PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ukrayna gibi oynayip 3-0 kazanacagima....


cozker
18-11-04, 10:36
Türkiye gibi cesurca 90 dakika devamlı saldırıp, futbolu keyiflestirip 3-0 kaybetmeye razıyım!

Hatırlarsanız bir süre öncesine kadar gündemden düsmeyen Lucescu-Terim tartısmalarından bu tür ifadeler kulaga hic yabancı gelmiyor. "Lucescu'yla sampiyon olacagıma Terim'le 10. olmaya razıyım" tarzı ifadelerde bulunan arkadasların savundukları şey "ben futboldan zevk almak istiyorum, sıkıcı kapanan, korkak bir takım yerine devamlı golü düsünen, saldıran cesur oynayan bir takım istiyorum" demeye getiriyorlardı..

Şimdi bu düsünceler ışıgında dünkü maca bir göz atalım.. Türkiye ne yaptı; mac boyunca 6-7 adamla devamlı rakip kaleyi yoklamaya calıstı.. Savunmayı cok riskli oynattı. Cogu zaman geride 2-3 kisiyle rakip kontraları karsılamaya calıstık ve son derece cesur bir futbol oynadık.. Ukrayna ne yaptı peki; 90 dakika boyunca kapanıp macı sogutup sadece kontra atagı düsündüler ve son derece korkakca oynadılar.. Bunun dısında cokta fazla birsey yaptıkları söylenemez. Cok basit oynadılar ve net bir skorla kazandılar.. 2 takimin kadrosuna baktigimizda hickimse Ukrayna'nin daha guclu oldugunu soyleyemez ama cok daha gercekci oynadiklarida ortada..

Fazla söze gerek yok. Futbolda hayallerin pesinden degil gerceklerin pesinden kosmak lazım.. Herkes rakibini ezip gecmek ister, devamlı saldırarak kahramanlık filmlerindeki gibi destanlar yazmak ister ama günümüz futbol gerceklerine de uymak zorundayız aksi taktirde Ersun Yanal'ın bu zihniyeti sadece mutlu sonla biten kahramanlık filmlerinde iş yapar!

Şu an Ukrayna liginde bir takım calıstıran Lucescu'nun bu macla ilgili Vatan gazetesinde güzel bir analiz yazısı var. Hepimizin cok begendigi, hayran oldugu Emre Belozoglu'nu macin temposunu ayarlayamadigi ve takima liderlik edemedigi gerekceleriyle elestirmis. Acikcasi dun aksam o gozle bakmamistim ve bende Emre'yi macin kahramani olarak gormustum. Aslında Emre'yede birsey diyemeyiz cünkü Emre'ye bu sekilde oynamasını teknik direktor telkin etmistir herhalde. Belki cok daha tecrübeli, zeki bir futbolcu bunu kendi kendine yapardi ama genc bir oyuncudan bunlari beklemek biraz haksizlik olur..

----------------------------------------------------------
Ersun, Ukrayna'yı yanlış analiz etmiş

Ukrayna-Türkiye maçını izlerken Türkler'in rakiplerini iyi analiz etmediğini farkettim. Bu nasıl oldu? Gelin yenilginin sebeplerine en baştan başlayalım

18/11/2004


Ukrayna-Türkiye maçını izlerken Türkler'in rakiplerini iyi analiz etmediğini farkettim. Bu nasıl oldu? Gelin yenilginin sebeplerine en baştan başlayalım.

Ukrayna Ligi'nin sonuncusu 13 maçta 16 gol yemiş. Bu ligde en fazla gol yiyen takım kalesinde 18 gol görmüş. Ukrayna'da birebir savunmayı bilen, blok olarak kapanan, takım olarak çok mücadele eden takımlar var. Burası aynı İtalyan Ligi gibi... Maçlar 0-0, 1-0, 1-1 gibi skorlarla bitiyor. Daha hiçbir maçı çok rahat kazanan bir takım görmedim.

