gian
21-11-04, 01:59
GalataSarayı Forumlarının adının ne manaya geldigine yönelik bir takım sorularla karşılaşmaktayız..Bu sorulara belki yanıt olur diyerek sizlere kuruluşumuzu anlatan şu satırları takdim etmek istiyorum..
" İngiliz ve Rum gençlerinin kendi aralarında kurdukları takımlarla Kadıköy çayırlarında yaptıkları futbol maçlarını ilgi ve tarifsiz bir hevesle izleyen Müslüman Türk gençleri bu spora karşı derin bir muhabbet duymaya başlamışlardı..Bunların arasında Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi'nde okuyan genç öğrenciler de vardı..
Kadıköy'de oturan bu gençler bütün bir yaz boyu İngiliz ve Rum takımlarının kendi aralarında oynadıkları maçları izlediklerinden, içlerini saran bu heves, had safhaya ulaşmıştı..
Yaz tatili sona erip okulların açıldığı günlerde, Mekteb-i Sultani'nin beşinci sınıf öğrencilerinden Ali Sami (Yen), Asım Tevfik (Sonumut), Emin Bülend (Serdaroğlu), Celal İbrahim (Şehit), Tahsin Nahit, Bekir Sıtkı (Bircan), Reşat (Şirvani), Cevdet (Kalpakçıoğlu) ve Abidin (Dav'er), edebiyat hocası Mehmet Ata Bey'in dersinde, aralarında yaptıkları fısıltı halinde hararetli konuşmalar sonunda bir futbol klubü kurmaya karar vermişlerdi. (1 Ekim 1905)
Maksatları, İngilizler gibi toplu halde top oynamak, bir isme ve renge sahip olup, Türk olmayan takımları yenmekti..
Klubün kurulmasına bir çırpıda karar veren bu öğrenciler, isim konusunda kolay kolay bir karara varamadılar.. Günün anlayışı, spora ve sporcuya ancak yabancı adlar yakıştırabildiğinden, Gloria (Zafer) ve Audace (Cüret) gibi isimler üzerinde önemle durulmuş, bu arada Tobler marka çikolataların üzerindeki kartal armasını beğenen bazıları da Kartal adı üzerinde ısararla durmuşlardı. Gençler isim konusunda öyle bocalamışlardı ki, teşkil ettikleri takım Kadıköy'de Papazın Çayırında ilk maçına çıktığında bile henüz ismi yoktu..
Yalnız klube renk olarak Milli renkler, Kırmızı-Beyaz seçilmiş ve takım bu renk formalarla sahaya çıkmıştı. Bu formaları, klup kurucularından Asım Tevfik'in annesiyle Ali Sami'nin kızkardeşi dikmişlerdi..
Kırmızı-Beyaz formalı bu Türk takımı ilk maçında Rum takımını 2-0 yendi..Yalnız maçı kazanmakla kalmadı, ismini de bu ilk maçında kazandı..
Maçı izleyenler onlardan "Galata Sarayı efendileri" diye bahsetmekteydiler..Bu isim hepsinin hoşuna gitmişti.İşte bu ismi derhal benimseyip hemen oracıkta "Takımımızın adı Galata Sarayı olsun" dediler..Böylece Türk sporunda ölümsüz bir doruk olacak Galatasaray doğdu.
Kırmızı-Beyaz olan forma rengi de kısa bir süre sonra Sarı-Kırmızı olarak değiştirilecekti.Buna neden, Milli renklerle hafiyelerin dikkatlerini ve öfkelerini daha fazla üzerlerine çekmemek olacaktı.."
Yazıyı arşivimde bulunan Cem Atabeyoğlu'nun Türk Spor Tarihi Ansiklopedisinden aldım..
Yazıdan da anlaşılacağı üzere ilk olarak benimsenen adımız olan GalataSarayı, daha sonra dilin kullanış biçimiyle Galatasaray'a kısa bir zamanda dönüşmüştür..
Biz de tarihine ve geçmişine sıkı sıkı bağlı olan gençler olarak, forumu kurarken geçmişimizden nasiplenmeyi uygun gördük ve ilk maçımızda bize yakıştırılan adı, en azından burda yaşatmaya karar verdik..
Forumumuzun adının GalataSarayı olusunun kısa öyküsü budur..
