Deliormanlı
12-11-04, 11:07
Sayın Ömer URAL'ın bugünkü yazısı:
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
GÜNEŞ-YILDIRAY-HAGİ-NECATİ
BAZI teknik direktörlerin özel sayılabilecek kimi oyunculara yönelik tavrını anlamakta zorluk çekiyorum. Örneğin Şenol Güneş'in Yıldıray Baştürk'e davranışı klasikleşmiş tutumlardan birisidir. Güneş Yıldıray'ı ilk 11'de başlattığı milli maçların tümünde 60'lı dakikalarda değiştirmeyi alışkanlık haline getirmişti.
Yıldıray iyi de oynasa kötü de oynasa Güneş mutlaka ezberlenmiş hamlesini gerçekleştirirdi. Durum dikkatimi çektiğinde Yıldıray'ın Leverkusen'deki Şampiyonlar Lig'i ile Bundesliga performansını araştırmıştım.
İstatistikler Yıldıray'ın kulübündeki karşılaşmaların tamamına yakınını 90 dakika oynadığını gösteriyordu. Birkaçında son dakikalarda zaman kazanmak için dışarı alınıyordu. O zamanlar 23 yaşında olan Yıldıray kendi takımında takır takır oynayıp fiziki düşüklük göstermezken aynı dönemde Güneş tarafından ısrarla dışarı alınıyordu.
Klaus Toppmöller Yıldıray'dan terinin son damlasına kadar yararlanıp Şampiyonlar Ligi'i finaline çıkarken, Güneş bambaşka yolu seçiyordu. Güneş'in milli takımlarda yaptığı vahim hatalardan birisi Yıldıray konusundaki irrasyonel tutumuydu.
Şimdi benzer tablonun Gheorghe Hagi tarafından Necati Ateş üzerinden gerçekleşmesi endişesini taşıyorum. Hagi sezon başından beri maçların 70. dakikası yaklaşırken Necati'yi oyundan alma yolunda istikrarla ilerliyor. Necati iyi de oynasa, kötü de oynasa Hagi onu yanına çekiyor. Necati'nin birden fazla gol attığı maçlarda bile Hagi genel tavrını değiştirmiyor.
Hagi'nin Necati'nin daha gelişmesi, oyunda kavgacılığını artırması, mücadele hırsını yükseltmesi için böyle yaptığını kestirebiliyorum. Ancak tek yöntem olarak sürekli biçimde Necati'yi oyuncu değişikliğine konu yapmasını doğru bulmuyorum. Necati'yi ileri düzeylere taşımanın başka yolları da olmalıdır. Fizik gücü yeterli olduğu, sakatlanmadığı sürece Necati ilkesel açıdan oyunda kalmalıdır.
Bir süre sonra Hagi'nin yöntemi ters bile tepebilir. Genç futbolcu oyuna küsebilir. Hagi futbolculuğunda dünyanın sayılı yıldızlarından olduğu için bizzat kendisi onlarla nasıl çalışılması gerektiğini en iyi bilecek konumdadır. Yıldızlara sıradan oyuncu muamelesi yapılmasının riskleri vardır. Özel futbolcu konumuna geçmesine çok az kaldığını düşündüğüm Necati konusunda gereken hassasiyeti Hagi'den bekliyorum
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayın Ömer URAL'ın yazısı bu.Ben bu konuda ona sonuna kadar katılıyorum ve bunun ışığında çoktandır kafama takılan Ümit KARAN çıkmazını yorumunuza açmak isterim.Hangi Ümit Karan çıkmazı diyeceksiniz. Bu günkü konjöktörde Ümit Karan nasıl kadroya girecek nasıl oynayacak. Daha baştan söyleyeyim Hahan-Necati-Ümit beraber oynamaları mümkün değil çağdaş futbol konseptinde.Necati yi sağ açığa, orta sahanın sağına alıp da Ümite yer açalım denilirse bu futbolun mantığına aykırı ve Necatiyi harcamak demektir.Diğer yandan son geldiğinden bu yana istikrarlı çıkış içinde olan Necati'yi yedeğe almak mümkün değil.O zaman Ümit nasıl oynayacak? Geriye basit mantıkla tek bir şık kalıyor: Hakan Şükürü yedeğe çekip Ümite daha fazla şans tanımak.Böyle bir ihtimal,yani formsuz olduğu dönemlerde Hakanı yedeğe çekmek dahi olası görünmez iken (Hakanı yedeğe çekmek kolay değil,bayağı bir cesaret ister),Ümit Karan vakası biraz çözümsüz görünüyor.
Ve bu gidişte birçok kişi gibi benim de beğendiğim Ümit Karanı yavaş yavaş kaybedeceğiz gibime geliyor.Adama yılda 1 milyon $ ver sonra onu yedek beklet.Karanın bunalıma girmesi normal görünüyor. Hagi bu denklemi çözerse benim gözümde bir TD olarak epey yol almış olacak.