Ukrayna Milli Takımı da liginin bir devamı. Ama bir de artıları var. Shevchenko gibi bir futbolcu Ukrayna Milli Takımı formasını giyiyor. Neresinden bakarsanız bakın dünyanın en büyük ödülü 'Altın top'u hakeden bir isim. Tüm boşlukları dolduran, araya koşu yapan, son vuruşta usta bir futbolcu. Ukrayna'nın oyun sistemini tamamlayan büyük bir silah...

Böyle oynanır mı?
Böyle bir takıma karşı 7-8 hücum oyuncusuyla, sürekli hücumu düşünerek oynamak yanlıştı. Türkiye çok kalpten oynayan, hızlı, agresif, genç oyunculardan kurulu bir takım. Ama Ukrayna ile oynarken bu durum birdenbire dezavantaj oldu.

Aslında Danimarka-Türkiye maçını izlerken Ukrayna'nın rahat kazanacağını tahmin etmiştim. Türkiye, Danimarka'da kazanmalıydı. Çünkü Danimarka'nın Shevchenko gibi boşlukları dolduracak, araya girecek bir futbolcuları yoktu. Ama kazanamadılar. Bu, Ukrayna maçı öncesi büyük bir kayıptı. Çünkü bu maçı kazanmaları gerekecekti. Ve arkada boşluk bırakacaklardı. Aynı tahmin ettiğim gibi oldu. Türkiye mantalite olarak maça yanlış sistemle başladı.

Bu tip maçların en büyük kırılma noktası sabırdır. Beklersiniz... Rakibi tartarsınız. Oyunun ritmini ve yönünü değiştirir, saniye saniye maçın gidişine göre hareket edersiniz.

Emre hiç iş yapmadı
Fakat bakıldığında bu durum Türkiye'nin genlerine uymuyor. Her maça onbinlerce kişi geliyor. Televizyonlar maçları naklen veriyor. Futbol Türkiye'nin kalbi durumunda. Yani Türkiye'de hücuma yönelik, göze hoş gelen, ofansif futbol oynanıyor. Ukrayna'da ise maçlara en fazla 2-3 bin kişi geliyor. Takımlar onlara güzel futbol göstermek yerine, kazanmaya, taktiğe ve sonuca yönelik oynuyorlar. Bu durum maalesef Türkiye adına dün gece kötü sonuçlandı.

Letonya maçı da tıpkı böyle olmuştu. Maçın başında sabretmeden saldıran, 5 dakikada kazanmaya yönelik bir takım izlemiştik. Sonucu hüsran olmuştu. Türkiye kazanmak istiyorsa oyun mantalitesini değiştirmeli.

Şimdi siz Emre'nin takımın en iyi futbolcusu olduğunu düşünüyorsunuz. Ama öyle değil... İyi oynayan bir futbolcu takımının lideriyse, ritmi düşürür yükseltir, oyunun yönünü değiştirir, takımını hızlandırır veya yavaşlatır. Ama Emre dün bunları yapmadı. Sürekli rakiplerine çalım atp, hızlı oynamaya çalıştı. Futbol yalanlar oyunudur. Rakibinizi sürekli yanıltmaya çalışmalısınız. Aynı yöntemi sürekli uygularsanız çözülmeniz, rakibinizin konrolüne girmeniz kolay olur.

Türkiye dün işte bunun kurbanı oldu. Rakibe yalan söyleyemedi. Sürekli aynı şeyleri yaptı, gerektiğinden fazla hücum oyuncusuyla sürekli saldırdı ve 3-0 kaybetti.
Haber :Mircea LUCESCU

http://www.gazetevatan.com/spor/spor_haber_detay.asp?Newsid=40430&Categoryid=15

18-11-04, 10:58
Lucescu zaten zamanında Ersun Yanal'ı da eleştirmişti GB'nin başındayken.. Savunmaya da önem vermelisin yoksa başarısız olursun diye.. Ersun Yanal da eleştiler için teşekkür ettiğini bildirmişti.. Ama pek ders almış gözükmüyor. Daha önce hiç karşılaşmadığımız Ukrayna'ya karşı ağır defans adamları ile çıkarak sonumuzu hazırladı.
Ben Emre'de çok hata bulmuyorum, Emre'nin yanında oynayan başka oyuncu yoktu çünkü.. Suç ona bu taktiği verende..