Umarız GalataSarayı forumları da Galatasarayımız kadar uzun ömürlü olur ve Galatasaray var oldukça yaşamını sürdürür...
" İngiliz ve Rum gençlerinin kendi aralarında kurdukları takımlarla Kadıköy çayırlarında yaptıkları futbol maçlarını ilgi ve tarifsiz bir hevesle izleyen Müslüman Türk gençleri bu spora karşı derin bir muhabbet duymaya başlamışlardı..Bunların arasında Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi'nde okuyan genç öğrenciler de vardı..
Kadıköy'de oturan bu gençler bütün bir yaz boyu İngiliz ve Rum takımlarının kendi aralarında oynadıkları maçları izlediklerinden, içlerini saran bu heves, had safhaya ulaşmıştı..
Yaz tatili sona erip okulların açıldığı günlerde, Mekteb-i Sultani'nin beşinci sınıf öğrencilerinden Ali Sami (Yen), Asım Tevfik (Sonumut), Emin Bülend (Serdaroğlu), Celal İbrahim (Şehit), Tahsin Nahit, Bekir Sıtkı (Bircan), Reşat (Şirvani), Cevdet (Kalpakçıoğlu) ve Abidin (Dav'er), edebiyat hocası Mehmet Ata Bey'in dersinde, aralarında yaptıkları fısıltı halinde hararetli konuşmalar sonunda bir futbol klubü kurmaya karar vermişlerdi. (1 Ekim 1905)
Maksatları, İngilizler gibi toplu halde top oynamak, bir isme ve renge sahip olup, Türk olmayan takımları yenmekti..
Klubün kurulmasına bir çırpıda karar veren bu öğrenciler, isim konusunda kolay kolay bir karara varamadılar.. Günün anlayışı, spora ve sporcuya ancak yabancı adlar yakıştırabildiğinden, Gloria (Zafer) ve Audace (Cüret) gibi isimler üzerinde önemle durulmuş, bu arada Tobler marka çikolataların üzerindeki kartal armasını beğenen bazıları da Kartal adı üzerinde ısararla durmuşlardı. Gençler isim konusunda öyle bocalamışlardı ki, teşkil ettikleri takım Kadıköy'de Papazın Çayırında ilk maçına çıktığında bile henüz ismi yoktu..
Yalnız klube renk olarak Milli renkler, Kırmızı-Beyaz seçilmiş ve takım bu renk formalarla sahaya çıkmıştı. Bu formaları, klup kurucularından Asım Tevfik'in annesiyle Ali Sami'nin kızkardeşi dikmişlerdi..
Kırmızı-Beyaz formalı bu Türk takımı ilk maçında Rum takımını 2-0 yendi..Yalnız maçı kazanmakla kalmadı, ismini de bu ilk maçında kazandı..
Maçı izleyenler onlardan "Galata Sarayı efendileri" diye bahsetmekteydiler..Bu isim hepsinin hoşuna gitmişti.İşte bu ismi derhal benimseyip hemen oracıkta "Takımımızın adı Galata Sarayı olsun" dediler..Böylece Türk sporunda ölümsüz bir doruk olacak Galatasaray doğdu.
Kırmızı-Beyaz olan forma rengi de kısa bir süre sonra Sarı-Kırmızı olarak değiştirilecekti.Buna neden, Milli renklerle hafiyelerin dikkatlerini ve öfkelerini daha fazla üzerlerine çekmemek olacaktı.."
Yazıyı arşivimde bulunan Cem Atabeyoğlu'nun Türk Spor Tarihi Ansiklopedisinden aldım..
Yazıdan da anlaşılacağı üzere ilk olarak benimsenen adımız olan GalataSarayı, daha sonra dilin kullanış biçimiyle Galatasaray'a kısa bir zamanda dönüşmüştür..
Biz de tarihine ve geçmişine sıkı sıkı bağlı olan gençler olarak, forumu kurarken geçmişimizden nasiplenmeyi uygun gördük ve ilk maçımızda bize yakıştırılan adı, en azından burda yaşatmaya karar verdik..
Forumumuzun adının GalataSarayı olusunun kısa öyküsü budur..
Umarız GalataSarayı forumları da Galatasarayımız kadar uzun ömürlü olur ve Galatasaray var oldukça yaşamını sürdürür...