tarihi maç.Bu maç doğrusu Ali Aydın kardeşimiz için dönüm noktası oldu kariyerinde ve birdenbire ön palana çıkarıldı ve kısa sürede Türk futbolun 1 numaralı hakemi ilan edildi.Sürekli fiziğinde bahsedildi,dürüstlüğünden .Bir futbolsever olarak onun fiziği beni fazla alakadar etmedi,zira onu Mr.Model Of the World yarışmasına çıkaracak halim yok.Onu insan olarak dürüstlüğünden de bahsedilmesi bana göre lüzumsuzdu çünkü ben onun sahadaki hakem olarak dürüstlüğüne bakarım.Geçen sezon doğrusu Ali Aydın sezonuydu adeta ve onun yaptığı fatal hatalar bırakın o maçları ligin seyrini etkiledi.Özellikle FB-Rize maçı.Ondan sonra Ali Aydın birçok maçta hata yaptı ta ki GS-BJk maçına kadar .Bu maçta Ali Aydın’ın yaptığı hatalar,Fair Play örneği olan ve hiçbir zaman hakemleri eleştirmeyen GS Başkanı Özhan Canaydın’ı bile çileden çıkardı. Ve Başkan haklı olarak Ali Aydın’ın hakemliği bırakmasını telkin etti.Ve Ali Aydın son yıllarda verdiği en doğru ve isabetli kararla hakemliği bıraktı.Bu kararına bir kısım medya timsah gözyaşları dökerken hep aynı populist ve artık bıkkınlık gelen lafları tekrarladı,yani Ali Aydın gibi hakemlerin kolay yetişmediği, harcandığı v.s.,v.s.Çok defa yerli yersiz “tetikçi Hakem” lafını kullanırız.Ben bunu ciddiye almam,ama Ali Aydın’ın geçmişte yönettiği maçlara bakarak doğrusu bu aklıma geliyor.Ve ondan sonra Ali Aydın gazete spor yazarı ve daha da vahimi devlet TV nin kanalında hakem yorumcusu.Gerçi şimdi TV de çıkmıyor artık ama onu oraya getirmek,son derece başarısız insanların adeta ödüllendirmek için olsa gerek nerelere getirildiğine dair çarpıcı örnek.Bu kadar vahim hatalar yapan birsi kalkmış hakemleri eleştirmeye,kamuoyuna yön vermeye. Böylesi örnek de herhalde sadece bizde görülür.Ve son olarak Ali Aydın birileri tarafından TVye çıkarılarak acaba geçmiş “hizmetleri” ile ilgili taltif mi edildi sorusu hep aklımdan geçer.Siz ne dersiniz?
Kemal DİNÇER-Bu vatandaş bir zamanlar basketbol oynadıktan sonra,hasbelkader ,kısa süreli de olsa FB menejerliği yaptı,şimdi ise “spor yazarı” ve TV de yorumcu.Kemal Dinçer kardeşim millete o engin spor bilgisinden sunarken,bugünlerde futbolda şiddet ve terör konusunda “engin deneyim” ve “kıymetli görüşlerini” aktarıyor.Yalnız gözümün önünden bir enstantene hiç gitmiyor,yakın geçmişte Kadıköyde stadta oynanan bir maçta sahaya ağzı açık sustalı bıçak atıldı ve çok şükür kimseye isabet etmedi.Ve Kemal Dinçer beyefendi o sustalı bıçağı ağzını dahi kapatmaya fırsat bulamadan, telaşla ,paltosunun altına gizleyerek kaçırdı ve herkesten gizledi. Ve bu şahıs Kemal Dinçer şimdi kalkmış sporun faziletlerinden bahsetmeye sporda şiddeti önlemekten bahsediyor.Kalkıp deliller nasıl kaçırılır dersi verse anlarım.
Sinan ENGİN-Sinanın futbolculuğunu da biliriz şimdiki halini de.Futbolculuğunda hiçbir zaman örnek olacak biri değildi, hiçbir zaman gerçek futbolseverde futbol ile ilgili olumlu izler bırakmadı.Futbolcuyken de olsun daha sonra bırakınca da olsun futboldan ziyade magazinel yanı ile medyada yer aldı.Bilmeyenler için:Seda Sayan’ın eski kocası. Belirli bir süre sonra kamuoyu gözünden kaybolduktan sonra birdenbire karşımıza BJK menejeri olarak çıktı.Ama ne menejer?Herkesin ve özellikle BJK lı yazarların futbol takımı menejerliğine “örnek “ olarak gösterildi.Menejerliğini hepiniz biliyorsunuz.Faaliyeti genelde her maç öncesi rakip gözde futbolcularına transfer teklifinde bulunmak,”hakemleri korumak”,hakemleri yönlendirmek,gereğinde Federasyon ve MHK ya gözdağı vermek, BJK lehine olan “hakem yanlışların” aslında yanlış olmadığı v.s.Esrarengiz ilişkileri çabası. Ve Sinan Engin şimdi TV de (gerçi ayrıldı galiba ama) göbeğini gere gere yan yaslanarak ve gözlerini kısarak millete akıl dağıtıyor,ahkam kesiyor.