Saunders
18-11-04, 11:03
Nasıl emre hiç iş yapmadı yahu?

5. dakikada nihata alda at diye pas verdi nihat onu atsa maç kopucak...

Bence çok çok iyi oynadı...

Çok çalım atmışmış...

Yahu çalım,eğer atabiliyosan müthiş bir güçtür rakipden adam eksiltirsin...Ve emre her topu ayağına alışında en az 2 ukraynalıyı eksiltti...

Tek başına mücadele etti resmen...

18-11-04, 11:10
Bu arada Rıdvan da benzer şekilde yazmış :


Acele işe şeytan karışır


Sanki dün grubumuzdaki son maçı oynuyorduk. Berabere kalıp, farklı yenilmezsek istediğimizi alırız havasında bir görüntü ortaya koyduk.
Maça öyle bir başladık ki, öyle bir dolmuşuz ki, ilk dakikadan itibaren ailecek hücuma kalktık. Dörtlü savunmanın iki kenarında oynayan Ümit ve Deniz de aynı anda hücuma çıktı. Orta saha oyuncularının hepsi golü düşünüyordu. Belli ki 4 - 2 - 3 - 1 düzeni otelde kalmıştı. 90 dakika boyunca 2 - 8 sistemini uyguladık. Yani 2 stoper, 8 de hücumu düşünen oyuncu.
Ukrayna maç öncesi kendi sahasında alan savunması yapıp, en uçtaki Shevchenko, hemen arkasında oynayan Voronin desteğiyle kontratak yapmayı düşünmüştü. Buna karşılık biz, kenarlardaki oyuncuları da aynı anda hücuma sokarak, rakibin istediği kontratağa davetiye çıkardık. Ukrayna takımı savunma yaparken ceza sahası önünde kümeleşti, bizim kısa boylu forvetlerimiz Nihat, Fatih ve Gökdeniz o kalabalığın içine bilinçsizce girdi.

Uyuta uyuta
Kapanan rakibi açabilmek için oyunu kenarlara bir türlü taşıyamadık. Yapılan değişikliklerde ofansif oyuncuları sahaya sürmek ne kadar doğruysa, bu oyuncuların hiçbirinin kenara inmemesi de bir o kadar yanlıştı.
Ukrayna takımı sekiz tane mücadele eden vasat, ama disipli oyuncu, önde oynayan iki çok yetenekli forvetten oluşuyordu... Uyuta uyuta tabii ki mücadele ederek, çok önemli üç puanı aldılar.
On günlük kampın doğru olup olmadığı konusunda kafamızda soru işaretleri vardı. Emre'nin müthiş performansını gördükten sonra, kamp yerine maç oynamak daha faydalı olurdu izlenimini edindik.
Emre, giren çıkan tüm oyunculardan daha iyiydi. Kuvvetli, çabuk adam eksilten bir görünteydi. Onun müthiş performansı bile yetmedi...

gian
18-11-04, 12:00
Cozker sence 6-7 tane forvetle oynamak hücum oynamak mıdır? Eger oyleyse kaleci haric koy 10 tane golcü, hücum oynarsın..Sapla samanı karıstırmamak gerekiyor kanımca..Milli takımın bir tane bile hucum organizasyonu yokken, bak bunlar hücum oynadı 3 tane yediler, kahrolsun hücum futbolu demek haksızlık..

18-11-04, 13:23
Çağdaş güzel bir noktaya değinmiş. Peki Çağdaş tek forvet oynamak savunma futbolu mudur? Korkaklık mıdır?
Hıncal senelerdir tek forveti bu şekilde nitelendiriyor orta sahada oynayan adamların özelliklerine bakmaksızın..

gian
18-11-04, 13:48
Durumuna göre degisir; 4 savunma adamı, onune hucuma cıkmayan 2 ön libero bir de kanatlarda defansif ozelligi yuksek olan 2 adam oynatırsan mesela, tek forvet oynamak savunma futboludur..