Yalnız bu çözüm cesaretle ve adilane olmak kaydı ile.....
Saygılar
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
GÜNEŞ-YILDIRAY-HAGİ-NECATİ
BAZI teknik direktörlerin özel sayılabilecek kimi oyunculara yönelik tavrını anlamakta zorluk çekiyorum. Örneğin Şenol Güneş'in Yıldıray Baştürk'e davranışı klasikleşmiş tutumlardan birisidir. Güneş Yıldıray'ı ilk 11'de başlattığı milli maçların tümünde 60'lı dakikalarda değiştirmeyi alışkanlık haline getirmişti.
Yıldıray iyi de oynasa kötü de oynasa Güneş mutlaka ezberlenmiş hamlesini gerçekleştirirdi. Durum dikkatimi çektiğinde Yıldıray'ın Leverkusen'deki Şampiyonlar Lig'i ile Bundesliga performansını araştırmıştım.
İstatistikler Yıldıray'ın kulübündeki karşılaşmaların tamamına yakınını 90 dakika oynadığını gösteriyordu. Birkaçında son dakikalarda zaman kazanmak için dışarı alınıyordu. O zamanlar 23 yaşında olan Yıldıray kendi takımında takır takır oynayıp fiziki düşüklük göstermezken aynı dönemde Güneş tarafından ısrarla dışarı alınıyordu.
Klaus Toppmöller Yıldıray'dan terinin son damlasına kadar yararlanıp Şampiyonlar Ligi'i finaline çıkarken, Güneş bambaşka yolu seçiyordu. Güneş'in milli takımlarda yaptığı vahim hatalardan birisi Yıldıray konusundaki irrasyonel tutumuydu.
Şimdi benzer tablonun Gheorghe Hagi tarafından Necati Ateş üzerinden gerçekleşmesi endişesini taşıyorum. Hagi sezon başından beri maçların 70. dakikası yaklaşırken Necati'yi oyundan alma yolunda istikrarla ilerliyor. Necati iyi de oynasa, kötü de oynasa Hagi onu yanına çekiyor. Necati'nin birden fazla gol attığı maçlarda bile Hagi genel tavrını değiştirmiyor.
Hagi'nin Necati'nin daha gelişmesi, oyunda kavgacılığını artırması, mücadele hırsını yükseltmesi için böyle yaptığını kestirebiliyorum. Ancak tek yöntem olarak sürekli biçimde Necati'yi oyuncu değişikliğine konu yapmasını doğru bulmuyorum. Necati'yi ileri düzeylere taşımanın başka yolları da olmalıdır. Fizik gücü yeterli olduğu, sakatlanmadığı sürece Necati ilkesel açıdan oyunda kalmalıdır.
Bir süre sonra Hagi'nin yöntemi ters bile tepebilir. Genç futbolcu oyuna küsebilir. Hagi futbolculuğunda dünyanın sayılı yıldızlarından olduğu için bizzat kendisi onlarla nasıl çalışılması gerektiğini en iyi bilecek konumdadır. Yıldızlara sıradan oyuncu muamelesi yapılmasının riskleri vardır. Özel futbolcu konumuna geçmesine çok az kaldığını düşündüğüm Necati konusunda gereken hassasiyeti Hagi'den bekliyorum
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayın Ömer URAL'ın yazısı bu.Ben bu konuda ona sonuna kadar katılıyorum ve bunun ışığında çoktandır kafama takılan Ümit KARAN çıkmazını yorumunuza açmak isterim.Hangi Ümit Karan çıkmazı diyeceksiniz. Bu günkü konjöktörde Ümit Karan nasıl kadroya girecek nasıl oynayacak. Daha baştan söyleyeyim Hahan-Necati-Ümit beraber oynamaları mümkün değil çağdaş futbol konseptinde.Necati yi sağ açığa, orta sahanın sağına alıp da Ümite yer açalım denilirse bu futbolun mantığına aykırı ve Necatiyi harcamak demektir.Diğer yandan son geldiğinden bu yana istikrarlı çıkış içinde olan Necati'yi yedeğe almak mümkün değil.O zaman Ümit nasıl oynayacak? Geriye basit mantıkla tek bir şık kalıyor: Hakan Şükürü yedeğe çekip Ümite daha fazla şans tanımak.Böyle bir ihtimal,yani formsuz olduğu dönemlerde Hakanı yedeğe çekmek dahi olası görünmez iken (Hakanı yedeğe çekmek kolay değil,bayağı bir cesaret ister),Ümit Karan vakası biraz çözümsüz görünüyor.
Ve bu gidişte birçok kişi gibi benim de beğendiğim Ümit Karanı yavaş yavaş kaybedeceğiz gibime geliyor.Adama yılda 1 milyon $ ver sonra onu yedek beklet.Karanın bunalıma girmesi normal görünüyor. Hagi bu denklemi çözerse benim gözümde bir TD olarak epey yol almış olacak.
Yalnız bu çözüm cesaretle ve adilane olmak kaydı ile.....
Saygılar