PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ukraynalı oyuncuları biz ateşledik


LuisFigo
20-11-04, 03:21
3-0'lık hezimetin gerçek öyküsü.. Futbol maydanozları bu analizi iyi okumalılar..!! Kodadımedya'nın dünyaca ünlü yazarı Kültürlü Serseri ''Aslında biz maç başlamadan yenildik..'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o müthiş yazı:


''Bir saha düşünün, 45 bin kişi hınca hınç doldursun.. Bir saha düşünün
seyircinin 12. adamlığı ile galibiyete yakın olalım. Evet, maç boyunca
seyircinin desteği elbette inkar edilemez, ama ya düdük çalmadan neler oldu?
Biz aslında maç başlamadan yenilik. Peki ama neden?...''

Milli Takım Ukranya karşısındaydı. 90 dakika bittiğinde skor 3-0'dı ve milli
takım kendi seyircisinin önünde hezimete uğramıştı.. Bizim milli maçtan
sonra ise, bir başka kanalda İspanya - İngiltere maçını seyredenler şu
düşüncelerin akıllarına gelmesine bir türlü engel olamıyorlardı: ''Ya bizde
oynanan oyun futbol değil, ya da İspanya ve İngiltere'nin bizdeki gibi 11'er
kişi ile çıktıkları ve yine bizdeki gibi yeşil çimenlerin üzerinde
oynadıkları oyun futbol değildi. Ama kesin olan bir şey vardı ki; o da, ya
onlarda futbol diyerek başka bir şey oynuyorlardı ya da biz, futbol diyerek
başka bir oyun oynuyorduk...

Aslında biz maç başlamadan yenildik.. !!

Bir saha düşünün, 45 bin kişi hınca hınç doldursun.. Bir saha düşünün
seyircinin 12. adamlığı ile galibiyete yakın olalım. Evet, maç boyunca
seyircinin desteği elbette inkar edilemez, ama ya düdük çalmadan neler oldu?

İki milli takımın ulusal marşları çalacaktı. Elbette öncelik, konuk
takımındı.. Peki, Ukranya'nın Milli Marşı çalarken bizim seyircimiz ne
yaptı? Ulusal Marşları çalarken bazıları ıslıklarla onlara ''eşlik''
ettiler. Yanlış anlasılmasın o ''eşlik'' tırnak içindeki eşliktir.

Bu kendini bilmez hareket karşısında, Ukranyalılar ne yaptı? Milli Marşları
biter bitmez bir araya geldiler ve bir daire şeklinde toplanıp,
yeneceklerine dair yemin ettiler. ''Ne var bunda, bunu her takım yapıyor''
diye düşünebilirsiniz. Ama, alın dünkü maçın görüntülerini ve bir daha
izleyin bu sahneleri. Ukranyalı sporcuların Ulusal Marşları çalarken
ıslıklanmaları karşısında surat ifadelerine bakın, sonra da nasıl
kenetlendiklerini..

Belki de bundan dolayı rakip takım fazla hata yapmadı. Tek kornerlerine
rağmen, Türkiye defalarca korner attı. Nafile kornerler yani.. Ve, onlar
hatta yapmadılar. Çünkü, hatta yapmamaya ''yemin'' ettirildiler. Ettiler
değil ''ettirildiler''... Biz hatalar yaptık, onlar yapmadı, hepsi o kadar..

Saygı duruşu saygısızlığı...

Seyircileri bu duruma, kulüb yöneticileri ve kendilerini takımlarının
''savaşcısı'' gibi göstererek, hergün ahkam kesen futbol maydanozları, yani
sırf kendi takımının renginden olmadığı için karşısındaki takımı suçlamayı
bir amaç, bir ahlaki değer haline getiren ve bunu gençlere matah birşeymiş
gibi sunan yorumcular getirmiştir.. Maalesef durum budur.. !!

Bir saha düşünün demiştik, her şey dört dörtlük olsun.. ! Bir saha düşünün,
konuk takımın milli marşına saygı duymasın. Ve bir saha düşünün, konuk takım
ve yabancı hakem 4'lüsünün bile saygı duruşu için orta yuvarlık içinde
toplandığı anda ıslıklar çalsın.

Ki, saygı duruşu yapılan kişi, hayatını kaybeden Beşiktaş'ın emektar
oyuncusu Şeref Görkey için...

Vefat eden Beşiktaşlı'ya milli takım saygı duyarken, konuk milli takım
Ukraynalı futbolcular saygı duyarken, yabancı hakem 4'lüsü duyarken,
statdaki seyirciler saygı duymasın.. Bu nasıl bir rekabettir ki ölüye bile
saygıyı ortadan kaldırsın? Üstelik ''gavur'' dediğimiz yabancılar saygı
dularken.. Alın o görüntüleri bir daha izleyin.. Saygı duruşu yapılırken,
seyircinin yaptığını.. O esnada stad görevlileri saygı duruşu yapıldığı
yeniden anonslamak zorunda kaldılar..

Ölen kişi Beşiktaşlı diye mi.. ? Ölen kişi bir başka takımdan olsa kendi
sahamızda oynanıyor diye ona saygı duymayacak mıyız..? Maçın sonunda olan ve
hakemin kafasına gelen paradan, sahaya atılan pet şişelerden bahsetmiyoruz
bile.. Bahsetmeye de lüzum yok, durum ortada zaten...

Bir Hoca'nın kovulması için ancak bu kadar çalışılır...

Seyircinin suçu buydu da futbolcuların ve teknik adamların hiç mi suçu
yoktu? Sahaya teknik adamların çıkıp oynaması elbette futbol tarihinde bir
devrim olurdu.. Bu maçta bu devrim olmadı, olamazdı.. Teknik heyet sapına
kadar taktiği belirlemişti, onu sahaya yansıtacak olanlar ise oyunculardı.
Peki, öyle mi oldu? Hayır!!

Sahada sadece Emre, birazcık Okan ve oyuna sonradan müdahil olan Yıldıray
vardı. Gerisi bilinçsiz top süren, bilinçsiz ''atack'' yapmaya çalışan,
sanki ''ölü ozanlar derneği''nin üyeleriydi...

İki golden sonra saha dışına alınan Servet utancından, yedek kulübesi yerine
soyunma odasına gitti... Neden acaba? Şimdi Ersun Yanal'ın ipini çekmek
isteyen çok olacaktır.. Ama herkes vicdanına şöyle bir baksın, dün akşam
oynamayan Ersun Yanal mıydı, yoksa sahadaki ''Ölü Ozanlar Derneği''nin pek
değerli üyeleri miydi..?

kulturluserseri@kodadimedya.com


http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=167073

Sheva
20-11-04, 07:50
Vay anasina, bu yazar arkadasimiz futbolu kokunden sarsacak bir oneri ile karsimizda.. Demek takim, taktik, sistem, TD falan bunlarin onemi bir yere kadar, isin esasi tribunlerin rakip takimi kizdirmamasinda yatiyormus.. Maca gidenlerin bir anlik gafletinden maci kazanma sansimizi da yitirmisizis.. Yapilanin ayip oldugu konusunda sonuna kadar hemfikirim, mac sonucu ile baglanti kurma konusunda ise sadece geciniz diyorum..

Ayrica Seref Gorkey'in cenazesine katilma zahmetinde bulunmayan federasyon, fenerbahce stadinda olacaklari bile bile gunler sonra saygi durusu duzenliyor.. Sebep her zamanki gibi eyyam, besiktas'in bu konudaki sikayetlerine son vermek.. Bu ismarlama kararlara nereye kadar gidicez bakalim..