Ama oyunun her iki tarafını oynayabilen oyunculardan kurulu bir orta sahayla tek forvet oynarken de hucum futbolu oynayabilirsin..

Onemli olan mantalite..Yani oyuncularına verdigin talimat ve hangi pozisyon icin hangi tarz adamları sectigin..

Mesela bir pozisyon icin sırf savunması biraz daha güclü diye, topu kaval kemigiyle istop eden adamı, daha hucum yonu gelismis yetenekli oyuncuya tercih ediyorsan, belli ediyorsundur mantaliteni..

cozker
18-11-04, 18:28
Onemli olan mantalite..Yani oyuncularına verdigin talimat ve hangi pozisyon icin hangi tarz adamları sectigin..


İste meselede bu zaten. Ersun Yanal mantalitesini asagi yukari hepimiz kulup takimlarindan biliyoruz. Tamam kabul ediyorum goze cok hos geliyor, maca seyir zevki getiriyor ama sonuca yonelik bir futbol degil..
Yillardir Hincal'in cigirtkanligini yaptigi "hucum futbolu, cesur futbol" laflari ve rakipleri yerin dibine sokma aliskanliginin bize zarar verdigini dusunuyorum. Cikmis tv'ye "Ukrayna kim oluyor 4. torba takimi, Shevchenko'da kim?" dedi daha gecen pazartesi NTV'de. Al sana Ukrayna.. Macin ilk dakikasindan itibaren Ridvan Dilmen'inde belirttigi gibi Servet, Tolga ve Huseyin haric 7 oyuncuyla birden ileri cikmaya, gol aramaya calistik. Daha dengeli oynamamiz gerekmez miydi sencede? Rakibin nasil oynayacagini bile bile niye ladese dusersin? Biraz kontrollu oynasak, defansa onem versek 50 bin taraftarin onunde eninde sonunda golude atardik. Bu ulke artik futbolun savunma yonune de biraz olsun onem vermelidir. Aksi halde yarin obur gun milli takim icin savunmada oynatacak futbolcu bulamayacagiz.

Her zaman dedigim gibi Ersun Yanal'i Ersun Yanal yapan ozellik devamli birlikte calistigi oyunculara zaman icinde mantalitesini yerlestiriyor ve oyuncularin bireysel performanslarinin gitgide arttigini goruyoruz. Calistirdigi 3 kulupte de ayni seyler yasandi. Siradan oyuncular bile gelisim gosterdi ve sistemin icinde cok onemli futbolcular haline geldiler. Ama hicbir zaman cok iyi bir taktisyen olamadi Ersun Yanal.. Ayrica milli takimda da kulup takimlarindaki calisma mantalitesini uygulamasi imkansiz. Cunku oyuncularla aylarca haftalarca birlikte calisma imkani bulamayacak.. Bence Ersun Yanal milli takimda kesinlikle basarili olamayacak. Ama milli takimdan gidince yarin obur gun calistiracagi herhangi bir kulup takiminda yine cok basarili sonuclar alirsa hic sasirmam..

osvaldo
18-11-04, 18:47
Lucescu yu herzaman ersun a tercih ederim ama yorumlarına katılmıyorum. Aklı sıra kendi ezik futbol anlayışını savunmuş ama bunu kötüyü örnek göstererek yapmış.

Ersun Yanal'ın dün hücum futbolu oynattığını kimse idia edemez. Dün ne savunma ne de hücum futbolu oynadık. Ersun YAnal 11 maçtır ne idüğü belirsiz birşey oynatıyor. Bunun adı ne savunma futbolu ne de hücum. HAtta futbol bile denmez buna. Hücum futbolu deli tavuk gibi saldırmak değildir.

Yerden yere vurduğumuz Şenol Güneş'in bile iyi kötü bir sistemi vardı. Ersun Yanal FB yi taklit etmekten öte çözümler sunamıyor. FB ne yapıyorsa o da onu yapıyor. Madem bu iş bu kadar kolay koysunlar FB amigosunu idare etsin milli takımı..

Dönelim Lucescu hazretlerine. "Gereğinden fazla hücum adamıyla oynadı" buyurmuşlar. Tabi doğrudur. Lucescu gibi içriede dışarıda her maça 8 defans adamı ile çıkmayı marifet sayan kafalara göre fazlaca hücum adamımız olduğu söylenebilir. Ancak dünkü maçta FB gibi 4-5 forvetle başlamadık. Golleri yiyince Ersun habire forvet soktu. Yoksa biz de maça rakibimiz Ukrayna gibi 2 forvet ile çıktık. Orta saha adamlarımız hem defansif hem de ofansif yönü olan oyunculardan kuruluydu. Tabi mr.lucescu'yu kesmez bu. Bülent akın türü 3-4 kütük koyardı orta saha kendisi olsa. Denk getirip te 1 de gol bulduk mu tamam 1-0 a bağlardık. Denk getiremez isek berabere biterdi..

Ukrayna ile kendi sahamızda oynadığımız maça elbet hücum ağırlıklı çıkacağız.Ne yani kendi sahamızda kontraya mı yatacaktık? Ukrayna'nın kadrosuna bakın 2 adam dışında adam sayamaz kimse. Türkiye'nin elinde rostoluk malzeme var ama aşçı bu malzemeyi mındar ediyor.

Oynatılmayan adamlara bakın Hamit Altıntop, Yıldıray, Necati, Tuncay vs.. Yedeklerimiz bile Ukrayna'yı 2 kere satın alır. Ama klavuz karga olunca sonuç ta dün akşamki gibi olur.

18-11-04, 19:10
Özgür bence Lucescu kadroyu eleştirmemiş anlayışı eleştirmiş ki aynı şeyi Rıdvan da söylemiş.. Maça başlar başlamaz rakibi tartacağımıza hurra diye yüklendik.. Eleştirilmesi gereken nokta bu..

osvaldo
18-11-04, 19:18
Doğrudur. Ben "gereğinden fazla hücum elemanıyla oynadık" lafına takılıp yorum yaptım. Yoksa diğer dedikleri zaten bizim burada yazdıklarımıza paralel şeyler.

Bir de hücum futbolu vs savunma futbolu şeklinde ayrıma da karşıyım. Savunmasız veya hücumsuz futbol olmaz. Uygulanan strateji açısından hücum veya savunma ağırlıklı strateji olabilir. Ukrayna maçı bizim hücum statejisi ile çıkmamız gereken bir maçtı. Ama ortaya konan şuursuz oyun hiçbir tanıma girmiyor. Bu nedenle dünkü maçın "hücum futbolu kaybetti" şeklinde yorumlanması yanlış olur bence.

Genco
19-11-04, 00:32
Kendimizi avutuyoruz bence :)

Adamlar geldiler bagirta bagirta agizimiza yuzumuze ettiler 3 puani alip gittiler.. Bu kadar basit..

cozker
19-11-04, 01:13
Adamlar geldiler bagirta bagirta agizimiza yuzumuze ettiler 3 puani alip gittiler.. Bu kadar basit..

Kısa ve öz :)

Bende diyorum ki biz bu Hıncalların ve bir kısım medyanın gazına gelirsek daha cok "Ukrayna'da kim", "çek bir Letonya'lar" yaşarız.. Bana kalırsa artık Türk futbolu olarak ayakları yere basma vakti geldide geciyor bile. Dünya 3.lügü cok gerilerde kaldı maalesef..

bgammon
19-11-04, 02:44
Berabere bile kalsaydık, Danimarka ve Yunanistan gibi iki kritik maçı içerde oynayacağımız için halen avantajlı durumda olacaktık bence. Beraberlik dünyanın sonu değildi, farklı kazanmak zorundaymışız gibi oynamamızın hiç anlamı yoktu. Eğer, bu oyun anlayışında Hıncal Uluç'tan biraz olsun etkilenmişse yazıklar olsun Ersun Yanal'a.

Lucescu'nun Ersun Yanal'ı eleştirmesi pek hoş olmamış. Ama doğru tespitler yapmış. Nasıl oynadığımızı gördükten sonra, maçın kırılma noktasını beklememiz gerektiği görüşüne katılmamak elde değil. Konuyla alakasız ama "Daha hiçbir maçı çok rahat kazanan bir takım görmedim." cümlesine takıldım. D.Kiev son maçını 7-0 kazandı. Önceki haftalarda da farklı kazanılan maçlar var.

Lucescu, çalıştırdığı takımlarda gol sorunu yaşamamıştı, 4 senesinin son ayları hariç. Bu, sadece Türkiye Ligi'nde değil, Avrupa kupalarında da böyle. Tek düşüncesi gol yememek olsaydı, dolayısıyla 8 defans adamıyla oynasaydı ve takımı kazma oyunculardan kursaydı bu tablo ortaya çıkmazdı. Bu durumda, ya defansif futbol ile gol arasında ilişki olmadığını ya da Lucescu'nun korkak olmadığını kabul etmek gerekir.

DoUrden
19-11-04, 17:34
burada bu guzel tartisma varken, ben gidip fikirlerimi mac topigine yazmisim. :(

neyse kisaca sunu soylemeliyim. ersun yanal ve lucescu cok farkli iki ekolun adamlari. ersun yanal oynamayi, lucescu ise oynatmamayi on planda tutuyor.

milli takim icin ersun yanal dusunuldugunde bunu hepimiz biliyorduk, hatta biliyorduk ki, bu futbol bize bu tip sonuclari getirebilir.

o donemde bu secimi elestirmeyen insanlarin bu maca bakarak elestirmesini ben anlayamiyorum acikcasi.

ha benim de ilk tercihim bu ekol olmazdi, ama turk insanin geneli ersun yanal futbolunu lucescu futboluna tercih ediyor ki bize de soylenecek cok sey kalmiyor bence.

ha lucescu ekolu iyi mi? bence o da degil.

bu durumda elimizde daha iyisi olmadan, turk futboluna ve futbolcusuna daha uygun ersun yanal ekolunu yerin dibine sokmak pek hakkimiz olmasa gerek.

gian
20-11-04, 21:12
Can bak Ziya tam Lucescu zihniyetiyle maca cıktı, neler oldu..Adem Kocak, İbrahim Ege, Hüseyin gibi düz adamları tercih edip orta sahanı defansif oyunculardan kur, Fatih'i tek forvet oynat, arkasına da Gokdeniz'i koy, oh ne güzel..

Korkaklık denen bu iste..Hıncal'ın da bizim de korkaklık dedigimiz bu..

20-11-04, 21:20
Çağdaş kusura bakma ama hiç ilgisi yok.. Lucescu elindeki yetenekli oyuncuları hiçbir zaman yedekte bırakmayan bir adam.. Mesela Lucescu'nun elinde Yattara olsa hiçbir zaman yedekte bırakmaz.. Kaldı ki Ziya sonradan bu oyuncuları aldı da ne oldu hiçbir işe yaramadı gene.. Oyuncular mücadele etmediği zaman istediğin adamı sür sahaya farketmez.
Trabzon'da uzun süredir bir düşüş var o da FB'ye denk geldi maalesef..
Senin dediği gibi olsa Lucescu'nun kendi sahasında oynadığı derbyleri kazanmasının bir açıklaması olamaz.. Lütfen şu korkaklık saçmalığını bir kenara bırakalım.. Korkaklık diye bir şey söz konusu olamaz, Ziya defansif bir anlayışla çıktığı halde gol yiyorsa bu onun salaklığıdır..

Sana güzel bir örnek vereyim mi ? Arsenal.. İşte haftalardır dökülüyorlar bugün de WBA ile berabere kaldılar , çünkü savunma yapmayı bir türlü öğrenemediler diğer yandan Chelsea daha garantili bir futbolla yarışı önde götürüyor. Keza Juventus tüm maçlarını 1-0 kazanıyor neredeyse ama sürekli hücumu düşünen Inter kaç maçtır galip gelemiyor dandik savunmasından dolayı..