PDA

Tüm Versiyonu Göster : Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası


Leotheking
28-09-05, 17:40
-------------------------

İstanbul'da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar Allah'ın gazabına uğrasınlar."

Fatih Sultan Mehmet

İstihbaratı kuvvetli bir gazeteci arkadaşım geçen yıl Galataport alışverişini
anlatmıştı bana.

Sami Ofer'in yatının Bodrum açıklarına geldiğini, Erdoğan'ın kardeşinin de
içinde bulunduğu bir grubun helikopterle yata gittiğini ve orada Salıpazarı
ihalesi işini bağladıklarını söylemişti.

Ben o zamanlar Salıpazarı'na ne yapılacağını bile bilmiyordum; Galataport
sözcüğünü ise hiç duymamıştım.

Erdoğan'ın kardeşi olduğundan da haberim yoktu.

Aradan aylar geçti, arkadaşımın anlattıkları bir bir doğrulandı.

Geçenlerde bunu kendisine hatırlattım, güldü ve "nasıl istihbarat" ama demekle
yetindi.

Ben de gazeteciliğine bir kez daha şapka çıkardım.

Sonra Erdoğan'ın hiç görmediğini söylediği Ofer'le birkaç kez buluştuğu ortaya
çıktı.

Ve ben nedense Clinton'ın başını Monica'nın değil, bu ilişkiyi reddederek yalan
söylemiş olmasının derde soktuğunu hatırladım.

Belli ki Salıpazarı işi daha şimdiden büyük yolsuzluk skandalları arasında
yerini aldı.

İstanbul'un bu değerli bölgesinin yabancı iş adamlarına, yat buluşmaları ve
gizli gece yarısı görüşmeleri ile satılması yıllarca konuşulacak.


***

Tam bunları düşündüğüm sırada Süheyl Ünver'in İstanbul Risaleleri kitabını
karıştırıyordum.

Orada ilginç bir hikâyeye rastladım.

Size de aktarayım, bakalım nasıl bulacaksınız.

''Fatih İstanbul'u alıp da alayla Ayasofya önüne geldiği zaman derinden derine
bir inilti işitti. Sesin geldiği tarafa bir adam gönderdi.

Sakalları uzamış, hali perişan bir keşiş bulup getirdiler. Huzura çıkardılar.
Korktu, teskin ettiler.

Niçin hapsedildin diye sordular? Keşiş fala baktığını ve kuşatma hazırlıkları
sırasında Konstantin'in kendisini çağırıp İstanbul'u Türklerin alıp almayacağını
bildirmek için remil atmasını söylediğini, remilde İstanbul'un Türklerin eline
geçeceğini söylemesi üzerinde de Konstantin'in kızarak onu zindana attırdığını
hikâye etti. Ve şimdi karşınızda bulunuyorum, demek ki falım doğru imiş.

Bunun üzerine Fatih de İstanbul'un kendi elinden çıkıp çıkmayacağına dair remil
atmasını ve doğruyu söylerse ödüllendirileceğini bildirdi.

Keşiş remil attı ve şöyle dedi:

- İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çıkmayacak, lakin öyle bir zaman
gelecek ki emlak ve arazileriniz satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı
olmaktan çıkacak.

Bu falın bildirdiği sonuçtan büyük üzüntü duyan Fatih ellerini kaldırarak
'İstanbul'da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar, Allah'ın gazabına
uğrasınlar!' diye beddua etti.''


***

Ne dersiniz?

Fatih Sultan Mehmet'in laneti onca yüzyılın ardından gelip hükümeti bulur mu?

Aslında bu soruyu her yıl İstanbul'un fethini kutlayıp yatlarda yabancı iş
adamlarına semt pazarlayan muhafazakâr demokratlara(!) sormak gerekir.

Ne de olsa onların aklı bu işlere daha çok eriyor.

Zülfü Livaneli

M.Yasin Cakmak
28-09-05, 20:34
Bu hikayenin bin turlusu dolasir etrafta :).

arat44
28-09-05, 23:22
hikaye olmayan kismi hicde ic acici degil ama...

umarim o da hikayedir...

UmBeRtO GS
28-09-05, 23:49
En başta anlatılan şey tamamiyle gerçek...

Sonra anlatılan beddua'da umarım gerçekleşir....