Ömer ÇAVUŞOĞLU- Bu adama gazetede bir köşe vermişler,TV lerde ise her hafta konuk. Demek ki spor yazarı olmak bu kadar kolay mış. Tüüh yazık olsun bize bir spor yazarı bile olamadık!!! Ömer efendi bir zamanlar G.Saray a küfür etmekle ve özellikle ortadan yırtılan GS bayrağından elini manalı şekilde geçiren biri olarak ün yaptı.Çok merak ediyorum dünyanın bir başka demokratik ve medeni ülkesinde bu kadar garip ve bu şekilde ünlü olan başka biri var mı.Yurtdışında yaşayan ve aramızda üye olanlar bunu daha iyi bilirler. Diğer yandan bu güne kadar Ömer efendinin o “engin futbol bilgisinden” bir şey göremediğimizden çok merak ediyorum onu neden TV lere çıkarıyorlar,spor otoritesi olarak mı yoksa sportif palyaço ve şaklaban olarak mı?
İhsan KALKAVAN-Bir zamanlar Sayın Süleyman SEBA mahiyetinde görev yaptı ve umarım ki onun rahle-i tedrisatından geçmiş olsun.İhsan kardeşimiz uzun yıllar önce yaptığı kulüp yöneticiliğinin hala kaymağını yemeğe devam ediyor ve her fırsatta karşımıza spor otoritesi olarak çıkıyor.Futbolda,teknik konularda hiç bir şeyini duyamadık bu kadar yıl ama bol bol hamaset,övgüler,yuvarlak laflar,geçmişinden örmekler(ne bitmeyen bir mırasmış bu geçmişte yaptığı yöneticilik,bu konuda onunla sadece Ali Şen kıyaslanır), kısaca söylenenden akılda pek kalan olmayanı,bol miktarda geyik muhabbeti malzemesi boş laflar.Kerameti galiba çok paralı oluşundan!
Selçuk YULA-Selçuğun eskiden futbolculuğuna lafımız yok.Ama spor yazarlığı ve yorumculuğunu anlamak kolay değil.Çok nadiren gülen ve genelde asık yüzü ile ikide bir TV lerde arz-ı endam eder.Çocuklarım da çoktan büyüdüler,yoksa onarlı korkutmak için birebir. Fener sözkonusu oldu mu her zaman Fener haklı,her zaman lehine verilen kararlar doğru, kısaca Fener ve diğerleri.Ve Fenere sürekli yapılan “haksızlıklar” ve bunlara karşı yaman savaşçı Selçuk Yula.Ve bitmek bilmeyen G.Saray kini.G.Saray lafını duyar duymaz Selçuk Bey in tavrı değişir,yüzü asılır,kan beynine sıçrar,nabzı yükselir,yüzü gerilir.Bu kini anlaşılır gibi değil.Bir Filistinlinin İsrailliye bile kini bu kadar olamaz.Hep merak ederim neden acaba?
Aziz ÜSTEL-Maalesef bizim Aziz Beyi de bu “mümtaz” topluluğa dahil ettik. Yöneticiliğinden bir hayır görmedik,spor yorumculuğundan da .Eski bir showman olarak show yapıyor desem veya eski yönetici olarak GS haklarını koruyor desem onları da yapmıyor.Yalnız o tipik yüz mimikleri ile ,bitmek bilmeyen “ıı-ı-ıh” ile başlayan ve biten konuşmaları ve artık kanıksanmış herkese biraz tepeden bakan tavrı ile TV lerde boy gösteriyor ,tabi ki söylediklerinden akılda kalan pek yok.
Ve daha niceleri.Düşünüyorum da Fenerli Rambo Okan vardı,bu adamcağıza haksızlık edilmiş.Yani Rambo Okan bu mümtaz topluluğun arasında nasıl olmaz. Yazık bizi Rambo Okan’ın o engin futbol bilgisinden,engin deneyiminden mahrum ettiler.Mesela Rambo durup dururken baba evini nasıl ateşe verdiğini,bıçakla ASY de saha ortasına nasıl arz-ı endam ettiğini, nasıl kendini yakmaya kalkıştığını ve daha neler neler anlatırdı.Ve tabi ki fener aşkını ve Fenerlilik nasıl bir şey olduğunu.Garibimin biraz okuma yazması olsaydı spor yazarlığı da yapardı ama yok işte! Vah vah nelerden eksik kalmışız meğer………..!!! :ahci: